Cengiz AKTAR

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Yine seçimden medet ummak


14.1.2018 - Bu Yazı 183 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Demokrasinin kadavrasından geriye seçme ile seçilme hakkı kaldı, o da herkes için değil…

Ve seçim bitkini Türkiye yine iştahla seçim konuşuyor.

İktidar, muhalefet, toplum... herkes seçimin ehemmiyetine kanaat getirmiş.

Yakından bakalım: Rejimin meşruiyet kalesi “aziz millet”in verdiği oy.

Muktedir, içeride ve dışarıda bütün söylem ve icraatını aldığı oya dayandırıyor.

Bütün itirazları bu meşruiyetle bertaraf ediyor.

O yüzden seçim çok önemli; önündeki yerel, parlamenter, başkanlık, bütün seçimleri kazanmak hedefiyle kolları sıvamış durumda.

Hiçbir şeyi şansa bırakmama kararı almış ve gözünü karartmış görünüyor.

AKP teşkilâtında yaptığı ve yapacağı ameliyatlarla tabanı güçlendirmeye çalışıyor.

KHK marifetiyle yeni atanan Yargıtay ve Danıştay üyeleri arasından bazıları yakında YSK’ya üye atanacak, böylece YSK tamamen rejimin kontrolü altına girecek.

Yine KHK marifetiyle sandık güvenliği rejim lehine ve tarafsızlık aleyhine yeniden tasarlandı.

Seçim Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle seçim bölgeleri rejim lehine “düzeltilecek”.

Siyasi Partiler Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle partilerin malî disipline ve cumhuriyetin temel ilkelerine uyup uymadığına ilişkin denetim Yargıtay’dan rejimin kontrolündeki YSK’ya geçecek. Bu denetim sayesinde seçime girebilecek partiler üzerinde oynanacağından ve seçilme hakkının iğdiş edileceğinden şüphe yok.

Siyaseten rejim, HDP’yi seçimden men etmek için herşeyi seferber ediyor.

İyi Parti de manevra ve ameliyatların hedefinde.

CHP, güçlü belediyelerine yöneltilen ve süreceği anlaşılan operasyonlarla, diğer taraftan fezlekelerle iyice köşeye sıkıştırılıyor.

Unutmayalım ki, erken veya zamanında, seçimler büyük ihtimalle OHAL’de cereyan edecek ve sırf bu, seçimlerin âdil ve özgür olmaması için yeterli.

OHAL kalkmış olursa da rejim OHAL’e ihtiyacı olmayacak kadar bekasını garantiye almış demek olacak.

Yine de bütün bu hukukî görünümlü tedbirler yetersiz kalırsa daha önceki seçimlerde alenen yapıldığı gibi yaygın hileye, o da yetmedi rejimin gayriresmî kolluk kuvvetlerine başvurulabilir.

İstihbaratı güvenilir olan İyi Parti günlerdir bu konuyu işliyor.

Yerel seçimlerde rejimin hedefi azamî sayıda belediyeyi almak. Ancak, hapse atılan, görevlerinden alınan belediye başkanları hatırlanacak olursa memlekette düne kadar nisbeten özerk bir alana sahip olmuş yerel yönetimden bahsetmek zaten mümkün değil.

Milletvekili seçimlerinde hesap, iki partili, zayıf bir CHP muhalefetinden ibaret ve tamamen Saray’ın kontrolünde olacak bir meclis.

Başkanlık seçiminde hesap fiilen yürürlükte olan başkanlık sisteminin “aziz millet meşruiyeti” kazanması.

Bütün bu çabaya rağmen yine de seçimlerin kaybedilmesi hissiyatı oluşursa rejim darbe, terör saldırısı, savaş vs… bir bahane üreterek bunları yaptırmaz ve memleketi halihazırda olduğu gibi yönetmeye devam eder.

Unutmayalım ki muktedirin siyasî tahayyülünde seçim, sadece kendisi (ve atadığı seçilecekler) tarafından kazanılırsa meşrudur. 7 Haziran 2015 bunun mühürlü tescilidir.

Muhalefete dönecek olursak, HDP muazzam baskı altında. 'Rehine' Selâhattin Demirtaş eşbaşkanlıktan feragat etti. Parti, tutuklu belediye başkanı ve vekilleriyle kolu kanadı kırık halde ayakta kalmaya çalışıyor.

CHP, İyi Parti, Saadet seçim mühendisliği peşindeler. CHP ve İyi Parti iktidara geldiklerinde yapacakları işleri anlatmaya başladılar bile.

Ancak “sahaların” kenarında dolaşan adayların hiçbiri Erdoğan için tehlike arz etmiyor. Nedenleri: adayların zayıf kişiliği, etraflarında oluşacak uzlaşmanın imkânsızlığı ve dolayısıyla programlarının “Erdoğan karşıtlığı”ndan ibaret olması.

Kimilerini heyecanlandıran “anti-faşist cephe”nin veya yeniden canlandırılan “Hayır Bloku”nun bir siyasî karşılığı yok. Blok yüzde 50 filan değil, 25+10+10+5 benzemezden oluşuyor.

7 Haziran 2015 bunun da mühürlü tescilidir.

Blok 7 Haziran’ı “kazandı”, akabinde dağıldı!

Buradan topluma bakacak olursak, reisiyle bütünleşmiş yığınların ve tabii sermayenin rejimle bir derdi yok.

Diğer cenahta toplumsal muhalefet içerisinde giderek yaygınlaşan bir “seçimle değişim” rüyası mevcut. Hani şu “hele bi iktidara gelelim de bakın nasıl oluyo” hezeyanı.

Sorunlara hep başkan seçilerek, tepeden çarelerle çözüm arama hastalığı.

Geçenlerde Bekir Ağırdır Medyaskop’ta “İstanbul Hepimizin” programında seçimden bahsetmeden önce içinde bulunduğumuz çöküşün nedenleri ve ne istediğimiz üzerine kafa yormamız gerektiğini derli toplu anlatıyordu.

İnsanların “neden bu hâle geldik” ve “nasıl bir yönetim istiyoruz” konularında düşünmeye niyeti yok, mecali de yok.

Bir seçim mucizesiyle sorunların çözülebileceği, mazideki güzel günlere dönüleceği, muazzam boyutlardaki kurumsal yıkımın ve toplumsal çürümenin hızla düzeleceği kanaati yaygın.

Ve öyle büyük bir çaresizlik hâkim ki Erdoğan’ın yerine kim olursa olsun oy vermeye razı yığınlar var. Erdoğan karşıtlığı tek başına bir siyaset olabilirmişçesine…

Ne yüzyıllık ahlakî çöküşten, ne toplumun en az yarısının neden faşizmi arzuladığından, ne Kürd meselesinin çözümünden, ne AB fırsatının geri gelmeyecek şekilde kaçtığından, ne doğa-insan-hayvan-kent-kültür üzerindeki muazzam baskı ve tahribattan, ne yeni toplumsal kontratın ne olacağından bahseden var.

Bunlardan vazgeçtim, rejimin darbeye teşebbüs edileceğinden önceden haberli olduğu haberleri ya da Zarrab ifşaatı bile pek kimseyi ilgilendirmiyor.

Buna mukabil mütemadiyen umudu kaybetmeme uyarıları dinliyoruz.

Oysa mesele, umudu kaybetmek veya kaybetmemekten öte, o umudu seçime bağlayıp temel sorgulamaları yine atlamak.

Rejim bu umut dünyasından memnun. Bir defa gayrimemnunların gazını alıyor, sürdürmek zorunda oldukları berbat hayatın sonunun iyi olacağı hayallerini sıcak tutuyor.

Diğer taraftan, seçim umuduna bel bağlayanlar oyunu muktedirin koyduğu kurallara göre oynadıklarının farkında değiller.

Bunun en dramatik örneği başkanlık dayatması. Referandumdan önce ve sonrasında hileler konuşulduğu günlerde birkaç kişi anayasa değişikliği ve referandum oldubittisinin kabul edilmemesi gerektiğini söylerdi.

Unutuldu gitti, kim başkan olsunu konuşuyoruz.

AKP seçimle geldi, rejim seçimle gitmeyecek.

Giderse başta muktedir olmak üzere tüm yetkililer Yüce Divanlık olur, bu kadar net.

Üstelik Suriye içsavaşındaki rolleri nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi yargısı her zaman diri bir ihtimal olarak tepelerinde duracaktır.

Rüyadan uyanmakta ve temel soruları biran evvel sormaya başlamakta fayda var.

.

Facebook Yorumları

reklam
14.1.2018
Yine seçimden medet ummak
21.12.2017
Rejimin sermayesi ve istikbali
6.12.2017
Zarrab’dan sonra
26.11.2017
Türkiye’nin inşaat azgınlığı ve “Çılgın Kanal Projesi”
9.10.2017
Faşizme faşizm demek
8.7.2017
AB ilişkisi resetlenmeyecek, ilişkiye format atılacak
27.5.2017
Çaresizlik
12.5.2017
Biat yarışı
6.5.2017
‘Yürütme üzerindeki aşırı hâkimiyet’ takıntısı ve total iktidar
28.4.2017
Avrupa meselesi - Bir toparlama
21.4.2017
Rejim hukukdışı, hukuksuz değil
15.4.2017
17 Nisan ve sonrası
7.4.2017
Akademinin çektiği zulüm
31.3.2017
Rusya’yla ilişkiler yine limonileşiyormuş
24.3.2017
Artı Gerçek Eksi Gerçek
28.7.2015
Başkomutan Erdoğan’ın gazası
14.7.2015
Alman AB?
23.6.2015
Tabii ki devr-i sabık
16.6.2015
15 Haziran 1215 Magna Carta
9.6.2015
Gezi ruhundan 7 Haziran ruhuna
5.6.2015
“HERKESTE BİR HDP MERAKI”
2.6.2015
Adil ve serbest seçim mi dediniz
29.5.2015
BİTMEYEN FETİH
26.5.2015
Millî aşı, Millî Ar-Ge
22.5.2015
YETİMHANEYE EL KOYMAK
19.5.2015
Kaosa uyanmak
15.5.2015
LİBYA’DA MUAMMA
12.5.2015
Venedik’te Nefes almak
8.5.2015
OY VE ÖTESİ’NE GÖNÜLLÜ LÂZIM, ACİL
5.5.2015
Kıbrıslılar adaya geri döndü
1.5.2015
KIBRIS SÖMÜRGESİ
28.4.2015
Mi mornarzis
24.4.2015
24 Nisan notları
21.4.2015
Soykırım: İnkârdan olumlamaya
17.4.2015
BAŞKANLIK İFŞASI
14.4.2015
Genel seçimde yerel boyut yine yok
10.4.2015
BAŞKANLIK MASALLARI
7.4.2015
Oyunuza sahip çıkın
03.04.2015
İZİNSİZ SOKAĞA ÇIKILMAYACAK
31.03.2015
Hrant Dink Vakfı Ermeni Araştırmaları Enstitüsü
27.03.2015
HAYAT MEMAT SEÇİMİ
24.03.2015
Tarihî Newrozlar
20.03.2015
TC AŞ
17.03.2015
Türk resmî İslâmı Avrupa İslâmına karşı
13.03.2015
Cuma notları
10.03.2015
Türkün tüketimle imtihanı
03.03.2015
Kıyım sırası Süryanilerde
27.02.2015
İKİ YIL SONRA BİR ÇÖZÜM METNİ
24.02.2015
‘İktidarın güvenliği’ paketinden barış da çıkmaz
20.02.2015
NUH KÖKLÜ VE MAHALLE
17.02.2015
Toprağın fıtratı
13.02.2015
ALTERNATİF 14 ŞUBATLAR
10.02.2015
SYRİZA-AKP, farklı kimyalar
06.02.2015
BAŞKANLARIN ÇOĞU DİKTATÖR
03.02.2015
Kobane ve SYRİZA rüzgârları
30.01.2015
BAŞKANLIK SEÇİMİ
27.01.2015
HDP: Bu zamanda o risk alınmaz
23.01.2015
ÖLÜ ÇOCUKLAR ÜLKESİ
20.01.2015
İhtilâlin ideolojisi, propagandası
16.01.2015
CHARLIE OLMAYANLAR
13.01.2015
Charlie Fransa’dır
10.01.2015
AKLI ÖLDÜRMEK
06.01.2015
Bölgede ademimerkezîleşme Türkiye’de merkezîleşme
02.01.2015
Cuma notları
31.12.2014
1915’e girerken
26.12.2014
ÖZERKLİK MESELESİ
23.12.2014
Federal Kıbrıs ve düşmanları
19.12.2014
BATI’DAN KATÎ KOPUŞ
16.12.2014
Yarın 17 Aralık
12.12.2014
2014 TÜRKİYESİNİN İKİ ANA DİNAMİĞİ
10.12.2014
Başkanlık gölgesindeki sürecin sonu kopuştur
05.12.2014
BARAJ VE EŞEK
02.12.2014
İktidarın yeni mağduriyeti
28.11.2014
PAPA NEDEN VE KİME GELİYOR
25.11.2014
Kapalı sınırı konuşmak
21.11.2014
MUHALEFET YOKMUŞ
18.11.2014
Faşizm arzusu
14.11.2014
YAPAY SINIRLAR
11.11.2014
Kıbrıs’ta kritik zıtlaşma
07.11.2014
İYİLERİN YÖNETİMİ
04.11.2014
Enkaz ve envanteri
31.10.2014
1923 Cumhuriyetinin sonu
28.10.2014
Ezîdi soykırımı
24.10.2014
KAKOFONİ
21.10.2014
Değersiz yalnızlık hâlleri
17.10.2014
AKP ENKAZI ENVANTERİ
14.10.2014
Hayata ve akla dair
10.10.2014
SON ÇILGIN PROJE: SURİYE’YE MÜDAHALE
07.10.2014
Ekim, çözüm veya çözülme ayı
03.10.2014
ULEMADAN AÇIK MEKTUP
30.09.2014
Doğu demokrasisi
26.09.2014
BAĞIMLI YARGI
23.09.2014
10 yıl sonra AB işleri nerede
19.09.2014
IŞİD’İN CEPHE ARKASI
16.09.2014
Türkiyelilik
12.09.2014
SAĞLAM İRADE SAVAŞA KARŞI
09.09.2014
Muhalif siyasetin alanı
12.08.2014
Erdoğan karşıtlığı gayet tabii
08.07.2014
HDP’li vekilin başkanlık nazariyesi
04.07.2014
1934 TRAKYA OLAYLARI
01.07.2014
Tarımın sonu- Bir bilanço
27.06.2014
HUKUKÎ ALTYAPI NİHAYET
24.06.2014
Yeni Devlet
20.06.2014
EKMELEDDİN İHSANOĞLU
17.06.2014
IŞİD dersleri
13.06.2014
MEZOPOTAMYA’DA KAOS
10.06.2014
Firavun havaalanı
06.06.2014
TOPLANTI ÖZGÜRLÜĞÜ
03.06.2014
İhtilâl ve iktidar
30.05.2014
ŞİZOFRENİ 1
27.05.2014
AP seçimleri, Erdoğan ve Poroşenko
23.05.2014
ALMANYA’YA TAŞRADAN ZİYARET
20.05.2014
Kömür öldürür, süründürür
16.05.2014
JÖN TÜRKİYE
13.05.2014
Rusya modeli
09.05.2014
"ERMENİ AÇILIMI"?
06.05.2014
Gönüllü kulluk
02.05.2014
ORGANİZE MASKARALIK
29.04.2014
Doğu’nun modernite paradoksu (bis)
25.04.2014
AHLÂK VE SİYASET
22.04.2014
Etti 99
18.04.2014
Cuma notları: AKP BURJUVAZİSİ
15.04.2014
Gümrük birliği tadilatı
11.04.2014
KÖTÜLÜK BULİMİSİ
08.04.2014
Alakart demokrasi yürümez
04.04.2014
POST-SEÇİM
02.04.2014
AKP artık yalnız başına
28.03.2014
PAZAR AKŞAMI
25.03.2014
Ennn büyük...
18.03.2014
Seçim gözlemcisi şart
14.03.2014
24 ŞUBAT
11.03.2014
Seçmen ‘mazoşizminin’ ekonomi politiği
07.03.2014
MEMLEKET ORWELLVARÎ
04.03.2014
Apelassis
28.02.2014
MİT YASASI
25.02.2014
Devletin çöküşü
21.02.2014
İNTERNET ZAVALLILIĞI
18.02.2014
Kıbrıs nihayet
14.02.2014
KÜRT BARIŞI İÇİN HUKUK LÂZIM
11.02.2014
Yeni Türkiye ile Sivil Türkiye
07.02.2014
İKTİDARIN ŞEFFAFLIK TAKINTISI
04.02.2014
Polenz: Türkiye güçlü sivil toplumu cesaretlendirsin
31.01.2014
HOLLANDE SONRASI
28.01.2014
Cumhurbaşkanı Hollande
24.01.2014
BRÜKSEL ZİYARETİ
21.01.2014
Ne kefaretmiş
17.01.2014
AB İLE KRİZ SALIYA
14.01.2014
2014’te üç kayda değer olay
10.01.2014
DERİN ÇELİŞKİLER
07.01.2014
Siyasetin sefaleti
03.01.2014
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
31.12.2013
Krizden kaosa
27.12.2013
İKİ HATIRLATMA
24.12.2013
Yolsuzluk, AB ve AKP
20.12.2013
Cuma notları
17.12.2013
Vize meselesi
13.12.2013
DENETSİZ TÜRKİYE
10.12.2013
Kafkas cephesinde hareketlilik
06.12.2013
DEVLET DİNİ
03.12.2013
Peki, o sandık demokratik mi
29.11.2013
YENİ DEMİR PERDE
26.11.2013
Keramet sahibi bir başbakan
22.11.2013
ANAYASANIN RUHUNA FATİHA
19.11.2013
Dostumuz Rusya?
15.11.2013
GENÇLİK MÜHENDİSLİĞİ
12.11.2013
Yeni elitin beton Türkiye’si
08.11.2013
CHP DEĞİŞMESİN!
05.11.2013
Ermeni Müslüman
01.11.2013
BAŞBAKAN’IN DİLİNDE DEVRİM
29.10.2013
AB’ye katılım yılı artık şart
22.10.2013
Avrupa Konseyi ilişkileri daha iyi değil
15.10.2013
AB’nin yeni ortakları
11.10.2013
BİR PAKET NOTU DAHA
08.10.2013
Yerel(siz) seçim
04.10.2013
ON DÖRDÜNCÜ PAKET
01.10.2013
Avrupa ilişkileri ve sorumsuzluk
27.09.2013
YERLEŞİM YERİ ADLARI
24.09.2013
Stratejik boşluk
20.09.2013
GAYRİMÜSLİM VAKIF MALLARI
17.09.2013
Tekadamlardan medet ummak
13.09.2013
SEPTEMBRIANA
10.09.2013
İstanbul ve İstanbullular kazandı
06.09.2013
OLİMPİYATLAR İSTANBUL’UN OCAĞINI SÖNDÜRECEK
03.09.2013
Kalan sahici bir şey kalmadı
30.08.2013
Suriye’de ne olmayabilir
27.08.2013
Türkiye yönetiliyor mu
23.08.2013
Dış mihrak edebiyatı
20.08.2013
Mısır ve AKP
30.07.2013
‘Anadoluyu Vermeyoz’
26.07.2013
Suriye ile nereye?
23.07.2013
Eski AKP ve yeni dinamikler
19.07.2013
Kirli enerji lobicileri
16.07.2013
Güneş enerjisinde nal toplamaya devam
12.07.2013
48 yeni anayasa maddesi
05.07.2013
Başbakanı hoş tutalım
02.07.2013
Fırtına öncesi sükûnet
28.06.2013
Orda bir park var uzakta
25.06.2013
‘Yargı kararlarına uyacağız’
21.06.2013
“Durma yapma”
18.06.2013
Temizlik
14.06.2013
Referandum: Ara sandık
11.06.2013
Yeni Türkiye’nin berisine düşen AKP
07.06.2013
Opsiyonlar
04.06.2013
Mars’tan memleket yöneten bir Başbakan
31.05.2013
Taksim pususu ve direnişi
28.05.2013
Yarın fethin 60. yıldönümü
27.05.2013
Yarın fethin 60. yıldönümü
25.05.2013
Demirören haberi
21.05.2013
Suriye politikası
17.05.2013
Takrir-i Sükûn
14.05.2013
Ana muhalefet BDP
10.05.2013
AB’nin meşruiyet krizi
07.05.2013
‘Herkes için daha fazla özgürlük’
03.05.2013
Bu 1 Mayıs da tarihe geçer
30.04.2013
‘Eski Türkiye’nin son anayasası’
26.04.2013
CHP’nin trajikomik hâlleri
23.04.2013
24 Nisan nedir
19.04.2013
Cuma notları
16.04.2013
Realpolitik ve yeni ahlâk
12.04.2013
Cuma notları
12.04.2013
Cuma notları
09.04.2013
Eyalet sistemi, inşallah
02.04.2013
AK Parti’nin müzakere vakti
29.03.2013
Cuma notları
26.03.2013
İsrail’in özrü
22.03.2013
Cuma notları
19.03.2013
Barışı anlamak değil kurmak
15.03.2013
Allah tabiatı bu kanundan korusun
12.03.2013
‘Demokratikleşme Süreci’ desek
08.03.2013
Milliyet’in başına gelenler
05.03.2013
Özerklik Şartı bir daha
01.03.2013
Cuma notları / Tutanaklar
26.02.2013
Mesele kalkınmaysa tabiat teferruattır
22.02.2013
Cuma notları
19.02.2013
Bölgesel Politika ve çözüm
15.02.2013
Cuma notları
12.02.2013
Mesele kalkınmaysa işçi teferruattır
09.02.2013
Anayasa olmuyor Başkanlık verelim
01.02.2013
Siyasî istikrar!
29.01.2013
Devlet koruma refleksi
25.01.2013
Çözüm cephesinden
22.01.2013
Tuareg
18.01.2013
Empati nihayet?
11.01.2013
Barış notu
08.01.2013
Çatışma çözümü
04.01.2013
Cuma notları
01.01.2013
Artık gündem başkanlık
28.12.2012
Göktürk-2
25.12.2012
Halka ve hukuka rağmen halk için
21.12.2012
Kıyamet cuması notları
18.12.2012
Vatan kardeşliği
14.12.2012
AK Parti Kürtlerini keşfediyor
11.12.2012
Yeni ‘Tarih Tezi’
07.12.2012
Suriye Ermenileri
04.12.2012
Kibir mabetleri
30.11.2012
Yerkürenin intihar süreci
27.11.2012
Çözüm büyükşehir değil adem-i merkeziyet
23.11.2012
Cuma notları
20.11.2012
Konfederal Avrupa’da Türkiye
16.11.2012
Varlık Vergisi’nin 70. yıldönümü
13.11.2012
Kent terörü
09.11.2012
İrlanda ölüm oruçları
06.11.2012
‘Hayatta olup, yaşamaktayız’
02.11.2012
GDO notları
30.10.2012
Türk standartları
26.10.2012
Cuma notları
23.10.2012
Doğu’nun modernite paradoksu
19.10.2012
Cuma notları
16.10.2012
Avrupa’nın barışı
12.10.2012
Cuma notları
12.10.2012
Askeriyenin kamusal meşruiyeti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı