Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Savaşın emrinde din, soykırıma Nobel


13.10.2019 - Bu Yazı 163 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Galeyan geldiğinde mantık savuşurmuş… Doğru”

Savaş günlerinde askere yapılan hayır duadan bile mantık savuşmuş. Akif bir kere daha haklı çıkıyor. Savaş çığırtkanlığının galeyana dönüşmesiyle Diriliş Ertuğrul’un günümüze taşıdığı dua herkesin dilinde. Hani şu bir çivi bir nal, bir nal bir at, bir at bir süvari kurtarır anlayışıyla dillendirilen dua. Ayağına taş değmesin. Askere değil askerin kazaya uğramaması için atlara edilen duaydı vaktiyle. Yaratıcılıktan yoksun kılan kof hamasetin, tarih bilincini körelttiği toplumdan başka ne beklenir ki?
Bir kere daha ihtiyarların aldığı kararlarla gençlerin, ölmeye ve öldürmeye gönderilişini kutsayanların sesi sardı afakı. Ölmeye gönderdikleri gençlerin tabutları başında şehadet nutukları atmalara doymuyor yaşlılar. Şehadetmiş. Peygamber ocağıymış. Yalan. Yalanın feriştahı üstelik. İnsanları Allah ile aldatmaların en büyüğü. Ve yazık ki en uzun soluklusu, en geçer akçe olanı. Hakimiyet politikalarının bu en eski silahıyla savaş başlamadan önce toplumların duygu ve düşünce dünyası vurulur ilkin. Dine dayandırılan ifsatlarla zehirlenerek bileylenir insanların öldürme güdüsü. “Savaşta verilen ilk kayıp hakikat” olduğundan. Tabii bu kadim gerçek kimsenin umurunda değil. Hatta gerçek bile sayılmayıp naif bulunur. Her devir ve toplumda bolca türeyen şahinlerin günümüz versiyonu “duyar kasma” der insani gerekçelerle savaşa karşı durulmasına. Katı gerçeklerden söz ederler akıllarınca.

Katı gerçek isteyenlere hatırlatalım o zaman savaş kayıplarının oranlarını. Savaşlardaki sivil ve asker ölüm oranlarının nerelerden nerelere geldiğine bakalım. Geçmişte ama çok çok uzak geçmiş olan orta ve ilk çağlarda değil delikli demirin icadından sonraki Yeni Çağ’dan günümüze yaşanan sivil kayıp oranları dudak uçuklatan boyutlarda. Geçmişte ateşli silahların topun tüfeğin kullanılmaya başladığı ilk zamanlardan birinci dünya savaşına kadar geçen uzun yüzyıllar boyunca yapılan savaşlarda ortalama otuz askere karşı bir sivil can kaybı yaşanırdı. Birinci Dünya Savaşı’nda bu oran siviller aleyhine büyük bir sıçramayla dörtte bire yükseldi. Her dört askere karşı bir sivil can verdi savaşta. İkinci Dünya Savaşı’nda ise bu oran tepetaklak olup tamamen tersine döndü. Bir askere karşı dört sivil can kaybı yaşandı İkinci Dünya Savaşı’nda.

Medeniyetin, gelişmişliğin ölçütü olarak öldürme becerisi(!) o günlerden bu yana çok daha yükselmiş olan savaş sanayii, yeni silahlarla bu oranı nerelere taşıdı buyurun hesap edin. Her taşın altından Ortadoğu analisti fışkıran ülkede sivil can kaybını hesap edecek bir uzman bulunur elbet. Maharetse insaniyetin ölçütü olan savaşsız çözümü bulmakta.

Belirli grupların iktidar oyununda yaşanan çıkar çatışmalarıyla Türkler ve Kürtler birbirini ve o topraklarda yaşayan sivilleri öldürürken emperyalizmin savaş endüstrisine can veriyor. Tuhaftır hepsi de emperyalistlerin bu topraklardaki hegemonyasına karşı savaştıklarını söyleyerek bitimsiz kan bağışı yapıyor silah sanayiine. Batı kapitalizmiyle Doğu kapitalizmi arasında bir o yana bir bu yana savrulurken her iki tarafın kendi ölülerine şehitlik payesi tanıyarak halkları, çarpıtılmış din ile ifsat ediyor oluşu hayatın en yalın gerçeği. Bir başka çıplak gerçek de bu savaşın illa ki biteceği. Bittiğinde hâlâ yan yana ve iç içe yaşamaya devam edeceğimizden daha katı bir gerçek olamaz. Bunca can kaybından sonra birlikte yaşamaya devam etmenin yolunu illa ki bulacağız. Galeyan halinde savaş çığırtkanlığına girişmesek karar vericileri, illa ki bulacağımız o yolu savaşmadan önce açmaya zorlayabiliriz. Diplomasiyle, politik çözümlerle savaşsız yaşamanın yolunu birlikte bulmak varken vahşete sarılmak insanlığın terk edilişinden başka bir şey değil. Kimse toplumu insanlıktan çıkarırken dinden bahsetmesin. Dinler insanları vahşetten uzaklaştırmak misyonunu yüklenmiştir, tahrif edilmeden önceki hallerinde tabi.

Kendisinden önceki semavi dinler gibi İslam’ın da insanın hırsı ve nefsi emrine verilerek Allah’ın ayetlerinin şeytan ayetlerine dönüştürülmesini eleştiren Salman Ruşdi hakkında “katli vacip” fetvaları veren Müslüman dünyadan şimdi Handke adı altında soykırıma verilen Nobel ödülüne itirazlar yükselmesi gibi çelişkiler pek çok. Soykırım savunuculuğuyla Hıristiyanlık tahrifinin ödüllendirilmesine itiraz ediyor Müslümanlar, İslam’ın iktidar hırsıyla savaşçılıkla tahrifine yönelik itiraza tahammül edemezken. Kitle psikolojisinin akıl tutulması yarattığı ilginç zamanlarda yaşadığımızı gösteren örneklerden birisi. Tıpkı Miloşeviç’i savunan ve kendisini “Kosova’da savaşan bir Ortodoks rahip gibi hissettiğini” söyleyen Peter Handke’ye Nobel edebiyat ödülü verilmesi gibi. Soykırımı tüm Bosna’da değil sadece Serebrenitza’da tanıyan uluslararası mahkemenin tanıdığı bu soykırımın suçlusunu bulamayışı(?) gibi. Handke’nin “Müslümanlar kendilerini öldürüp Sırpları suçluyor” diyebilmesi gibi. İnananlar kendi iktidar savaşlarında Allah’ı ordularının neferi saydıklarında insanlık ölüyor. Mavi kelebeklerin izini sürecek tek bir insan bırakmamacasına sadece insanlar değil insaniyet bilinci yok oluyor.

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.11.2019
Kandil, düalizm, devletçilik
11.11.2019
Vahdetten düalizme giden yol: Kandil
5.11.2019
Önleyici tedbir kararlarına itiraz kadınları öldürüyor
29.10.2019
Pekin+25 ve Cumhuriyet değerleri ışığında kadının konumu
27.10.2019
Yargı reformuyla cinsel istismar yasallaştırılıyor
22.10.2019
İstanbul Sözleşmesi ve Emine Bulut kararı
21.10.2019
Boşama ve boşanma, düşen 'n' ile açılan gedik
15.10.2019
Savaş çığırtkanlığıyla nafaka karşıtlığı iç içe
13.10.2019
Savaşın emrinde din, soykırıma Nobel
8.10.2019
Nafakada restorasyonla geçmişi canlandırma isteği
6.10.2019
Biraderlik dayanışmasını pekiştiren ‘Kız Kardeşler’
1.10.2019
Şüpheden mağdur yararlanmalı
22.09.2019
Yargı reformu paketinden kötü sürpriz çıkar mı?
23.08.2019
Terör bahanesiyle kolektif ceza
13.08.2019
Kutsadığınız aile hangisi?
11.07.2019
Ümmet kim? Parçalanan ne?
2.07.2019
Neden kavram ataerki cinayeti olarak değişmeli?
25.06.2019
İstanbul’un seçiminde dindar kadınların rolü
18.06.2019
Beka tutmadıysa FETÖ ithamı cepte
29.05.2019
Açlık grevi hakkında söylenmeyenleri söyleme zamanı
23.05.2019
Müzeyyen Boylu’nun çocukları nerede?
21.05.2019
Allah kadını dövün demiyor
16.05.2019
İYİ Parti'nin sessizliği
9.05.2019
İmamoğlu kolları sıvadığında
30.04.2019
İçinde sığınma evi geçmeyen bir sığınma evi çığlığı
23.4.2019
Bodrum, Bodrum Kadın Dayanışması ve KöyBox
18.4.2019
Kışlar var baharlar içre
4.4.2019
Biraz da dertleşelim
2.4.2019
Şiddet dili out sükûnet ve güleryüz in
28.3.2019
İmama küsüp camiye gitmemezlik yapmayın
19.3.2019
Hıristiyan terörist ve Ayasofya
14.3.2019
Dindar algıda EŞcinsellik terörü(!)
26.2.2019
Uygur’un ve Kürt’ün çile kardeşliği
19.2.2019
Çift hukukluluk tehlikesi kapıda mı?
14.2.2019
Erken evlilik lobisine dinden bakış
12.2.2019
Medya hukuk siyaset kıskacında kız çocuğu
5.2.2019
Kadınsız yerellerde bağımsız kadın meclisleri
29.1.2019
Sivil toplum, demokratik yönetişim, Turan Hançerli
24.1.2019
Kadınlar belediye başkanı olmalı! Çünkü…
22.1.2019
İktidarların beden politikası ve başörtülü kadın
15.1.2019
'Belediyeleri Kadınlarla Sınamak'
10.1.2019
Birine mansıp birine cezaevi
4.1.2019
Eşcinsellere şiddeti reva gören dindarlık
27.12.2018
Boşanma, nafaka, erken evlilik aynı tezgahın ürünü
25.12.2018
Çocuk koruma yerine şiddet savunuculuğu
20.12.2018
Psikolojik şiddet politikasıyla seçime doğru
18.12.2018
Kadın beyanı karşıtlığında Dilipak aşaması
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
11.12.2018
Fişlemenin resmileştiği ülkenin değerler eğitimi
6.12.2018
Hak verilmez teslim edilir
4.12.2018
Engel biziz
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive