Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Baskın ORAN



Bookmark and Share

Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?


29.12.2017 - Bu Yazı 218 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yok tutuklu tulumunun rengiydi, yok “silahlı sivil”ler. Tulumun rengini de saptar, silahlı sivillerin yolunu da açar! Eğer bir ülkede parlamento yoksa, ikisi de mis gibi olur.

Eğer, “hooop, aile var” demeyeceğinizi bilsem, KHK’lerle her istediğini yapan iktidarımız, canı isteseydi bi KHK daha çıkartıp her birimizden nası bi güzellik talep ederdi, onu da yazardım…

Başlıktaki soruya dönelim. Evet, niye hâlâ açık ki?

* * *

Tek Adam iktidarı ülkeyi tam 1,5 yıldır TBMM’den çıkan yasalarla değil, kendi iki dudağından çıkan emirnamelerle yönetmekte. Kendi ışığıyla ısınan fukara HDP dışında, özellikle de CHP denilen partiden gık çıkmadan.

Emirname, çünkü bunların sadece isimleri OHAL KHK’si. Ve bunu da AYM’den başka yutan yok.

AYM?

Korkudan kendi iki üyesini işin en başında sorgusuz-sualsiz ihraç edip artık gık diyemeyen, bütün bu çektiklerimize sebep olan, görevini yapmayıp kendi kendini ve dolayısıyla da Anayasa’yı devreden çıkaran, Anayasa’yı korumakla yükümlü hukuk kurumu…

* * *

1,5 yıldır hayatımızı yöneten bu KHK’lerin Anayasa’nın düzenlediği OHAL KHK’leriyle ilgisi sıfır! Külliyen “çakma” bunlar. Çakma, çünkü bunlar ne şekil bakımından Anayasa’nın bahsettiği KHK’ler, ne de içerik bakımından.

Şekil bakımından çakma, çünkü Anayasa Md. 121/3’e göre bunlar yayınlandıkları “aynı gün” TBMM’nin onayına sunulur. TBMM İç Tüzüğü Md. 128’e göre de öncelikli ve ivedilikli olarak “en geç 30 gün içinde görüşülür ve karara bağlanır”.

Oysa bugüne kadar çıkarılan 30 KHK’den sadece 5’i bu usule uydu. Yeni çıkan 2 çakmayı saymazsak, gerisi komisyonlarda görüşülmeden genel kurula gitti, fi tarihinden beri de orada yatıyor. Çünkü efendim, Taksim’deki 1969 Kanlı Pazar sırasında gençlik kuruluşu MTTB’nin başkanı olan İsmail Kahraman şimdi de TBMM başkanı. Genel kurul gündemine koymuyor.

Ve kimseler de, sen ne yapıyorsun be adam, demiyor. 

Gündeme koysa, bunlar hem TBMM’de tartışmaya açılacak, hem de yasalaşacağı için AYM’nin denetlemesine tabi olacak. AYM de kaçacak yol bulamayacak.

* * *

İçerik bakımından çakma çünkü Anayasa Md. 121/3’e göre OHAL KHK’leri ancak “OHAL’in gerekli kıldığı konularda” çıkarılabilir.

Oysa, inanılmayacak konularda çıkarılıyor: Kış lastiği kullanmaktan tut, TV’lerdeki evlilik programlarının ve “takviye edici” gıda tanıtımlarının yasaklanmasına, duruşmalarda giyilecek tulumların renginetaşeron işçilereMilli Piyango ve at yarışlarınaGemlik ilçesinin yukarı taşınmasına kadar.

Bu çakmalar Anayasa’ya niye uysun yahu, TBMM’nin gıkı mı çıkıyor?

* * *

Çakma, çünkü OHAL KHK’leri sadece OHAL süresince geçerlidir, kalıcı hüküm getiremez.

Oysa bırak kalıcı hükmü, kanun koyuyor! Kanunda olmayan hüküm kararnameyle getirilir mi?

Bırak kanun koymayı, kanun değiştiriyor, kanun! Kararnameyle kanun değiştirilir mi?

Yuhlar olsun, demek ki bize Mülkiye’de yanlış öğretmişler! Mis gibi kararnameyle kanun getiriliyor ve de değiştiriliyor! 17 ayda çıkarılan 30 KHK’yle 369 kanunda 1.125 değişiklik yapıldı!

Bütün bunlar niçin yapılmasın Yâ Hû! TBMM’nin gıkı mı çıkıyor?

* * *

Bu Tek Adam rejimi bu KHK işini kendi çıkarları için nasıl oyuncak etti, bir örnek vereyim:

17-25 Aralık 2013’ten önce (hatırladınız mı bu tarihi?) devletin kara para ve yolsuzlukla mücadele için para ve mülklere el koymasında standart AB koşulları geçerliydi.

17-25 patlak verince, bilin bakalım niçin, elkoyma koşulları fevkalade zorlaştırıldı. BDDK, SPK, MASAK, KGK, Hazine gibi kurumlardan rapor almaktan tutun, ağır ceza heyetinin oybirliğine kadar.

15 Temmuz darbe girişimi oldu ve bastırıldı, bilin bakalım niçin, elkoyma koşulları 668 s. KHK’yle fevkalade kolaylaştırıldı. Rapor da kalktı, ağır ceza heyetinin oybirliği koşulu da. Üstelik, elkoyma kararını ağır ceza mahkemesi yerine “sulh ceza hakimlikleri” vermeye başladı.

Dikkat: Sulh ceza mahkemeleri değil. Hakimlikleri! Çünkü bu arada sulh ceza “mahkemeleri” kaldırılmış, yerine sulh ceza “hakimlikleri” getirilmişti. Basit bir isim değişikliği gibi gözüken bu işteki alicengiz oyunu bakın neydi:

Eskiden bir sulh ceza mahkemesi kararına itirazlar bir üst mahkemeye, yani asliye ceza mahkemesine yapılırdı. İsim “mahkeme”den “hakimlik”e dönüştürülünce, itirazlar yukarıya değil “yan tarafa”, yani farklı numara taşıyan bir diğer sulh ceza hakimliğine yapılır oldu. Ve, evet, tutukluluk ve mülke elkoyma gibi en can alıcı hususlarda artık tek bir yargıç var: HSYK tarafından “dikkatle” seçilerek atanmış bir sulh ceza yargıcı.

* * *

Artık bitireyim çünkü iyi değilim, yazdıkça hafakanlar basıyor. Ama gel de bitir. Mesela, dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim demişler. Erdoğan geçenlerde yine Sudan askerî diktatörü El Beşir’i ağırladı. Herif hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı tarafından çıkarılmış 10 adet tutuklama emri var. Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen’e sordum, 5’i insanlığa karşı suçlardan, 2’si savaş suçlarından, 3’ü soykırımdanmış. Tutuklama emrini uygulamayan ülkeler BM’de teşhir ediliyor.

Sayın Erdoğan arkadan bi de herifin ülkesine gitti, “Sevakin adasını bize versenize” dedi. Bi tane fahri hukuk doktorası verdiler. K. Evren’e de verilmişti aynısı. Onun da can dostu Pakistan askerî diktatörü Zia Ül Hak idi.

Not: TBMM’yi kaldırmışken, AYM’yi de kaldırıversek ne kaybederiz? Aksine, kazanırız. Hiç olmazsa çakma KHK’leri denetlemeyip bütün bunlara sebep olan bir AYM’miz var demekten kurtuluruz. 

İkisi de nasıl mı kalkacak?

Ayıbettiniz. KHK’yle tabii!

.

Facebook Yorumları

reklam
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı