Cemile BAYRAKTAR

Yeni Şafak Gazetesi



Bookmark and Share

ABD’nin Ortadoğu Politikası ve Suud


7.11.2017 - Bu Yazı 659 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ortadoğu bir sonuçtur, bu sonucu sebepleri anlamadananlayamayız, sebepler üzerinden bugün sonuç haline gelmiş Ortadoğu’ya varalım.

Ortadoğu kavramı, coğrafi değil siyasi bir kavramdır ve bölge dışındaki güçlerin oluşturduğu bir kavramdır.

Ortadoğu’nın sınırları yoğunluklu olarak 1. Dünya Savaşı sonrasında dönemin egemen güçleri olan İngiltere ve Fransa tarafından şekillendirilmiştir.

2. Dünya Savaşı sonrası ise bölgedeki egemen güç ABD’dir. Fransa ve İngiltere’nin savaştan güçsüz çıkması, bölgedeki petrolün önemi, SSCB’nin bölgedeki etkinliğini arttırması gibi sebepler, ABD’nin bölgeye müdahil olmasında etkili olmuştur.

Soğuk Savaş dönemi ve 1991’de Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle bölgedeki bir diğer kırılma yaşanmış, Saddam’ın Kuveyt’i işgali, ABD’nin bölgeye iyice yerleşmesi sonucunu doğurmuştur.

Soğuk Savaş döneminde ABD dış politikası, Komünizm’e karşı savaşmak üzerineydi. Soğuk Savaş sona erince ABD, “Ortadoğu ülkeleri tehdidi” üzerine bir dış politika izlemeye başladı. Irak ve İran’ı  Ortadoğu’daki istikrara yönelik tehdit edici faktörler olarak tanımladı. ABD’ye göre bu devletler, kitle imha silahları üreten, terörizmi destekleyen devletlerdi, ABD bu ülkelere isim de bulmuştu: “Haydut Devletler”

ABD, Körfez Savaşı ile birlikte bölgedeki etkinliğini arttırdı. “Suudi Arabistan’a 1.500 uçak ile 500.000 asker gönderdi, Akdeniz’i Basra Körfezi’ni ve Hint Okyanusu’nu uçak gemileriyle doldurarak askeri güç sergiledi.

Körfez Savaşı’nın bir diğer sonucu da İran’ın buradan güçlenerek çıkmasıydı. Bölgedeki iki rakip güç olan Irak ve İran arasında, Irak’ın “kaybetmesi”, İran’a olumlu yönde etki yaptı. Ancak ilerleyen zamanda “İran şeytanlaştırılarak” bölge politikası şekillendirildi.

Körfez Savaşı bir diğer yönden de bölgede mezhepsel ayrılıkların derinleşmesine sebep verdi. Bu derinleşme ileride DAEŞ’i doğuracak bir ortamın da kısmen zeminini oluşturdu.

11 Eylül’le birlikte ABD, bölgenin “terörizm” ortamı olduğunu iddia etti ve bölgede etkinliğini bu argüman üzerinden arttırmaya koyuldu. Ancak ABD bu konuda başarılı olamadı, bu süreçte Rusya ve Çin güçlerini arttıran iki ülke olarak sahneye çıktı.

Bush Dönemi politikaları çerçevesinde Ortadoğu’daki otoriter rejimleri devirmek için çok büyük kaynaklar ayrıldı, bundaki amaç “demokrasi yanlısı unsurları” devirmek, İslamcı yapıları marjinalleştirerek tasfiye etmekti. Ancak Irak Savaşı’nın sonuçları bölgede ABD’ye yönelik tepkiyi arttırdı, Obama böyle bir dönemde başkan seçildi.

Bush dönemi sonrası Obama döneminde ise ABD’nin bölgeye yönelik sert politikaları değişim göstermeye başladı.

ABD’nin uluslararası ortamda üstlendiği rol “demokrasiyi yayma” politikasıydı. Bunun altında yatan temel etken ise “insanlık tarihi boyunca denenmiş en iyi yönetim biçimi olan liberal demokrasiyi” tüm dünyaya yayma gereğine olan inançlarıydı. Fiyaskoyla sonuçlanan bu iddianın bedelini şimdilerde tüm dünya “terör olayları” ile ödüyor.

Obama döneminde de ABD’nin küresel sistemin lideri olma arzusu devam etti, Ortadoğu politikaları bu yönde ilerledi. Ancak Obama, Bush’a oranla daha “yumuşak” bir politika izleyeceğini iddia ediyordu. İran ile sorunları minimize etme, nükleer silahlanmaya yönelme, işkenceyi önleme, Guantanamo’yu kapatma gibi vaatler ortaya kondu. Tabi bu politikaların hiçbirisi uygulanmadı.

İlerleyen süreçte “Arap Baharı”nın patlak vermesiyle Obama dönemi ABD’si çok ciddi kafa karışıklığı içinde kaldı, bir türlü net bir pozisyon alamadı, Arap Baharı’nın Mısır’a sıçraması ABD’nin net pozisyon almasını da geciktirdi zira Mısır, bölgede İsrail ile ilişkileri olan, ABD’den en çok yardımı alan “Sünni, ılımlı” bir ülkeydi ve İran’a karşı bir denge sağlıyordu.

Ayaklanmalar Suriye’ye sıçradığında ise Esad rejiminin devrilmesi, bir ihtimal Sünni bir yönetimin iş başına gelmesi sonucu doğrultusunda İran önemli bir müttefikini kaybedeceği için Obama yönetimi uzun bir süre Esad rejiminin devrilmesini destekleme konusunda çekingen davrandı.

Bu arada belirtelim, Obama dönemi politikaları için iki hakim görüş var:

1. Obama döneminin net bir Ortadoğu politikası yok, Obama gündelik gelişmeler üzerine pozisyon alıyor, bu nedenle de net bir politika izleyemiyor. Örneğin, Libya’ya NATO operasyonu ile müdahale etti, Mısır’daki darbeyi açıktan olmasa da dolaylı yoldan izledi ancak Bin Ali’den desteğini hemen çekti. Suriye konusunda, Esad’ın gitmesi ABD’nin lehine gibi görünse dahi bu konuda bile net pozisyon alamadı, muhalifleri uzun süre oyaladı ve düzgün bir destek vermedi.

2. Obama stratejilerinin kendi içinde bir tutarlılığı var. Buna göre Obama politikaları, Bush dönemi politikaların tam aksini iddia ediyor, maliyeti daha az olan bir politika izleniyor, Ortadoğu’da işbirliği dahilinde çalışan bir Amerika profili çizilmeye çalışılıyor.

Obama dönemi ABD politikaları, Çin’in ve Rusya’nın ekonomik anlamda büyüme göstermesinin de etkisiyle bölgeye direk müdahale etmeyen BM, NATO ile müdahale edebilen “çekingen” bir ABD politikası ortaya koydu.

Ortadoğu’da istikrarsızlık devam ederken ABD’de Trump yönetimi iktidara geldi ve bu kez İran ile dengeyi yakalamaya çalışan ABD politikaları yerini Suud ve Mısır ile ittifak kuran, İran’la mesafeyi koruyan pozisyon aldı. Ancak ABD ve İran, nükleer konusunda pek belli etmeseler de Obama dönemi politikalarından şimdilik ayrılmayacaklarını ifade ettiler. Bununla birlikte Trump’ın Suud ziyareti, BAE, Suud, Mısır, ABD dörtlüsünden oluşan fotoğraf sonrası bölgede ABD’nin Suud ve BAE üzerinden bölgeye müdahil olacağının mesajını verdi.

Trump dönemi ABD’si, Obama döneminden miras kalan, bölgedeki seküler terör örgütlerini destekleme politikasına PKKPYD’yi destekleyerek devam etti. Bir anlamda, Trump dönemi politikaları için Bush ve Obama dönemi politikalarının toplamı diyebileceğimiz facia sonuçla yüz yüze gelindi.

Bu arada Suud hem kendi içindeki, hem hem de bölgedeki sorunları çözmek adına (?) bir takım kararlar aldı; ABD ile iyice yakınlaştı, ABD ve Mısır ile mesafeli olacak veliahtın önünü kesti, “ılımlı darbe ve ılımlı İslam” gibi girişimlere soyundu. Suud’daki gelişmeler aslında temelde Suud’un iç siyaseti ile alakalı ancak zemin Ortadoğu olunca bölgenin uluslararası ilişkileri de bu gelişmelerden bağımsız düşünülemiyor. Dolayısıyla bölgede olan biten “şimdilik” özetle şudur; Suud yönetimi, Mısır ile mesafeli olan Neyif’in Suud’un başına geçmesi engellendi, buna bağlı olarak Kral Selman Neyif’e yakın gördüğü kesimleri tasfiye etti, bunu yaparken de bu gelişmeden çıkarı olan ABD’nin desteğini aldı, bu gelişmeleri “meşru zemine oturtmak” için de mezhepsel bahaneyi, “Sünnilik ve Şiilik arasındaki “ezeli rekabeti” ve İran bahanesini kullandı, Saad Hariri de bu gelişmeler ışığında İran’ı gerekçe göstererek istifa etti. Öte yandan ABD de, Irak’ta İran’a yakın olan yönetime destek verdi, Barzani’yi devre dışı bıraktı, hatta Kerkük’ün İran’a bırakılmasını izledi yani “mezhepsel gerilimi” arttıracak politikaların önünü açtı. Halbuki Suud Vahhabiliğinin ne siyasi ne de itikadi olarak Sünnilik çatısı altında bir yeri olmamasına rağmen.

Meseleye Türkiye açısından baktığımızda, ABD’nin; Suud, Mısır, BAE, PKKPYD ile bölgedeki müttefiklerini arttırdığını, Irak ve Kerkük üzerinden İran’ın gazını aldığını görüyoruz, bu gelişmelerin maalesef Türkiye aleyhine olduğu da ortada… Türkiye’nin şimdilerde ilk önceliği PKKPYD’nin çizmeye çalıştığı terör hattını delmek olmalı, Suud’daki gelişmelerin yaratacağı olumsuz etkilere karşı da önlem alınmalı, yani işimiz zor, bakalım gelecek günler ne gösterecek...

.

Facebook Yorumları

reklam
7.11.2017
ABD’nin Ortadoğu Politikası ve Suud
15.9.2017
Kürtlerin “Bağımsızlık” değil “Bağımlılık” Referandumu Olur
13.7.2017
FETÖ'yle yürüyen CHP, 15 Temmuz Şehitleri için yürüyemez!
6.7.2017
Xenocentrism, Xenophobia hastaları ve Suriyeli misafirlerimiz
21.6.2017
Tıraşlı Beyaz Adam haykırdı: Tüm Müslümanları Öldüreceğim!
14.6.2017
Suud, Mısır ve BAE, Bölgenin FETÖ'sü olur mu?
7.6.2017
PYD’ye tırla silah yolla, Katar’ı terörle itham et
3.6.2017
İslamofobi bu kez Müslüman olmayanları hedef aldı
11.5.2017
“Bize, sorgusuz sualsiz biat eden gençlik lazım değil”
5.5.2017
Avrupa, Türkiye'den vazgeçemez
28.4.2017
İslâmcıları tasfiye etmek kimin projesiydi, kim devraldı?
19.4.2017
15 Temmuz'dan 17 Nisan'a bakmak
13.4.2017
Evet gerekçelerimizi sıralayalım
5.4.2017
CHP bu halka ne kadar değer veriyorsa bu halk da...
13.7.2015
Çözümden vazgeçmeden, HDP/PKK'ye haddini bildirerek…
02.03.2015
Darbe ve katliam diyememek: Hamas’ı terörist ilan et, Hocalı’yı görme
26.02.2015
Diyânet’ten takdirlik bir adım: Kudüs’ü Umre ziyaretine dahil etmek
21.02.2015
Dogville ve insan kötülüğü
19.02.2015
Her canlı “linç”i tadacaktır
17.02.2015
"Umutsuz Ev Kadınları” ve umutsuz Obama
12.02.2015
Bu yazıyı “İslami Terörizm” diyenin yüzüne çarpın
09.02.2015
HDP’de Kürt Kemalizmi, çarşaf alerjisi
04.02.2015
Yunan’ı denize döküp Tsipras’ı örnek almak
02.02.2015
“Takkeli Başbakan” haberi yapan papyonlular
31.01.2015
SYRIZA’yı çaresizlik mi var etti?
29.01.2015
Türkiye’de eksen kayması: Nazlı Ilıcak örneği
26.01.2015
Afrika’da sömürgeci bir yapı: Gülen Okulları
24.01.2015
IŞİD toplantısı sırasında Esed sivilleri vurdu
22.01.2015
Ali Bulaç’ın anavatanı ABD imiş!
20.01.2015
Çok şükür sınavlarda ful çekmedik!
13.01.2015
Hiçbiriniz öldürülen Filistinli karikatürist Naci Ali değilsiniz
10.01.2015
Üzerine alınma kendi peygamberlerine daha beterini yaptılar!
07.01.2015
Cemaat mevzusu siyasi olduğu kadar İslamî bir problemdir
03.01.2015
İsrail, Mısır ve Mahmud Abbas arasında can çekişen Gazze
29.12.2014
Siz Müslümanları El-Kaide ile ilişkilendirmeyi iyi bilirsiniz
26.12.2014
Suriye’de 130 bin; Yermuk’te bin kişi ölmüşken Bosna Modeli önermek
24.12.2014
CHP’nin bitmeyen din düşmanlığı
22.12.2014
“Pensilvanya'dan emir alanlar hesabını verecek”
17.12.2014
Dost Modern Darbe: Sahi “dost” muyduk?
13.12.2014
İNTERPOL ‘ün Karadavi’yi araması Müslümanlara hakarettir
11.12.2014
CIA’in insanlık dışı işkenceleri
08.12.2014
Yaygaracılar ve Nurettin Yıldız Hoca mevzusu
05.12.2014
Olmuyor Hocam olmuyor...
03.12.2014
Haşim Kılıç’ın icraatları, Anayasa Mahkemesi ve %10 Seçim Barajı
26.11.2014
Son Suriyeli ölene kadar mı?
24.11.2014
Cemevinde bir Başbakan: Ahmet Davutoğlu
22.11.2014
Her katliama tipik CHP savunması: Şartlar öyle gerekiyordu!
19.11.2014
Savaşa değil barışa bakacak insanlar aranıyor!
11.11.2014
Türkiye Medyası ve Kutuplaşma: TEOG Örneği'
08.11.2014
Cemaat-i İslâmî ve Bangladeş'teki idamlar
05.11.2014
İsrail, Mavi Marmara'da savaş suçu işledi!
02.11.2014
Suriye ve Mısır'daki tutuklu gazeteciler
31.10.2014
Soykırım Müzesi'nde bir fotoğraf olmak...
25.10.2014
Batı, Suriye muhalefetini Kürt-Arap olarak bölerken...
23.10.2014
Taliban vurunca Nobel veriyorsun, Obama vurunca?
19.10.2014
Hedef IŞİD değil İhvan/İslamcılar ve değişimden yana olanlar
17.10.2014
16 yaşındaki çocuğun katline kör olan vicdan senindir
15.10.2014
"Uygar Kayıtsızlık" yahut Filistin'i tanı(ya)mamak
11.10.2014
Türkiye, İmralı-Kandil çekişmesine sahne
08.10.2014
2. Enternasyonal'den Kobane'ye bir tutarsız Solculuk...
07.10.2014
Bir merhamet hikâyesi: "Baba, kuzum berekete gitti"
03.10.2014
Müfterilerin hedefindeki İHH
01.10.2014
Başörtüsünün çektiği sahipleneni belâsı
29.09.2014
'Yeni Türkiye'den mesaj var: "Yeni Dünya" 5'ten büyüktür!
23.09.2014
Devlet de hepimizin, yaktığın okul da, taşladığın asker de…
19.09.2014
Maneviyat hırsızlığına dair bir önlem: Kapımızın önünü süpürmek
16.09.2014
Camia milletin maneviyatını çaldı mı?
14.09.2014
ABD'nin Irak'ı işgali IŞİD'e varırken…
10.09.2014
Akademik zam ve Akademi...
05.09.2014
Çok sıkılanlar, daha çok sıkılanlar... Bence sorun hiç sıkılmayanlar
03.09.2014
Bir Suriye vardı, bir Suriye yine var!
30.08.2014
CHP o tüzüğü Türkiyelilere fırlattı!
27.08.2014
Akabe Biatı'ndan Bağdadi'ye biata: Evs ve Hazrec olmak
22.08.2014
İhanet şebekesi Paralel Örgüt'ün son sloganı: Heil Merkel!
20.08.2014
Ferguson'da MalkomX ve Bedford Forrest posteri yan yana mıydı?
19.08.2014
Mültecilere helal coğrafyaları haram mı kılalım?
18.08.2014
Mültecilere helal coğrafyaları haram mı kılalım?
13.08.2014
"Bu seçimin kaybedeni yok, herkes kazandı"
10.08.2014
Yakın ve Uzak: Doğu Türkistan
06.08.2014
Sömürge aydını Ekmeleddin Bey'in isteksiz adaylığı...
30.07.2014
"İstemez misin ya Ömer, dünya onların, ahiret bizim olsun"
25.07.2014
"Fethullah Gülen'in dini söyleminin eleştirisi"
22.07.2014
Ey hain!
18.07.2014
Demirtaş kimi dansa davet ettiğini biliyor mu?
15.07.2014
"Acıktım, yemek yemek için eve gittim ama İsrail evimizi vurmuştu"
12.07.2014
İhsanoğlu CHP'nin bu ülkeye son hakareti olsun
09.07.2014
Böyle buyurdu savcı!
04.07.2014
Halkın başbakanından halkın cumhurbaşkanına...
01.07.2014
Anneanneniz de başörtülü mü?
27.06.2014
Orta Dünya'da bir Truva Atı olarak "IŞİD" yahut "Mezhep Savaşı" [2]
25.06.2014
Orta Dünya'da bir Truva Atı olarak "IŞİD" yahut "Mezhep Savaşı" [1]
21.06.2014
"71 Yaşında, dört dil biliyor, eşinin başı açık"
17.06.2014
Samimiyeti kaybettik oysa ben başka kazanç bilmiyordum...
14.06.2014
İç avlulu evlerden 'Fashion Partylere' mahremin ve insanın kaybı...
10.06.2014
"Fethin sembolüsün bil Ayasofya"
07.06.2014
Derdiniz acıyla yüzleşmek mi yoksa o acıyı diri tutmak mı?
04.06.2014
Rojava'da Katliam var ama bir de arka planı var!
31.05.2014
Cumartesi Anneleri ve PKK'nin kaçırdığı(?) çocukların anneleri...
27.05.2014
Cinsiyet üstü bir problem: Tesettür, hakaret ve arsız bakışlar
24.05.2014
İslam karşıtlığının son kurbanları...
22.05.2014
Acı size bile müstehak değil!
20.05.2014
Hulefa-i Raşidin'den Biat Kültürü'ne seküler aklın hezeyanları...
16.05.2014
"Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır"
13.05.2014
Boko Haram da ABD askeri helâl mi?
10.05.2014
Allah'ın helâl kıldığı toprakları haram kılmak!
08.05.2014
Sabiha Gökçen'in adını havaalanından silmek
07.05.2014
Bir garip modernleşme tarihi: İdama hayır, Kürtaja evet
04.05.2014
Siyasal İslamcılık, Cemaatçilik ve Bireycilik
30.04.2014
Taif'te taşlanan Peygamber'in ümmeti, kaybetse de kazanacaktır
27.04.2014
Samimiyet testçileri ne kadar samimi?
23.04.2014
Allah dilediğine mi hidayet verir? [3]
21.04.2014
Her nereye gidersem gideyim, acı benimdir
19.04.2014
Allah dilediğine mi hidayet verir? [2]
16.04.2014
Allah dilediğine mi hidayet verir? [1]
13.04.2014
Müslüman bir ülkede başörtülü bir kadın olmak yahut Pınar Kür olmak...
09.04.2014
Yusuf'un gömleği Yakup'a delil değil mi?
07.04.2014
Siyasal İslam'ın engelleyicilerinin Türkiye ve Mısır Tecrübesi: 529 İdam!
01.04.2014
Mekke'ye girer gibi...
25.03.2014
Onurumuzu hep Başbakan mı kurtaracak?
30.03.2014
Siyonistleşme ahlakı üzerine "paralel" bir okuma
27.12.2013
Türkiye darbeler tarihi
05.12.2013
Bizde kırılacak kol kanat da kalmadı Hocam…
23.11.2013
Neredesiniz? Neredeyiz?
22.11.2013
Hudeybiye, Gazze, Gülen Cemaati
24.06.2013
Tecavüz, mağdurları kadar toplumunun da sorunudur
20.06.2013
Derin Nefret
10.05.2013
Beyaz Türkler mi, zaten hiç var olmadılar!
10.04.2013
Çıplaklık kadınları özgürleştirmez, esir eder!
24.03.2013
Kapitalist Müslümanlar ve eşitlikçi sol ideolojiler
18.01.2013
Allah hepinizden razı olsun!
15.12.2012
Başörtülü kadınlara açık mektup
30.11.2012
Anadilden dokunulmazlıklara
15.11.2012
Açlık grevindekileri bırakalım da ölsünler mi?
18.10.2012
Bazen kendime bağırıyorum: Sen Müslümansın… Sen Müslümansın!
11.10.2012
Varlığım Türk olmayanların varlığına da armağan olsun!
29.09.2012
Müslüman bir ülkede başörtülü bir kadın olmak…
16.09.2012
İçimdeki Yangın
14.09.2012
Ne dershane, ne 4+4+4, ihtiyaç eğitimde reform!
27.08.2012
Biz ne dedik, PKK ne anladı…
24.08.2012
PKK kötü, peki biz iyi miyiz...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı