Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi


5.12.2017 - Bu Yazı 269 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu geçen gün İzmir’de katıldığı bir toplantıda Zarrab Davası’na dair gösterilmesi gereken yaklaşımı ve alınması gereken tavrı şöyle açıklıyordu:

• Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi ülkeyle nasıl bir ilişki kuracağına Ankara karar verir. Dolayısıyla hukuken BM üyesi olarak  Türkiye’nin uyması gereken Birleşmiş Milletlerin ambargo kararıdır. Ötesi bizi bağlamaz.

• İran bizim komşumuzdur. İran ile ilişkilerimiz ABD’nin tarihinden daha eskidir ve bu ilişkiye kimse müdahale edemez.

• 17 -25 Aralık hiç kuşkusuz ki bir darbe teşebbüsüdür. Bugün o mahkemede sunulan belgelerin 17-25 Aralık’la irtibatı dolayısıyla, bizim açımızdan bir hükmü yoktur. Ancak bir diğer önemli husus ise izzetle birlikte adaletin korunması hususudur. Devletimizin izzeti ve itibarı anlamında yapılan her komplonun karşısında dururken, adaleti ve ahlakı da mutlak anlamda hakim kılmak zorundayız. Adaleti kaybederseniz devleti yaşatamazsınız.

• Rıza Sarraf başta olmak üzere, kim kendi çıkarını düşünmüşse, kemi kendi servetini artırmayı planlamışsa, kim rüşvet almışsa, kim haksız kazanç peşinde olmuşsa onlardan da bunun hesabı sorulmalıdır.

El hak doğru. Meseleye böyle bakılsaydı AK Parti hükümeti bugün “17-25 kalkışmasında kullanılan belgeler” savunmasının çok daha ötesinde yani daha özgüvenli bir noktada olabilir, eli çok daha güçlü olurdu.

Reza Zarrab bugün Türkiye’yi utandıran ‘itiraflarını’ ya da ‘iftiralarını’ yapacak pozisyonda olmazdı. Olamazdı.

Evet, bu pekala mümkündü.

AK Parti hem Türkiye’yi FETÖ belasından kurtarmış olur, hem de yolsuzluklarla mücadele konusunda “iddiaları ortaya atan FETÖ dahi olsa” müsamaha göstermediğini kanıtlamış olurdu. Yolsuzlukla, yoksullukla mücadele iddiasıyla iktidara gelen AK Parti’ye yakışan da bu olurdu.

Ki 17 25 Aralık kalkışmasının akabinde AK Parti adeta ‘meydan okurcasına’ zaten bu tavrı göstermiş duracağı yerin çizgisini kalın kalın çizmişti. 

“Biz ilkelerle hareket eden partiyiz, iktidarız. Hukukla hareket edeceğiz, etmeye devam edeceğiz. Devlet kurumlarının hiçbirini topyekun töhmet altında bırakmayız. İçimizde varsa çürükleri temizleriz ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız. Partimiz içinde gerekli arınmayı biz yapacağız. AK Parti yolsuzluklara, rüşvete göz yummaz, müsamaha göstermez. Zira bizim varlık sebebimiz yolsuzluklarla mücadeledir. Böyle bir şey varsa bunun üzerine mutlaka gideceğiz.” (25 Aralık 2013, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı)

Eğer bu gerçekleşmiş olsaydı bugün, Türkiye, uluslararası arenada itibarını sarmaya yönelik böylesi bir operasyonla karşı karşıya kalmamış olurdu.

Bugün sadece ABD’nin İran’a koyduğu ambargonun delinmesi tartışılırdı ki. ABD’nin Türkiye’ye hukuken söyleyebileceği hiçbir şey yok.

AK Parti bu krizden elini ve kendisini güçlendirmiş bir şekilde çıkabilirdi.

Ama zararın neresinden dönülse kârdır. Her şeye rağmen ümitsizliğe ve çaresizlik duygusuna teslim olmaya gerek yok... Strateji ve taktik revizyonuyla bu hala mümkün.

17-12/05/1738098_940x531.jpg

DAVUTOĞLU 4 BAKANIN YÜCE DİVAN'A GİTMESİNE ENGEL Mİ OLDU?

Ahmet Davutoğlu Zarrab olayına dair “kim servetini artırmayı planlamışsa, kim rüşvet almışsa, kim haksız kazanç peşinde olmuşsa... Onlardan da hesap sorulmalıdır. Hesap verme makamı New York değil Ankara’dır. Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleridir.”  dedi ya...

Birileri hemen “Onlar senin başbakanlığın döneminde aklandılar” demeye başladılar.

Haklı oldukları bir husus var. Gerçekten de haklarında rüşvet iddiası olan 4 Bakan Davutoğlu’nun Başbakan olduğu dönemde Yüce Divan’a gitmenin eşiğinden döndüler. Bir anlamda aklandılar!

Ama bir gerçek daha var: Artık kimler tarafından finanse edildikleri, kimler tarafından organize edildikleri bilinen yalı çetesinin kaleme aldığı o kepaze bildirideki “Davutoğlu’nun başbakanlıktan indirilmeyi hak etme sebeplerinden” biri de bu konuydu.

Yalı çetesine göre Davutoğlu Başbakanlığı hak etmiyordu. İndirilmeliydi. Çünkü...

Şeffaflık Yasası’nı çıkartmak istiyordu.

Çünkü... 4 Bakan’ın Yüce Divan’a gönderilmesini istiyordu. Yargılansınlar ve aklansınlar istiyordu.

Çünkü... Meclis’te Yüce Divan’a gönderme oylaması yapılırken tepki gösterip yurt dışına gitmişti.

Çünkü... Rüşvet iddiası olanlar yargılansınlar aklansınlar derken hainlik yapıyordu.

17-12/05/ahmet-davutoglu.jpg

.

Facebook Yorumları

reklam
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı