Dengir Mir Mehmet FIRAT



Bookmark and Share

Güney Amerika Örneğinde Başkanlık Sistemi. Peron ve Peronizm -2-


21.09.2014 - Bu Yazı 8493 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İktidara geldikten sonra PERON, Yasama meclisindeki çoğunluğunu kullanarak PERONİST olmayan hâkimleri başarıyla yargılayıp saf dışı bırakarak Anayasa Mahkemesi’nin kendi politikalarına engel teşkil etmesini önledi. Siyasal iktidarını güvenceye almak için PERON, 1948 yılında Anayasa’yı değiştirmeye başladı. Böylelikle devlet başkanının (yani PERON’un) yeniden seçilmesi mümkün kılındı ve muhalefeti bastırmaya zemin hazırlandı. Rakiplerinin radyo ve gazetelere erişimini engelleyerek ve görevi başındaki kamu görevlilerinin saygınlığını, hedef almayı suç sayan, saygısızlık yasasına başvurarak konuşma özgürlüğünü fiilen kısıtladı. PERON’un siyasal partilere karşı tavrı popülistlerin partilere güvensizliğini yansıtır. Kendi partisini kişisel bir araca dönüştürdü ve fırsat bulduğunda muhalefet partilerini yasadışı ilan etti.

PERON’un rejimi üç talep etrafında somutlaşıyordu; Toplumsal Adalet, Ekonomik Özgürlük ve Siyasal Bağımsızlık, bunlar aynı anda hem belirsiz taleplerdi, hem de izlediği politikalar için uygun birer rehberdi. PERON’un bu ilkeleri ve bu ilkeler doğrultusundaki eylemleri “PERONİZM” olarak adlandırılmıştır. “PERONİZM” karizmatik bir liderliğe, bir toplumsal reform gündemine, birçok sınıfı kapsayan bir tabana ve bir otoriterlik eğilimine dayanıyordu.


“Popülizm” iktidar partilerinin, özellikle de yaklaşan seçim dönemlerinde halkın ağzına “bir parmak bal çalmaları” anlamında kullanılmaktadır. Böylece “popülizm” kavramı ve taşıdığı anlam farklılaştırılıp çarpıtılmaktadır. Popülist kişi ve grupların temel kaygısı, daha çok insanın beğenisini ve desteğini kazanmaktır PERON’da iktidarını sağlamlaştırabilmek adına eski düzenden memnun olmayan toplumdaki farklı kesimlerin taleplerine yönelik politikalara ve reform hareketlerine girişmiştir. Özellikle iktisadi alandaki çabalar kitlelerin desteğini almaya yöneliktir. Bu doğrultuda PERON, öncelikle ülkenin ekonomik gelişimi için kalkınma politikalarına girişti. Sanayileşmeye önem veren PERON bir süreliğine Arjantin ekonomisine canlılık getirdi. Ekonomik bakımdan PERON dönemini ikiye ayrılabilir. Birinci kademe, genel anlamda bir iyimserliğin hâkim olduğu ithal ikameci bir kalkınma dönemi, ikincisi ise 1950’lerin başında Arjantin’de yaşanan krize paralel olarak sıkı ekonomi politikalarının uygulandığı ve siyasal ortamın da baskıcı olmaya başladığı dönemdir. İlk dönemde korumacı politikalar uygulandı ve devlet eliyle bir takım sanayi kuruluşları kuruldu. Bu kuruluşlar, otomobil, çelik, uçak yapımı gibi alanlarda üretim yapıyorlardı. Aynı zamanda tarımsal ürünlerin fiyatlarının düşük düzeyde tutulması sonucu pek çok toprak sahibi de tarımsal işletmelerini kapatarak, imalat sanayisine geçtiler. Ancak PERON’un tarımı ihmal eden politikaları ve artan nüfusla tarımın ihraç mallarının iç pazara yönelmesi sonucu, 1950’lerin başında döviz darboğazı oluştu. Böylece yeterli oranda yatırım malı ithalatı bu dönemde de gerçekleştirilemedi. Ayrıca, diğer bir yandan, ithal ikamesi ve ihracatın teşviki sonucu gelişme imkanı bulan sanayi yapısı artık daha fazla ithalat ve daha fazla ve pahalı yatırım malı ihtiyacı içindeydi.


PERON’un izlediği popülist politikalar, Arjantin’deki istikrarsızlıkları daha da arttırdı. PERON birçok teşebbüsü kamulaştırmış, yabancı rekabetine karşın birçok ürünün korumasını arttırmış ve ekonomide zaten yüksek olan devlet müdahalesini genişletmişti. Aynı zamanda çalışanların lehine bir gelir dağılımı politikası takip etmişti. Bu politikayı başarmak için politika aracı olarak hızlı ücret artışlarını kullandı. Doğal olarak izlenen bu politikanın ekonomideki sonuçları çok tahripkâr oldu. Ayrıca kamulaştırılmış işletmelerin zararları hızla yükselmiş ve bunun sonucunda mali açıklar artmıştı. Bu açıkların kapatılması için para basma yoluna gidilmiş, bunun sonucunda enflasyon hız kazanmıştı.


Ekonominin kötüleşmesi PERON’a karşı muhalefetin yükselmesine neden oldu. İlk olarak emekçi kitleler PERON’a sırt çevirdiler; 1954 Mayıs’ından başlayarak Arjantin PERON’a karşı eylemler yaptılar. Protestoların büyük bir hızla yayılmasıyla da PERON’cu kadrolar hızla dağıldı. Yükselen muhalefete karşı PERON’un aldığı önlem ise iktidarının otoriter eğilimlerini güçlendirmek oldu. PERONİST rejim giderek otoriter ve polisiye bir hal aldı.


PERON dış politikada ise ABD ile Sovyetler Birliği arasında bir üçüncü güç olmaya karar vermişti. Bu konuda PERON hükümetinin birçok kez oldukça bağımsız bir tutum takındığı yadsınamaz. Ancak dış politikadaki bu bağımsızlık, PERON hükümetinin Rio de Janeiro Anlaşmasını onaylamasını önleyemedi. Bu anlaşma bir çeşit Orta ve Güney Amerika NATO’suydu ve antlaşma herhangi bir savaş durumunda Arjantin’i Birleşik Amerika’ya bağımlı kılıyordu.


Ekonomik durumun bozuluşu, baskı rejimine doğru yöneliş, özgürlüklerin kısıtlanması, vurgunlar, kişi kayırmalar, sosyal demagoji ve hepsinin de ötesinde kilise ile çatışma PERON rejiminin sonunu hazırladı. Sosyal yapıdaki güçlü yerini hala koruyan tarımcı oligarşinin, milli gelirin büyük kısmına sahip çıkmasından tedirgin ticaret ve sanayi burjuvazisi de PERON’un devrilmesinde orduya destek oldu. Böylece PERON’a karşı düzenlenen 1955 darbesi geniş bir ittifakın desteği ile gerçekleşti.


1973’te PERON tekrar devlet başkanı olmuş, fakat bir yıl sonra ölmüştür. Başkan yardımcısı olan üçüncü eşi Isabel yönetime gelmiş, ancak o da 24 Mart 1976’da yapılan askeri müdahale ile başkanlıktan uzaklaştırılmıştır.


NOT: Bu yazının hazırlanmasında Uluslararası Politika Akademisi sitesindeki yazısından yararlandığım Sayın Ayşe YARAR’ a teşekkür ederim.

http://grihat.com/guney-amerika-orneginde-baskanlik-sistemi-peron-ve-peronizm-2.html

.

Facebook Yorumları

reklam
21.09.2014
Güney Amerika Örneğinde Başkanlık Sistemi. Peron ve Peronizm -2-
15.09.2014
Güney Amerika Örneğinde Başkanlık Sistemi
08.09.2014
Türkiye’de Siyasi Partiler
02.09.2014
Yeni Kabine ve MYK’nın Şifreleri
25.07.2013
Ortadoğu’da Kürt sorunu
18.07.2013
Siyasi kültür...
11.07.2013
Ne oluyor
04.07.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (7)
27.06.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (6)
20.06.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (5)
13.06.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (4)
06.06.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (3)
31.05.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (2)
24.05.2013
Düne bakarak bugünü anlamak (1)
16.05.2013
Sürece dair
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı