Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Geldikleri gibi gitmeyecekler; kesin bilgi


12.4.2019 - Bu Yazı 185 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Boykot” çağrıları vardı 31 Mart yerel seçimlerinden önce; “Diktatörler kaybedeceği seçime girmez”, “Kaybetseler bile vermezler” diyorlardı.

Ama bu seçimlerde gördük ki diktatörlük heveslileri de bazen kaybedecekleri seçimlere girebiliyorlarmış.

Gelelim, “kaybetseler bile vermezler” kısmına…

Devletin haber ajansı AA, örneğin İstanbul’da AKP adayı Yıldırım’ı açık ara önde göstererek başlıyor seçim sonuçlarını vermeye.

İlerleyen saatlerde giderek kapanıyor Yıldırım ile İmamoğlu arasındaki fark.

Dört binin altına inince AA sonuç vermeyi kesiyor.

İşte tam bu sırada Yıldırım çıkıyor kürsüye ve üç binden fazla farkla seçimi kazandığını açıklıyor.

Ancak saatler sonra anlaşılıyor ki, aslında öne geçen Yıldırım değil, İmamoğlu.

Binali Yıldırım’ın “yatacağız kalkacağız, yatacağız kalkacağız, yatacağız kalkacağız” tekerlemesini eksik anlamışız. Meğer o cümlenin başında “çamura” sözcüğü varmış.

“Çamura yatacağız kalkacağız, çamura yatacağız kalkacağız, çamura yatacağız bir daha kalkmayacağız. Hop, hep iktidardayız.”

İşte o saatten sonra AA’yla başlayan “İstanbul Belediye Başkanlığı'nı AKP’ye kazandırma operasyonu”na devletin tüm kurumları var olan güçleriyle katılıyor.

Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde bir toplantı yapıyor Erdoğan. Katılanlar arasında İçişleri ve Adalet Bakanları da var. Ama işin ilginci o katılımcılardan biri de AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmaktan gayrı hiçbir özelliği kalmamış olan Binali Yıldırım.

Yani görünen o ki Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanları partilerinin adayıyla “rakibin kazandığı belediye başkanlığını nasıl geri alırız ya da seçimi nasıl yeniletiriz” toplantısı yapıyorlar.

Bir yandan yasalara, daha önce verdiği kararlara aykırı olarak ilçe, il seçim kurulları ve YSK eliyle kimi yerlerde geçersiz sayılan, kimi yerlerde bütün oyları saydırmaya başlıyorlar.

Bu toplantının ardından bir operasyonu devreye sokuyorlar Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden.

Yüzlerce polis, muhalefetin “20 binden fazla sahte seçmen yazdırdığı” iddia edilen Büyükçekmece ilçesini adeta basıyor. Evlerin kapısına dayanıyor polisler. Bir çaldıkları kapıyı dört defa beş defa çalıyorlar hatta. “Niye burada oy verdin” diye soruyorlar. “Neden Büyükçekmece’de oturup başka ilçede çalışıyorsun” diye soruyorlar. Hatta “Kime oy verdin” sorusunu yöneltmekten bile çekinmiyorlar.

Oysa ortada birkaç yüz dışında kaydırılan seçmen yok. Olanların bir kısmı da itirazlar üzerine silinmiş.

24 Haziran seçimlerinde 172 bin seçmeni var Büyükçekmece’nin. Dokuz ay sonraki 31 Mart seçimlerinde de 174 bine çıkmış. Bunlardan 700 kadarı da 18 yaşını dolduran, ilk defa oy kullanan seçmenler.

Ama, İçişleri Bakanlığı devreye girerek Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden bir ilçeye polis baskını yapılarak “sahte seçmen” aranıyor.

Oysa itirazlar Ocak ayında tamamlanmış. Seçmen listeleri kesinleşmiş. Kesinleşen listeler üzerinden yapılan itirazları reddeden YSK kararları var. Ama buna rağmen İstanbul’da seçimi iptal ettirmek için devletin tüm güçleri seferber oluyor.

İşin ilginci kendi yaptıkları hileler üzerinden İstanbul’un seçimini kendi lehlerine sonuçlandırmak, bütün suçu da CHP’nin üzerine atmak istiyorlar.

Bu kadar arsız, bu kadar yüzsüz bir kadroyu Cumhuriyet tarihinde işbaşında bulmak imkânsızdır.

Bırakın seçim hilesi yapmayı, seçmen kaydırmayı becermek, CHP 31 Mart seçimlerine kadar sandık başında oylarına sahip çıkmayı bile becerebilmiş bir parti değil.

Eğer bu seçimlerde olduğu gibi, CHP 2014’ten bu yana yapılan seçimlerde kendi oylarına sahip çıkabilseydi Ankara belediye başkanlığını bir seçim önce kazanmış, bu ülkeye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelmemiş olurdu.

Bu seçimde AKP’nin bütün “oy çalma” oyununu bozan da zaten CHP’nin “geleneksel olarak oyuna sahip çıkamama” davranışını tamamıyla tersine çevirmiş olmasıdır.

Ancak gözler İstanbul’daki seçimlere çevrilmişken, Kürt kentlerinde çok büyük bir hukuk felaketi, hak gaspı, belediye başkanlıklarını haydutlukla ele geçirme süreci yaşanmaktadır.

Seçim öncesi askeri, polisi, korucu ailelerini kritik il merkezlerine seçmen olarak yazan, seçim günü hava ve kara köprüsü kurarak İzmir’den bile oy kullanmak için Şırnak’a ve bazı Kürt kentlerine taşıyan AKP iktidarı sadece bu yöntemle almadı HDP’nin kazandığı belediye başkanlıklarını.

Bazılar “FETÖ rehinesi” YSK üyelerinin de katkısıyla o pek övündüğü “milli irade”yi katletti Kürt kentlerinde.

Son durum itibarıyla bazı HDP’lilere hiçbir engel olmadığı halde hala daha mazbataları verilmemiştir. Ama daha vahimi, YSK’nın aldığı son karar HDP’li başkan adaylarına büyük bir tuzak kurulduğunu ortaya çıkarmıştır.

YSK, daha önce aldığı kararların tersine, hem de yasada olmayan bir biçimde KHK ile ihraç edilen ve seçime girerek belediye başkanı seçilen HDP’lilere mazbatasını vermeme kararı almıştır.

Oysa bu adayların başvurularını inceleyen ve aday olmalarında bir engel görmeyen de yine yasalar gereği YSK’dır.

Yaşanan demokrasi rezilliği bununla sınırlı kalsa yine iyi. Kurul, mazbatanın “ikinci gelen”e verilmesini kararlaştırıyor. Oysa belediye başkanlığı seçimlerinde “ikinci gelene” yoktur. Kazanan ve kaybeden vardır. Yani YSK pratikte “mazbatayı kaybedene verin” diyor.

Bu yüksek yargı eliyle Kürtlerin iradesine vurulmuş ağır darbedir.

Kurulun bu karar sürecini nasıl geçirdiğini HDP’li Mithat Sancar dün ayrıntısıyla anlattı:

“9 Nisan günü yapılan toplantıda konu tartışılırken adaylara mazbata verilmemesi kararı çoğunlukla alınmış. Seçimin yenilenmesi mi, en çok oyu alan adaya mı mazbata verilmesi kararı alınırken ilk oylamada eşit sayılar çıkmıştır. Bir gün sonra yapılan görüşmede ise oranlar değişmiştir. 7’ye 4 çoğunlukla karar alınmıştır. Seçimin yenilenmesi yönünde oy verenlerin kararı bir günde nasıl değişmiştir?”

Değişir elbette. AKP-MHP iktidarı ağır yara aldığı bu seçimlerde İçişleri Bakanlığı’yla, Adalet Bakanlığı’yla, askeriyle, polisiyle, yargısıyla devletin tüm güçlerini hem İstanbul’u kaybetmemek, hem de Kürtlere kazandıkları belediye başkanlıklarını vermemek için devletin tüm güçlerini seferber etti.

Aslında bu yerel seçimler, bugüne kadar yapılan bütün tartışmalara ilişkin bir test niteliği taşıyor.

Artık “Diktatörler kaybedeceği seçime girerler mi”, “Kaybetseler bile iktidarı veririler mi” gibi tartışmalar geçerliliğini yitirmiştir.

31 Mart yerel seçimlerinde sadece İstanbul ölçeğinde yaşananlar bile göstermiştir ki, diktatörlük heveslileri kaybedecekleri seçime girseler bile, kaybettiklerinde iktidarı vermeyecekler.

Kaybettiği İstanbul’da belediye başkanlığını devretmekte bu kadar zorlanan siyasal İslamcı bir iktidarın siz hiç kendi rızasıyla bütün Türkiye’nin yönetimini kazanan rakibine devredebileceğini düşünebiliyor musunuz.

Şu son 10-12 günde yaşadığımız pratik bile bize gösterdi ki; seçimle geldiler ama seçimle gitmeyecekler.

Yine de umutsuzluğa gerek yok. Çünkü biz bu pratik içersinde yine gördük ki; evet bunlar seçimle gitmez. Bunları ancak devletin tüm gücüne, iktidarın bütün hilelerine, oyunlarına karşın seçim kazanmış bir halk götürür. Elbette bir daha seçim olursa…

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.4.2019
Türkiye bu sistemi taşıyamaz!
21.4.2019
‘Büyük ustalık’ bitti; Erdoğan’ın ‘tökezleme’ dönemi başladı
16.4.2019
Zulmünüz o kadar arttı ki zevaliniz çok tez olacak!
12.4.2019
Geldikleri gibi gitmeyecekler; kesin bilgi
10.4.2019
Erdoğan çıktığı sandığa gömüldü!
6.4.2019
Panikleri büyük; Erdoğan ‘yenilmezlik’ unvanını kaybetti!
27.3.2019
Hiçbir korkuya benzemez ‘kaybetme korkusu’
15.3.2019
Siyasetin sefaleti; ezan, bayrak, Sakarya
6.3.2019
Orta Asya’dan gelmiş, Ön Asya’dakini kovalıyor
1.3.2019
‘Beka’nın sırrı: Seçimi kaybetsem de iktidarı bırakmam
26.2.2019
Türkiye’nin çok güvenilir bir İçişleri Bakanı var!
23.2.2019
AKP-MHP iktidarı Türkiye’nin beka sorunudur!
19.2.2019
‘Soylu’ milletler ‘soylu’ politikacılara güvenir!
12.2.2019
Domates, biber, patlıcan; batan geminin malları bunlar!
8.2.2019
Ne âlâ memleket; engelle, yasakla, tutukla
5.2.2019
Cumhur İttifakı'nın sinirleri fena halde bozuk
29.1.2019
Kürt sorununda Türkiye’nin saplandığı bataklık
15.1.2019
İktidar şaşkın da ana muhalefet daha da şaşkın
11.1.2019
Özgür Özel’in keşfettiği ‘güç’
8.1.2019
Meşruluğunu yitiren seçim; 31 Mart
4.1.2019
Savaş koalisyonu duvara tosladı; kanlı tuzaklara dikkat!
28.12.2018
31 Mart sadece yerel seçim değildir!
21.12.2018
Meğer Erdoğan’a kayyım değil, ‘kayyım koalisyonu’ atanmış!
18.12.2018
IŞİD’in de AKP iktidarının da ortak hedefi Mahmur Kampı
14.12.2018
‘Sarı Yelek’te beka, ‘sarı etek’te istikbal arıyorlar!
12.12.2018
Kendi arkası hep açık ama başkasının düşen donuna güler
8.12.2018
Gezi İsyanı Erdoğan’a da lazım oldu!
4.12.2018
İzmirliler içerler ama yemezler!
1.12.2018
AKP’nin de kayyımı MHP oldu!
27.11.2018
Riyakârlıkları zirve yaptı!
23.11.2018
Ne yaptılarsa tam tersini söylüyorlar
20.11.2018
AKP iktidarı; suç icat etme makinası!
16.11.2018
Tutabilecekleri tek vaatleri; daha çok cezaevi!
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net