Cafer SOLGUN



Bookmark and Share

Toplu intihar vakalarının düşündürdükleri


20.11.2019 - Bu Yazı 82 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Siyanürle toplu intihar olaylarına bir yenisi daha eklendi. İstanbul Bakırköy'de 38 yaşındaki Bahattin Delen, siyanür içerek önce eşi ve altı yaşındaki çocuğunun sonra da kendisinin hayatına son verdi. Bahattin Delen, altın ve kuyumculuk işleri yapan biri imiş. İşleri kötüye gitmiş, fahiş miktarda borçlanmış ve "çareyi" intihar etmekte bulmuş, eşi ve çocuğunun hayatına da kastederek.

Bu, İstanbul Fatih'teki Yetişkin kardeşler ve Antalya'da Şimşek ailesinin ardından 10 gün içinde meydana gelen üçüncü "toplu intihar" vakası.

İntihar olaylarıyla ilgili Sağlık Bakanlığı siyanürün internet ortamında satışını önlemeye yönelik yeni önlemler alınacağını açıklarken, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da bir araştırma komisyonu kurulacağını ve hazırlanacak raporun kamuoyu ile paylaşılacağını deklare etti. RTÜK de medyayı intihar haberlerinde dikkatli bir dil kullanılması için uyardı. Güzel; sayın ilgililer bu düşündürücü vakalara karşı "ilgisiz" değiller demek ki.

Bunlar biçimsel de olsa gerekli önlemler. Fakat mevzu bana göre siyanür veya benzeri zehirli maddeleri elde etmeyi zorlaştırmak, haber dilinde daha hassas olmak ve rapor hazırlamak ile sınırlı görülemeyecek kadar ciddi ve derinlikli.

Öncelikle sorunun neden ve kaynaklarını doğru teşhis etmek gerekli.

Etkileri her geçen gün daha da ağır hissedilen bir ekonomik kriz yaşıyoruz. "Kriz mriz yok, durumumuz iyidir daha da iyi olacak, enflasyon düşüyor" türü açıklamalar belki de topluma kötümserlik empoze etmemek adına yapılıyordur, bilemem, bildiğim, bu açıklamaların gündelik hayat içinde yaşanan krizi ya da adına kim, her ne diyecekse, ortadan kaldırmış olmadığıdır. Aksine bir güven ve inandırıcılık sorunu yaratıyor. Mesela "Enflasyon düşüyor" deniyor; ama vatandaşın ölçüsü bu açıklama değil, çarşı-pazarda karşılaştığı rakamların kısıtlı bütçesini nasıl "etkisiz hale" getirdiği oluyor

İktisatçı değilim; gündelik hayata yansıyan boyutlarıyla krizi anlayabilmek için iktisatçı olmak da gerekmiyor. Dar gelirli bir vatandaş, ucu ucuna iş yapan bir esnaf, açlık sınırlarını zorlayan maaşıyla geçim mücadelesi veren bir kamu emekçisi, işten atılma korkusu içindeki bir işçi iseniz gidişatı ziyadesiyle anlıyor ve zaten yaşıyorsunuz... Bakmayın yorumcuların tumturaklı cümlelerle ettikleri laflara; ekonomik bağlamında kriz, cebinizdeki para ile asgari ihtiyaçlarınızı karşılama çabanız arasındaki, üstesinden gelemediğiniz çelişkidir. Ve bunun, yaygın olmasına paralel olarak kişisel olduğu kadar toplumsal sonuçları da vardır.

Türk-İş'in geçtiğimiz ekim ayı için açıkladığı verilere göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 58 TL 46 kuruş; gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 705 TL, 8 kuruş.

Bu da Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı işsizlik verileri: Ülke genelinde 15 yaş ve üstü işsiz sayısı 2019 yılı Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 980 bin artarak 4 milyon 650 bin kişi oldu. Yüzde 14 işsizlik oranı Ağustos dönemleri arasında son 15 yılın en yüksek rakamı oldu. 15-24 yaş aralığındaki genç nüfusta işsizlik oranı 6,6 puanlık artış ile yüzde 27,4 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 2,9 puanlık artış ile yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Yüksek öğretim mezunu işsizlerin sayısı ise yüzde 14’ten yüzde 15,2’ye çıktı. Öte yandan istihdam edilenlerin sayısı 2019 yılı Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 789 bin azalarak 28 milyon 529 bin kişi, istihdam oranı ise iki puanlık azalış ile yüzde 46,3 oldu. (Merak eden ilgili haber ve verilere internette kısa bir araştırma ile daha detaylı şekilde hemen ulaşabilir.)

Bu iç karartıcı tabloya "beka" denilerek gerekçelendirilen "terörle mücadelenin" total maliyetini bilmediğimiz ağır yükünü de eklemek gerek tabii ki. "Bir merminin, bombanın, sortinin kaç para olduğunu biliyor musunuz?" diye soruyorlar ya bazen, bilmiyoruz sahiden de. Ama sonuçlarını yaşıyoruz...

İşsizlik ve geçim sorunları ciddi ve beraberinde başka sorunları da tetikleyen sorunlar. Mesela insanın psikolojisini bozan ve giderek özgüvenini yıkıma uğratan sorunlar...

Madalyonun öbür yüzü de var elbette. Neticede sınıflı bir toplumda yaşıyoruz. Malum; AKP iktidarları döneminde yeni zenginler oluştu. Olabilir. Ama bunların diğer "burjuva" kesimlerle bir "farkı" vardı ve bu farkı her vesileyle vurgulayarak zengin oldular. "Farkları", dindar, muhafazakâr olmaları idi ve bu, kul hakkı yemeyen, adil, vicdanlı olmaları anlamına geliyor, öyle varsayılıyordu. Gelgelelim, gün olmuyor ki bir sonradan "olmuş" muhafazakâr zengin ("burjuva" değil!) şatafatlı yaşamını, toplumun geri kalanı ne der diye düşünmeye dahi gerek görmeden insanların gözüne sokmasın. En son, ismini anmayacağım, örtülü ve bir o kadar da süslü, kolları altın bileziklerle bezeli bir hanımefendi, eşiyle birlikte çocukları için hiçbir masraftan kaçınmadıkları lüks bir "mevlit" yapmış. Yetmemiş, bebeklerine pahalı bir tek taş yüzük takmışlar. Kullandıkları otomobil milyon dolarlık bir marka. Bunları sosyal medyada yayınlıyorlar da oradan biliyoruz. Herhalde "Kimseler görmese ne kıymeti var ki?" diye düşünmüşlerdir... Bu görgüsüzlüğe, iktidar yanlısı bazı çevreler bile tepkili.

(Arada hatırlatmış olayım: Dinen "farz" olmamakla birlikte yeni doğan bebeğin 40'ında düzenlenen mevlitte Kuran okutuluyor, Allah'a şükrediliyor, ailenin imkânları ölçüsünde fakir fukaraya yardım ediliyor.)

Ben "görgüsüzlük" dedim ama bu tablonun insanlarda uyandırdığı hissiyat başlı başına bir araştırma, değerlendirme konusu. Geçim derdindeki insanlarda derinleşen olumsuz, karamsar, umutsuz psikoloji ile bu görgüsüz, edepsiz, terbiyesiz, sonradan görme zenginliğini ifşa etme gayretkeşliğini, farklı boyutlarında ama aynı ülkede ve aynı hayatı paylaşarak yaşıyoruz...

Peş peşe intihar vakaları üzerine düşünürken, evet, öncelikle sorunu doğru teşhis etmek, olası kaynaklarını doğru tespit etmek zorundayız. Doğru teşhis tedavinin yarısıdır denir, doğrudur. Peki tedavi, ekonomiyi düzeltmek, yeni istihdam alanları yaratmak mıdır? İlk akla gelen bu. Ama bence bu cevap kendi başına yeterli değil ve aslında bir cevap da değil.

Bir ülke, faşizm ile yönetilebilir, baskı ve diktatörlük şartlarında yaşamaya zorlanabilir; tarihte örnekleri bolca var. Ancak bir toplum, zorbalar tarafından yönetildiği için değil, ona karşı sesini yükseltecek mecali kalmadığında çürümeye, çözülmeye başlar...

Devam edeceğim...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.11.2019
Bir 'gelecek tasavvurunuz' yoksa…
20.11.2019
Toplu intihar vakalarının düşündürdükleri
13.11.2019
En kötüsü çaresizliktir insan hallerinin...
6.11.2019
Egemen gündem, 'öteki' gündem...
25.7.2018
'Kontrol'lü mü? 'Tiyatro' mu? 'Darbe' mi?
9.4.2017
Sahi ne oldu o ‘ruh’?
23.8.2015
HDP neden önemli?
19.8.2015
Bu psikolojiye teslim olmayalım
17.8.2015
Ya yine boyun eğmezsek?
16.8.2015
Bir saniye bile terk edemiyorlar
12.8.2015
Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğu
10.8.2015
Yok OHAL değil bunlar!
5.8.2015
Davutoğlu’nun ikilemi
3.8.2015
Hakikatlerimizi çürütmeyelim
25.7.2015
Bu filmi gördük, tekrar görmek istemiyoruz
22.7.2015
Suruç’ta katliam… Bu kez unutmayalım
20.7.2015
Herkes sorumluluğunu bilirse...
8.7.2015
Davutoğlu ve AKP’nin ahlakı
24.6.2015
Yeni bir MC mi?
23.6.2015
Anlaşıldı, ‘size rahat yok’ diyorlar
21.6.2015
Yarın Babalar Günü ya da uzaklara ağıt…
17.6.2015
Kitap, ‘bomba’, zaman ve liderlik
15.6.2015
'Galiba hata yaptık'!
14.6.2015
AKP’nin densiz yalakaları
8.6.2015
HDP barajı yıktı, AKP ikilemiyle baş başa
6.6.2015
Geçmişi değil geleceği oyluyoruz
5.6.2015
Sözüm AKP seçmenine…
4.6.2015
Bu, bir kararlılık tatbikatıdır
2.6.2015
DERSİM’DE SONUÇLAR BELLİ
2.6.2015
ELAZIĞ’DA HDP SÜRPRİZ YAPACAK
30.5.2015
Gerçekler hamasetle sıvanabilir mi?
27.5.2015
İtibar meselesi ya da kabahatin büyüğü
26.5.2015
Aleviler oylarını paylaşıyor
25.5.2015
Aleviler hep CHP’li miydi?
23.5.2015
7 Haziran sınavı
20.5.2015
‘İşkilli büzük dingilder’
19.5.2015
HDP barajı yıkıyor
16.5.2015
Diktatörlerin davası
14.5.2015
Zamane diktatörleri
11.5.2015
O, yani Kenan Evren…
6.5.2015
Psikolojik harp zamanlarından günümüze…
4.5.2015
‘Bunlar Ermeni’den ‘bunlar Zerdüşt’e...
2.5.2015
Böyle olmak zorunda değildi, ama...
29.4.2015
Adaletin sefaleti
27.4.2015
Adaletiniz yoksa...
25.4.2015
Yüzleşmek mi unutmak mı?
22.4.2015
AKP'nin unuttuğu...
20.4.2015
Dün 'hain" bugün 'paralel'
19.4.2015
AKP ne vaat ediyor?
16.4.2015
Erdoğan'ın girdabı...
11.4.2015
Böyle suç olur mu?
10.4.2015
BU SİYASETE MAHKUM MUYUZ?
29.12.2014
‘Baba yazın bitti mi?’
22.12.2014
14 Aralık tiyatrosu
15.12.2014
Susma, sustukça…
08.12.2014
Aloooo!
01.12.2014
Boş çuval dik durmaz
24.11.2014
Heyecanı kaybolmuş ‘açılımlar’
17.11.2014
‘Ya Usenê Kerbelay...’
10.11.2014
Dersim hâlâ kanıyor
03.11.2014
Bugün Kerbela... Her gün Kerbela...
27.10.2014
Rüzgâra karşı durmak
23.10.2014
Cumartesi Anneleri: 500. Hafta...
20.10.2014
Hay way zaman...
16.10.2014
Maksat kayda girsin...
13.10.2014
Kobanê sınavı...
09.10.2014
OHAL mi, ‘barış’ mı
06.10.2014
Kobanê düşmez...
02.10.2014
Demagoji yapmayın 'mecburi' zulme son verin
29.09.2014
Yine yanlış hesap...
25.09.2014
Teşhis doğru değilse...
22.09.2014
Haber güzel, sorular zor
18.09.2014
AİHM kararı ve haddini bilmek...
15.09.2014
IŞİD, Kürtler, Türkiye
11.09.2014
Çalışma hayatında 12 Eylül düzeni...
08.09.2014
Hıdır’ı da ‘şehit’ sayacak mısınız
04.09.2014
Süreci çürütmek mi yürütmek mi
01.09.2014
Madem sürecin sahibi artık Çankaya’da...
28.08.2014
'Düşman' olmadan olmaz
25.08.2014
'Zor zamanlar' diyalektiği
21.08.2014
Selahattin Demirtaş ve HDP
18.08.2014
İthal seçmen olmaz, ithal aday verelim
14.08.2014
CHP’nin ikilemi
11.08.2014
Kutuplaşma değil ama saflaşma iyidir
07.08.2014
Vicdanımızın sesini dinleyelim
04.08.2014
Bir cumhurbaşkanı düşünün...
31.07.2014
22 Temmuz hangi davanın operasyonu
28.07.2014
Her şeye rağmen, bayramdır...
24.07.2014
'Kardeşlik' güzel de...
21.07.2014
İçimizdeki faşizm
17.07.2014
Kanayan adalet
14.07.2014
Bu mudur
10.07.2014
IŞİD Kobanê’ye neden saldırıyor
07.07.2014
Sadede gelelim demiştik...
03.07.2014
‘Kutlu’ yolculuk mu
30.06.2014
Artık sadede gelelim...
26.06.2014
Kirli uzlaşma
23.06.2014
12 Eylül mahkûm edildi, öyle mi
19.06.2014
CHP'nin 'çatı' ölçüsü ne
16.06.2014
Bayrak mı, sopa mı
12.06.2014
Milliyetçi provokasyon
09.06.2014
Tarihe ’öyle’ mi, ‘böyle’ mi geçeceksiniz
05.06.2014
‘Hayırdır inşallah’ demeden önce...
02.06.2014
İktidar olmak böyle bir şey...
29.05.2014
Medet ya Ali...
26.05.2014
Montaj, dublaj değil, yüzde yüz Erdoğan
22.05.2014
O kadar mı basit, ucuz, kolay
19.05.2014
Hayat devam ediyor, değil mi
15.05.2014
'Kader değildir ya, kaderdir diyek...'
12.05.2014
'Dik' olmak, 'ilkeli' olmak...
08.05.2014
Şüpheliler konuştu, şüpheler dağıldı mı
05.05.2014
’38 xo vira mêke
01.05.2014
1 Mayıs, korku ve cesaret
28.04.2014
Acıyı paylaşmanın sorumluluğu
24.04.2014
23 Nisan ve 'Tayyip'in askerleri'
21.04.2014
Diyanet’i tartışmak...
17.04.2014
Hatay ve anaların âhı...
14.04.2014
Qaşmer, tırşıkçı, zavallı...
10.04.2014
‘Ayna ayna söyle bana...’
07.04.2014
Muktedir, muzaffer ama hastalar...
03.04.2014
Türkiye 'AKP Cumhuriyeti' olur mu
27.03.2014
Seçtiğimiz nedir
24.03.2014
‘Bilal’e anlatır gibi...’
20.03.2014
Süreç çöktü, ama...
17.03.2014
Yine mi aynı senaryo
13.03.2014
‘Emirleri Berkin’den alıyoruz’
10.03.2014
Yeniden başlamak...
06.03.2014
‘Ah ulan Rıza’ adaleti...
03.03.2014
Mazlumun âhı...
27.02.2014
‘Havuz’ taştı...
24.02.2014
İktidar olmak, devlet olmak...
20.02.2014
İktidara ‘mecbur ve mahkûm’ olmak...
17.02.2014
Asıl mesele Çözüm Süreci mi
13.02.2014
Çözüm Süreci kimin kararı
10.02.2014
Paralel demagojiler
06.02.2014
Nereden baksan, ahmaklık
03.02.2014
Derin, paralel, tuhaf...
30.01.2014
Neyse ki Türkiye’de yaşıyoruz...
27.01.2014
Darbecilik ‘boru’ mudur
23.01.2014
Ermeni hayat dersleri...
20.01.2014
Kürtlerin devlet bilinci
16.01.2014
‘Paralel’ manipülasyon
13.01.2014
Paris soruları...
09.01.2014
Paris karanlığı
06.01.2014
‘Darbecilik’ ciddi bir ithamdır, biliyorsunuz değil mi
03.01.2014
‘Ulan hepiniz oradaydınız...’
30.12.2013
Darbe ya da insafınız kurusun!
27.12.2013
Bugün günlerden Roboski...
23.12.2013
Karakolda doğru söyler...
20.12.2013
Organize işler, organize kirlilik...
16.12.2013
‘Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak’
13.12.2013
MGK’nın ‘sır’ işleri
09.12.2013
MGK Cumhuriyeti
06.12.2013
Barış hepimize hayat..
02.12.2013
‘İşler yolunda, kutuplaşmaya devam’
29.11.2013
Gündemi şaşırmak
25.11.2013
İktidar partisinin ikilemi
22.11.2013
Yazmak hâlleri...
18.11.2013
Diyarbekir çıkışının anlamı...
16.11.2013
‘Süreci taçlandırmak’ için...
15.11.2013
Hüseynî duruş, Zeynebî direniş...
11.11.2013
Şeyh uçmaz...
08.11.2013
Erdoğan gündemi neden değiştiriyor
04.11.2013
Süreç tıkandı; eee?
01.11.2013
Barış, hakikat, cesaret...
28.10.2013
Sürecin önünü açmak için...
25.10.2013
Çözüm Süreci dersleri: Öcalan ve PKK
21.10.2013
‘Ben Kürt olsaydım’...
18.10.2013
‘Kaynaklarım diyor ki...’
14.10.2013
Çift dilli yazı...
11.10.2013
Alevileri kutuplaştırmak...
07.10.2013
Ah ulan Yahya...
04.10.2013
‘Andımız’
30.09.2013
İyimser yazı...
27.09.2013
Dedeleri devletleştirmek...
23.09.2013
12 Eylül Utanç Müzesi
16.09.2013
Dersim’e ‘Dersim’ demek...
13.09.2013
33 yıl olmuş...
09.09.2013
Lice...
06.09.2013
Barışı savunmak...
02.09.2013
Suriye’ye müdahale ve sonrası...
30.08.2013
Ya bu sefer de gitmezse
26.08.2013
Kayıplar: Adalet ve yüzleşme sınavımız...
23.08.2013
‘Kayıp’ gerçeğimiz...
19.08.2013
Batı’yı fırçalamak kolay da...
16.08.2013
‘Gerekirse demokrasiyi sorgulamak’
12.08.2013
Ergenekon’u hafife almak...
05.08.2013
Dersimlilerin endişesi...
02.08.2013
Dersim hâlleri...
29.07.2013
‘De facto’ Rojava...
26.07.2013
‘Kırmızıçizgi’ mi dediniz
22.07.2013
Medya hâlleri...
19.07.2013
Ebuzer Gıffari ya da Müslüman vicdanı...
15.07.2013
Değişim, iktidar, statüko
12.07.2013
Türkiye çok değişti, çok...
09.07.2013
Biraz Mısır, biraz Türkiye: Demokrasi dersi...
05.07.2013
‘Gördünüz değil mi; Mısır’da darbe oldu!’
01.07.2013
Demokrasi: Sorumluluk mu, vebal mi
28.06.2013
Sorun biraz da psikolojik...
24.06.2013
Gezi’nin siyasetini yapmak
17.06.2013
Keşke demek nafile, ama...
14.06.2013
AKP’nin Gezi siyaseti
10.06.2013
Öcalan’ın gördüğü işte budur
07.06.2013
Gezi direnişi ve ‘süreç’
05.06.2013
Gezi neden ‘patladı’
03.06.2013
Taksim hareketinin ideolojisi
01.06.2013
“Kılıcından Kızılbaş kanı damlayan” Yavuz...
31.05.2013
‘Kızılbaş öldürmek hem farz hem de vacip’
27.05.2013
Aleviler ‘birlik- beraberliğimizin’ neresinde
25.05.2013
Suriye: Olmak ya da olmamak...
21.05.2013
Önce kendini bil ki...
17.05.2013
Ortadoğu dersleri
10.05.2013
‘Bu Taraf’ta olmak...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive