Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken


17.1.2018 - Bu Yazı 69 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sadullah Ergin’in Adalet Bakanlığı döneminde Ankara’da 15-17 Kasım (2011) tarihleri arasında Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanlığınca AİHM ve Avrupa Konseyi’nde çalışan uzmanların katıldığı yüksek düzeyli, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye Kararları, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı toplantı düzenlendi.

***

İnsan Hakları Daire Başkanlığı, 2010 referandumunun hemen akabinde, dönemin başbakanı Erdoğan’ın “Biz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni Türkiye’ye getiriyoruz. Anayasa Mahkemesi, Türkiye İnsan Hakları Mahkemesi oluyor. Artık, yargı mağduriyeti yaşayan vatandaşlarımız artık hakkını aramak için AİHM’e gitmelerine gerek kalmayacak. Anayasa Mahkemesi’ne gidecek, Bireysel Başvuru hakkını kullanacak ve neticesini alacak” (11 Eylül 2010) diyerek müjdesini verdiği “Bireysel Başvuru”nun hayata geçirilmesinin alt yapısını oluşturmak için kurulmuş bir iç kurumdu. İnsan Hakları Daire Başkanlığı, gerek yapısal gerekse uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesini sağlayacak, gerekse AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının alanlarını belirlemek ve ihlale neden olan sorunların ortadan kaldırılması ve hukuki alt yapının oluşturulması amacıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlallerinin önlenmesine dair bir Eylem Planı oluşturdu.

Ve AİHM Türkiye’ye gelmiş oldu: Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru görevi verildi.

***

Dün, AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyduğumuz, bugün “yetki gaspı” yapmakla suçladığımız AİHM’in “etkin bir iç hukuk yolu” olarak tanıdığı devletimizin kanunlarla Anayasa Mahkememize verdiği Bireysel Başvuru görevi.

Ve vatandaş olarak hepimizin hakkı.

***

AK Parti iktidara geldiğinde, 1949 yılında Avrupa Konseyi statüsünü kabul ederek, kurucu üyeler arasına katılan ve 1950 yılında imzaladığı sözleşmeyi, 1954 yılında onaylayarak iç hukukun parçası haline getirmiş, 1987 yılın da ise “bireysel başvuru” hakkını tanıyarak denetim şemsiyesi altına giren Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne en çok şikayet edilen ikinci ülke konumundaydı.

Yine, AİHM’in Türkiye hakkında vermiş olduğu 2.639 ihlal kararı sayısı ile üye ülkeler arasında Türkiye en çok ihlal alan birinci ülke konumundaydı. Yani, Türkiye’nin aldığı ihlal, 47 üye ülkenin toplamının aldığı ihlal kararı kadardı dense abartılmış olmaz.

Diyebiliriz ki, AK Parti hükümetinin en çok gurur duyulan icraatlarından birisiydi Bireysel Başvuru hakkı. En çok hak ihlallerinin yaşandığı, neredeyse bütün yaşanan acılarının temelinde hukuksuzluğun yattığı ülkemiz için devrim niteliğinde büyük büyük bir reformdu. Bireysel başvuru yolunu Türkiye’ye getiren  AK Parti hükümeti ne kadar övünse, ne kadar gurur duysa az sayılırdı. Zira öyle bir ülkenin kalkıp da “Ben ülkeme Bireysel Başvuru hakkını” getirdim demesiyle getirebilecek bir hak değil.

Avrupa Konseyi ve AİHM’in “etkin bir iç hukuk yolu” olarak tanıması gerekiyor. Yani  AHİM, “hak ihlalleri konusunda bana gelmene gerek yok, git ülkende Bireysel Başvuru hakkını kullan, AYM’de AİHM içtihatlarına göre karar veriyor” demiş olması gerekiyor.

Ki dedi.

Örneğin Azerbaycan’nın bireysel başvuru hakkını, AİHM’in yerleşik içtihatlarına uygun olmadığı için akredite etmez iken, AİHM Türkiye’nin bireysel başvuru hakkını tanıdı. Bunda elbette, Türkiye’nin yaptığı yargı reformları, hukuk devleti algısını güçlendirecek nitelikte attığı adımların katkısı büyüktü.

Bir örnek verelim.

AK Parti hükümeti, yargı alanında yaptığı gerek mevzuatlarla, gerek kanunlarla hakim ve savcıların AİHM içtihatlarına göre karar vermelerini sağladı. “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” (Anayasa, 90. Madde) Hatta bununla da kalmadı. Hakim ve savcıların, AİHM içtihatlarına göre kararlarını vermelerini isterken... Bir yandan da AİHM yetkilileri ile görüşerek, İngilizce ve Fransızca iki dilde hizmet veren, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin internet sitesinin, üçüncü dil Türkçe olarak hizmet vermesini sağladı. Hakim ve savcıların AİHM içtihatlarına kolayca ulaşabilmeleri için bütün sitenin Türkçe çevirisini yaptırdı. AK Parti bir dönem bu icraatları yapıyordu işte. AK Parti’ye kazandıran buydu.

Velhasıl kelam...

Bugün Anayasa Mahkemesi’nin Şahin Alpay ve Mehmet Altan hakkında “hak ve hürriyet ihlali olduğu” yönündeki kararı, Türkiye’nin hukuk anlamında onurunu kurtaran bir karar iken, yine alkışlarla karşılanması gerekirken AYM yerden yere vuruluyor.

Ne olacak?

AİHM, Türkiye’nin Bireysel Başvurusu hakkındaki akreditasyonunu kaldırır bu durumda. Yerel mahkemelerin direndiği bir AYM hakkında ve “etkin bir iç hukuk yolu” olarak işletilemeyen bireysel başvuru hakkında ne karar verebilir.

Bu durumda... Türkiye yine “hak ihlalleri konusunda” en çok şikayet edilen ülke konumuna yükselir.

Bu durumda...

FETÖ davası ne olur?

DÜN ANAYASA MAHKEMESİ YEREL MAHKEMENİN ÖNÜNÜ AÇMIŞ OLUYORDU

Mart 2014’te, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin “hak ve hürriyet ihlali olduğu” yönündeki karara uydu ve eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tahliyesine karar verdi.

İlker Başbuğ’u geçmiş olsun demek için arayan ilk isim dönemin Başbakanı Erdoğan oldu.

Hatırlayınız, AK Parti hükümeti yetkililerinden AYM’yi “hukuka uygun davrandığı” için alkışlayan açıklamalar gelmişti. 

Dönemin Başbakanı Erdoğan katıldığı TRT yayınında İlker Başbuğ ve AYM’nin vermiş olduğu “hak ve hürriyet ihlali olduğu” yönündeki kararı neticesinde gerçekleşen tahliyeler hakkında şunları söylemişti:

“26 maddelik anayasa değişikliğiyle Türkiye’de bir süreci başlattık. 7-10 sene bu insanlar içeride yattılar, bu insanlar hakkında karara varılamaması bir zulümdür. Hiç olmazsa bunu 5 yıla çekelim, bu yasa da ‘bireysel başvuru’ hakkını getirdik. Bireysel Başvuru sayesinde onlarca insan kimisi tutuksuz yargılanmak üzere kimisi de 5 yıl süresi dolmadığı halde onlar da çıkmış oldu. Bireysel Başvuru hakkını biz getirdik. Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu karar ile yerel mahkemenin önünü açmış oldu. Tahliye kararını yerel mahkeme verdi, işin aslı budur. (20 Mart 2014)

18-01/17/ilker-bagbug.jpg

.

Facebook Yorumları

reklam
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı