Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir


20.10.2017 - Bu Yazı 234 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yüzünde “atlatma” haber yakalamış bir gazetenin heyecanı var.

“Ankara’daki haber kaynaklarımla yaptığım görüşmede önemli bir bilgiye ulaştım” diyor “İlk defa İsmail Küçükkaya ile çalar saatte.”

FOX TV’deki sabah programında tempoyu iyice yükseltiyor Küçükkaya.

“Ankara’daki bakanlardan birinin eşi MİT’in ortaya çıkardığı listeye göre, ilk defa açıklıyorum, Ankara’da hala görev yapmakta olan bir bakanın eşinde ByLock çıktı. Bakanın MİT’ten bu bilgiyi alır almaz eşinden ayrıldığı bilgisi bize geldi.”

Sonra da “bomba”yı patlatıyor.

Küçükkaya’ya göre telefonundan ByLock çıkan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşiydi.

Ortalık karışıyor elbette.

Bakan Kaya savcılığa suç duyurusu yapıyor avukatı aracılığıyla.

Hem RTÜK, hem savcılık jet hızıyla harekete geçiyor.

Haberin üzerinden 48 saat bile geçmeden RTÜK, FOX TV’ye “haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz” gerekçesiyle bir aylık reklam gelirinin yüzde üçüne el koyma cezası veriyor.

Savcılık da RTÜK kadar hızlı davranıyor.

Pazartesi günü çıkan haber nedeniyle Küçükkaya’yı Çarşamba günü ifadeye çağırıyor apar topar.

Bu arada yandaş medya için “soruşturmanın gizliliği” hak getire. Daha Küçükkaya savcılığa varmadan haberler “havuz”a düşmeye başladı.

“TCK 301 ve 125. maddeleri kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini alenen aşağılama ve basın yoluyla kamu görevlisine hakaret kapsamında…”

Ancak Küçükkaya’yı ifade vermeye çağıran savcı öyle hızlı davranmış, öyle hızlı davranmış ki…

Küçükkaya adliyeye gidiyor, savcının bulunduğu dördüncü kata çıkıyor ama o da ne?...

“Soruşturma” konusu programın ne bant kaydı girmiş dosyaya ne de bant çözümleri…

Savcı henüz Küçükkaya’yı suçlayacağı programın görüntülerini bile incelememiş.

Çağırmakta çok aceleci davrandığı için Küçükkaya’nın ifadesini kayıtların incelenmesinden sonrasına bırakıyor savcı.

“Haberimin arkasındayım, listeyi gördüm” diyor Küçükkaya.

Bu işin bir yanı.

Ama başka bir yanı daha var. Haber doğrudur, yanlıştır. Konuya özne olan kişi yargıya başvurur, yanlışın düzeltilmesini, hata yapanın ya da “yalan haber” yapanın cezalandırılmasını talep edebilir.

Ancak AKP’nin devlet olma anlayışına göre, bazı konular tek başına yargıya bırakılamayacak kadar hassastır!

İşte AKP-‘FETÖ’ ilişkisine dair konular da bunların başında gelir.

Erdoğan da öyle yapıyor ve bütün bunların yaşandığı gün Polonya gezisinden dönerken konuyu bir “beka” meselesine dönüştürüyor:

“Çok terbiyesizce, ahlaksızca, adice bir iftira. Terbiyeden yoksun olan söyleyeni, yazanı, sufle edeni her kimse, bunun hukuki bedelini ödemek durumundadır. Benim bayan bakanıma ahlaksızca, adice yakıştırma yapamazsınız. Biri TV’den sufle ediyor, diğeri yazılı haber haline getiriyor. Ben bakanımıza söyledim, bizzat takip edeceğim, dedim. Kendisine de konunun takipçisi olmasını söyledim.”

Daha savcılık ifade bile almadan RTÜK jet hızıyla cezayı basıyor, Erdoğan da mahkeme heyeti yerine hükmü veriyordu.

CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Barış Yarkadaş da haklı olarak oluşan bu “hukuki” tabloya “Kendinizi soruşturmayı açan savcının yerine koyun... Erdoğan’ın bu sözlerinden sonra, sağlıklı bir soruşturma yürütülebilmesi mümkün değildir. Savcılık makamının, Küçükkaya’nın haberinin ardından baskı altına alındığı çok açıktı... Erdoğan’ın sözleri bu baskıyı daha da arttırdı” diye tepki gösteriyordu.

Yarkadaş’ın değindiği bir nokta daha var ki tam da AKP’nin bugünlerde yaşadığı belediye başkanlarının istifa krizine ayna tutuyor:

“Savcılık kendi belediye başkanını bile hapse attırmakla tehdit eden ve zorla istifa ettiren bir mekanizma karşısında sağlıklı bir soruşturmayı nasıl yürütecek? Bunu yapmaya ve yargıyı baskı altına almaya kimsenin hakkı yoktur. Bir şikayet varsa, bu doğal mecrasında ve özgür bir ortamda değerlendirilmelidir.”

Aslında Yarkadaş’ın sözünü ettiği yargının “doğal mecrasında ve özgür bir ortamda” olma şansı AKP iktidarında artık imkansız bir dilek, gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir hayaldir.

İnanmazsanız Ankara’dan gelen şu kulis bilgisine bakın:

“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in giderayak neler yaptığı siyasi kulislerin en çok merak ettiği konuların başında. Gökçek’in yakın çevresine Erdoğan için ‘bunu onun yanına bırakmam’ dediği iddia edilirken, saray danışmanlarının da ‘Gökçek’in elinde dosya arşivi var ama şu dönemde bir anlamı yok. Suç duyurusunda bulunmak için savcı bile bulamaz. Elinde ne olduğunun bir anlamı yok. Aksi halde sizin otoriteniz sarsılıyor. 17/25 Aralık’ın üstesinden geldiniz bunun da rahatlıkla üstesinden gelirsiniz’ diye rapor verdikleri konuşuluyor.” (Ahmet Takan, Yeniçağ, 18 Ekim 2017)

Buradaki kilit tespit, bin yılın AKP’lisi Melih Gökçek’in elinde olduğu iddia edilen yolsuzluk dosyalarıyla ilgili olarak “Suç duyurusunda bulunmak için savcı bile bulamayacak olması”.

İşin vahim yanı şu; AKP-“FETÖ” ilişkisine dair bir kulis bilgisi veren televizyoncu, hazırlanmamış bir dosya için jet hızıyla ifadeye çağırılırken, bu ülkenin başkentinde belediye başkanı “seçilmiş” kişinin AKP aleyhinde suç duyurusunda bulunacağı muhatap bir savcı bile bulamayacak olması.  

İşte AKP’nin “adalet” anlayışı bu; herkes yasalar karşısında eşittir ama, AKP’liler daha da eşittir.

“Adaletin bu mu AKP?” denilecek bir durum yok. Çünkü bu ülkede “adalet” Adaletsiz Kalkınma Partisi’nden sorulur!

.

Facebook Yorumları

reklam
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı