Baskın ORAN



Bookmark and Share

Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…


9.3.2018 - Bu Yazı 627 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son yıllarda; küçük kızların gelin edilmesinden tutun, boşanmak isteyen kadınların çocuklarıyla birlikte öldürülmesi gibi bin bir rezil olayın haberleri medyayı kaplamakta.

Bunlara ilişkin açıklama bizzat AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi:

“Cennet annelerimizin ayaklarının altındadır. Annelerinizin ayaklarının altını öpün. Annelere ihanet edenler son zamanlarda biraz artmaya başladı. Televizyon yayınları da bu işi zıvanadan çıkardı. Buradan medyaya sesleniyorum. Lütfen bu yayınlarınızı kesintiye uğratın. Yoksa bu milleti çileden çıkaracaksınız”.

Yani Erdoğan’ı rahatsız eden, medyanın bu haberleri duyurması.

Doğrusu, geçen yıl 409 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak kendisinden bu kadarını beklemiyordum. Bu azıcık fazla oldu.

***

Bütün feodal tabanlı ülkeler gibi bizde de kadını aşağılamak, öldürmek tam anlamıyla “yerli ve milli” spor. Bunu AKP icat etmedi; ülkenin hamurunda var bu. Ama bu rezillikler son zamanlara kadar bu denli açıkça, rahatça, geniş biçimde, iftihar eder gibi yapılmıyordu.

Bunun sebebini düşünmek lazım. Kadını aşağılayabildiği kadar aşağılayan ve öldüren şahısları, ki bu “şahıs” kelimesini kendimi çok zorlayarak kullanıyorum siz anlayın, bu şahısları cesaretlendiren “ilahiyatçı”ları iktidarın ve yargının duymazdan gelmesinin bunda çok ciddi rolü olmasın?

Sayın cumhurbaşkanı kendi kendisine bu soruyu soracağına, bizzat kendi başbakanlığında, 2004’te TCK Md. 216/2 olarak getirilen grup tahkiri suçunu nasıl “duyurmayın” diyebiliyor?

***

1952 yılında gazeteci Ahmet Emin Yalman’a suikast düzenlemekten 10 yıl hapis yatan, 2008’de de Bursa’da yanında çalışan kadının 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmaktan 13 yıl 75 gün hapse çarptırılan bir “şahıs” var. Bu şahsın evinde, 28 Şubat sürecinin bir parçası olarak, başörtülü bir genç kızla yakalanıp çıplak resimleri çekilen bir başka “şahıs” var. Bu ikincisi, tarikat lideri sıfatıyla fetva veriyor:

“Annenin ve kız kardeşinin kolları tahrik eder. Asr-ı saadetten evvel, kız çocuklarını diri diri gömmek. O zaman da bugünün hali varmış. Yani bu kız çocuğu mutlaka senin gözünün önünde gayrımeşru iş yapacak. Bu kızı kurtarmak mümkün değil. Keşke öyle gömme değil de, bir şekilde öldürmeyi âdet etselerdi. Boyunlarını kesip atsalardı. Onun için böyle yapmışlar. Bedava değil, boşuna değil. Biliyor ki bu kız gözünün önünde gayrımeşru olacak. Şimdiden öldüreyim o çağa gelmeden' diyor."

Ve evlat katline bu açık tahrike iktidardan ve yargıdan tık yok.

***

Artık iyice ortalığa dökülmüş (ve bu yüzden de iktidarı rahatsız etmeye başlamış) bir “vakıf yöneticisi” ve “ilahiyatçı” şahıs çıkıyor, asansöre kadınlarla birlikte binmeyi “halvet olmak” ilan ediyor. Aynı şahsın kadını aşağılayan başka incileri ibadullah:

"Kadınların Allah erkeklere 'dövün rahatlayın' diye müsaade etmesinden dolayı sabaha kadar şükretmeleri gerekiyor. “Çalışan kadınlar fuhuş sürecine destek oluyor”. “Kadın spiker izlemek günahtır”. “6 yaşındaki çocuk evlenebilir”.

Bu son söze suç duyurusunda bulunulmuş olmalı ki, Savcılık “ifade özgürlüğü” deyip takipsizlik veriyor. Ama bunu pedofili olarak yorumlayan gazeteci Orhan Gökdemir’e ceza kesilmesi ihmal edilmiyor. Bu son linki VPN’siz tıklamaya kalkmayın, çünkü erişimi yasaklanmış vaziyette.

Bu “şahıs” son olarak da şu fetvayı veriyor:

“Yatağa, yatar yatmaz gözünü kapatıp uyuyacak yorgunlukla ve vaktinde girmek gerekir. Yatakta geçirilen her boş dakika, şehvete doğru kaymış bir dakikadır ve yatağın şekli, yorgandan battaniyeye varıncaya kadar insanı, bilhassa erkeği gıdıklayan cinsel dürtüleri rahatsız eden bir yapıda olmamalıdır".

Tevekkeli değil, bu türden yatar yatmaz horlamaya başlayanlar zinaya ceza istiyor; daha ötesini söylemeyeyim artık.

Ve buna da iktidardan ve yargıdan tık yok. Ama cezalandırılsa daha iyiydi, çünkü medya fena halde makaraya sarıyor.

***

Bir “ilahiyatçı” yazar çıkıyor, “Yoğun bakımda kadın ve erkek birlikte tedavi edilmesin” diyor.

Kadını bu aşağılamaya, bu grup tahkirine de iktidardan ve yargıdan tık çıkmıyor. Ama çıksa daha iyiydi, çünkü sosyal medya başladı “kadın-erkek mezarlıkları da ayrı olsun!” diye fena halde makaraya sarmaya.

Sakın sosyal medya, RTÜK sansürüne bu makaralar yüzünden dahil edilmek isteniyor olmasın? Çünkü mizah en acıtıcı yöntemdir.  

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresi tarafından dikkatle izlendiği söylenen pek ünlü bir ilahiyat profesörü ve köşe yazarı, kocanın karısını hangi şartlarda dövmesinin caiz olduğunu anlatıyor.

***

Tabii, bir kadını 24 kez bıçaklayıp boğazını keserek öldüren vatandaş da kendini son derece “yerli ve milli” biçimde savunuyor: “Vatanını ve milletini seven, Kızılay’a kan veren biriyim”.

***

Hadi, bunlar “şahıs”. Peki devlet ne diyor, önemli olan o.

Diyanet’in resmî sitesi, “9 yaşına giren kız evlenebilir” diyor. 

Bırakın bunu, yine Diyanet sitesinde “Babanın, öz kızına şehvet duyması haram değildir. Ama kızın 9’undan büyük olması gerekir denmesi resmen korkunç! Haber sosyal medyada büyük tepki doğurunca siteden apartopar kaldırılıyor.

Ya, yine Diyanet’in “SMS, faks ve mektup ile boşanma gerçekleşebilir” fetvası?

Diyanet bünyesinde oluşturulmuş Aile ve Dinî Rehberlik Büroları personeline yönelik seminerlerden ilkinde, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilisi konuşuyor:

“Yaratılış olarak kadının ve erkeğin kendine has özellikleri vardır ve eşit olamazlar. Huzura, kendine has özellikler ile yaşandığı zaman ulaşılabilir”.

İktidardan ve yargıdan tık yok.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, öksüz-yetim programından yararlanabilecek çocuklara ulaşmak ve gelir tespiti yapmak için ilköğretim okulu öğrencilerine “hane beyan formu” dağıtıyor. Burada, “12 yaşından büyük tüm bireylerin evli ya da bekar olduklarına ilişkin” bilgi isteniyor.

Bu sapına kadar “sübliminal” mesaja iktidardan ve yargıdan tık yok. Ama, “Camiler rant kapısı oldu” diyen imam hemen açığa alınıyor.

Yukarıda “yargıdan tık yok” deyip durduk ya, var aslında: Özel Harekat polisini tecavüzden beraat ettiren kararın gerekçesi. ‘Kadının, telefonunda çok sayıda erkek numarası bulunması ve evinde şort giyecek kadar rahat olması’.

***

Geçen yıl İstanbul Bilgi Üniversitesinde Dünya Kadınlar Günü standı açanlara bir çete bıçaklı saldırıda bulunmuştu. Bu yıl meseleye devlet el koydu: Kocaeli’nde ve Ankara’da günü sokakta kutlamak isteyen kadınlar ters kelepçeyle gözaltına alındı, Kabahatlar Kanunu’ndan ceza kesildi.

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan “Lütfen bu yayınlarınızı kesintiye uğratın. Yoksa bu milleti çileden çıkaracaksınız” dedi.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8