Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

İnsan bitkin bir hayvan değildir


24.12.2017 - Bu Yazı 679 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yürümeyi severim. İstanbul yürümek ve düşünmek için güzel bir arkadaştır. Yürümek bir spor değildir. Öğrenilmez, en azından bir başarı veya başarısızlık söz konusu olmaz. Öyle serazat bırakırsın kendini kaldırımlara.

Yürümek için idman yapmanız ya da odaklanmanız gerekmez. İnsanları ve mekânları seyrederek akar gidersiniz.
Herkes bilir yürümeyi. Mesafeleri bir ritimle kat etmek yeterlidir. Tek yapmanız gereken bunu tekrarlamaktır: Bir ayak diğerinin önüne!
Sakin ve dönüştürücü bir eylem. Düşüncenin tatlı sevgilisi.

***

'Yalnızlık' yalnız olmayı değil, ayakta kalmayı öğretir.
; "yalnız bir ülke" değildir. Ve hiçbir zaman da yalnız olmamıştır.
Arap halkları,  yoksulları, 'nın sosyalistleri, sokakların vicdanı ve  hep Türkiye'ye doğru bakar. Boş verin siz Amerikan selefilerini. Bir kıymeti yoktur onların...
"Bir uygarlık efsaneyle başlar, kuşkuyla yıkılır," demiş Cioran.
Tüm dünya bugün Amerika'dan bütünüyle kuşkudadır! Televizyonda dayılanan arsız sarışın, kendisi hakkındaki kuşkunun esaretindedir artık. Tokat beklemediği yerden gelir, gelmiştir...
"İnsan bitkin bir hayvandır," diyor Nihilist Cioran, batılı filozof.
Bana göre bitkin olan seküler insandır. Çünkü kendini hayvan olmaya adamıştır! "Özgür bırak içindeki hayvanı" diyerekten Freud'la birlikte caddelerde çırılçıplak koşamadıkları, birbirlerini rahatça ısıramadıkları için bunalımdadırlar, bitkindirler. En azından gelen haberler öyledir.
Tanrıyı dünyadan kovmayanların menkıbelerinde ise hayvani tarafını aşmak için çabalayan bir insandan bahsedilir. Fark oradadır!
Mesela, dikkatli bakın 'a. Haz şişkini her egoda, vahşi bir yırtıcı sırıtır.
Evet, Beyaz insan, bitkin bir hayvandır...

***

Geçen gün arkadaşım Filozof İrfan ile yürüyorduk, yanımızdan markalı outdoor giysileriyle genç yürüyüşçüler geçti.
Hızla bizi geçmek isteyen spor dininin müritleri, varlıklarını hissettirmek için sert adımlar atıyorlardı. Kenara çekilip feryat figan güruha yol verdik. Sırıtarak solladılar. Onların geçip gitmesini izleyen İrfan, "Bak, varacak bir menzilleri olmadığından korkuyorlar, onun için bu kadar hızlı yürüyorlar," dedi.
Kıssadan hisse şuydu: Yürürken, kendine güvenin ve cesaretin sahici göstergesi yavaşlıktır! İyi yürüyüşçü süzülerek gider. Kötü yürüyüşçüyse bazen hızlı ilerleyebilir, ani süratlenmelerle kazandığı hızın ardından soluk soluğa kalır. Coşkuyla hareket etmenin, bedeni itip kakmanın sonucu kan ter içinde kalmış kıpkırmızı bir surattır. Yavaşlık tam olarak aceleciliğin zıddıdır.

***

Kronometreler, adım sayıcı telefonların baskısı insanı bezdirir. Hızın zaman kazandırdığı bir yanılsamadır!,
Hesap ilk bakışta kolaydır: Yapacaklarını üç saat yerine iki saatte yapıp bir saat kazan. Fakat bu, günün her saatini birbirine eşitmiş gibi anlayan robotik bir hesaplamadır.
Bilakis zamanı hızlandıran acelecilik ve sürattir. Böylece zaman daha çabuk geçer ve iki saatlik bir telaş, günü kısaltır.
Yavaş yavaş yürüdüğünüz günlerse çok uzundur. Daha uzun yaşamanızı sağlar. Çünkü zamanı eklemlere eziyet ederek geçirmek yerine her dakikanın nefes almasına, derinleşmesine izin verirsiniz.
Acele etmek birden fazla şeyi tek seferde ve çabucak yapmaktır. İnsan tıkıştırılmış bir çekmece gibi şişer.
Yoksa obezite ve spor neden ikiz kardeşler olsunlar ki!..
Zamanın esnemesi mekânı derinleştirir. Yürümenin sırlarından biridir bu: Manzaraya, onu her adımda biraz daha tanıdık kılan bir yavaşlıkla yaklaşmak. Tıpkı dostluğu derinleştiren düzenli görüşmeler gibi.
Vakit nakittir sözü, doymaz bir tüccarın armağanı olsa gerek. Bizim sözümüz 'Acele giden ecele gider!' olmalıdır.
Fakat öte yandan evet! Solukbenizli Ecnebiler, hırs atını omuzlarına alıp kendilerini ata kamçılatarak koşmaları hasebiyle, pasif agresif bir telaş içindedirler ve bu yüzden 'Bitkin bir hayvan' olabilirler.
Ama lütfen bizi bu işe karıştırmasınlar. Meseleyi kendi aralarında halletsinler.
Biz yürürüz...

(Meraklısına: Yürümenin Felsefesi, güzel kitap.)

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8