Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!


6.11.2018 - Bu Yazı 219 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Üzeri pullarla, etiketlerle, yazılarla, karalamalarla dolu bir mektup zarfı uzattı.

Sol üst köşesindeki adrese göre mektup Amsterdam’dan gönderiliyordu.

Mektubun üzerinde Türkiye’deki bir cezaevinin adresi vardı:

“Sayın Ahmet Altan

Silivri Cezaevi

Silivri/TÜRKİJE”

Ancak adresin üzerine bir çarpı atılıp üzeri karalanmıştı.

Büyük harfle “İADE” yazılmıştı.

Altında da küçük bir not vardı:

“Adresten Ayrılmış”

“Gördünüz mü” dedi “Ahmet Bey bulunduğu adresten ayrılmış! Ben şimdi bu mektubu Ahmet Altan’a nasıl ulaştıracağım? Yakınlarının adreslerini de bulamadım.”

Eğer özel değilse ve izin verirse mektubu yayınlayarak bir “açık mektup”a dönüştüreceğimi, böylelikle yakınları tarafından Ahmet Altan’a ulaştırılabileceğini söyledim.

“Hay, hay” karşılığını verdi.

Zarfı bana veren; 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da sürgün yaşayan, saygın bir çevredeki Türkiyeliler arasında iyi tanınan Fatma Dikmen’di.

Hollanda’dan Türkiye’ye gitmiş, oradan geri gönderilmiş zarfı açtım.

İçinden çok şık bir kart çıktı. A5 büyüklüğünde bir kağıda yazılmış mektup katlanarak bu zarfın içine konulmuştu.

Fatma Dikmen, Ahmet Altan’a yazdığı mektuba “Efendim merhaba” diye başlamıştı:

“Bu çok geç kalmış ‘merhaba’yı kabul etmenizi rica ediyorum. Sebep şu: Rehin alındığınız günden beri size ve M. Altan’a göndermek üzere aldığım kartlar, masamda bir vicdan eziyeti gibi duruyor. Sanki ellerim kırıldı, kalemi tutamadım, gün be gün azalarak, utanarak, kendime öfkelenerek yaşadım.

Şimdi internette Sanem ile resminizi gördüm.

“Şimdi” dedim yaz, ne yazarsan yaz, ama yaz!

Ben Akşam (eski) gazetesinde Ç. Altan’ın makalelerini ve gazetenin tümünü okuyarak sağlam bir bilinç ve duruş edindim. Ardından sizi sürekli izledim. Bana ikinci bir yol feneri oldunuz.

Şimdi Amsterdam’da otuz yıldır mecburi ikametteyim. Size ulaşıp bir dal çiçek getirme şansım ile yok.

Beni bağışlayacak dev bir yürek ve akıl taşıdığınızı biliyorum. Eğilmez başınız önünde diz çökerek ve anlatılacak muhteşem Silivri hikayelerini bekleyerek en iyi duygularımı, saygılarımı iletiyorum.”

Fatma Dikmen’le Hollanda’nın Rotherdam kentinde gittiğimiz toplantıda karşılaşmıştık.

Rijnmond Alevi Kültür Merkezi ile Hollanda Türkiyeli İşçiler Federasyonu’nun ortaklaşa düzenlediği “Ortadoğu’da Durum” başlıklı panele katılmak üzere Ragıp Duran’la birlikte gitmiştik Rotherdam’a.

Gazeteci Füsun Erdoğan’ın modere edeceği panelde biz de geçen ay gittiğimiz Kuzey Suriye’ye ilişkin izlenimlerimizi de anlatma fırsatı bulacaktık.

Hollanda’da Türkiye’den tanıdığımız eski dostlarla buluştuk, yeni dostluklar kurduk.

Panele ilgi de dikkate değerdi. Salona gelenler Türkiye’de, Suriye’de ne olduğunu, Rojava’daki gelişmeleri hem yakından izleyen hem de yeni gelişmeler hakkında bilgi almak isteyen katılımcılardı.

Panel öncesinde, verilen arada ve sonrasında sohbet ettiğimiz insanların büyük bölümü Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmışlardı.

Elbette bugün 70 yaşını aşmış Fatma Dikmen gibi yıllardır Avrupa’da sürgün yaşayanlar da vardı ama büyük çoğunluğu yeni gelmiş gençler oluşturuyordu.

Kiminin hakkında dava açılmış, kiminin hakkında verilen ağır hapis cezaları kesinleşmiş, onlar da çareyi yurtdışına çıkmakta bulmuşlardı.

Kimi pasaportuyla çıkma şansını yakalarken, kimi de tehlikeli bir yolculukla, deniz ya da nehir aşarak ulaşmıştı Avrupa’ya.

Panel öncesinde kavalıyla müthiş bir müzik ziyafeti veren Aziz Yiğit de bu gençlerden biriydi.

İnsanların öykülerini dinlerken insanın içi daralıyor. Bütün anlatımlar aynı kapıya çıkıyordu; Türkiye artık düşünen, muhalefet eden, haksızlığa boyun eğmeyen insanlar için koskocaman bir cezaevine dönüşmüştü.

Mevcut cezaevleri yetmiyordu. Türkiye’deki cezaevlerinin kapasitesi 200 bin dolayındayken tutuklu ve hükümlü sayısı çoktan 230 binlere gelmişti.

Fabrikalar kapatılıyordu Türkiye’de ama harıl harıl yeni cezaevleri yapılıyor, yeni cezaevleri açılıyordu.

AKP iktidarının belki de sözünü kesin kes yerine getirdiği tek alan vaat ettiği cezaevlerini açmaktı.

AKP iktidara geldiğinde 60 bin dolayında olan tutuklu ve hükümlü sayısı artık 250 binlere doğru tırmanıyordu.

Artık illere, ilçelere cezaevi yapılacak olması o kent halkına bir “müjde” olarak veriliyordu; “Develi’ye cezaevi müjdesi”, “Müjde, Çorum’a yeni cezaevi açılıyor” gibi başlıklar atılmış haberlerle dolu yerel ve ulusal gazeteler.

Hatta, iki bin kişilik yeni bir cezaevinin inşa edileceği bir kentin AKP İl Başkanı bakın nasıl da ballandıra ballandıra anlatıyor “cezaevinin nimetleri”ni:

“Cezaevinin kentimiz ekonomisine katkısı olacak. İnşaatlarında birçok işçi çalışacak. Tamamlandıktan sonra ise 750 personel istihdam edilecek. Yine buradaki bölük komutanlığının yerine tabur komutanlığı gelecek. Burada da personel artmış olacak. İki bin kişilik cezaevine sadece kentimizden değil, bölge illerinden de mahkumlar gelecek. Burası ziyaretçi akınına uğrayacak. Mahkum ziyaretine gelenler alışverişlerini kentimizden yapmış olacaklar.”

AKP iktidarı Türkiye’yi “serbest piyasa ekonomisi”nden “cezaevi piyasası ekonomisi”ne geçirmeyi başarmış sonunda. Yani “hayaldi, gerçek oldu”.

Adalet Bakanlığı verilerine göre geçtiğimiz beş yılda toplam 66,4 bin kapasiteli 79 yeni cezaevi yapılmış. Yine de yetmiyor. Gelecek beş yıl içinde de 228 yeni cezaevi daha açılacak. Türkiye’nin cezaevi kapasitesi 137,6 kişi daha artırılmış olacak.

İstatistikler de son 10 yılda tutukluluk oranının en çok arttığı ülkenin Türkiye olduğunu gösteriyor. Bu süreçte tutukluluk oranı Türkiye’de yüzde 161,7 artmış. Türkiye’yi Avrupa ülkeleri içersinde yüzde 81,8 oranıyla San Marino, yüzde 66 ile Arnavutluk izliyor. Aynı dönemde Hollanda’da tutuklu sayısı yüzde 38,9, Estonya’da yüzde 36,7 ve İsveç’te yüzde 26,2 azalmış.

Avrupa Konseyi ile Lozan Üniversitesi tarafından yapılan çalışmaya göre Avrupa’da 100 bin kişiye ortalama 127 tutuklu düşüyor. Bu konuda şampiyonluk Gürcistan’da; 100 bin kişiye 256 tutuklu. Avrupa’nın ikincisi ise Türkiye; 100 bin kişiye 244 tutuklu. Bu oran örneğin San Marino’da altı, İzlanda’da 37, Hollanda’da 51, Finlandiya’da 56…

Artık cezaevleri bir işkence evine dönüşmüş durumda. Hasta mahkumlar özellikle muhalifse ölmeden cezaevinden çıkmaları neredeyse imkansız.

Erdoğan’ın tek adam rejimi Türkiye’yi dünyanın en büyük cezaevine dönüştürüyor asıl olarak.

İşte “ileri demokrasi” diye ben buna derim.

Ama eminim, dünyadaki cezaevlerindeki tutuklular ve hükümlüler arasında bir münazara, bir bilgi yarışması, bir kompozisyon, bir gazetecilik, bir öykü ya da roman yarışması yapılsa, Türkiye bu alanda kesin dünya şampiyonu olur.

Çünkü gazeteciler, yazarlarla dolu Türkiye’nin cezaevleri. Büyük bölümü HDP’li olan milletvekilleri, parti yöneticileri içerde.

Türkiye’nin cezaevlerindeki sırf üniversite öğrencilerinin sayısı 70 bin.

Yani bir araştırma yapılsa, iddia ediyorum ki değil Avrupa’nın, en eğitimli, en yetenekli tutuklu ve hükümlüler oranı açısından Türkiye dünyanın şampiyonu olur.

Dışarıda kalanların çoğunluğu ise malum; Silivri Cezaevi’nde yattığı tüm dünya tarafından bilinen Ahmet Altan’a giden bir mektubun üzerine “Adresinden Ayrılmış” yazacak kadar yerli ve milli!

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8