Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Corona virüsünü laboratuvarda üreten Çin mi?


25.02.2020 - Bu Yazı 305 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 2019-nCoV virüsünün ilk olarak Vuhan'daki Huanan Balık Pazarında ortaya çıkmış olabileceği üzerinde durulduğu herkesin malumu. Koronavirüs, 2019-nCoV isimli bir pozitif polariteli tek zincirli RNA virüsü olarak tanımlanıyor. Daha önce Çin’de bulaştığı hastaların yüzde 10’unun ölümüne neden olan SARS ile büyük oranda benzerlik taşıyan bu virüs, SARS virüsünün akrabası olarak tanımlanıyor. Temelde “Korona Virüsü” olarak tanımlanan virüsler hayvanlarla ilişkili olmakla birlikte, türler arası geçiş özelliği de gösterebiliyorlar. Hayvan türleri arasında ve haliyle hayvandan insana, insandan insana geçişi mümkün.

 
Belirtileri ise hastaların neredeyse tamamında ateş, kuru öksürlük ve bitkinlik olarak gösteriliyor. Şöyle belirtilerine bakıldığında yılın her döneminde yaşanan soğuk algınlıklarına benziyor. Ancak virüs, bir noktada şiddetini artırıyor.
 
Koronavirüs tehlikesinin ne boyutta ve nasıl bir anda tüm ülkeyi etkileyebileceğini Kore'de yaşayan Muhammed Ali Hamit (@malihamit) adlı bir twitter kullanıcısı çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor:
 
“Kore, virüs olayları Çin'de patlak verdikten sonra ateş ölçerle Çin'den yolcu kabul etti.
Daha sonra bir kişi bu testi Geçtikten 20 gün sonra hastaneye giderek tedavi altına alındı ve kendisinde Corona teşhis edildi. Bu ve kuluçka döneminde Çin’i ziyaret edip gelenlerin çoğunda kuluçka dönemi olduğu anlaşılınca Çin’e uçuşlar durduruldu ve sıkı bir takip başladı. Bu kişilere ulaşılarak tek tek test edildi ve bu kişilerin iletişime geçtiği bütün kişiler, taksiciler ya da bir otelde asansörde karşılaştıkları herhangi bir kişi dahil kontroller yapıldı. İlk 20 gün sadece 30 kişide virüs görüldü, çünkü gerçek anlamda tedbir almıştı hükümet. Ancak hava alanından henüz kimin neden olduğu bilinmemekle beraber ateş ölçer testinden geçen bir kişi ülkenin güneyinde bir kadına virüs bulaştırmış. Bu kadın yaklaşık bir ay hristiyan bir tarikatın kilise ayinleride katıldı. Aradan 20 gün geçtikten sonra 31. hasta olarak bu kadına teşhis koyuldu ve ismine "süper yayıcı" denilmeye başlandı. Bu kadının tarikat üyeleri kontrol edilmeye başlandı. 2 gün içinde 560 kişi daha virüs nedeniyle tedaviye alındı. Şu an her gün 200 yeni virüs vakası bildirmeye başladı hükümet. Asıl sorun şimdi şudur: süper yayıcı kadın yurt dışında bulunmadı. Kısa zaman önce yurt dışına gidip gelen bir kişiyle de temas etmemiş.
Bu durumda kadına yolda veya alışveriş yaptığı bir mağazada bulaşmış ve bu kadın bunu bilmediği için tarikatının ayinlerine katılmaya devam etti. Şuan sadece bir kişi yaklaşık 2 bin kişiye virüs bulaştırmış gibi görünüyor. Bir de bu 2 bin kişinin bulaştırdıklarını aramaya başladılar. Durumun nasıl kontrolden çıkmaya başladığını anlamışsınızdır.”
 
Gerçekten dehşet verici.
 
Bir insan, taşıdığı virüsü binlerce insana kısa sürede bulaştırabiliyor çünkü bu virüsün en büyük handikapı 15-28 gün arasında değişen kuluçka süresi. Kuluçkada olan virüs taşıyıcısı, yüksek ateş ya da diğer belirtileri hemen göstermediğinden tespit edilemiyor ve bu nedenle yayılma gerçekleşiyor.
 
Şu anda tedavilerde temel prensipler uygulanıyor. Hastanın bağışıklık sistemi virüsle mücadelesini yenene kadar vücut fonksiyonlarının işler halde tutulması ve nefes desteği sağlanıyor. Bilim insanları virüse karşı aşı geliştirme çalışmalarına da devam ediyor. Ancak ilk aşının insanlar üzerinde denenmesi için bile en az 9-10 aya ihtiyaç var.
Hastaneler de virüs önleyici bir takım ilaçları henüz test ediyor.
 
Sonuçta şu an tüm dünyada büyük bir korku ve panik var. Her geçen gün binlerce yeni vakalar bildiriliyor. Uzmanlar, asıl rakamların bildirilenden 10 kat fazla olabileceği uyarısını yapıyor.
 
Buraya kadar olan kısım virüsle ilgili detaylı teknik bilgilerden ibaret.
 
Ancak bu virüsün siyasi ve ticari tarafları da var.
 
Her şeyden önce bu virüsün Pasifik ile Atlantik arasındaki ticaret savaşında yeni fırsatlar ve tehditler ortaya çıkardığını ve dengeleri asya aleyhine sarstığı aşikar.
 
Akla gelen ilk soru ise bu virüs eğer biyolojik bir silah olarak kullanıyorsa kimin tarafından üretildiği ve dolaşıma sokulduğudur.
 
Burada herkesin aklına gelen ilk cevap ABD’nin Çin’le olan ticari rekabette Çin’in zayıflaması adına geliştirdiği bir biyolojik silah olabileceği ihtimalidir.
 
Ne var ki bu sorunun yanıtı bizi bambaşka bir yere götürebilir.
 
“Wuhan Virüs Araştırmaları Enstitüsü ”
 
Çin Bilimler Akademisi bünyesinde hizmet veren Wuhan Virüs Araştırma Enstitüsü, Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’nın çeşitli fonlarla büyük destek sağladığı “Yarasa Virüsler ve Bağışıklık Sistemleri Projesi”ni uzun bir süredir yürütüyor. Projenin başında yarasa virüsleri ve bağışıklık sistemleri alanında yaptığı çalışmalarla dünyaca tanınmış, Çin haricinde Avustralya ve Singapur’da da araştırmalar yapmış Çinli Dr Peng Zhou var.
 
Yarasalar çok tehlikeli virüsleri bünyelerinde taşırlar ve bu virüsü başka canlılara bulaştırırlar. Ancak yarasalar çok güçlü bağışıklık sistemleri nedeniyle bu virüsten etkilenmezler.
 
İşte Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’nın çok büyük önem atfettiği bu projeyi yürüten Dr Zhou, ekibine adam katmak için 18 Kasım 2019’da çok ilginç bir ilan veriyor.
 
İlan tam olarak şöyle:
 
– Canlı bilimi veya biyomedikal alanlarda doktora seviyesine sahip olmak.
– İşinde güvenilir ve titiz olmanın yanı sıra hem bağımsız bilimsel araştırma yapabilme yeteneği hem de takım çalışmasına yatkınlık.
– İngilizce iletişim ve yazma becerisi. Uluslararası akademik yayınlarda makale yayınlayabilir seviyede olmak.
– Hücre biyolojisi, bağışıklık bilimi, genom ve diğer ilgili alanlarda tecrübeli olmak ise tercih sebebi.
 
Dr. Zhou, verdiği ilanda adaylara ana çalışma konusu hakkında şöyle bilgi veriyor:
 
“Yarasaları araştırma objesi olarak ele almak suretiyle aynı zamanda hem Ebola, hem SARS, hem de Korona virüsünü hiçbir zarar görmeksizin bünyesinde barındıran moleküler mekanizmayı ve bu mekanizmanın uçuş yeteneğiyle birlikte uzun ömürlü oluşuna cevaplar sunacağım. İnsan ile diğer memeliler arasındaki farkları mukayeseli bir şekilde ortaya koyabilmek için virüs bilimi, bağışıklık bilimi, hücre biyolojisi ve çeşitli analiz yöntemleri kullanılacak.”
 
Şimdi sıkı durun...
 
Dr Zhou’nun ekip arkadaşları Bilim Dergisi Nature için bir makale kaleme alıyor.
 
Makalede geçen şu ifadeler çok dikkat çekici:
 
“Tabiattaki vahşi hayvanlardan kaynaklanan virüslerin türler arası karşılıklı aktarımı, insan ve hayvan sağlığı için dikkate değer bir tehdit oluşturmaktadır. Yarasalar virüslerin meydana çıkmasında çok önemli bir kaynak olarak bilinmektedir. Yarasalardan kaynaklanan korona virüsün insanlara transferi, SARS olarak bilinen şiddetli akut solunum yolları sendromu 2-10 türlerine neden olmaktadır. korona virüsler, 2013-2016 yılları arasında aynı bölgedeki yarasalardan toplanan dışkı örnekleriyle, bilhassa şeytan kuşu olarak da bilinen yarasa türünden alınan örneklerle yüzde 96-98 oranında benzerlik taşımaktadır. SARS benzeri korona virüslerin kaynağı da bu türdür. Elde ettiğimiz bilgiler, SADS ile SARS salgınları arasında coğrafya, zaman dilimi, çevre ve sebep sonuç ilişkileri bağlamında çarpıcı bir benzerliğin olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, gelecekteki salgınları daha az hasarla atlatmak amacıyla korona virüsün çeşitlerini tanımlama ve yarasalardaki dağılımını ortaya koymanın önemine dikkat çekmek için hazırlanmıştır.”
 
Dr Zhou ise yaptığı bir açıklamada çok daha ilginç şeyler söylüyor:
 
“Yarasalar uzun vadede hiç hastalanmadan virüsü taşıyorlar. İnsanlar virüsü alt etmeyi yarasalardan öğrenebilir. Gerçi şu an bunu endüstriye dökme noktasından uzağız. Yolumuz uzun ve kendimizden emin bir şekilde ilerlemeye devam etmeliyiz”
 
Çok ilginç değil mi sizce de?
 
“Şu an endüstriye dökme noktasından uzağız. Yolumuz uzun ve kendimizden emin bir şekilde ilerlemeye devam ediyoruz” diyor Dr Zhou...
 
Şimdi başa saralım ve soralım:
 
Virüs nerde çıktı?
 
Wuhan’da...
 
Virüs Araştırma Merkezi nerde?
 
Wuhan’da...
 
Başta sorduğumuz soruya bir soru daha ilave ederek sonlandıralım:
 
İlk aşı da Wuhan’da bulunursa?
 
 
(Kaynakça: Gerçek Hayat Dergisi, @malihamit)
.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.02.2020
Corona virüsünü laboratuvarda üreten Çin mi?
12.02.2020
Bir fotoğraf karesinden ne güneşler batıyor
19.01.2020
Kürtlerin geleceği
15.1.2019
AK Parti, Ankara’da neler yapıyor?
23.11.2018
AK Parti’nin ‘Ak Seçim’ programı
5.9.2018
AK Parti büyük değişime gidiyor
14.8.2018
Ey sermaye sahibi!
9.8.2018
TRT’ye kimler operasyon çekiyor?
31.7.2018
Yüzyılın lideri: Başkan Erdoğan
27.6.2018
Kürt seçmen ne mesaj verdi?
5.6.2018
Yeni dönemin şifreleri
5.5.2018
Doğu ve Güneydoğu’da sahada neler oluyor?
26.4.2018
Erdoğan’ın sırtında açılan yaralar!
19.4.2018
24 Haziran 2018: Güçlü Erdoğan, Büyük Türkiye
17.4.2018
Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?
5.4.2018
2019’da Var mısınız? Yok musunuz?
3.4.2018
Erdoğan, Kürtlerle köprüleri attı mı?
29.3.2018
Sivil iktidara ayak uyduramayan bürokratlar
22.3.2018
İttifakın oy pusulası AK Parti’nin aleyhine mi?
20.3.2018
Diyarbakır ve Mardin Kongrelerinde ne oldu?
13.3.2018
Erdoğan’a kurulan iki kumpas
8.3.2018
Erdoğan’ın karşısında ne diyeceksiniz?
6.3.2018
Erdoğan’ı dünya liderliğine taşıyan sosyoloji
1.3.2018
AK Parti’ye zarar veren ahlaksız troller!
22.2.2018
Biji Tayyip Erdoğan!
16.2.2018
ABD’den Afrin’e açılan tünel
7.2.2018
CHP’nin İstanbul planı ne?
2.2.2018
Seçim barajı yüzde 15’e çıkıyor
27.1.2018
Kürtler Afrin Operasyonunu neden desteklemeli?
13.1.2018
AK Parti ve MHP, Yerel ve Genel Seçimlerde ne yapacak?
3.1.2018
2018’de Türkiye siyasetini neler bekliyor?
30.12.2017
Milletvekili Seçimi 2018’de, Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2019’da
8.12.2017
Bize Cumhurbaşkanımız yeter!
6.12.2017
ABD’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
2.12.2017
Erdoğan’ı kuşatma operasyonu
21.11.2017
AK Parti’nin altını oyan bürokratlar kimler?
14.11.2017
Diyarbakır’da neler oluyor?
7.11.2017
AK Parti’ye en çok “medya” oy kaybettiriyor!
2.11.2017
Külliye’deki resepsiyonların artıları ve eksileri
27.10.2017
Siyasi Artıklar Partisi (SAP)
25.10.2017
Yenilenme sürecinde AK Partililere düşen?
20.10.2017
Gökçek ne zaman istifa edecek? Yerine kim gelecek?
17.10.2017
Erdoğan neden “değişim” istiyor?
13.10.2017
Medyadaki metal yorgunlukları
10.10.2017
Afyon kampında neler oldu?
8.10.2017
Referandumun Türkiye Kürtlerine izdüşümü
21.9.2017
AK Parti eleştirisi ve savunusunda marjinalleşmek
8.9.2017
Kayyımlar, Bölge Teşkilatları ve 2019
28.8.2017
AK Parti’nin 998 günlük fetret dönemi
23.8.2017
26 Ağustos, Malazgirt ve Bilal Erdoğan
15.8.2017
Ak Parti ve Kürtler
12.8.2017
2019’daki “iki sandık” tehlikesi!
1.7.2017
AK Parti kongrelerinde süreç nasıl işleyecek?
21.6.2017
Erdoğan’ın arkasında mısınız? Değil misiniz?
13.6.2017
Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi geliyor
31.5.2017
AK Parti, 'artı 1'i nasıl alır?
24.5.2017
Reformcu Erdoğan Dönemi
17.5.2017
AK Parti’nin Kardeş Belediyeleri
3.5.2017
Yeni dönemde Ak Parti’nin Doğu ve Güneydoğu teşkilatları
25.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açık mektup
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive