Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Sürgündeydik geri dönüyoruz


4.2.2018 - Bu Yazı 487 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 1

 Herkes kendi şarkısını söyler. Şarkı dediğin bir edep âdap durumu. Bilgi ister, emek ister. Armoni ister, harmoni ister, cesaret ister.

Bizim problemimiz çok uzun süredir başkalarının şarkılarını söylemekti. Beyaz Adamı inatla taklit etmekti.
Zihnimiz kireçlenmişti. O kireç çözülüyor. Mesele bu...

***

Kapışma devam ediyor fakat!
Yani biz kendi şarkılarımızı söylemeye başladığımızda oluyor bütün bunlar.
Esasen ne yapacaksak kendimize bakarak yapacağız. Sürekli Batı'yı suçlamak, eksiklerimize mazeret bulmak için didinmek yorucu! Oradan mezun olmalıyız...
Bu ülke büyük bir kültürün aysbergi!
Altımızda; ırklara, dinlere, meşreplere minarelerin gölgesinde serbestiyet tanımış bir medeniyet. Herkesin kendi inancıyla mutlu yaşayacağı bir beldenin tam üstündeyiz.
Ne zaman ki rotamızı kaybetmişiz, orada çıkmış 'Çivilizadeler', bağnazlar, tefrik edici cahiller. Hatalardan, günahlardan öğrenerek gelmişiz ille velakin bugüne! Edebali ile Mevlâna bizim can suyumuzdur fikrimizce. Turgut Uyar da bizdendir, Necip Fazıl da. Sezai Karakoç dağlar yüreğimizi, içimiz yanar. 'le bir martı kanadına benzer halimiz.
Mirasımızı, Divan şiirinden de öğrenebiliriz.

***

Çok şeyi unuttuk. Aklı ve zekâyı abarttık, kadeh tutmayı medeniyet sandık. Öyle öğretti kurucu babalar bize.
Kadın-erkek ilişkisi, bir bardak suydu içilmesi gereken. Cinsellik, içindeki hayvanı serbest bırak, demişti Freud.
Onları, seküler psikologları peygamber belleyen kuşaklar, ondan oldu heder!
Tarihe, hüzne, camilerde diz kıranlara sırtımızı döndük. Merhamet, bir tür 'kezbanlıktı' Cihangir havzasında. Öyle öyle kaybolduk bu dünyada.
İşte ondan kimsesiz, koparınca ilim-irfanımızın ipini, unuttuk dilimizi. Tevhid, modası geçmiş bir isim olarak kazındı zihnimize.
Yazık oldu o kadar yıl, onca gençliğe...

***

"Yok sayılanlardan bahsetmenin zamanıdır, hata yapanlardan konuşmanın vaktidir!" diyor bir film.
Cezayir asıllı Fransız yönetmen 'e, 2004 Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü kazandıran bir film bu: Exils, Sürgündekiler. Beş parasız en dipte iki Arap genci, kendilerine "Kimiz biz?" diye sorarlar. Zano ve Naima Cezayir'e gitmek için 'i terk eder. Otostopla ilerlerler.
Gençler İspanya'dan karşıya 'ya geçeceklerken, genç kız barın birinde, gider bir kazuletle ilişkiye girer. "Niye?" der delikanlı kız pişmanlıkla onu bulduğunda, "nereden öğrendin sen bu çirkinliği?" "Senin öğrendiğin yerden" der kız. "Porno filmlerden!"
Kayıp gençler meşakkatli tecrübelerden sonra Cezayir'e ulaştıklarında, büyük umutlarla ana kucağına ayak bastıklarında kendilerini, kaçar adımlarla ülkelerini terk eden mahşeri bir yoksul kalabalığının içinde bulurlar.
Köklerinin çağrısını duyan bu iki yolcu, bir zikir ayininde kendilerinden geçerler ve sonra ziyaret ettikleri ecdatlarının mezarından uzaklaşırken, mezar taşında unuttukları kulaklıktan şu şarkı yükselir:
"Çok uzun zamandır sizlerden bihaber, yalnız kaldık. Parklarımızdaki yasemin kokusunu unuttuk, hatta annelerimizden miras kalan dilimizi de..."
"Kim bilir belki de bir şiirin söylediği gibi, unutmak için verdiğimiz onca çabadan, geçtiğimiz onca yıldan sonra, tam unutmaya alıştırmışken kendimizi, artık unutmak istemediğimizi fark ederiz bir anda!"

***

Asıl iş kendini bulmasıdır insanın, öyle diyor bizim bilgeler.
Muhiddin İbni Arabi, İslam bilgeliğinin piri, "kendini bilen rabbini bilir" hadisi üstüne şöyle yazmış:
"Kulun takdisi, kendisini bilmesidir. Öyleyse insan ancak 'kendisiyle' temizlenmiştir."
Kişi, kendini çözünce kutsanır diyor pir. Kişi ancak kendisiyle temizlenir, asıl işi kendinle...
Şunu da teyellemek isterim fakat bir de:
İnsan çok kelime sarf eder, ama hep kendini anlatır finalde...

***

(Meraklısına: Exils ile ilgili alıntılar filmhafizasi.com sitesinden, 'Dilek' adlı yazardan alındı.)

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 1
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8