Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler


5.11.2017 - Bu Yazı 189 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yaşadığı Batıcıl-modern hayatın herhangi bir manevi açılım sağlamadığını anlamış, 'ruhi yükselme' arayışındaki Beyaz seçkinlerin boşluklarını 'gurularla' doldurmaktan başka çareleri yoktur.

İşte Yeni Çağ dinlerinin ve giderek 'psikanaliz dininin' kökünde bu boşluk vardır.
Varlık denizinde, ya yavaş yavaş hedonizm ve narsisizm bataklığına batarsın ya da suda yüzen herhangi bir şeye sarılırsın.
Sonuç: El yordamıyla oluşturulmak istenen trajik 'yükselme' arayışı, bazen maddi, çoğu zaman da manevi tahakküm karşılığı pazarlanan çiğ haller, bu hallerin büyüsüne kapılıp son bir ümitle sahte 'ermişlere' sarılan lar...
Yoğun meditasyon tecrübesi, insanda unutulmayacak bir iz bırakabilir. Çok derin bir mutluluk, esenlik, özgürlük, ferahlık duyguları yaşanır; dünyanın önündeki sis perdesi, adeta bir rüzgâr esintisi ile dağılır.
Belirli bir süre bu durum tekrarlandıktan sonra, gündelik dünya, artık eski cazibesini yitirir. Gün doğumunda, gün batımında hep o 'hali' arar duruma geliriz.
Bir tür 'anlık bağımlılık' oluşur. Tıpkı bağımlılık yapıcı maddelerde olduğu gibi, giderek meditasyon süresini uzatmak ve bu hali derinlemesine yaşamak arzusu belirir. Bu süreç bir tür manevi hedonizme dönüşebilir...

***

Bu arada sakinleşmiş zihinde birtakım değişiklikler meydana gelir. İnsan çirkinse güzelleştiğini sanır. Pek zeki değilse bile etkileyici sözler etmeye başlar. Giyimini, kuşamını değiştirip 'bilge' kılığına girer.
��ekingense artık insanların, özellikle karşı cinsin gözlerine derin derin, etkileyici bir çekicilikle bakabilir ve birçok balık oltaya tutulur.
İç dünyasında da bazı değişiklikler olur. Nefsi karmaşalara değişik bir açıdan bakma yeteneği kazanır. Kavgalı olduğu insanları affedip onlarla barışabilir.
Rüyaları güzelleşir, bir estetik anlayışı gelişir. Adeta coşku dolu bir balayı dönemi yaşanır.
Peki, bunun neresi yanlış diyebilirsiniz?
İlk bakışta, satıhta her şey güzeldir. Gelgelelim nefsimiz sinsidir, boş durmaz. Kendini bu yeni role hazırlar. Jung'un 'benlik şişmesi' dediği şey devreye girer. İnsan kurbağa gibi şişer ve kendini bir halt zanneder. Kendi şişirdiği balona tapan sahtekârın sahnesidir bu. Kendini dolandıranın...

***

Mevlana Celaleddin sahte şeyhlerden söz ederken, şöyle der:
"Bir buz parçası, bir buz parçası ile dostluk ediyor. Bir buz parçası öteki buz parçası ile aşk oyunu oynuyor. Ne kadar kulak verdim ve gözetledimse de onlarda bir hayat eserine rastlamadım ve onların dirilik nefesini duymadım. Böyle bir halden Allah'a sığınırız."
Bu çevrelerde kadim dine, ilkel! Yaradan fikrine, belirsiz! Kul olma bilincine 'köylülük' gözüyle bakıldığı için İslami bir çareye başvurmak söz konusu bile olamaz.
Ve sonra, piyasadaki avcı-gurulardan bir tanesiyle karşılaşılır.
Yüksek bir tahtta oturtulmuş, beyaz elbiseli bir 'mübarek' önüne çıkar! Yüzünde çalışılmış gizemli bir ifade, insanı delip geçen bakışlar...
'Bizimki' hipnotize olmuş gibi gözünü ondan ayıramaz. Hele bir de konuşmaya başladı mı?
Bu 'kutsal' zatlar öyle genel ifadelerle konuşurlar ki, sözleri tıpkı falcı, bohçacı kadınların söylemi gibi, üzerinize tıpa tıp oturuverir.
Dinledikçe gözler yaşlanır, yaka bağır açılır: "İşte bu!"
Seans bittikten sonra, 'mübareğin' şişman ayaklarını öpmek ve yakından görmek için sıraya girilir.
Fakat zaman içinde rahmani kudretin ipine sarılmayan bu coşku da erimeye başlar. Acı, hasret ve kasvet geri gelir.
Genelde bu tür insanlar 'guru'dan guru'ya' atlayarak bir ömür geçirebilir ve hiçbir zaman huzura erişemezler. Bu arada ilahi temizlik ve ahlaka uyulmadığı için -çünkü bu kurallara ancak 'yobazlar' uyar!- nefsin içindeki ışık sönmeye yüz tutar.
Yükseliyorum derken, Yerebatan Sarayı'nın en derin mahzenlerine kadar düşer insan...
Kitap ise şöyle der:
Bir de sana 'ruh' hakkında soru sorarlar. De ki:
"Ruh Rabbimin emrindedir, O'nun bileceği işlerdendir. Size sadece az bir ilim verilmiştir..."

***

M. Merter-Dokuz yüz katlı insan, kitabından kavlimce dönüştürülerek yazılmıştır.

.

Facebook Yorumları

reklam
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.