Cem SEY



Bookmark and Share

İnsan odaklı çözüm


28.05.2012 - Bu Yazı 2562 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yunanistan’da seçim krize çözüm olmayıp, seçimlerin yenilenmesine karar verilince borsalar birbirine girdi.

Aslında Yunan halkının AB’nin neo-liberallerinin dayattığı çözüme “hayır” diyeceği baştan belliydi.

Ama kendi aralarında da zaten anlaşmakta zorlanan Avrupalı liderler, “belki bir sürpriz olur” havasına girdi.

Dolayısıyla asıl bu gelinen nokta onlar için hiç sürpriz olmadı.

Şimdi, yeni seçimi beklerken, bir yandan da Avrupa Birliği’nin ortak para birimi Avro’nun içine düştüğü derin krizi aşmaya yarayacak ve bu krizin ekonominin bütününe sirayet etmesini önleyecek çeşitli stratejiler üzerinde düşünülüyor.

Bu tartışmalarda da, krize rağmen ekonomisi sallanmayan Almanya’nın, bu nedenle oluşan yeni ağırlığını ne yönde kullanacağı büyük önem taşıyor.

Almanya, AB içinde bugüne kadar en doğru politikaları uygulamış gibi görülüyor.

Oysa Almanya’nın politikasının sadece AB içindeki diğer ülkeler karşısında bir avantaj sağladığı ve bu yüzden bu ülkenin başarısının aynı zamanda diğer ülkelerin başarısızlığına neden olduğu da dile getiriliyor.

Almanya’nın Eurobond’lara karşı tavizsiz direnişi, bugüne kadar gelen önerilerin yaşama geçirilememesinde büyük rol oynuyor.

Almanya’nın bu çözümsüzlük politikası, onun yapacağı önerilerin ağırlığının artmasına neden oluyor.

Şimdi Alman politikası, AB ekonomisinin ve Avro’nun sağlığına kavuşturulması için planlar hazırlıyor.

Bunların en önemlisi tabii, iktidarda bulunan muhafazakârlarla neo-liberallerden oluşan koalisyonun hazırladığı paket.

Bu paketin ana hatları belli olmaya başladı.

Paket, Almanya’nın krizin başından beri savunduğu teze dayanıyor.

Bu da, “dengeli kamu maliyesi ile Avrupa’da kalıcı büyümenin aynı madalyonun iki yüzü olduğu” düşüncesi.

Yani Berlin AB’ye tasarruf politikaları öneriyor.

Dayatıyor demek daha doğru olur.

Fakat planın asıl önemli yanı, AB içinde özel ekonomik bölgeler oluşturma düşüncesi.

Alman basınında yer alan haberlere göre, Çin ve Rusya’da uygulanan bu yöntemde, Portekiz ya da Yunanistan gibi ülkelerde oldukça düşük vergiler kullanılarak ve işçileri koruyan yasalarda esnemelere gidilerek siz bunu işçi haklarının kısıtlanması olarak anlayın yeni yatırımcılar teşvik ediliyor.

Biraz, bozuk bir gelir dağılımıyla ekonomik başarı sağlayan Türkiye’yi hatırlatan bu politikanın Yunan halkına, işçi hareketlerinin güçlü olduğu ülkelere nasıl kabul ettirileceği ise, belli değil.

Üstelik bu önerilere ilk tepkiler o ülkelerden değil, Almanya’dan geliyor.

Neo-liberal ve işveren dostu kesimler, bu tür özel bölgelerin, rekabet koşullarını Alman işverenleri aleyhine tek taraflı olarak bozacağını söyleyerek itiraz ediyor.

Öte yandan, Alman solu da kendi önerileriyle karşılık veriyor.

Bunlar arasında en önemlisi, gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde başbakan adayı olması beklenen eski Alman Dışişleri Bakanı ve sosyal demokrat Frank-Walter Steinmeier’in hazırladığı öneri.

Steinmeier, “tek taraflı tasarrufa kilitlenmiş politikalar yerine kapsamlı bir yatırım ve büyüme programı” öneriyor.

Bu programla ekonomik altyapının modernleştirilmesini, rekabet yeteneğinin arttırılmasını ve Avrupa’nın entegrasyon sürecinin derinleştirilmesini istiyor.

Alman politikacıya göre, bunun için yeni borçlanma gerekli değil.

Zaten varolan AB Altyapı Fonlarını kullanmak ve bunu finans dünyasına getirilecek yeni vergilerle genişletmek mümkün.

Sadece teknik olarak bakıp, “ekonomide belli hedeflere ulaşmak için şu şu şu önlemler alınmalıdır” demek tabii mümkün.

Ama bu önlemleri halka kabul ettirmek gerekiyor.

Sadece teknik bir bakış açısıyla ekonomistlerin doğru bulduğu önlemlerde, insan unsuru bulunmaması nedeniyle bugüne kadar AB içinde bu önlemler kabul ettirilemedi.

Artık insana daha fazla önem veren sol ekonomik tasarıların krizin aşılmasında kullanılmaya başlanacağı bir aşamaya geldiğimizi söylemek yanlış olmaz.


tarafalmanya@email.de

.

Facebook Yorumları

Kod8
01.10.2014
Seçim mi, atama mı?
28.09.2014
Afganistan'da IŞİD'li Türk militanlar görüldü
21.09.2014
Özgürlükle gelen fırsat
07.09.2014
“Bundan sonra herşey olabilir”
29.08.2014
Almanya dinliyor, ya Türkiye?
26.07.2014
Demografi ve 'Gitsin Gezi, gelsin Gazze!'
06.07.2014
Yalanlardan medet umanlar
15.06.2014
"Türkiye giderek batıyor!"
08.06.2014
Soğuk savaşa koşar adım
18.05.2014
Öfkeli başbakanın Almanya'daki piyonları
14.05.2014
Rusya’yla zorunlu nikâh
04.05.2014
1 Mayıs’ı özgürce kutladım
28.04.2014
Haddimizi bilelim
21.04.2014
Berlusconi ve Erdoğan
13.04.2014
Suriye, Ukrayna, Mısır… Ya Türkiye?
06.04.2014
Şamar
30.03.2014
Beyaz Müslümanlar
23.03.2014
'Yasadışı' deliller bal gibi kullanılıyor
16.03.2014
Bir Hint masalı
09.03.2014
Kutuplaşma, Ankara ve Kırım
02.03.2014
Rus askeri müdahalesi artık kaçınılmaz
23.02.2014
Heyecana gerek yok
16.02.2014
Hava desteği, Batı yardımı ve petrol
09.02.2014
Değişen roller
09.12.2013
Kardeşin durumu içler acısı
25.11.2013
Afganistan’ın geleceğini tasarlamak
05.11.2013
Bir seçim ve bir anlaşma
24.09.2013
Seçmenin bilmecesi
22.09.2013
Çok bilinmeyenli seçim
08.09.2013
Dilenci düşmanlığı
01.09.2013
Demokrasi ithali
25.08.2013
Demokrasi krizi değil, demokrasinin krizi
11.08.2013
Gürcistan izlenimleri
20.07.2013
Kırmızı çizgiler
06.07.2013
Mısır'ın darbesi Türkiye'nin derdi
29.06.2013
Batı’nın kötü taklitçisi AKP
22.06.2013
Gezi, Türkiye’nin imajını düzeltiyor
16.06.2013
Bayrağı kim taşıyacak?
08.06.2013
El Kaide kışkırttı
01.06.2013
İş ve aş kavgası
26.05.2013
Dedikodu için ölmek
19.05.2013
Su savaşlarının yoksul kurbanları
11.05.2013
Kanlı fakat tarihi bir adım
08.05.2013
Unutulmuş savaş
17.12.2012
Taraf’la başlamadı, Taraf’la bitmez
03.12.2012
Madalyonun bir yüzü
26.11.2012
Konu sıkıntısı
12.11.2012
Güreş yasağı
05.11.2012
Model ülke
29.10.2012
Maymana Katliamı
22.10.2012
Korektif basın
15.10.2012
AKP’nin Maocu dostları
08.10.2012
Vatanseverlik
24.09.2012
Tuzak
10.09.2012
Çaresizlikten isyan
16.07.2012
Küfür
09.07.2012
Enternasyonalizm
02.07.2012
Etnik savaş
18.06.2012
‘Asya’nın Kalbi’
11.06.2012
Riskli seçenek
04.06.2012
Tokyo mekanizması
28.05.2012
İnsan odaklı çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net