Beril DEDEOĞLU

Star Gazetesi



Bookmark and Share

Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi


25.5.2018 - Bu Yazı 237 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin Afrika politikası ve kıtanın birçok yerine temsilcilik açması, ülke içi ve dışından eleştirilere uğramıştı. Ne denli isabetli bir politika olduğunu anlamak için, temsilciliklerimizin olduğu Afrika ülkelerine gitmek ve buradaki faaliyetleri yakından izlemek gerekiyor. 

Örneğin Portekiz’in 15, Fransa’nın 17. yüzyılda “üs” kurduğu Fildişi Sahilleri ile Türkiye ilk diplomatik ilişkisini ülkenin bağımsızlığından dört yıl sonra, 1964’te kurmuş. Ancak bu diplomatik ilişkiler 2009’a kadar Türkiye’nin Dakar Büyükelçiliği üzerinden yürütülmüş. 

Abidjan’da büyükelçilik açıldıktan bir kaç yıl sonra THY de buraya ulaşmış ve iki ülke arasındaki ticari ve kültürel faaliyetlerde oldukça büyük bir ivme kazanılmış. Hemen her Afrika ülkesinde ilk kez temsilcilikler açılırken yaşanan zorluklar, bu ülkede de yaşanmış ve öncelikle Büyükelçilik ve rezidans için mekan aranması biraz uzun sürmüş. Çünkü hemen hiç tepelik yeri olmayan bu ülkede kurucu Büyükelçimiz, “öyle bir yer bulalım ki, Türkiye bayrağı şehrin her yerinden görülsün” demiş. Bugün gerçekten Abidjan’ın neredeyse her yerinden bayrak görülebiliyor. 

 

Kendisiyle barışık, dünyayla barışık insanlar

 

Fildişi Sahilleri, neredeyse yarısı Müslüman, yarısı Hristiyan yaklaşık 23 milyon insandan oluşuyor. Farklı din ve mezhepten olan kişiler farklı yerlerde farklı yaşam biçimleri sürdürmüyorlar. Bir ailede bile çocukların bazıları Müslüman, bazıları Hristiyan. Hristiyan olup Müslüman ismini taşıyan da var, Müslüman olup Theodor gibi bir aziz ismini alan da. 

Anlaşılan o ki, sömürge döneminde Fildişi özellikle liman olma özelliği nedeniyle değerli bulunmuş. Ayrıca, kakao dışında sömürecek fazla zenginliği olmadığından toplumun geleneksel dokusuyla, diğer ülkelere oranla fazla oynanmamış. Tam da bu nedenle Fildişi’nde “beyaz insan”a karşı önyargıları tüm kara Afrika’sına oranla daha düşük. 

Tüm Afrika’da olduğu gibi, bu ülkede de Çin’in yatırımları, İran’ın “misyonerlik faaliyetleri” oldukça fazla. Bununla birlikte, Fas Kralı’nın özel ilgisi nedeniyle hem yatırımlarda hem de en büyük cami inşasında bu ülkenin imzası bulunuyor. Özel sektör yatırımlarında ise başı Lübnanlı işadamları çekiyor. 

Ülkede yaklaşık 50 kadar Türk firması, 200 kadar da Türk yaşıyor. Firmaların tamamına yakını da inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor. 

  

Kısa zamanda yol almak

  

Büyükelçiliğimizin en zorlandığı konu ise Türk yatırımcıların önünü açacak biçimde bürokratik engelleri aşmaya çalışmak. Bu zor bir iş; zira, bir iş yeri ya da arazinin birden çok, farklı zamanlarda farklı kişilere verilmiş yasal tapusu bulunuyor. Üst yönetimin tüm iyi niyetine rağmen, bürokrasi bu işi çözemiyor. 

Benzeri sorunların aşılmasında, yurt dışı temsilciliklerimiz iki yol izliyor. Biri, iktidardaki kişilerin “özel” güvenini sağlamak; ki Fildişi’nde ilk adım “kimseyi incitmemek-tepeden bakmamak” şeklinde atılıyor. Kısa zamanda epeyce yol alınmış ki, şimdiki Büyükelçimiz ülkenin akil adamlarından biri olarak bilinen bir köy büyüğü tarafından, o köyün eşrafı olarak kabul edilmiş. Gelenekler çerçevesinde çifte vatandaşlık gibi bir durum bu. 

İzlenen ikinci yol ise bu ülkede uzun zamandır faaliyette bulunan devletler ve iş adamlarıyla yakın ilişkiler kurmak. Bu, Türkiye’nin Afrika politikasında hem ülkeye yeni yollar açma, hem de başkalarınca açılmış yollardan yürümeyi başarma anlamına geliyor. 

Birçok ülkeye oranla Türkiye’nin Afrika’ya yönelmesi geç olmuş olabilir. Ancak şimdiye dek yapılanlar, birçok devletle aradaki farkın kapatabileceğini gösteriyor. 

.

Facebook Yorumları

reklam
15.6.2018
Yan yana gelen bayraklar
8.6.2018
Putin’in Avrupa’yı ikna girişimi
6.6.2018
Münbiç’te anlaşma, Suriye için uzlaşma
1.6.2018
Hangi söz doğru, kim gerçeği söylüyor?
30.5.2018
Küresel krizden çıkış arayışları
25.5.2018
Fildişi Sahilleri örneği ve Afrika politikasının önemi
23.5.2018
ABD dünya ekonomisinin polisi
18.5.2018
Filistin için yeni girişim ihtiyacı
16.5.2018
Ayı yavrusunu severken öldürür
11.5.2018
Trump aslında kimi cezalandırıyor?
4.5.2018
Kore yarımadası yeni sistemin habercisi
27.4.2018
Fransa ABD’yi yeni oyun kurmaya zorluyor
25.4.2018
Macron’un Trump ilgisi
20.4.2018
Erken seçimlerin dış politikaya etkileri
18.4.2018
Uluslararası hukukun iflası
13.4.2018
ABD-Rusya: sanal restleşme, gerçek risk
11.4.2018
Yeni soğuk savaş inşasında kat çıkılıyor
6.4.2018
Almanya ne ima ediyor?
4.4.2018
Fransa’ya da ne oluyor?
30.3.2018
Rus diplomatlar neden “istenmeyen kişi” ilan ediliyor?
28.3.2018
AB-Türkiye zirvesi: En kötünün iyisi, iyinin kötüsü
23.3.2018
Dış Basında Afrin harekatı
21.3.2018
Suriye kaç bin dolar eder?
16.3.2018
Tillerson’ı değiştirmek için İran yeterli bir neden mi?
15.3.2018
Ne kadar savaş, o kadar silah
9.3.2018
BM’nin sivil kayıp hassasiyeti!
7.3.2018
Mali'den Suriye’ye hep aynı yöntem
2.3.2018
‘Senin teröristin benim dış politika aracımdır’
1.3.2018
Suriye’de pazarlığa bağlı ateşkes
23.2.2018
Afrin manipülasyonu kimi test ediyor?
16.2.2018
Suriye için uluslararası müdahaleye mi hazırlanılıyor?
14.2.2018
Yoksa her şey İran-İsrail mücadelesi yüzünden miydi?
9.2.2018
Biriyle iyi olunca, öbürüyle kötü mü olmak gerekiyor?
7.2.2018
Zeytin Dalı, sadece askeri bir mücadele değil
2.2.2018
Türk-Fransız ilişkilerini bozma girişimi
31.1.2018
Soçi’nin değişen yüzü, değiştirdiği yüzler
26.1.2018
ABD’den gelen hangi ses dinlenecek?
24.1.2018
Dünya’nın bakışı ve ısınan diplomasi
19.1.2018
ABD, Suriye’de sınır ordusu kuruyor mu, kurmuyor mu?
17.1.2018
ABD’ninki matematik değil, aritmetik
12.1.2018
Trump kazara barışa yol açtı
10.1.2018
Önce Avrupa, sonra AB ile normalleşme
5.1.2018
Trump Moskova’ya yerleşir mi?
4.1.2018
İran’ı 'mecburen' içe döndürecek gösteriler
29.12.2017
2018’de dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak
27.12.2017
Avusturya’nın tehlikeli icraatı
22.12.2017
Trump’ın esnaf zihniyeti
20.12.2017
İngiltere’den Trump’a: Rusya kabloları koparabilir
15.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı en fazla Rusya’ya yaradı
13.12.2017
ABD-Rusya zımni uzlaşısı: 2009’a geri dönüş
8.12.2017
Trump’ın Kudüs çıkışı
6.12.2017
Türkiye Projesi
1.12.2017
Trump ABD politikalarından haberdar mı?
30.11.2017
ABD ile Rusya’nın Avrupa’sı
24.11.2017
Suriye’nin kazananı
22.11.2017
Dış müdahalede yeni yöntemler
17.11.2017
Rakka’da kirli pazarlık
15.11.2017
Trump’ın Ortadoğu Barış Planı varmış
10.11.2017
Musk’ın ziyareti Trump’ın ziyaretinden önemli
8.11.2017
ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde darbeli model
3.11.2017
Böyle saça böyle tarak
1.11.2017
Trump’ın geleceği savaş çıkarmasına mı bağlı?
27.10.2017
Salman’ın ılımlı İslam tasarımı
20.10.2017
Almanya, Irak’ın bütünlüğünden yanaymış
18.10.2017
ABD ne yapmaya çalışıyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı