Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?


9.2.2018 - Bu Yazı 522 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son dönemde dünyadaki birçok devletin eski yöntemler ile yeni durumlar arasında sıkışmaktan kaynaklanan kararsızlıklar yaşadığı, dost-düşman tanımlarını esnek ve hatta kaygan bir zeminde tuttukları söylenebilir. 

Sadece Suriye konusuna doğrudan müdahil devletlerin birbirleriyle ilişkilerine bakmak bile, dost-düşman ayırımının lineer biçimde yapılamayacağını ortaya koymaya yetiyor. Örneğin Esad rejimi, İran, Rusya ve YPG ile dost; DEAŞ, ÖSO ve diğer muhaliflerle düşman, Türkiye ile çatışmalı, ABD ile mesafeli. Ancak Rejimin müttefiki olan İran, Rejimin karşı olduğu Türkiye ile Rejimin olmadığı bir masada Suriye’nin geleceğini ele alıyorlar. Esad’ın mesafeli durduğu ABD’nin en yakın müttefiki YPG, YPG de Türkiye hariç her devletle ittifak kuruyor. YPG, DEAŞ’la mücadele ediyor, Türkiye de DEAŞ’la mücadele ediyor; ama aynı anda Türkiye YPG ile de mücadele ediyor. Benzer biçimde İran DEAŞ’la mücadele ediyor, ABD de DEAŞ’la mücadele ediyor; ama aynı anda ABD İran ile de mücadele ediyor. 

            

Kim kiminle dost

Bu ve benzeri örnekler uluslararası ilişkilere dair stratejilerin öncelikle dost ya da müttefik olana dikkat edilerek hazırlanması gereğine işaret ediyor. İlişkilerin lineer olmama halinin kriz bölgelerinde ve özellikle de “dostlar”la daha fazla açığa çıktığı söylenebilir. Dolayısıyla bugün için Suriye’de kim kiminle birlikte, kim kiminle çatışıyor sorularına verilen yanıtların, gelecekteki ilişkilerin ana hatları açısından fazla anlamı olmayabilir. 

Değişken dost-düşman ilişkilerini karmaşıklaştırmak, devletlerin koşullardan en fazla yararı sağlama faaliyetleri anlamına gelir. Kazanılanı elde tutma, eldekini başkalarına kaptırmama, başkalarının kazandığını ele geçirme, oyunun zeminini oluşturuyor. Kullanılan yöntemler ise muhtelif. Örneğin bir devlet başka bir devleti bazı kurumları aracılığı ile yerip, bazı kurumları aracılığı ile övebilir. Mesela İran resmi basın yayın organı Türkiye’yi kimyasal silah kullanmakla itham ederken, dışişleri bakanı Türkiye ile olumlu ilişkileri ifşa edebiliyor. Bu, İran’ın sadece Türkiye’ye değil, hatta belki Türkiye’ye bile değil, esas olarak başka ülkelere bir şeyler söylemeye çalıştığı, “onunla dost isen benimle olan dostluğunu sorgularım” dediği anlamına geliyor. 

 

Kimse kimseyle dost değil

“Eldeki bende kalsın, göreli üstünlüğüm sürsün” anlayışının pek de başarılı olmayan uygulamaları da bulunuyor. Bu konudaki örnek için, Türkiye’nin Fransa ve Almanya ile ilişkilerine bakılabilir. Son bir yıl içinde önce, Türkiye ile Almanya arasında krizler yaşandı; o sırada Fransa ile önemli ve olumlu işbirliği adımları atıldı. Sonra, bugünlerde, Almanya ile ilişkileri normalleştirme yolunda girişimler başlarken Fransa arka arkaya Türkiye’yi kızdıracak açıklamalar yaptı. 

Muhtemelen AB çerçevesinden bakarak “iyi polis-kötü polis” oynadıklarını düşünüyor olabilirler. Ancak bir devletle iyi olunca, diğeri ile kötü olmak gerekmiyor; bu oyun oldukça demode. Belki sonuçları açısından Türkiye’nin AB çerçevesindeki dezavantajlı durumunda bir değişiklik olmayabilir, ama Almanya ve Fransa’dan birinin diğerine oranla çok daha büyük avantaj sağlayacağının garantisi olamaz. 

Kara Avrupası ülkeleri, biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü olmak gerekmediğini Birleşik Krallık’tan yeterince öğrenememiş olabilirler. ABD bıraksa, bugün İran’ın bile gayet başarılı biçimde uygulayabileceği yöntemleri Fransa, Almanya ya da Hollanda’nın uygulayamadığını görmek üzücü. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
17.8.2018
Biri ‘Türkiye NATO’dan atılsın’ demiş
15.8.2018
Barış bir niyettir, istenirse olur
10.8.2018
İran’ı cezalandırmanın da cezası olabilir
8.8.2018
Suikastçıların fanilasını kim veriyor?
3.8.2018
ABD neden bu kadar kızgın?
1.8.2018
Bağcı kovulmasa da üzüm yense
27.7.2018
Ulusal hukuk, evrensel hukuktan üstün mü oluyor?
25.7.2018
Irkçılık ve iki dünya arasına sıkışanlar
20.7.2018
Ticaret savaşlarında yeni bir aşama
18.7.2018
Top Trump’ın sahasında
13.7.2018
NATO’nun “birlik” gerekçesi Türkiye
11.7.2018
NATO zirvesi: Türk dış politikası için fırsatların tespiti
6.7.2018
“Öteki dünya”nın tıpasını çıkarınca, mültecilik sorun olur
4.7.2018
Dera’dan yeni sürgünler
27.6.2018
Yeni dönemde dış politika
22.6.2018
Trump’ın İsrail sevdası, ABD’yi 'insan hakları'nın dışına taşıyor
20.6.2018
Almanya Avrupa’yla, AB Almanya’yla, Almanlar iktidarla sıkıntıda
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa’ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
15.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8