Cinsel istismara af teşebbüsünde Romanlar 'araç' kılınıyor


31.03.2020 - Bu Yazı 67 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Geçen hafta infaz paketinin cinsel suçlara da ceza indirimi öngören taslak metni kamuoyuna yansıdı bilindiği gibi. Çocuğun cinsel istismarı suçuna af getirme çabalarının ilki değildi bu. Her fırsatta teşebbüs ediliyor, yıllardır. Şimdi korona virüs bahanesiyle, cezaevlerinin boşaltılması yönündeki toplumsal talebe kulak veriyormuş edasında taşındı gündeme. Tepkiler üzerine “cinsel istismar kapsam dışı” beyanları geldi. Ancak af kapsamının değil infaz paketi kapsamının dışına alındığını ifade etmiştim son yazımda. Ayrı bir düzenlemeyle infaz paketi dışında meclise getirilmesi talimatının Erdoğan tarafından verildiğini ortaya koyan haber ve köşe yazılarından bir demet sunmuştum bu çerçevede. Nikah yoluyla çocuk istismarını meşrulaştırma yönündeki denemelerden birisi olarak infaz paketinin dışına alınacağı iddia edilen düzenlemenin takvimiyse belirsiz. Zamanlama konusunda ‘her kafadan ayrı ses çıkıyor’ desek yeridir ama vazgeçtiklerini düşünmek safdillik olur.

Genç evlilik şeklinde “masumlaştırarak” sunulan çocuk istismarına af talep ve girişimleri, Roman gelenekleri bahane edilerek topluma kabul ettirilmeye çalışılıyor. Son haberlerde infaz düzenlemesi yasalaşırsa “300 kişi ceza indiriminden yararlanacak, %80’i Roman” iddiasının doğruluk payı olup olmadığını Roman Hakları Derneği temsilcilerine sordum. Dernek üyesi Göktan Yıldırım ilk görüştüğüm kişiydi ve her alanda ayrımcılığa uğratılıp görmezden gelinen Romanların, böylesi yüksek oranla görünür kılınmasını da bir başka ayrımcılık olarak tanımlıyor. “Bu yönde hiçbir resmi veri yokken yüzde sekseni Roman ifadesinin kullanılması, Roman ayrımcılığının devlet politikası olarak kullanıldığını gösterir.” Göktan Yıldırım aynı zamanda erken evlilik, genç evliliği gibi isimlerle çocuk istismarına af getirme çabalarında Romanların araç kılındığı görüşünde: “Romanları bahane olarak kullandıklarının ispatı taslak metinde yer alıyor. Basına defalarca yansıtılan hükümet görüşünde af için en fazla on beş yaş farkı sınırının şart olarak getirilmesi, asıl amacın Roman adetlerini öne çıkarsa da başka kesimleri af etmek olduğunu gösterir. Çünkü Romanlarda öyle on, on beş gibi yaş farkları kesinlikle olmaz. Beş yaş farkı bile yok denecek kadar azdır. Roman evliliklerinde yaş farkı en fazla üç olur, çoğunlukla bir ya da iki yaş farkıyla evlenilir. Ancak derneğimiz akran evliliğine de karşı çünkü Romanların toplum içerisinde dezavantajlı kesimler arasında yer almasının temel sebebi olarak erken evlilikleri görüyor ve mücadele ediyoruz.”

Roman Hakları Derneği, çocuk hakları ve evrensel ölçütlerle sorunun ele alınması yönünde görüş bildiriyor. Erken evliliklere af yerine ve çocuk istismarı kavramını kullanmayı tercih ediyor. Dernek başkanı Yücel Tutal da rahatsız, Romanların bu şekilde anılmasından: “Roman meselesi ne bakarsak en çok incindiğimiz mesele erken evlilik meselesinin Romanlar üzerinden konuşulması. Sadece derneğimizi değil bütün Romanları rahatsız ediyor. Türkiye’de erken evlilik sorununun tek müsebbibi Romanlar değil.” Tutal, Roman toplumunun alışkanlıkları bahane edilerek çocuğun cinsel istismarını meşrulaştıracak düzenlemeler yerine devletin, Romanlardaki erken evlilik alışkanlığına yol açan ayrımcılığı önlemesi gerektiğini belirtiyor. Roman Hakları Eylem Planının uygulanmadığını kağıt üstünde kaldığını belirtiyor. Ve esasen eylem planının geç kalmış, yetersiz bir niyet beyanı olduğu görüşünde.

Yaptıkları toplumsal araştırmalar, erken evlenmiş Roman kadınlarının kendi çocuklarını erken evlendirmek istemediğini gösteriyor. Roman Hakları Derneği Başkanı Yücel Tutal, şunları söyledi: “Kendisi erken evlenmiş yüz elli kadınla Sakarya’da yaptığımız araştırmadan çok önemli sonuçlar elde ettik. Araştırmaya göre 40 yaş üstü kadınlar, erken evliliği büyük bir sorun olarak görmüyor ama 18-40 yaş aralığındaki kadınlar, kesinlikle büyük bir sorun olarak değerlendiriyor. Erken evliliğin hem kız çocukları hem erkek çocukları için sakıncalı olduğunu belirten yaş grubu, çocuklarının okumasını, yükseköğretime devam ederek kendilerine daha rahat bir yaşam kurmasını umuyor.”

Roman derneklerinin siyasi partilerden sürekli erken evlilik affı istediği yönündeki iddialara da açıklık getiren Yücel Tutal ve Göktan Yıldırım: “Derneğimizin böyle bir talebi hiç olmadı. Bizim dışımızdaki Roman dernekleri de en fazla üç yaş farkı olup her iki gencin de on sekiz yaş altındayken evlenmesi durumunda “akran birlikteliği” için af istiyorlar. Ancak siyasi partilerin yüksek yaş farkını af kapsamına almasına itiraz ettikleri halde görüşlerini kabul ettiremeyeceklerini anladıkları için bu düzenlemeyi kabullenmiş görünüyorlar.” Toplumda en büyük ayrımcılığı yaşayan kesimin LGBTİ+ bireyler olduğunu ve onlardan sonra da Romanların geldiğini belirtiyor Yücel Tutal. Feministlerin bile Romanları ancak bu haksız iddia ile gündeme gelmesinden sonra hatırladığı yönündeki haklı sitemiyle ve tekrar görüşerek, Ankara Kalesi çevresinde yürüttükleri Hayal Ev projesinin ayrıntılarını konuşmak üzere vedalaşıyoruz.

Konuya ilişkin görüşlerini aktarmaya çalıştığım Roman Hakları Derneğinin aralarında bulunduğu on dört sivil toplum örgütünün emeğiyle oluşturulan bir rapordan söz etmek istiyorum, yazımın bu son kısmında. Çocuğun cinsel istismarı ve erken yaşta evliliklere ilişkin yasal düzenleme hakkında öneriler başlıklı rapora dair İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Çocuk Hakları Komisyonundan Sevinç Koçak’la görüştüm. Raporun oluşturulması aşamasında çocuk hakları savunucuları, gençlik çalışmaları yürüten sağlık, psikiyatri, hukuk alanında çalışan dernekler yer alıyor. LGBTİ+ ve Roman hakları savunucularının yanı sıra Hak İnisiyatifinin aralarında bulunduğu ve insan hakları savunuculuğu yapan örgütler de çalışmada yer almış. Çalışma çok yeni değil. 2019 son aylarında gerçekleştirilip raporu Ocak 2020 de tamamlanmış. Ancak savaş gündemi nedeniyle duyurusunun ertelendiğini belirtiyor Sevinç Koçak. İnfaz düzenlemesini içeren yargı paketinin meclise sunulacağı haberlerin basında yer aldığı günlerde, 25 Mart’ta yayınlandı.

Çocuk ve gençlik hakları ve sorunları alanında uzmanlaşmış derneklerin de aralarında bulunduğu hak savunucuları raporu, çocuğa yönelik cinsel istismar suçlarına her ne ad ile olursa olsun kısmi af ya da ceza indirimi getirilmesine kesinlikle karşı. Toplumda hayli geniş kesimde revaç gören, entelektüellerce desteklenen “yaşam hakkı adına afta eşitlik” vurgularının öne çıkarılmasını, “politik öngörüsüzlük” olarak değerlendiriyor, Sevinç Koçak. “Cezaevlerindeki koşulların sağlık hizmetlerine erişim gibi haklarının savunulması da bir yaşam hakkı savunusudur. Her koşulda eşit af talep edilirse cinsel suçlar başta olmak üzere şiddet faillerinin salıverilmesi, çocuklar ve kadınlar için yaşam hakkı tehdidi oluşturacaktır. En başta koşulsuz olarak çocuk cezaevleri kapatılarak çocuklar tahliye edilmeli. Anneleriyle hapishanede yaşamak zorunda kalan çocukların anneleri ilkin salıverilmeli. Tabi ki siyasi hükümlü ve tutuklular da salıverilmeli.”

Çalışma kapsamında TBMM Adalet Komisyonu üyeleriyle de teker teker görüştüklerini belirten Sevinç Koçak, erken evlilik adı altında çocuk istismarının meşrulaştırıldığını ve bu durumun çocuk hakları açısından taşıdığı riski vekillerle görüştüklerini belirtiyor: “2014 ve 2016 arasında, iki yılda çocuğun cinsel istismarı suçu %33 artış gösterdi. Resmi verilerle açıklandı bu oran. Ancak 2016 sonrası çocuk istismarı verileri yayınlanmadığı gibi geçmiş yıllara ait verilere de erişim engeli getirildiği için durumu tam olarak bilmiyoruz. Ancak takip ettiğimiz davalar ölçeğinde suç oranının çok yükseldiğini görebiliyoruz. Erken evlilik affı yönünde yaratılan beklentinin çocuğun cinsel istismarı suçunu teşvik ettiği görülüyor. Aynı zamanda istismarcının evlilik yoluyla yargılanmaktan kurtulmayı seçmesi ihtimali de cinsel suçlara cezasızlık sonucunu getirecektir.”

Cinsel istismarın evlilik yoluyla meşrulaştırılmasına ve düşünülen infaz indirimi, koşullu salıverme şartlarının genişletilmesi kapsamına alınarak teşvik edilmesine kökten itiraz eden bir çocuk hakları raporu elimizdeki. Kadın örgütleri gibi açık bir itirazla cinsel suçlara affa karşı çıkılıyor. Raporun öneriler kısmında kimine katılıp kimine katılmadığım bazı maddeler de başka yazıların konusu olsun. Ve dilerim iktidar gibi muhalefet partileri de popülizmin büyüsüne kapılmak yerine insan haklarının oya tahvil edilemeyeceği bilincine varırlar. İnsan hakları oylamaya açık olmadığı gibi oy kaygısıyla hak ihlallerini meşrulaştıracak düzenlemeler de hak ihlalidir. Siyaset çocuk istismarına evlilik adı vermekten vazgeçip kadın hakları, çocuk hakları perspektifiyle cinsel istismara af beklentisini gündemden düşürmeli.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
31.03.2020
Cinsel istismara af teşebbüsünde Romanlar 'araç' kılınıyor
29.03.2020
Cinsel suçlar 'kapsam dışı' aldatmacası
24.03.2020
Karantinada ekonomik tedbirler ve eril şiddetle mücadele
23.03.2020
Salgınla mücadelede bile göçmenlere yer yok
16.03.2020
İktidarın kadın politikasına DEVA olabilir
10.03.2020
Rengârenk coşkulu isyanımız korkutuyor
8.03.2020
KONDA Nafaka dosyası: Toplum mühendisliğine cevap
3.03.2020
Kültürel terör kavramı yeni Baas yöntemi olmalı
1.03.2020
İdlib şehitleri parti içi mesele mi?
18.02.2020
Linç değil alkış gelince yükselen umut
11.02.2020
Yeni deliller de haram icadına elverişli değil
5.02.2020
Şiddet seviciler yasa yapıcılara karş
3.02.2020
Kızılay'la gelen AKP Kızılay'la gider
28.01.2020
İslam ve Sol Çalıştayı'nın ardından
27.01.2020
TÜİK eşitlik karşıtı lobinin mi emrinde?
21.01.2020
AKP liberalizmi, laiklik, feminizm
19.01.2020
Din-devlet kıskacında muhalefet
14.01.2020
Erken evliliklerle mücadelede stalking'in önemi
12.01.2020
Yargı, Anayasa ve yasadan emir alıyor olsaydı…
7.01.2020
Çocuğun cinsel istismarının affı olmaz
5.01.2020
Yasaya uymayan görevli genelgeye uyar mı?
30.12.2019
Kanal İstanbul mu, II. Enver mi?
23.12.2019
Bir AKP sorunu olarak 'Şehir' ve BİSAV
18.12.2019
Yasa ve anayasaya rağmen İçişleri Bakanı 'hakkı'
16.12.2019
Retorik ve sağ siyasetin karanlık yüzü
10.12.2019
Kadınları değil katilleri durdurun!
8.12.2019
Hayatta kalanın başarı öyküsü: A.A. için adalet
4.12.2019
Emine Erdoğan, eril şiddet ve Akit'le mücadele
2.12.2019
Saadet Partisi nereye?
26.11.2019
Kadın örgütlerine terör ithamı, istismarcıya af
25.11.2019
Çakıcı affı: Suçu, eril şiddeti ve trafik terörünü teşvik
20.11.2019
Kayyım politikası pilot bölge uygulaması gibi
18.11.2019
Abdülhamit Gül: Kadın kazanımlarından geri adım atılmayacak
12.11.2019
Kandil, düalizm, devletçilik
11.11.2019
Vahdetten düalizme giden yol: Kandil
5.11.2019
Önleyici tedbir kararlarına itiraz kadınları öldürüyor
29.10.2019
Pekin+25 ve Cumhuriyet değerleri ışığında kadının konumu
27.10.2019
Yargı reformuyla cinsel istismar yasallaştırılıyor
22.10.2019
İstanbul Sözleşmesi ve Emine Bulut kararı
21.10.2019
Boşama ve boşanma, düşen 'n' ile açılan gedik
15.10.2019
Savaş çığırtkanlığıyla nafaka karşıtlığı iç içe
13.10.2019
Savaşın emrinde din, soykırıma Nobel
8.10.2019
Nafakada restorasyonla geçmişi canlandırma isteği
6.10.2019
Biraderlik dayanışmasını pekiştiren ‘Kız Kardeşler’
1.10.2019
Şüpheden mağdur yararlanmalı
22.09.2019
Yargı reformu paketinden kötü sürpriz çıkar mı?
23.08.2019
Terör bahanesiyle kolektif ceza
13.08.2019
Kutsadığınız aile hangisi?
11.07.2019
Ümmet kim? Parçalanan ne?
2.07.2019
Neden kavram ataerki cinayeti olarak değişmeli?
25.06.2019
İstanbul’un seçiminde dindar kadınların rolü
18.06.2019
Beka tutmadıysa FETÖ ithamı cepte
29.05.2019
Açlık grevi hakkında söylenmeyenleri söyleme zamanı
23.05.2019
Müzeyyen Boylu’nun çocukları nerede?
21.05.2019
Allah kadını dövün demiyor
16.05.2019
İYİ Parti'nin sessizliği
9.05.2019
İmamoğlu kolları sıvadığında
30.04.2019
İçinde sığınma evi geçmeyen bir sığınma evi çığlığı
23.4.2019
Bodrum, Bodrum Kadın Dayanışması ve KöyBox
18.4.2019
Kışlar var baharlar içre
4.4.2019
Biraz da dertleşelim
2.4.2019
Şiddet dili out sükûnet ve güleryüz in
28.3.2019
İmama küsüp camiye gitmemezlik yapmayın
19.3.2019
Hıristiyan terörist ve Ayasofya
14.3.2019
Dindar algıda EŞcinsellik terörü(!)
26.2.2019
Uygur’un ve Kürt’ün çile kardeşliği
19.2.2019
Çift hukukluluk tehlikesi kapıda mı?
14.2.2019
Erken evlilik lobisine dinden bakış
12.2.2019
Medya hukuk siyaset kıskacında kız çocuğu
5.2.2019
Kadınsız yerellerde bağımsız kadın meclisleri
29.1.2019
Sivil toplum, demokratik yönetişim, Turan Hançerli
24.1.2019
Kadınlar belediye başkanı olmalı! Çünkü…
22.1.2019
İktidarların beden politikası ve başörtülü kadın
15.1.2019
'Belediyeleri Kadınlarla Sınamak'
10.1.2019
Birine mansıp birine cezaevi
4.1.2019
Eşcinsellere şiddeti reva gören dindarlık
27.12.2018
Boşanma, nafaka, erken evlilik aynı tezgahın ürünü
25.12.2018
Çocuk koruma yerine şiddet savunuculuğu
20.12.2018
Psikolojik şiddet politikasıyla seçime doğru
18.12.2018
Kadın beyanı karşıtlığında Dilipak aşaması
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
11.12.2018
Fişlemenin resmileştiği ülkenin değerler eğitimi
6.12.2018
Hak verilmez teslim edilir
4.12.2018
Engel biziz
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive