Zeki Bilgili: Öğrencilerin ihtiyaçları ve öğretmen ile ailelere bir kaç hatırlatma

28.9.2015 - Bu Yazı 1731 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Zeki Bilgili: Öğrencilerin ihtiyaçları ve öğretmen ile ailelere bir kaç hatırlatma

 Uzun bir yaz tatili ve ardından gelen Kurban Bayramı tatilinden sonra 2015-2016 eğitim-öğretim yılı  okulların  açılması ile başladı. Özellikle okula yeni başlayan birinci sınıflar; TEOG sınavına girecek olan 8.sınıflar ve üniversite sınavlarına girecek olan 12.sınıf öğrencilerinde, ailelerinde ve o sınıflarda derse giren öğretmenlerde   farklı bir heyecan, tedirginlik ve kaygı  var. Acaba belirlenen açlara ulaşılacak mı?

Genel anlamda eğitimin üç temel amacı vardır.Bunlar: Öğrencileri iyi vatandaş,iyi bir insan ve güzel bir meslek sahibi yapmak.Tüm öğretim kademeleri ve bütün dersler bu amaçlara ulaşılmak için vardır. Bu amaçlara ulaşmak içinde öğrencilerin giderilmesi gereken ihtiyaçları vardır.Ait olma,başarıyı  tatma ,sevgi ve saygı olarak bu ihtiyaçları sıralayabiliriz. Bu ihtiyaçlar bütün öğretim kademelerinde var olan ihtiyaçlardır ;ancak bazı kademlerinde bazı ihtiyaçlar daha baskındır.Bu ihtiyaçlar bir birleriyle ilişkilidir ve bir birlerini çok  etkiler.

Okulda amaçlarımıza uluşmak  için önce çocuk kendisini; okulun, sınıfın, arkadaşlarının ve öğretmenin bir parçası olarak algılaması gerekir. Bu durum onun aidiyet ihtiyacınıkarşılar. Ait olma, öğretmen tarafından beğenilmeyi ,kabul edilmeyi, taktir edilmeyi, sevilmeyi ve saygı  duyulmayı i gerektirir. Bütün öğrencileri bu aidiyet duygusunu kazanabilmesi için öğretmen çok dikkatli olmak zorundadır. Bunun için öğretmenlerin yapması gereken bazı temel davranışlar vardır. Öncelikle  etkili bir iletişim şarttır .Öğretmen-öğrenci, öğrenci- öğrenci, öğretmen- veli iletişimi bunun temelini oluşturur. Yine öğretmenin  öğrencilerin kapasitesini ortaya çıkaracak etkinlikler yapması aidiyet ihtiyacını karşılayan başka bir etkinliktir. Bu aynı zamanda öğrencinin akademik başarısını da artıracaktır. Yine öğrencilerin derslere aktif olarak katılmalarını sağlamak. Böylece öğrenci aynı zamanda  başarıyı tadacaktır. Son yıllarda gündemimize ve öğretim  programlarımıza giren “öğrenci merkezli “eğitiminde bir amacı da öğrencilerin  aidiyete ihtiyaçlarını geliştirmektir. Birey duygusal ve sosyal olarak gelişmesine aidiyet ihtiyacı temel oluşturur.

Velilere aidiyet ihtiyacı gidermede  çok iş düşüyor. Okulunu, sınıfını, arkadaşlarını ve özellikle öğretmenlerini  çocuklarını yanında eleştirmemek çok önemlidir. Okul türlerinin azaldığı ,okullardaki teknolojik araç-gereçlerin eşitlendiği   bir ortamda okul,sınıf ve öğretmen eleştirisi çok yerinde olmasa gerek.Velinin çocuklarının  yanında  yapacak eleştiri  çocuklarda  büyük yıkımlara neden olabilir. Bu küçük bir kartopun çığa dönüşmesi gibidir. Öğretmenini sevmeyen ,onu yetersiz gören bir öğrencinin aidiyet duygusu oluşmaz ,aidiyet duygusu olmayan bir öğrencide başarılı olamaz.

Aidiyet  ihtiyacı giderilmeyen birey sınıfa yabancılaşır. Bu yabancılaşma çeşitli sıkıntılarında temel kaynağını oluşturur. Bunlar;Sınıfa karşı düşmanlık ,ödev yapmama, utangaçlık, çekingenlik, sorumluluklarını yerine getirmeme, arkadaşlarıyla ilgilenmeme, disiplin sorunları, okula gelmemek, okuldan kaçmak, kötü alışkanlıklar, davranış bozukluklar olarak sıralayabiliriz. Bireyler böylece hem okulla hem de ailesi ile problem yaşar.Bu durum sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz etkiler.

Okul  ve aile işbirliği ile  çocuğun okula aidiyet duygusunu geliştirmesi için üzerlerine  düşen  görevleri yapması ,eğitimin hedeflerine ulaşmasında  hayati bir öneme sahiptir.

Başarıyı tatma ihtiyacı aidiyet ihtiyacı ile iç içe geçmiş haldedir. Aidiyet ihtiyacı giderilen birey başarıya hazır demektir. Her bireyin özel olduğu akılda tutularak ve öğrencilerin kapasitesini ortaya çıkaracak etkinlikler yapmak öğretmenlerin birinci görevidir. Aynı şekilde öğretim ilke ve yöntemlerini çocuklarının seviyesine göre zenginleştirmek, bütün  öğrencinin başarıyı tatmasını sağlamak  ise bir başka yoludur. Ders işlerken Öğretmen kılavuz kitaplarda da olan çoklu zeka  kuramına göre ders işlenmesi başarıyı artıracaktır. Ancak öğretmenler  eski alışkanlıkları olan  cezayı vazgeçilmez disiplin sağlama aracı olarak kullanılmaya devam etmektedir. Çocuklara ceza yerine olumlu  davranışlarını pekiştirmek gerekir. Olumlu davranışlardan kastımız: ödev yapma, arkadaşları ile iyi geçinme,paylaşma,yardımlaşma,büyükler saygı,düzenli ders çalışma,dersi iyi dinleme ve derse katılma…Bu olumlu davranışı pekiştirme , olumlu davranışlarının sayısını ve kalitesini artıracak, olumsuz davranışın ise sayısını azaltacaktır. Böylece çocuk yaptıkları sonucunda  başarıyı tadacaktır. Bu başarıyı tatma duygusu evde ve okulda disiplin sorunlarında büyük ölçüde azaltacaktır. Çocuk daha çok başarıyı tatmak için olumlu davranışlarda bulunma çabasına girecektir.

Başarıyı tattırma sadece akademik başarı olarak algılanmamalıdır. Sosyal ,kültürel , sanatsal ve sportif etkinlikler de gösterdikleri sonuçları da dikkate almakla olur.

Sınıfta yeterince akademik, Sosyal ,kültürel , sanatsal ve sportif başarı gösteremeyen çocuklara  aileleri destek olarak bu başarı hissini okul dışında tattırmalıdırlar. Diğer öğrencilerle kıyas etmeden gösterdiği kendi kapasitesindeki  herhangi bir başarıyı taktir etmek, çocuklarda başarıyı tatmayı sağlayacaktır. Ailede tadılan bu başarı hissi okula da yansıyacaktır. Böylece okul başarısı da artacaktır.

Başarıyı tattırma ihtiyacının  en büyük düşmanı ise yasal ve pedegojik olmayan deneme sınavlarıdır. Bu sınavlar başarıyı sadece akademik olarak değerlendirerek bireylerin diğer yönlerini köreltmesine neden olmaktadır. Üzülerek söyleyebiliriz ki, ilkokul 2.sınıftan itibaren okullarda deneme sınavı adı altında öğrenciler bir birleri ile yarıştırılıyor. Bu durum ailelerin de devreye girmeler ile, kıyas bıçağı ile öğrenciler küçük yaşlarda öldürülüyor. Üniversite sınavlarını bir kenara koyarsak, ilkokuldan sonra sınavla bir ortaokula gidilmiyor. Ortaokuldan liselere giderken sadece  TEOG sınavları var .Bu Sınavlarında sorular ise sadece 8.sınıf müfredatından çıkıyor. Her dönemde altı temel derslerden öğretmenin yapması gereken sınavların birini bakanlık yapıyor.İki yazılısı olan derslerin ilkini; üç yazılısı olan derslerin ikincisini bakanlık yapıyor. Bakanlığın yaptığı bu sınavlar öğretmen yapımı sınavlara göre daha güvenilir ve geçerliliği yüksektir. Dolayısı  ile ilkokuldan 8.sınıfa kadar yapılan deneme sınavları öğrencilerin yetersizliğini perçinleyen bir araca dönüyor. Öğretmenle deneme sınavlarına vereceği önemi öğrencilerin etkin ders çalışma stratejilerini kavramaya vereseler başarı daha fazla olacaktır. Etkin çalışma stratejileri: Öğretmeni iyi dinleme, anlamadığı yerleri sorma, derse aktif katılım, önemli yerler not alma, ödevlerini zamanında yapma, günlük tekrar, kitap okuma  şeklinde  özetleyebiliriz. Bundan dolayı öğretmenler  yeni öğretim programını iyi incelemeli ve onun ışığında planlarını yapmalıdırlar. Öğrencileri duygusal ,sosyal ve bilişsel olarak yetersizlik duygusu yaşatmamalıdırlar. Bu duygu ömrün bütün dönemlerinde bireyi olumsuz etkiler. Başarıyı tadamayan birey aidiyeti duygusu olmaz ve yukarda bahsedilen çeşitli sorunlara neden olur.

Saygı ihtiyacı. Saygı ,bireyi koşulsuz kabulle olan bir durumdur. Herkes insan olduğu için saygıya layıktır. Zengin-fakir, doğulu-batılı, başarılı-başarısız gibi özelliklere dikkate almadan birey,sırf kendi olduğu için,  olduğu gibi görmek ve ona göre davranmak bireyin saygı ihtiyacını giderir.

Üzülerek ifade diyebiliriz ki gerek öğretmenle ve gerek aileler çocuklarla ilgili başat olarak akademik başarıyı ön plana almakta ve bununla çocukları değerlendirmektedirler. Saygının ölçüsü,  onun akademik başarı olarak görülmektedir.

Son yıllarda aile türler içeresinde öne çıkan “mükemmeliyetçi aileler” ise çocuğun yaptığı hiçbir şeyi beğenmemekte ve hep daha iyisini istemekle çocuklarının özsaygılarını yitirmelerine neden olmaktadırlar.

Bireyi olduğu gibi kabul edip, saygı ihtiyacı giderilen bireyin aidiyet duygusu oluşur .Bu durum onun  üzerine düşen sorumluluklarını yapmasını sağlar ve böylece sorumluluklarını yerine getiren bireylerin başarılı olması sonucunu doğurur.

Ve sevgi,her yaşta ve her konumda en temel ihtiyaç…Öğretmenler, öğrencilerin bu temel ihtiyaçlarını her zaman farkına varmalı ve ona göre davranmalıdırlar. Öğrencilerine sevgiyi gösterecek söz ve davranışlardan kaçınmamalıdırlar. Sevilen birey sevdiği kişiye saygı duyar. Sevgi için güven ön koşuldur. Öğrenciler güvenilen birey olarak bakılmalıdır. Sevgi ihtiyacı her bireyde farklı olarak ortaya çıkar. Bu durum her bireyin özel olduğunun sonucunu ortaya çıkarır. Sevildiğini hisseden bireyin okula aidiyet duygusu gelişir. Bunun sonucun da birey okulda başarılı olur.

Sevgi, zaman ayırmakla olur. Aileler çocuklarıyla zaman geçirmelidirler. Ekran bağımlılığının artığı bu dönemde geçirilecek kaliteli zaman çocukların sevgi ihtiyacını giderecektir. Sevgiyi başka yerlerde aramasını engelleyecektir. Bu da çocukların kötü alışkanlık edinmesini ortadan kaldıracaktır. Böylece çocuklar okula ve derslerine daha çok önem vereceklerdir.

Eğitim ve öğretim hedeflerine ulaşmak bu dört temel ihtiyacın giderilmesi ile mümkündür: Ait olma,başarıyı  tatma ,sevgi ve saygı.Okulun açıldığı bu ilk günlerde gerek öğretmenler gerek aileler bunlara dikkat ederse hedeflerine daha kolay ulaşacaklarını bilmelidirler. Bunun aksini yapacak lüksleri yoktur.Bu böyle biline.

Zeki Bilgili / UZUNMUSTAFA İLKOKULU / REHBER ÖĞRETMENİ 

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Lise öğrencilerinden engelli kardeşlerine ziyaret
Lise öğrencilerinden engelli kardeşlerine ziyaret...
  
Uzunmustafa İlkokulu öğrencilerinden ziyaret
Hastane acil servislerinde sağlık çalışanlarına yönelik yaşanan şiddet olayl...
  
Düzce Üniversitesi öğrencilerinden anlamlı bağış
Düzce Üniversitesi Öğrenci Konseyi ve öğrencilerin düzenlediği etkinlikten elde edilen gelir şehit a...
  
Özel ve engelli öğrencilerin off-road heyecanı
Düzce'de özel eğitim alan ve engelli öğrencilerin katıldığı off-road turu düzenlendi. ...
  
Öğrencilerin merakla beklediği takvim açıklandı
Merkezi sınav puanına göre öğrenci alacak özel okullar kayıt takvimini açıkladı. Birinci ön kayıt d...
  
...
  
Aşçılık okuyan öğrencilerin "kepçe devir" töreni
Kaynaşlı Şehit Sabri Altınbaş Teknik ve Anadolu Lisesinde aşçılık okuyan öğrenciler için "kepçe devi...
  
Anaokulu öğrencilerinden Mehmetçik'e resimli destek
Düzce'deki bir anaokulunda eğitim gören yaklaşık 30 öğrenci hazırladıkları resimleri Zeytin Dalı Har...
  
KYK Müdürü Koz, "Her sorunda öğrencilerin yanlarında olacağız"
KYK Müdürü Koz, "Her sorunda öğrencilerin yanlarında olacağız"...
  
Üniversite öğrencilerinin kaldığı bölgede sıkı denetim
Düzce İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, üniversite öğrencilerinin ağırlıklı olarak yaşadığı bölgede uyg...
  
Düzce Üniversitesi Öğrencilerinden Renkli Etkinlik
Düzce Üniversitesi Genç TEMA ve Genç Yeşilay Topluluğu öğrencileri, Gümüşova Nasrettin Hoca Anaokulu...
  
Lisesi öğrencilerinden Düzce Üniversitesine ziyaret
Karadeniz Ereğli İMKB Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri, Düzce Üniversitesi’ni ziyaret ederek Fakül...
  
Liseli Öğrencilerin Üniversite Ziyareti
Düzce Arsal Anadolu Lisesi öğrencileri, yaklaşan üniversite sınavı öncesinde bilinçli tercih yapmak ...
  
İlkokul ve ortaokul öğrencilerine etüt yasağı!
Kapatılan dershanelerin ardından son KHK ile etüt eğitim merkezleri de eğitim sisteminden çıkarıldı....
  
Üniversite Öğrencilerini Döverek Paralarını Gasp Ettiler
Düzce Üniversitesi Akçakoca yerleşkesinde okuyan iki genç gece saatlerinde sokak ortasında darp edil...
  
Öğrencilerin İndirimli Kart Yoğunluğu Başladı
2016-2017 eğitim ve öğretim yılının başlaması ile birlikte Üniversite öğrencilerinin indirimli ulaşı...