Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!


29.12.2017 - Bu Yazı 224 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AKP, Kürt sorununda “T.C.”nin fabrika ayarlarına dönüş sürecini tümüyle tamamlamış bulunuyor.

Roboski katliamının altıncı yıldönümüydü dün.

Aileler toprağa verdikleri 34 canın katillerini bulmak için yıllardır yürüyor, ağıtlar yakıyor, her hafta mezarlığa gidip dualar okuyorlar.

Sanki başka bir ülkenin hava kuvvetlerine ait uçaklar gelip vurmuş o insanları.

İktidardan, Genelkurmay’dan, yargıdan yıllardır ses yok.

Kendi sivil yurttaşlarını bombardıman uçaklarıyla öldüren ve bunun üstünü örtmeye kalkan bir devlet anlayışı var karşımızda.

Bu da yetmezmiş gibi, Uludere Kaymakamı birkaç gün önce Roboskili aileleri çağırıyor makamına. OHAL’i hatırlıyor, “kamu düzeninin bozulmaması için” her aileden ancak bir kişinin yıldönümü anmasına gidebileceğini söylüyor.

Ne “kamu düzeni”ymiş ama, sen kalk 34 sivil yurttaşını bombala, “kamu düzeni” bozulmasın; ama aileler öldürdüğün yakınlarının mezarına gidince hemen bozuluversin sizin o “kamu düzeni”niz.

Herhalde Roboskili ailelerin şükretmesini bekliyor AKP devleti, hiç değilse aileden bir kişi ile sınırlansa da gidebilecekleri bir mezarlıkları var.

Çünkü çocuklarının mezarlarını yerinde bulamayan, kemiklerinin toplanıp nereye götürüldüğünü bilmeyen aileler de var.

Son gelinen durum budur.

Roboskili aileler dün mezarlıkta bir katliamın anmasını yaparken aynı saatlerde çocuklarının yıkılan mezarlarından çıkartılan kemikleri bilinmeyen bir yere götürülen ailelerin basın toplantısı vardı İHD İstanbul Şubesi’nde.

Bitlis’in Tatvan İlçesinde bulunan Garzan Mezarlığı’nda çeşitli tarihlerde öldürülen 267 PKK’linin mezarı vardı.

Birkaç gün önce mezarlık iş makineleriyle tümüyle yıkılmış, mezarlardaki kemikler de bilinmeyen bir yere götürülmüştü.

Ailelerden bazıları savcılığa yaptıkları başvuruda “Mezarlar bombardıman altında katlı. Mezardaki cenazelerin kimliklerini tekrar tespit etmek için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü” yanıtını almışlardı sözlü olarak.

Aileler Garzan Mezarlığı’nda yatan çocuklarının kemiklerinin peşine düşmüştü.

Roboskili aileler bütün engellemelere rağmen katledilen canlarının mezarına gitmişlerdi; çocukları Garzan Mezarlığı’nda yatan aileler de ölülerinin kemikleri peşindeydi dün.

Bir de yeni bir dava başlayacaktı dün Çağlayan Adliyesi’nde.

“Bakur/Kuzey” belgeselinin yönetmeni Çayan Demirel ile gazeteci Ertuğrul Mavioğlu hakkında filmin gösterime girmesinden iki yıl sonra “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması yapılacaktı.

Çoğunluğu sinemacılardan oluşan bir grup “Sinema Yargılanamaz” pankartı açmışlardı adliye binası önünde.

Türkiye’de ilk kez bir sinema eseri Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacaktı. Çünkü belgeselin yönetmenleri “Bakur/Kuzey”de kameralarını PKK’ye katılan Kürt gençlerine çevirmişlerdi…

Tüm bunlar yaşanırken yine dün Mezopotamya Ajansı’ndan Yasin Kobulan imzalı bir haber düştü gündeme.

Emra Asyılı isimli genç, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sosyal medyada yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 6 ay hapse mahkum edilmişti.

Mahkemenin bu cezayla ilgili yazdığı gerekçeli karar evlere şenlikti.

Mahkemeye göre “Kürtlerin ayrı bir ırk olduğu, Kürdistan’ın ayrı bir coğrafya olduğu, Kürdistan coğrafyasının dört parçaya bölündüğü, Kürtlerin asimilasyona tabi tutulduğu” propaganda malzemesi olarak kullanılıyormuş.

Gerekçeli karar resmen 1900’lü yılların Türkiye’sinden ses veriyordu:

“Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki yerleşim birimlerinde, sosyo-ekonomik seviyesi düşük, iyi bir eğitim alamamış olan kesimde Kürtlük bilincinin yaratılması için, 1. Kürt olduğu iddia edilen vatandaşlarımızın ayrı bir ırk olduğu, 2. Ayrı bir dillerinin bulunduğu, 3. Binlerce yıllık bir tarihe sahip oldukları, 4. Yaşadıkları toprakların en eski zamanlardan beri kendilerine ait olduğu ve Kürdistan olarak anıldığı, 5. Nevruz’un Kürtlerin ulusal kurtuluş bayramı olduğu, 6. Kürdistan tabir edilen bölgenin sürekli sömürgeciler tarafından istilaya tabi tutulduğu gibi fikirler enjekte edilmekte, yani propaganda malzemesi olarak kullanılmaktadır.”

Öyle bir gerekçe ki; tarihi, coğrafyayı, sosyolojiyi ve bilumum bilimleri hüngür hüngür ağlatır valla.

Ama yine de hakkını yemeyelim. Hiç değilse dil bilgisi kurallarını doğru uygulamış ve “Kürtçe”, “Kürdistan” gibi sözcükleri büyük harfle yazmış.

Malumunuz, TBMM’nin 24. ve 25. dönem tutanaklarında Kürdistan ve Kürt sözcükleri büyük harfle başlıyordu.

Ancak bu dönem “Kürt”le ilgili bütün sözcükler küçük harfle başlatılıyor tutanaklarda. Yani özel isim muamelesi yapılmıyor.

Geçenlerde HDP Milletvekili Lezgin Botan bu uygulamaya isyan ediyordu:

“Meclis tutanaklarında ‘Kürdistan’ ismi büyük harflerle, Türk Dil Kurumunun kurallarına göre yazılırdı. Ancak bu değişti. Bu konuda verdiğimiz önergeye İsmail Kahraman akıllara ziyan bir cevap verdi. ‘Kürdistan diye bir şey yokmuş’ dedi.”

Anladık, Kürt de yok, Kürtçe de yok, Kürdistan da yok!

Eğer Kürt yoksa,  bir güne, örneğin düne, yani  28 Aralık 2017’ye onca zulmü ne ara sığdırdınız.

Eğer Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!

.

Facebook Yorumları

reklam
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı