Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

IŞİD’in de AKP iktidarının da ortak hedefi Mahmur Kampı


18.12.2018 - Bu Yazı 109 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Seçimler yaklaşıyor ya yine ayaklanıyor AKP iktidarının “fetih ruhu”.

Suriye’deki Kürtlerin üzerine sefer eyleyecek ki şaşkın muhalefeti de arkasında hizaya soksun; savaş naralarıyla milliyetçiliği tırmandırsın.

Esenler’de konuşuyordu önceki gün AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan.

“Zeytin Dalı” diyecek ama belli ki kafası biraz dalgın, yanlışlıkla “Zeytinlik” diyor.

Toplanan kalabalığın ne umurunda. Onlar kendi yarattıkları illüzyonun hipnozuna kapılıp kendilerinden geçmişler, farkında bile değiller. Sadece slogan atıp alkışlıyorlar.

“Reyiz” esip gürlüyor kürsüden.

“Zeytinlik, Afrin operasyonunu yaptık mı? Yaptık. Sincar’ı yaptık mı? Yaptık. Her zaman teröristlerin beynindeyiz. Onların açtıkları çukurlara onları gömüyoruz, gömmeye devam edeceğiz.”

Nedense birkaç gündür gönül rahatlığıyla “Menbiç”, “Fırat’ın doğusu” diyemiyor. Belli ki oralarda işler umduğu gibi gitmiyor.

Zeytin Dalı ve Afrin malum. Bir de “Sincar” diyor Erdoğan. Birkaç gün önce Mahmur Kampı’yla birlikte TSK’nın savaş uçaklarının bombaladığı Şengal’i söylüyor.

Ancak “Mahmur” diyemiyor. Çünkü gönderdiği savaş uçakları birkaç gün önce Birleşmiş Milletler’e bağlı, sivil yurttaşların yaşadığı kampı bombaladı. 73 yaşındaki bir kadınla kızı ve torunu ile birlikte dört kadını öldürdüler.

Birkaç yıl önce IŞİD saldırıp kısa bir süreliğine ele geçirmişti Mahmur Kampı’nı. Sonra kampı IŞİD’den temizlediler. O günden bu yana AKP iktidarının ikinci saldırısı oluyor Mahmur’a.

Aslında Mahmur Kampı, 1990’lı yılların Türkiye'sinin 'utanç anıtı'dır.

O yıllarda Van’ın, Hakkâri’nin, Şırnak’ın koruculuğu kabul etmeyen köylerini göç ettiriyor, yakıp yıkıyordu devlet.

Köylere yapılan bu saldırılar sonucu büyük bir göç yaşandı Türkiye’nin batısına doğru. Ancak bu göç kafilelerine katılmayan bazı köylüler de Güney Kürdistan’a geçmişlerdi. Sekiz ayrı kamp yerine sürüldüler. Son durakları Mahmur’du üç bini çocuk 12 bin insanın.

En son 2015 Mayıs’ında gittiğimiz Mahmur Kampı’nın sakinleri hâlâ IŞİD işgalinin heyecanını, gördükleri ihanetin kızgınlığını yaşıyorlardı o günleri anlatırken.

En son Musul’u düşürmüştü IŞİD çeteleri.

Mahmur’dakiler emindi, sıranın kendilerine geldiğinden.

Aralarında hepi topu 24 kilometre kalmış IŞİD vahşetiyle.

Toplanmışlar Erbil’de; KDP’ye, Peşmerge Bakanlığı’na başvurmuşlardı:

“Bize silah verin, kendimizi koruyalım.”

Bu son çareleriydi. Her şeyi göze almışlardı. 23 yıldır çeşitli kamplarda yaşamışlardı. Son kampları Mahmur, Birleşmiş Milletler gözetimindeydi. O yüzden kampta silah bulundurmak BM nezdinde statü kaybetmelerine yol açacaktı. Ama silah istemekten başka çareleri de kalmamıştı.

KDP’den aldıkları yanıt hiç inandırıcı olmamıştı:

“Size silah vermemize gerek yok. Peşmerge sizi koruyacaktır.”

IŞİD çeteleri adım adım ilerlemişti Mahmur’a doğru.

Mahmur Kampı, KDP bölgesindeki Mahmur Kasabası’nın hemen yanındaydı.

Nüfusu 20 bin olan bu yerleşimin üçte biri Arap, gerisi Kürt’tü.

Kasabada ağır silahlarıyla birlikte altı bin peşmerge vardı.

IŞİD yaklaştıkça yaklaşmıştı Mahmur’a.

Cihatçı çetelerin Mahmur’u düşürmesine beş gün kala, ilk önce kampın girişinde bekleyen peşmergeler kaçmıştı.

Bunu gören Mahmur Kasabası’nın 20 bin yaşayanı da yaklaşık 100 kilometre ötedeki Erbil’e sığınmaya başlamıştı.

Kaçak silah almaya karar verdiler. “Parası olan alsın” demişlerdi ama IŞİD yaklaştıkça silah fiyatları da artmıştı. Kimsenin parası yetmemişti silah almaya.

IŞİD, Mahmur’a iyice yaklaşınca kasabayı koruyan altı bin peşmerge birkaç havan topu atıp Erbil’e doğru kaçıyor.

Son bir umutla Kandil’deki HPG’lilere haber yolluyorlar, “bizi koruyun” diye.

Önce 10 HPG’li geliyor gizlice, kampta bir keşif yapıp gidiyorlar.

Kamptaki sivil halk da taşınabilir, ufak tefek eşyalarını topluyorlar, her an gitmek üzere.

Kamp yönetimi de gereken organizasyonu yapıyor, Erbil’de bulunan DBP temsilcileri ve bazı iş insanları da destek veriyor.

Sonunda IŞİD vahşileri kampa dayanınca 2,5 saat içerisinde 12 bin insanı; kadın, çocuk, yaşlı, Erbil ve çevresindeki parklara, okullara, camilere, güvenli kasabalara taşıyorlar.

Silahları yok ama, yine de savaşabilecek durumda olanlar geri dönüyorlar Mahmur’a.

Kampı geri almak zorundaydılar, çünkü gidebilecek başka yerleri yoktu. Son duraklarıydı Mahmur.

Tuğla tuğla, briket briket ördükleri, okullar açtıkları; kadın, kültür, sanat kurumları, şehitler müzesi, tüm donanımları olan bir belediye, hatta televizyon stüdyosu bile kurdukları yaşam alanlarına dalmıştı IŞİD vahşileri.

Görünebildiği kadarıyla 250 cihatçı girmiş Mahmur Kampı’na.

Kampı ele geçirenler başlamış kapıları kırmaya, evlerde değerli eşya aramaya, televizyon, teyp, CD çalar, fotoğraf makinesi, cep telefonu gibi eşyaları yağmalamaya. Mahmur Kampı’nın belediye binasında girilmedik oda, kırılmadık dolap kapağı bırakmıyorlar. Sloganlar yazıyorlar belediye binasının içine, “IŞİD kazanacak” gibisinden.

Bu arada Kandil’den beş doçka ile 200 HPG’li iniyor Mahmur’a. Talabani’nin YNK’sına bağlı anti terör taburu da zırhlı araçlarıyla yardıma geliyor.

IŞİD’in eline geçmesinden yaklaşık iki gün sonra “temizlik harekâtı” başlıyor. Birkaç saat içinde Mahmur Kampı’ndaki bütün IŞİD’çiler süpürülüyor.

5 Ağustos 2014’te gerçekleşen IŞİD işgali nedeniyle Erbil ve çevresine göçen kamp halkı tekrar geri geliyor.

İşte bu saldırıdan yaklaşık dokuz ay sonra gittiğimiz Mahmur Kampı’nda yaralar sarılmış, kampta hayat yeniden başlamıştı ama aynı şeyi Mahmur Kasabası için söylemek mümkün değildi. Çünkü o tarihte kasabadan göçenlerin çoğu geri gelmemişti.

KDP’li peşmergeler, daha önce kamp girişinde olan kontrol noktalarını, kasabanın girişine taşımışlardı. Kampa giriş çıkışlarda da daha sıkı denetim uygulanıyordu. Dışarıdan girenlerin kimliklerini alıp çıkarken geri veriyorlardı.

Kamp girişinde de Mahmurlular kendi güvenlik noktalarını IŞİD’in yapacağı bir intihar saldırısına karşı beton bariyerlerle tahkim etmişlerdi.

IŞİD kamptan süpürülmüştü ama tehlike geçmiş değildi o tarihlerde. Çünkü IŞİD hâlâ kampın 20 kilometre ötesinde bekliyordu.

Bu yüzden kamp halkı da kendilerini korumayan peşmergelere güvenmediği için Kandil’den gelenlerin geri dönmesini istememişlerdi. Ancak KDP sorun çıkartmıştı. Bunun için çok kızgındı Mahmur halkı:

“DAİŞ (IŞİD) püskürtüldükten sonra biz PKK (HPG)’lilerin kalmasını istedik kendi güvenliğimiz için. Çünkü hâlâ tehlike bitmedi. Ancak KDP’liler bize gelerek, ‘DAİŞ kırıldı. ABD, Fransa destek veriyor. Gerillanın işi bitti. Geri dönsünler artık’ dedi. Biz de ‘PKK’yi bilmeyiz, ama gerilla buradan giderse biz de Hewler (Erbil)’e gideriz’ karşılığını verdik. Çünkü bizim Hewler’e göçmemizden tedirgin oluyorlar. Biz Hewler’e gidince geçen sefer, Hewler halkı da ‘tehlike çok yakında galiba’ diyerek kenti boşaltmıştı. Ama giden Hewler zenginleri hâlâ geri dönmemişler galiba. Bunun üzerine artık karışmadılar. Ancak silahlı kişilerin kampta olması BM kurallarına aykırı. Gerillalar da Mahmur’un arkasındaki tepelere konuşlandı. Bizi hâlâ koruyorlar.”

İşte 2015 Mayıs’ında Mahmur Kampı’ndaki durum buydu…

IŞİD’in işgalinden ve püskürtülmesinden sonra Aralık 2017’de bu kez TSK’nın savaş uçakları saldırmıştı Mahmur’a. Kampın arkasındaki tepelerde IŞİD’e karşı güvenlik önlemi alan “özsavunma birlikleri”nden beşi öldürülmüştü bu saldırıda.

Geçtiğimiz hafta sonuna doğru AKP iktidarı bir saldırı emri daha verdi.

İşte Erdoğan’ın önceki gün Esenler’de yaptığı konuşmada adını anmadığı, ama verdiği emirle yapılan bombardıman sonucu dört sivil kadının yaşamını yitirdiği Mahmur, BM denetiminde bir kamp ve burada silah bulundurmak yasak.

Irak Parlamento Başkan Yardımcısı Beşir Hedad da görüştüğü TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyine düzenlediği bombardımanı durdurması gerektiğini söylüyor;

“Türkiye güttüğü politikasını gözden geçirerek bombardımanları durdurmalı çünkü kurbanların büyük bir bölümünü siviller oluşturuyor.”

Belli ki Erdoğan iktidarı, 1990’lı yılların Türkiye'sinin “utanç anıtı” olan Mahmur Kampı’nın varlığından rahatsız.

Çünkü “Yeni Türkiye” yalanı iflas etti, “Eski Türkiye”nin “utanç anıtları”nı Erdoğan da dikmeye devam ediyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.12.2018
IŞİD’in de AKP iktidarının da ortak hedefi Mahmur Kampı
14.12.2018
‘Sarı Yelek’te beka, ‘sarı etek’te istikbal arıyorlar!
12.12.2018
Kendi arkası hep açık ama başkasının düşen donuna güler
8.12.2018
Gezi İsyanı Erdoğan’a da lazım oldu!
4.12.2018
İzmirliler içerler ama yemezler!
1.12.2018
AKP’nin de kayyımı MHP oldu!
27.11.2018
Riyakârlıkları zirve yaptı!
23.11.2018
Ne yaptılarsa tam tersini söylüyorlar
20.11.2018
AKP iktidarı; suç icat etme makinası!
16.11.2018
Tutabilecekleri tek vaatleri; daha çok cezaevi!
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8