Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

İstanbulluluk martıyla konuşmaktır


13.5.2018 - Bu Yazı 330 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ortasından deniz geçen bir kent. Doğu'nun da Batı'nın da tam ortasında, kalbimizin başkenti. Bize benziyor! Ne kadar hoyrat olsak da kendini korumakta azimli.

İstanbul boğazına düşkündür. Hem Bosphorus'a, hem midesine! Mesela bu Manevi Başkent'in bir hediyesi de lâkerdadır bence. Osmanlı Kanunnameleri taa 1600'da bahsediyor lâkerdadan.

***

İstanbul bir insanlık geçidi aslında. Bir varoluş senfonisi... Kebaplar kadar yedi tepenin kültürünü yemeklerinden de okuruz, onu diyorum. İstanbullu olmak denizi koklamak, onunla arkadaş olmak biraz da.
Dünya kültürü bu komplekssiz şehrin kılcal damarlarında akıyor, akmış. Bu şehrin kaderinde Dünya Kültür Başkenti olmak varmış...

***

İstanbul bir erdem hareketi, bilgeler barınağı. Sümbül Efendi, Ebul Vefa, İsmail Maşuki, Aziz Mahmut Hudai ve yüzlercesi. Hepsi bizim.
Ve dahi en öncesi Fatih Mehmet Han ile İstanbul'a giren ve bizzat Fatih tarafından şehrin 'Manevi Fatihi' ilan edilen !
Hepsi birer Sufi bilgedir.
İstanbul evliyalar kentidir. Eyüp Sultan'dan yükselen bir ilhamdır bu şehir. İstanbul, 1925'e dek 500'e yakın farklı düşünce, hal ve tefekkürde tekke barındırmıştır. Ve İstanbullular şehre belki ondan 'Açık Tekke' demişler.
İslam medeniyetinin tekâmül ettirici fikirleri böylece ekolleşmiş. İstanbul halkı zaman bulduğunda, hür tefekkürün merkezlerine gitmiş, zevk almış.
Dünyanın her yanından düşünürler bu nedenle şehre akın etmiş. Çünkü Osmanlı en evvelinde bir kültür imparatorluğu. Ondandır ki fikri cereyan kesildiği an inişe geçmiş...
Hürriyet ve kültürel muhtariyet o yüzden mühim. Serbestiyet bir İstanbul terimi. Bu efsanevi şehrin  olmak, evet, iman tahtasına yazılmış...

***

İstanbul, sultanların şehridir. Bir kadın uygarlığıdır aynı zamanda. Kadınları, 15 Temmuz'da konuşmuş, herkes duymuştur.
Elimizden çektiği zulmü hatırladığımız günlerde, Bilge Mimar Turgut Cansever'e de kulak vermeli. 'ın torunları olduğumuzu unutmak, ciddi bir reddi miras mahkemesine neden olabilir.
"Halk Haktır!" hadis-i şerifinden hareket eden Osmanlı, halkın kendi mahallelerini inşa etmesini sağlayarak kültürü sivilleştirmiştir. Bugün bu klasik erdem, "Katılım-sürdürebilirlik-halkın yapabilir kılınması-adalet ve şeffaflık" adıyla Avrupa değerleri olarak konuşulmaktadır. Bireyi kendini gerçekleştirmesi için serbest bırakmak! Sonuçta "çoğulculuk" nesebimizde vardır.
İstanbul'un manevi fatihi Ak Şemseddin' in hocası Hacı Bayram-ı Veli şöyle yazmıştı:
"Çalab'ım bir şar yaratmış, iki cihan arasında / Bakıcak didar görünür, o şar'ın kenaresinde."
Hacı Bayram, şehir derken kalp demek istemiş. Yani, hikmetin cem olup toplandığı yer.
Bakınca yüzü görünür diyor, sevgilinin, aşkın. Yüzü görünür, bakınca o şehrin kenaresinden! İstanbul hattı zatında aşktır. Onu da söylemeli.
Medeniyetlerin kalbinden bahsediyoruz. Dünyayı sarsan bir ecdadın torunları orada yaşar. Bu noktada söz konusu olan sadece eski İstanbullular değil, İstanbullu olmayı bir gül gibi yakasında taşıyanlardır.
İstanbul erdemin, özgürlük ve sivil siyasetin de ana kucağıdır. Ülkeyi dönüştüren güç İstanbul'dan çıkmıştır.  kıyıları şehrin hafızasına kazınır.
Bu cazibe merkezine ışığı izleyen kelebekler gibi Anadolu'nun ve dünyanın dört bucağından koşup gelenler burada bir çiçek bahçesi yaratırlar. İstanbullu olmak bir medh-ü senadır, bunu söylemeliyim. Sokaklarında pazar torbalarıyla kadın-erkek arifler dolanır.

***

Geçen gün şehrin küçümen bir adasından kalkıp şehre geçerken yolda, erguvanlara baktım. Dökülmeye başlamışlardı.
Akasya ağacının altı zambak renkli yapraklarla doluydu. Arap yaseminleri ve hanımellerinin kokusu elini omzuma koydu. Sonra vapur ve martılar.
Bir yerlerde bir şarkı çalıyordu, kız sen İstanbul'un neresindensin, diyerekten.
Martıyı hatırladım, vapurda simit attığım.
"Abi" demişti martı, "N'olur söyle, başka İstanbul yok de, Allah'ını seversen!" Kuş doğru söylüyordu. Mecazi aşkımızdı bu şehir. Şakaya gelmezdi.
"Başka İstanbul yok be kardeşim" dedim. Kendi kendime dedim.
Martıya söz vermiştim...

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8