Berat ÖZİPEK



Bookmark and Share

Amerika’daki mahkeme neyi yargılıyor?


4.12.2017 - Bu Yazı 146 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Bak, gördün mü, adam itiraf etmiş işte” türünden paylaşımlarla, çocuklar gibi şen, ABD yargısından “AKP’yi mahkum etmesini” bekliyor birileri.

Zarrab’a “bülbül” diyenler bile var. Belki şu anki “sesini” beğendiklerinden, ABD’nin onu “öttürme” şekli hoşlarına gittiğinden.

Türkiye’deyken inanmadıkları Zarrab şimdi adaletin sesi olmuş, Amerikan yargısı da İlahi Mahkeme.

Her şeyden önce, neyin davası bu? Konusu ne?

Amerika İran’a ambargo koymuş, Türkiye’den birileri de onu delmiş.

Davanın özü bu.  

Bu arada, iddiaya göre, bazı Ak Partili bakanlar ve/veya oğulları da rüşvet almış. Bu da konuşuluyor ama davanın asıl konusu olarak değil.

                                                                        **

Özden başlayalım. Bu bir Birleşmiş Milletler ambargosu değil, ABD ambargosu.

Peki ABD İran’a ambargo koymaya yetkili mi?

Ne uluslararası hukuk bakımından yetkili ne de ahlaki bakımdan. Gücüne dayanıp, gücü yettiğine kendi çıkarına uygun kararı empoze ediyor her zamanki gibi.

Başkalarına haram kıldığı meyveyi kendisi yiyor belki yine. Bazı büyük ABD firmalarının yasağın etrafından dolaşarak İran’la iş yaptığı söyleniyor. Tıpkı geçmişte yaptığı gibi.

İran’ın eli temiz değil de ona ambargo koymak için ABD’nin dibi daha mı az kara?

                                                                    **

Ben Zafer Çağlayan’a da diğerlerine de kefil olmam; “Hükümetin çevresindeki insanlar rüşvet almamıştır” falan demem. Ama tıpkı 17-25 Aralık gibi. Asıl mesele yolsuzluk değil (Hatta bu kez davanın görünürdeki konusu bile bu değil.)

Yolsuzluktan çok daha pis bir devletler oyunu ve bu anlamda çok daha büyük bir yolsuzluk bu. Ve ben bu oyunda “ABD'nin adil ve tarafsız yargısı”na da dış politikasında ahlaki ilkeleri izlediğine inandığım kadar inanıyorum.

ABD yönetimi bu davayı konjonktüre bağlı olarak Türkiye’yi hizaya getirme ve gelmezse cezalandırma bahanesi olarak kullanmayı deneyecek gibi görünüyor. Zarrab’ın “birlikte çalışmayı” kabul etmesi ve “itirafçı” olması, önceden başkalarını suçlayıp şimdi ABD'nin Türkiye'ye karşı koz olarak kullanabileceği şekilde konuşması bu açıdan dikkat çekici.

İktidara karşı pek çok kez en sert muhalefeti yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bu ayrımı yapabilenlerden. “Biz bu şartlar altında bunu hiçbir zaman polemik konusu  yapmayacağız. Çünkü bu konu sadece Erdoğan'a karşı değil Türkiye'ye karşı  yürütülen bir tavırdır” diyor o yüzden.

Bunu tespit ettikten sonra gelelim iktidarın sorumluluğuna:

Türkiye toplumu 17-25 Aralık’ta ne yapılmak istendiğini gördüğü için “yolsuzluk operasyonu” dolmuşuna binmedi; iktidarın yanında durdu. Bununla birlikte ona açık çek falan vermedi ve alaşağı etme girişimini atlattıktan sonra yolsuzluklarla ilgili olarak gereğini yapmasını bekledi. Ama o bunu yapmadı. Rüşveti yargılasaydı bu vesileyle Türkiye’nin ABD’nin ambargosunu deldiği ortaya çıkacaktı da o yüzden mi? Bu gerekçenin tatmin edici olabilmesi için badireyi atlatır atlatmaz bu isimleri dışlaması ve kendi tabanı tarafından da yolsuzlukla suçlanan, dahası hiç sevilmeyen benzer isimleri taltif etmeye devam etmemesi gerekirdi. Ama etti. Bu insanlar, onların çevresinde arzı endam etmeye devam ettiler. Bugün iktidarın en büyük avantajı, ABD’de bu dava görülürken “belge” açıklayan bir muhalefete sahip olması; ama bunun bile bir avantaj olarak sınırları var.

Bu noktada ana muhalefete gelelim:

Rüşvet iddialarını terk etmeksizin bugün ABD’nin ambargo üzerinden Türkiye’yi yargılamasına net bir dille karşı çıksaydı, gerçek veya sahte, o belgeleri Zarrab’ın ifadeleriyle eşzamanlı yayınlamasaydı yine de şansı olabilirdi. Ama bugün yaptığı, fırsatçılıktan öte kötü bir şey. Ortalama insanın aklına ve vicdanına itibar etmemekte devam ettiği sürece tarih dışı kalacak ve bu da normal olacak.

                                                                            **

Bir devletin tek yanlı ambargo koyma yetkisini tartışmadan davayı konuşanlar farkında olmasalar veya farkında değilmiş gibi yapsalar da şu an ABD açıkça hukuksuzluk yapan bir devlet. Katar veya Arabistan’dan açık açık haraç isterken yaptığının bir benzerini Türkiye’ye de yapıyor. Bunu görmek için “yerli ve milli” olmak gerekmiyor. Asıl evrensel ilkeler, mesela adalet perspektifinden bakınca doğru bir görüntü ortaya çıkıyor.

ABD’nin keyfi yasağını veri kabul edip, piyasa ekonomisine ve serbest ticarete yönelik engelleyici tutumunu sorgulamaksızın Türkiye’den veya başka bir ülkeden birilerini ambargoyu delmekle suçlamak doğru değil.

Çünkü bu ambargonun kendisi meşru değil.

                                                                             **

Hükümeti eleştirmek için çok sebep var. OHAL sürecindeki pek çok uygulama, haksız tutuklamalar, işten atmalar ve yaşatılan mağduriyetler... Ama ABD’nin siyasi ve ticari çıkarları için koyduğu ambargo ile ilgili dava bunlardan biri değil.

Yolsuzlukla ilgili eleştirinin yeri de bu dava değil.

Bunu tespit etmek, sizin yolsuzluğu önemsemediğinizi falan göstermez, tersine, fırsatçılığı reddetmeniz, yolsuzluk eleştirinizi çok daha güçlendirir; çünkü onun ahlaki bir temele dayandığını gösterir.

Son olarak “ABD hegemonyası”ndan “bir süreliğine” söz etmeyip, o sayfayı ABD bir şekilde “Tayyip”i gönderdikten sonra konuşmak üzere atlayıp, sadece rüşveti konuşan ülkemizin “anti-Amerikancı, anti-emperyalist çevreleri”ne gelince.  Tarih de “bir süreliğine” onlara yer vermemeye devam edecek.

.

Facebook Yorumları

reklam
9.12.2017
“Tek başına suç unsuru olduğu belirlenememekle birlikte”
4.12.2017
Amerika’daki mahkeme neyi yargılıyor?
20.10.2017
TEOG sonrası adil bir sınav sistemi nasıl olmalı?
24.9.2017
Kürdistan referandumu ve siyasi basiret
20.9.2017
TEOG olmadığında…
2.9.2017
Hükümet bilgilendirme sorumluluğunun farkında mı?
25.7.2017
Travmaya teslim olmamak
21.6.2017
Referandum kararının siyasi ve stratejik boyutu
20.6.2017
Geçmişin hayaletlerinden kurtulmanın zamanı
17.6.2017
Kırmızı bir çizginin kerametini sorgulamak
21.5.2017
Sığınmacıyı caninin önüne atmak
19.5.2017
Asker Suriye’de Suriyeliler için savaşmıyor
18.5.2017
Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!
17.5.2017
Sınırlar ve sığınmacılar
2.3.2017
Söz rahatsızlıktan açılmışken
4.10.2016
Gelecek ay darbe olur mu?
18.8.2015
İllüzyon ve gerçek
11.8.2015
Sonra ne olur?
4.8.2015
“Yeni yaşam”dan geçtik sadece “yaşam”ı savunsaydınız
27.7.2015
Savaşı gerçekten durdurmak için
22.7.2015
Üslup sorunundan ötesi
21.7.2015
HDP alkışlanırken…
14.7.2015
Tüm dershaneler sizin olsa ne olur?
12.7.2015
İllüzyona kapılanlar ve kapılmayanlar
5.7.2015
Hakan Albayrak ne yapmaya çalışıyor?
29.6.2015
Koalisyon ile erken seçim arasında
12.6.2015
Bu kez fidanı budatmamak için
2.6.2015
Aynanın parçalarını birleştirmek
28.5.2015
HDP’yi neden şimdi seviyorlar?
24.5.2015
Bir tercihin siyasi rasyonalitesi
12.5.2015
Şeyho Dayı hala siyah giyiyor
8.5.2015
Hayal tacirlerine karşı iktisada giriş
3.5.2015
Dildar Nine kime oy verecek?
22.4.2015
Yeni anayasayı kimler yapacak?
17.4.2015
'Alkışlarla yaşıyorum'
10.4.2015
Bu kötülük 'merkez' değil
26.03.2015
Erdoğan, Davutoğlu ve iki liderin hikâyesi
24.03.2015
21 Mart 2015: Tarihin şahidi olmak
15.03.2015
Kabataş engizitörleri ve demokrasi
12.03.2015
‘Mülteciler hoş gelir’
09.03.2015
Kabataş, 8 Mart ve şeytanın avukatları
05.03.2015
Devletin gizli belgesi ifşa edilir mi?
07.08.2014
Kimler tıpış tıpış sandığa gider?
29.07.2014
İhsanoğlu neyi temsil ediyor?
26.07.2014
Hangi adaylar huzuru bozar?
08.06.2014
‘Mutsuzsun, çünkü savaş bitti’
27.05.2014
Diktatörlüğe gittiğimize sahiden inanıyorlar mı?
20.05.2014
Soma: Bir facianın ön muhasebesi
03.03.2014
Kasetler iktidarı neden devirmez?
24.01.2014
Hoşgörü efsanesi sona erdi
23.01.2014
Yolsuzluğun Ötesinde Başka Bir Kavga Var!
15.01.2014
“Süreç ilerledikçe paralel devletten hesap sorulabilir”
06.01.2014
Bir cemaatin intiharına şahitlik etmek
01.1.2014
Kuşatma
30.12.2013
Bu kavgada ne yapmalı?
26.12.2013
Peki sonra ne olur?
13.12.2013
Velev ki “Türk yok” dedi!
12.12.2013
Devlet musallat olunca
05.12.2013
‘Mağlup sayılır bu yolda galip’
28.11.2013
Atatürk olmasaydı
21.11.2013
‘İdeal’i ararken ‘mümkün’ü kaybetmek
14.11.2013
TUSHAD’ı duymuş muydunuz?
07.11.2013
Devlet evliya alma avluya
31.10.2013
Cumhuriyet neden coşkuyla kutlanmıyor?
24.10.2013
Bu sözü beraber çoğaltalım
17.10.2013
Biraz da barışa sabredin!
10.10.2013
Bari siz yapmayın bunu!
03.10.2013
Paketin amacına ulaşması için…
26.09.2013
Bir de paketin içine bakın!
19.09.2013
Bir geçiş anayasasına doğru
12.09.2013
Sırayla delirelim
05.09.2013
Dedelere maaş verilmeli mi?
29.08.2013
Siz olsaydınız ne isterdiniz?
22.08.2013
Amerika’da neden darbe olmaz?
15.08.2013
Müslüman demokratların zor sınavı
08.08.2013
Kuruma değil halka karşı sorumlusunuz
01.08.2013
Komşunun bütünlüğü kırmızı çizgimiz olur!
25.07.2013
Gamlı baykuş olmanın alemi yok!
19.07.2013
Komplolara karşı korunma rehberi
16.07.2013
…. BİR CAN DÜNDAR ANALİZİ !
11.07.2013
Demokrasiye ve sandığa dair
04.07.2013
O maddeyi değiştirmek yetmez
27.06.2013
Dışarıdan görülen içeriden görülemeyen
20.06.2013
Şimdi Çözüm Sürecine yönelmeli
13.06.2013
Gelin çözün şu sorunu
06.06.2013
Gezi dersleri
31.05.2013
Saçmalamak da ifade hürriyetine girer
24.05.2013
Türkiye’nin Suriye politikası doğrudur
16.05.2013
Bu kötülüğe gözünüzü kapatmayın
09.05.2013
Demokrasi için de barıştan geçemezlermiş!
02.05.2013
Geçmişin hayaletleri huzur içinde çekilsin
25.04.2013
Anti-Müslümanlık da onların anti-semitizmi
18.04.2013
İfade özgürlüğü incinmeye değer
12.04.2013
Kayıp kuşakların kanaat önderleri
28.03.2013
Türklüğü değil adaletsizliği terk ediyoruz
21.03.2013
Kürt Memet nöbete gitmiyor
14.03.2013
Mesai Cumaya göre ayarlanabilir mi?
07.03.2013
Üniversiteleri zorbalığa teslim etmeyin
28.02.2013
Milliyetçiliğin iyisi olur mu
21.02.2013
Yüz yıllık kâbustan uyanmak
14.02.2013
Taviz kapısı bir aralanırsa
07.02.2013
‘Kim var imiş biz burada yok iken’
31.01.2013
Keşke tek derdimiz ırkçılık olsa!
24.01.2013
‘İlk Günah’ın yüzüncü yıldönümü
17.01.2013
“Biz hâlâ buradayız Ahparig”
10.01.2013
Üç çağrı
03.01.2013
‘Hürriyet, adalet ve barış’ için...
27.12.2012
Bizimkilerin zorbalığı ve akademik özgürlük
20.12.2012
‘Hem sana mailim hem de devlete’
13.12.2012
Hilal’e neden saldırıyorlar?
06.12.2012
Komşularla sıfır sorun ne demektir?
29.11.2012
Enkazı kaldıracağız veya altında kalacağız
22.11.2012
Müfredatı değiştirmek çözüm mü?
15.11.2012
‘Bir tutarlılık masalı’
08.11.2012
Dershaneye değil ‘ders’e bak!
01.11.2012
Haydi çözün şu sorunu!
25.10.2012
Şimdi ‘çocuğun anası’ olmanın vakti
18.10.2012
iyi ki dağdaki çoban var!
11.10.2012
“Ama”yı nereye koymalı?
04.10.2012
Simyacı'yı okumadan karar vermeyin
27.09.2012
Balyoz’a neden inanmıyorlar?
20.09.2012
Sahiden de ortada konuşulmayan bir şey var
13.09.2012
Sorun çözülürse PKK biter mi?
06.09.2012
Günaha davet ediyorlar, gitmeyin!
30.08.2012
Artık ağız tadıyla ayrımcılık zor!
23.08.2012
Kötülüğü farklı terazide tartmak
16.08.2012
Havasına suyuna sağcısına solcusuna
09.08.2012
Sadece anlayış kıtlığından değil
02.08.2012
Kürt devleti kurulsa ne olur?
26.07.2012
Asker demokrat olmalı mı?
19.07.2012
Bir sözü söylemek gerek
14.07.2012
Kemalistleri anlıyorum da...
05.07.2012
Uzun bir hikaye bu ve henüz bitmedi
28.06.2012
28 Şubat’ta üniversitede ne oldu?
22.06.2012
Şimdi sağlam durma zamanı
14.06.2012
‘Beyler şoför haklı’
07.06.2012
Savaşta böyle şeyler olur mu?
31.05.2012
Reformcu AK Parti’yi geri istiyorum
24.05.2012
Üniter devletin kitaptaki yeri
17.05.2012
Futbolda yalan ve mutabakat
10.05.2012
Bunlar da dil sürçmesi olsun
03.05.2012
Devlet Tiyatroları kapatılmalı
26.04.2012
24 Nisan, ‘Türk Tezi’ ve aymazlık
19.04.2012
Kamu kurumu niteliğindeki cendere
12.04.2012
İttihatçılar Kürtleri nasıl sever?
07.04.2012
Gençler siz takmayın onları!
05.04.2012
Hey özgürlük, sen ne şeker şeysin!
29.03.2012
Avrupa'daki laik ordu aşkı
22.03.2012
Hrant ticareti tiksindiriyor
15.03.2012
Hem suçlu hem güçsüz; hem haksız hem aciz
08.03.2012
‘Adalet talebimiz var’
01.03.2012
‘Türk yalanına sessiz kalma!’
23.02.2012
Cemaatlere ve hükümetlere dair
16.02.2012
Medyanın Ergenekon sessizliği
09.02.2012
Devletin dine en büyük iyiliği
02.02.2012
‘Devlet vatandaşını öldürür mü?’
26.01.2012
‘Zirve’de telafi sınavı
19.01.2012
Bu davada kaybeden kim?
12.01.2012
Bu dava böyle bitmez!
05.01.2012
Yarayı sarmanın zamanı şimdi
29.12.2011
Hatırla muhalefet o mesut geceyi
22.12.2011
İşaretlerin dilini doğru okumak
15.12.2011
12 Eylül, 28 Şubat ve Derin Devlet: Ceza arındırır
08.12.2011
Erdoğan’ın misyonu
01.12.2011
Futbolda şike yasası Gül'ün önünde
24.11.2011
Bedelli askerlik, vicdani ret ve mesleği kutsamak
17.11.2011
‘Mahallenin kadınları böyle söylüyor’
10.11.2011
PKK’nın ulvi amaçları
27.10.2011
Siyasette kelebek etkisi
21.10.2011
PKK neden korkuyor?
13.10.2011
İhlalciler Cezalandırılmalı
06.10.2011
Sorunun üç köşesi
29.09.2011
‘Benim için öldürme’
22.09.2011
‘Gel susalım beraberce’
15.09.2011
Görüşüyor, ne var bunda?
08.09.2011
Bizim çocuk şike yapmaz!
01.09.2011
Bayram budur işte!
25.08.2011
Bu kez haksız sizsiniz
16.08.2011
Asker fotoğrafları neyi anlatmaz?
09.08.2011
Yolun en dar yeri
02.08.2011
Askeri bürokraside reform ihtiyacı
26.07.2011
İspanya bize benzer mi?
19.07.2011
Garnizon Gazeteciliği Sorunu Örtmüyor
07.07.2011
Yanlış hesabın faturası er geç çıkar
28.06.2011
AK Parti Sırat’tan geçebilecek mi?
21.06.2011
Bu maddelerle sivil anayasa olur mu?
14.06.2011
Şimdi tevazu zamanı
07.06.2011
Galiba biri feci şekilde yanılıyor
24.05.2011
‘Şerrin öğretmeni’ hala görevde
17.05.2011
Twitter’a frakla girilmez
10.05.2011
‘Kürt Kemalizmi’ olmasın!
26.04.2011
Kürt sorununu çözmezsek ne mi olur?
26.04.2011
Yine Nisan yağmurunda...
19.04.2011
İnanmadığından değildir belki de
12.04.2011
Başıbozuk kadınlar haddinizi bilmeyin!
05.04.2011
Anayasada laiklik olmalı mı?
03.04.2011
‘Kürt Kemalizmi’ olmasın!
29.03.2011
Ergenekon ve ölüm öpücüğü
22.03.2011
Halüsinasyon görüyorlar
15.03.2011
Olmayasın üç mesleğin birinden
08.03.2011
Hata yapma lüksünüz yok!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı