Baskın ORAN



Bookmark and Share

Fetocular ve Fetöcüler


31.3.2017 - Bu Yazı 1710 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İşinden çıkarılıp ailesiyle birlikte perişan edilenlerin ve de suçlanmaksızın cezaevine sokulanların durumunu konuşalım.

Ama önce bir giriş yapalım.

***

Biz “pek dindar olmayanlar” takımı, Fetocular terimini Fethullahçılar için kısaltma olarak kullanırdık. Dalga geçerek.

Erdoğan dalga geçmedi. Elinde kadro olmadığı için bu okumuş ekibi fî tarihinden beri devletin her kurumunda, özellikle de yargı ve poliste baş tâcı etti. Fakat 17-25 Aralık 2013’te bunlarla (mahalle arası tabiriyle) “papaz” olduktan sonra “Paralel Devlet” terimini icat etti. Sanki bu paralelliğin inşasında kendi iktidarı temel rol oynamamış gibi. Hatta sanki bizzat AKP Fetocuların paralel devleti pozisyonuna düşmemiş gibi.

15 Temmuz darbe müsveddesi “Allah’ın bir lütfu” olarak vuku bulunca, “Paralel Devlet” terimi sona erdi ve mağduriyet denilen o cennet taamı icabı, bizim Fetocular terimindeki “o” harfinin üzerine iki nokta indi, “ö” oldu, Fetöcüler (Fethullahçı Terör Örgütü) terimi devreye girdi. Bizim “Fetocular” lafı zaten yaygın olduğu için de tuttu.

Veee, Türkiye’de ne kadar demokrat varsa hepsini yıldırarak Tek Adam Rejimi kurmak için tepe tepe kullanılmaya başlandı.

***

Benim gibi bir adamı, bırakınız dinci bir menfaat grubu olan Fetocularla, herhangi bir dinsel fikirle/hareketle ve terörün herhangi bir türüyle “mensubiyet, irtibat, iltisak” bağlamında düşünmek accık zor olduğu için rahatça yazıyorum:

Cennet vatanımızda bunca “darbevî tecrübe” sahibi bir TSK varken, yalnız başına darbe yapmak şımartılmış Fetocuların haddine düşmemişti. 15 Temmuz darbe müsveddesi, aralarında “kan uyuşmazlığı” olan 2 unsurun koprodüksiyonu oldu: 1) 1960, 71, 80’leri özleyen darbesever subaylar; 2) Tasfiye edilmekte olan Fethullahçılar. Zaten girişim de büyük ölçüde bu kan uyuşmazlığı yüzünden böylesine ta başından çuvalladı.

Bu gerçekler yakın gelecekte ortaya çıkacak.

***

Aslında “yakın gelecek”e de belki gerek yok çünkü önemli yabancı kurumlar şimdiden konuşmaya başladı. Alman İstihbarat Servisi (BND) Başkanı Bruno Kahl darbe girişiminin arkasında Fethullah Gülen’in bulunduğuna dair kanıt olmadığını söyledi.

Ardından, Birleşik Krallık Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi, ülkesinin Türkiye’yle ilişkileri üzerine bir rapor yayınladı. “Bazı bireysel Gülenciler hakkında kanıtlar olmakla birlikte, örgütün bir bütün veya liderlik olarak darbeyi yönettiği iddiası kanıtlanmış değildir” dedi (Kaynak 1) (Kaynak 2).

Ardından, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu ilk on KHK’yi inceleyen 229 paragraflık bir raporu 12 Aralık 2016’da yayınladı. Yapılan bütün hukuki usulsüzlükleri teker teker anlatmanın yanı sıra en önemli şeyi sonda, Paragraf 227’de söylüyor: “Terörist” teriminin fazlasıyla gevşek (loose) biçimde tanımlandığını.

***

Bu raporlar niye çıkmaya başladı ve niçin gerisi de gelecek?

Sen suçlu-suçsuz ayrımını ortadan kaldır. İnsanları güvenceli işinden dışarı, cezaevinden de içeri at. Suçlama olmaksızın aylardır orada tut. Mal ve hesaplarına KHK’yle el koy. Üniversiteleri darmadağın et. Adil ve bağımsız yargının önünü kapat. Bîgünah aileleri iki eli böğründe bırak. Mitinglerde idam türküleri çığır-çığırt. Yurtdışında propaganda yapmayı 2008’de kanunla bizzat yasaklamışken bunu ihlal et ve bakan gönderip kutuplaştırmayı oradaki Türkiyelilere de taşı.

Sonra da Batı’yı faşistlik ve Nazilikle suçla. Hele de Nazilikten feci biçimde çekmiş, Anne Frank’ın memleketi Hollanda’yı.

Bu arada da, Fetocular/Fetöcüler tüm devleti avuçlarına almış ama AKP’nin tek bir milletvekiline bile bulaşmamış olsun!

Darbecilerin yaralı bereli fotoğrafları çıkmasaydı bile, bütün bunlar cereyan ederken ve düzeltileceğine dair bir umut ışığı yokken, Referandum da (başbakanın sözüne rağmen) böylesi bir OHAL altında yapılacakken bu raporların dışarıda katmerlenerek yaygınlaşması ve Türkiye’nin imajını daha da kötüleştirmesi Allah’ın emridir gibi gözüküyor. Aynı şey, AKP’nin içerideki inanılırlığı ve güvenilirliği için de aynen geçerli.

***

Batılı raporların şüphelerini bir kalemde geçip, bu darbe müsveddesinden sadece Fetöcülerin sorumlu olduğunu kabul edelim. Ama o zaman da soralım:

Mesela, başörtülü milletvekili Merve Kavakçı’yı TBMM’de yanına oturtarak koruyan müzmin muhalif Nazlı Ilıcak mı sorumlu Fetöcü darbe ve terörden?

Mesela “Ham Çökelek”çi Atilla Taş? İlahiyatçı Ali Bulaç? Solcu Şahin Alpay?

Mesela Atatürkçü Cumhuriyet gazetesinin muhabirleri, köşe yazarları? Çaycısı? Karikatürcüsü? Hele de, hakkında gözaltı kararı varken yurt dışından kendi ayağıyla dönüp “Ben geldim” diyen Akın Atalay?

Mesela HDP’nin eşbaşkanları, milletvekilleri? İçlerinde eski öğrencilerim bulunan büyükelçiler?

Mesela, sayelerinde “sübliminal” terimiyle müşerref olduğumuz Mehmet-Ahmet Altan kardeşler? Fetocuların korkulu rüyası Ahmet Şık? Herkesi adınca anmak istiyorum ama o kadar çoklar ki bu mümkün değil; diğerlerine ayıp olmasından korka korka yazıyorum bu bazı isimleri.

Unutmadan: Bank Asya’ya okul taksiti yatıranlar veya şubenin kaldırımından geçenler yapmış olmasın Fetöcü darbeyi? Çünkü bunlar da atıldı. İşten, cezaevine.

Bütün bu insanlar aylardır cezaevinde bazen kartpostal bile yollanamayan koşullarda çile doldurup haklarında iddianame bekliyorlar. Neyle suçlandıklarını ne onlar biliyor ne de kamuoyu.

Ama kötülerin kötüsü, AKP iktidarı da bilmiyor neyle suçlayacağını. Çünkü suçlasa, kanıtlayamayacak. Üstelik davalar AİHM’ye gidecek. Bu yüzden, OHAL var deyip, içeride yatırabildiği kadar yatırıyor: Yargısız infaz.

***

Bu durumda, gerçek darbeciler arada kaynamıyor mu?

Hadi biraz da “empati” yapayım:

AKP’nin prestiji içte ve dışta battıkça batmıyor mu?

Tek Adam olması halinde Erdoğan’ın daha neler yapabileceği sergilenmiyor mu?

Bir zamanlar umut olan AKP nasıl çıkacak ördüğü bu kafesin içinden? Bunca şehit verdiğimiz “Fırat Kalkanı”ndan başarıyla çıktığı gibi herhalde…

.

Facebook Yorumları

Kod8
24.05.2019
Yargı’nın silkinme vakti geldi ve geçiyor
17.05.2019
YSK esprileri: Bir derleme
6.05.2019
YSK ilan etmeden ben yazayım size
3.05.2019
CB Erdoğan büyünün bozulduğunu ne zaman fark edecek?
27.4.2019
'Tarihten Bir Yaprak': İsmet İnönü’ye 1959 Uşak saldırısı
20.4.2019
12 Eylül Davası’nın örtbas edildiği duruşmadan tarihe notlar
12.4.2019
Yükselen sarmalın son çemberi: 2019 seçimleri
6.4.2019
DP ile AKP, 1957 ile 2019
22.3.2019
Yazın bi kenara: Bu Kürt düşmanlığı iktidarı seçimlerde 'çikin' edecek
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net