Burhanettin DURAN

SABAH



Bookmark and Share

Kudüs krizi hesapları bozar


5.12.2017 - Bu Yazı 126 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başkan 'ın önümüzdeki günlerde 'deki  büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı verebileceği medyaya yansıdı. Eski ulusal güvenlik danışmanı M. Flynn'ın itirafçı olmasıyla soruşturmanın Trump'ın damadına ve oğluna ulaşması gündemde. Dahası, eski FBI direktörü J. Comey'i görevden alması sebebiyle Trump'ın kendisinin de başı dertte.

Böyle bir ortamda Kuzey Kore ile "maalesef savaşın çok yakın olduğu" en üst düzeyde tartışılıyor. Ve yine Ortadoğu'nun eskimeyen sorunu olan Kudüs'ün statüsü alevlendiriliyor. Trump bir seçim vaadini gerçekleştirerek İsrail lobisinin desteğini almaya çalışıyor olabilir. Bunun kendisini Kongre'de rahatlatacağı hesabını güdebilir. Ancak bu karar çok yönlü olarak ABD ve İsrail hesaplarını zora sokacaktır.

***

Arap isyanlarından bu yana bölgedeki kaostan en çok istifade eden ülke İsrail.  , ve Irak'ın iç savaşa sürüklenmesi, Mısır'da Sisi darbesi ve Türkiye'nin saldırı altında olması ile çok rahatladı. İki devletli çözüm tartışma dışı kaldı. Arap-İsrail çatışması unutuldu. Gözler Arapların kendi içindeki sorunlara ya da  Şi i yayılmacılığına çevrildi.
 konusunda Tel Aviv'e hiçbir uluslararası baskı gündemde değil. Trump'ın seçilmesi ve damadı Kushner sebebiyle İsrail'in Washington'da menfaatlerini maksimize edeceği bir ortam oluştu. Tel Aviv, Moskova ile seçilmiş konularda işbirliği yapabiliyor. Bunun sayesinde Suriye'de tehdit gördüğü zaman Hizbullah ya da İran hedeflerini vurabiliyor. Son aylarda ise uzun süredir yakın çalıştığı BAE'nin yanına Körfez'in abisi S. Arabistan'ı ekledi. Bu ilişkileri gizli olmaktan çıkararak resmileştirme gayretinde.
"İran yayılmacılığı" tehdidini hem kendi güvenlik menfaatlerini sağlama alma hem de Körfez'le yakınlaşma için kullanıyor. İşte bu ortamda ne Filistin sorununda yeni bir adım atılması mümkün görünüyor, ne de Tel Aviv'i Doğu Kudüs'te yeni yerleşim yerleri kurmaktan kimse geri çevirebilir.

***

Elçiliği Kudüs'e taşıma kararı İsrail'in çıkarına gibi görülüyor. Trump yönetiminin bugünkü dağınık halinde Washington'daki İsrail lobisi tarihi anın geldiğini düşünüyor olabilir. Doğu Kudüs'ü "birleşik başkenti" haline getirecek ve Siyonist ideal büyük bir sembolik zafer kazanacak. Ancak iki konuda İsrail'in kırılganlığını yeniden gündeme taşıyacak.
1- İsrail'i görünür bir aktör haline getirecek ve bölgesel kaostan istifadesinin saldırgan bir hal aldığı yönünde kamuoyu oluşacak.
2- İsrail-Körfez işbirliği konusu Arap halkları nezdinde tehlikeye girecek.
Suud müftüsünün "İsrail ile İran ve Hizbullah'a karşı işbirliği yapılabilir fetvası" halklar nezdindeki meşruiyet sorununu çözemez. Unutulmasın, Kudüs meselesi İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kurulmasına sebebiyet vermişti. Ve sadece Filistin devletinin başkenti değildir, hâlâ İslam dünyasının en kritik, sembolik hassasiyetidir.

***

Trump'ın iktidara gelişinin İsrail'in hırslarını büyüteceğini daha önce yazmıştım. Riyad zirvesi ile Suud hırslarını alevlendiren Trump, elçiliğini Kudüs'e taşırsa Körfez'in altını oyacak bir adım atacak. İran'ı çevrelemek için Körfez ve İsrail arasında bir blok kurmaya dayalı kendi stratejisini baltalayacak. Hamas'ı tümüyle İran'ın yörüngesine itmekle kalmayacak. Bölgedeki Sünni ya da Şii bütün İslamcıları İran'ın kontrolüne verecek. Ve Tahran'ın Suriye iç savaşında yıpranan ideolojik iddialarına yeniden güç verecek. "Mezhepçi yayılma" suçlaması önemini kaybedecek. Kaldı ki, BAE ve Mısır'ın çabalarıyla süren ve damadı Kushner'in yürüttüğü İsrail-Filistin barışı konusunda henüz bir başarıya imza atılmış değil.
Bu çetrefilli barış arayışının kaç ABD başkanını eskittiğini de hatırlatmak gerekmez. Ezcümle Kudüs krizi ABD çıkarlarına hizmet etmeyecek. Washington'daki dağınıklık İran'a muhtaç olduğu, Körfez'e ise hiç istemediği bir müdahaleyi gerçekleştirecek. Arap Birliği'nin olağanüstü toplantı yapması boşuna değil.

.

Facebook Yorumları

reklam
12.12.2017
Trump’tan Putin’e yeni hediye...
10.12.2017
Erdoğan’ın Lozan’ı “güncelleme” önerisi
8.12.2017
Ey Trump, barışı katlediyorsun!
5.12.2017
Kudüs krizi hesapları bozar
2.12.2017
Davanın seyri
1.12.2017
Batı, Rusya ve İran’dan fazlasını verebilir mi?
28.11.2017
Trump’ın telefonu yeni bir adım mı?
24.11.2017
Zirvedeki uzlaşma ve ABD’nin tepkisi?
18.11.2017
15 Temmuz’un suçunu yüklenmek
17.11.2017
Körfez’deki kutuplaşma ve Türkiye’nin politikası
14.11.2017
Yeni bir Atatürkçülük mü geliyor?
10.11.2017
Bölge kaynarken Washington’a uyarılar...
7.11.2017
Suud’un “sancılı” dönüşümü
5.11.2017
Dünya, yeni Deaş’a hazır olmalı...
3.11.2017
AK Parti’nin geleceğinin kodları
31.10.2017
2019’a doğru “cephelerde” durum
27.10.2017
Bölgeye “ılımlı İslam” dalgası mı geliyor?
24.10.2017
“Şii militanlar terk etsin” mi dediniz!?
21.10.2017
Deaş sonrası PKK’nın geleceği
20.10.2017
Kimin eli güçlendi: İran’ın mı Türkiye’nin mi?
17.10.2017
Avusturya seçimleri ve 2019 öncesinde esecek “Batıcılık” rüzgârı
14.10.2017
İlişkilerde yeni meydan okuma: Trump’ın İran
10.10.2017
Krizi aşmanın yolu
7.10.2017
Washington, Ortadoğu’yu Moskova’ya mı bırakıyor?
6.10.2017
Türkiye-İran işbirliğinin geleceği var mı?
3.10.2017
Rusya ve İran’la işbirliği derken Avrasya eksenine mi
30.9.2017
Kürt milliyetçiliği ile yüzleşmek
29.9.2017
Referandumun iki kritik sonucu
26.9.2017
Berlin’den Erbil’e “Yeni” dönem
23.9.2017
Barzani Referandum ve Erdoğan’ın hayal kırıklığı
22.9.2017
Referandum ve bölgenin kaderi
19.9.2017
Yeni sayfa açma zorunluluğu...
15.9.2017
Referandum ve Barzani’nin “kaderi”
12.9.2017
Hangi “Türkiye politikası” baskın çıkacak?
9.9.2017
“Milli ve yerli” söyleminin içini kim dolduracak?
8.9.2017
Türkiye değil, “Yeni AB” tartışması...
5.9.2017
Kapıyı Erdoğan’a kapattırmak!
2.9.2017
Erdoğan’ın işi “havalı mı?”
1.9.2017
“Adalet” kavramını taşıyabilmek!
29.8.2017
Barzani referandumu ve AK Parti-MHP “mutabakatı”?
26.8.2017
“Erdoğan varken asla...” Ne demek?
25.8.2017
Fırat Kalkanı’nın yıldönümünde gidişat...
22.8.2017
Merkel Trump’ın yolunda mı?
19.8.2017
CHP ve “ittifak” kurma zorluğu
15.8.2017
Hem dönüşüm hem direniş
8.8.2017
AK Parti’nin iki riskli alanı
5.8.2017
“Akıncı Üssü” davası ve FETÖ’yü anlatmak
4.8.2017
İstikrarsızlık dalgası ve Türkiye
1.8.2017
“El-Kaide tehdidi” ve ABD’nin bitmeyen aymazlığı!
29.7.2017
FETÖ ile mücadelenin seyri
28.7.2017
İsrail’in hırsı
25.7.2017
Dört meydan okuma
22.7.2017
Artan gerilimin tehlikesi
21.7.2017
Yeni kabinenin 2019 gündemi
18.7.2017
15 Temmuz ve saldırı altında olma bilinci
14.7.2017
15 Temmuz’un üzerine titremek
11.7.2017
9 Temmuz’u 15 Temmuz ile yarıştırmak!
8.7.2017
Hamburg ile İstanbul arasında...
7.7.2017
Gerilimin odağında G-20 Hamburg Zirvesi
1.7.2017
Avrupa’nın Erdoğan “derdi”
30.6.2017
Suriye’de gidişat ve S-400 füzeleri meselesi
27.6.2017
Bayram sonrası 15 Temmuz öncesi...
24.6.2017
Körfez’in vahim hatası
23.6.2017
Suud’da veliaht değişimi
20.6.2017
Obama’nın izinde Trump ne yapabilir?
17.6.2017
Katar krizinin gidişatı ve öğrettikleri
16.6.2017
CHP’nin yürüyüşü ve ‘20 Temmuz darbesi’ söylemi
13.6.2017
Bölgesel güçlerin büyük sınavı kapıda
10.6.2017
Onurlu bir uzlaşma için verilen destek
9.6.2017
Katar krizi ve Ortadoğu’ya “Trump etkisi”
6.6.2017
Londra Köprüsü’nden Katar’a terör ile mücadele
3.6.2017
Trump, İran’ı çevreleyebilir mi?
2.6.2017
DEAŞ sonrasının kavgası yaklaşıyor
30.5.2017
Merkel’in “endişesi,” Avrupa’nın “kaderi”
27.5.2017
AB ile de “ihtiyatlı iyimserlik”?
26.5.2017
Trump’ın Ortadoğu turu ve Brüksel Zirvesi
23.5.2017
AK Parti’nin geleceği, Erdoğan’ın yolu
20.5.2017
Anahtar “Dinamizm ve Değişim” ısrarında
19.5.2017
Zirvenin ardından Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği
16.5.2017
Zirve öncesi Trump’a iki zıt öneri
13.5.2017
Erdoğan-Trump zirvesi hâlâ önemli ama...
12.5.2017
Obama’dan Trump’a kalan tercih
9.5.2017
Trump’ın tercihi ne olmalı?
5.5.2017
Soçi’den Washington’a satranç hamleleri
2.5.2017
Yeni Delhi’de “dünya 5’ten büyüktür”
28.4.2017
Mayıs ayının sıcak gündemi
25.4.2017
Son etaba giderken partiler
22.4.2017
16 Nisan sonrası dış politika
21.4.2017
Artık sonuç değil süreç önemli
18.4.2017
Sonuçlara hangi pencereden bakmalı?
15.4.2017
Kampanyanın son durağında “üniter yapı” mesajı
14.4.2017
17 Nisan ve sonrası
11.4.2017
Suriye’deki gidişat ve Türkiye’nin tercihi
8.4.2017
Füze saldırısı bir başlangıç mı?
7.4.2017
Kimin “kontrollü” darbesi?
4.4.2017
‘Hayır’cıların korkusu: Gizli ‘evet’çiler
1.4.2017
“Zor kararlar zor seçimler...”
31.3.2017
Son on beş gün...
28.3.2017
‘Hayır’cılar tüm kozlarıyla sahada
25.3.2017
ABD ve Rusya YPG’yi koruyabilir mi?
24.3.2017
Asıl soru, “ya hayır çıkarsa?”
21.3.2017
Gözlerini 15 Temmuz’a diktiler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı