Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Mahmutpaşa medeniyeti


3.12.2017 - Bu Yazı 858 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen cumartesi keşfe çıktık, Nuruosmaniye'ye gittik.

Camiyi ziyaret ettik, iç ışıklarını seyrettik, 'in eleştirilerini düşündük.
Nuruosmaniye'ye bilge mimar Turgut Cansever batılılaşmanın ürünü olarak bakar. Yersiz bir görkemden bahseder. Oysa Osmanlı medeniyetinin diğer mabetleri abidevidir ve insana huşu hissi verir. Osmanlının kötü günlerinin bir yansıması olarak bu camii gereksiz bir güç gösterisidir ona göre...
Biz sıradan şehir gezginlerine göreyse latif bir restorasyondu. Nur indi yüzümüze...
Sonra ara sokakta küçük, çiçekli, resim gibi bir handa çay ocağına çöktük. İçerde duman gözlüklü bir bey, patron edasında oturmaktaydı. Bıyıkları biraz boyalıydı ama 'janti' bir hale de sahipti.
Muhabbet ehli memleket insanları olaraktan konu nereden açıldıysa Rio de Janeiro'ya geldi! Janti bey, dumanlı gözlüklerinin altından, "Orada 20 metrede bir yer altında tuvalet, duş var. Başında da bir hanım. Sahil tertemiz!" diye girdi. "Bak burada handa tuvalet yok. Caminin oraya bedava tuvalet açtılar, millet hurra oraya! Girmek imkansız. Paralı olmalı, Rio'da tuvalet paralı, sahil bedava!"
Çay demleyen ocakçı "Burada çalışan gariban çıraklar n'apicaklar abi?" diye sitem etti. Janti Bey, "E gidip o partiye oy vermeselerdi, bak şimdi de Atacı oldular" şeklinde gerilimi arttırdı.
Sessiz, muhabbeti dinleyen garson "Biz Allah'a tapıyoruz, büyüklerimize hürmet ediyoruz" sözünü yapıştırdı ama! Garson kardeşimin bilgeliğine dayanamadım, "Lidere sevgi din oldu mu sıkıntı!" deyiverdim.
Dumanlı gözlük bana doğru dikildi; "A bakın, ben her sene umreye giderim, o ayrı!" Karşılıklı eyvallah çektik, sohbet tatlıya bağlandı...
Sonra aynı handa 'Bahar' adında bir esnaf lokantasının beyaz örtülü masalarına iliştik. Menü yoktu elbette! Gidip bakır tencerelerden yemeğimizi seçtik. Haşlama ile taze fasulye anne eli değmiş kadar enfesti. Güler yüzlü insanlar servis etti. Kasada, adeta siyah beyaz filmlerden fırlamış tombili bir adam oturuyordu.
Ardından sonbaharın sonunu içimize çektik. Hanın tepesine çıktık, şehre baktık. Kubbeler 'İstanbulca' konuştu gene bizimle.
Kendimizi Mahmutpaşa yokuşunun rengârenk kalabalığına bırakırken, bıçkın bir tezgâhtar kulağımın dibinde "Kompile abiye içerdeee!" diye bağırdı. "Bana mı?" diye takıldım elemana. "Yok be abi, ortaya" dedi o da.
O esnada bol pardösülü, örtülü üç hanım: "Navigasyona baktık yok, şu adres neresi" diye sormaz mı? Muzip tezgâhtar "Doğru git, left side abla!" şeklinde cevap verince dayanamadım, kahkahayı patlattım...

***

Birilerinin birkaç yıl evvel şakşakçılığını yaptığı bir yazar, 'iç savaş çıkmadı' diye acınıyordu geçende. Cahillik medya dünyasında prestijli bir modaydı sanırsam. Halk çoktan bu seviyeyi aşmıştı.  bu konuda haklıydı, seviye yerlerdeydi.
"15 Temmuz'da halkın sillesini yiyip don-paça yakalananlar var ya! İşte onların arkadaşlarını izliyoruz şimdi mecliste, her yerde. Ondandır, hem burada, hem dışarda birileri 'don-faşo' ifşa oluyorlar yine!" diye mırıldanınca İçimdeki ihtiyar, beynimin gündemi değişti tabii.
'Solcuların' Amerika'ya bu denli yaltaklanmalarının sebebi kin-keşi olmalarıydı. Bir kuduz virüsüne karşı bağışıklık sistemleri çökmüştü zannımca...
"Amaan" diye geçirdim içimden... Kimse duramayacaktı Türkiye'nin önünde. Etrafımdaki insanlar mutedil şakalarla gülüyor, alışveriş yapıyor, harıl harıl pazarlık ediyorlardı.
Eminönü'ne yaklaşırken, bacağım boyunda bir adam yanımdan, boncuklarla süslü ve bir 'sokak bienalini' andıran sanatkârane arabasını iterek geçti. Esnaf ardından, "Hayırlı akşamlar baba" diye sesleniyordu. "Ne satıyorsun baba?" diyerekten kendime meraklı gazeteci süsü verdim. "Fındık" dedi, "Bitirdik şükür..."
Fazla yüz vermedi, kalabalığa karıştı. Ak bıyıkları çenesine uzanmıştı.
Karşıdaki Büyük Yeni Han'ın duvarında, ecdadın kuşlar için kondurduğu kararmış 'Kuş Sarayı'na baktım.
Kafadaki fazileti yükseltmeliydik, yapacak çok iş vardı...

.

Facebook Yorumları

Kod8
2.12.2018
Kozmik durumlar
26.11.2018
Geri dönen cüzdan
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8