Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’


20.6.2018 - Bu Yazı 277 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başlıktaki söz kime ait diye sorsam, eminim saniye beklemeden “Cumhurbaşkanı Erdoğan” cevabını verirsiniz değil mi?

Öyle. 

E, çünkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan daha AK Parti Genel Başkanlığı şapkasını giydiği ilk gün, kendisine “hoş geldin” diyen partisine ilk sözü “2019 seçimleri herhangi bir seçim olmayacak” dediğine, dahası ziyaret ettiği bütün il teşkilatlarında yaptığı konuşmalarda üstüne basa basa “2019 seçimlerinde bu kez işimiz kolay değil” ikazında bulunduğuna şahit oldunuz. Şahit olduk. 

Ki, seçmen karşısına 16 yıllık “muktedir” bir iktidar partisi olarak çıkacak olan AK Parti için bu seçimin zorlu bir imtihan olacağı sürpriz falan değildi.

2014 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte AK Parti, ülkede ki “hukuk”, “adalet”, “yargı bağımsızlığı”, “demokrasi” gibi alanlarda ve “yeni anayasa” konusundaki olumsuzluklarla ilgili olarak seçmen nezdindeki bahane gerekçelerini de yitirmiş oldu. 

16 yıllık iktidar. Dile kolay. Göz açıp kapanıncaya kadar gelip geçti.
Nitekim 24 Haziran’da seçmen AK Parti’yi sandıkta muktedir bir parti olarak oylayacak. 

AK Parti, iktidara geldiği 2002 yılından 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadarki süreçte, kendisiyle yarışan, kendisinden önceki iktidarlar dönemi ile mukayese edilen bir partiydi. 
Seçmen karşısına “hukuk devletini tesis edeceğiz” vaadi ile çıkıyordu ve AK Partili AK Partisiz hukuk devleti olamamanın acısını yaşamış olan, adaletsizliğe uğramış olan, yargı bağımsızlığının ülkeye yaşattığı acılara şahit olmuş olan herkesin yarınlara umutla bakmasını sağlıyordu. 

AK Parti’nin 2014’e kadarki bütün seçimlerde seçmen karşısına “yeni anayasa” vaadi ile çıkmasının bir anlamı vardı ve yine 2014 seçimlerine kadarki bütün seçimlerde seçmen AK Parti’ye “E, bir önceki seçimlerde de yeni anayasa vaadinde bulundun, hani nerede” sorusunu yöneltmiyordu ve sitem etmiyordu. 

2014 seçimlerine kadar AK Parti hükümetinin yeni bir anayasa yapamamasının haklı sebepleri vardı ve seçmen de AK Parti’nin elinin kolunun bağlı olduğunun farkındaydı. 

Her seçimde “ülke demokrasi rayına otursun” diye, “yargı bağımsız olsun” diye, “yeni Anayasa yapılabilsin” diye, devlet karşısında bütün vatandaşlar eşit olabilsin, Ankara statükodan arınsın, devlet vatandaş karşısında küçülsün diye AK Parti’ye oy verdi. 
Peki şimdi?

AK Parti, Meclis’te yeni bir anayasa imkanına sahip iken, devleti tam anlamıyla kurumsallaştıracak bir anayasa yapmadı, bugün hala Türkiye’nin tam anlamıyla yeni bir anayasaya ihtiyacı bulunuyor. 
AK Parti bugün “yargı bağımsızlığı” dediğinde, seçmen “16 yıldır neden yapmadın?” diyor.

16 yıllık iktidarın sonunda bugün, eğitimden sağlık sorunlarına, temel hak ve özgürlükler alanındaki sorunlardan adalet sorunlarına kadar AK Parti seçmene Türkiye’nin hangi sorun başlığını açsa, “tamam da neden yapmadın” diyor. AK Parti “seçimlerden sonra” dediğinde seçmen neden şimdiye kadar gerçekleştirmedin elinde fırsat vardı sorusunu yöneltiyor.

Dahası bugün, bu seçimlerde AK Parti için asıl zor olan, seçmen AK Parti dün ne demişti, bugün ne diyor diye bakıyor, AK Partinin kendi tabanı dahi partileri dün nasıl bir fotoğraf veriyordu bugün nasıl bir fotoğraf verdiğine bakıyor. 

Velhasıl, AK Parti eleştirdiği “Eski Türkiye’nin” yerine kuşatıcı, kucaklayıcı yeni bir paradigma koyamadı. Yeni bir anlayış inşa edemedi. 

Dört kişinin hayatını hem de vahşi bir şekilde kaybettiği Suruç Katliamından bahisle tek bir örnek verelim. 

Suruç’ta 4 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hayatını kaybetmesine rağmen, sadece AK Parti milletvekilinin ağabeyinin katil zanlısının tutuklandığı haberlerinin yer alması yargıya güven sağlar mı sağlamaz mı? 
E, bu durumda, mesela 16 yıllık iktidarın sonunda bir de hükümetin çıkıp “Bir ülkede halk bunalmış ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse” diye şikayet cümleleri kurması tuhaf kaçmıyor mu?

Eski Türkiye medyası ile AK Parti dönemi medyası arasında nasıl bir fark var?

37 ülke arasında yapılan “medyada dezenformasyon ve yanıltıcı haber” anketinde Türkiye’nin birinci sırada yer almasına yani Türkiye’nin itibarının bu şekilde zedelenmesine katkıda bulunan medya isimlerini nasıl sayalım?

Eski Türkiye’nin egemen iktidarları, iktidarda kalkmak için “biz gidersek...” diye başlayan cümlelerle korku siyaseti yapıyorlardı. Peki, bugün ne yapılıyor?
Şunu söyleyeyim size, Türkiye hukuk devleti olmadığı müddetçe bu siyasetçilere rant sağlayan bu korku siyaseti hiçbir zaman bitmeyecek.

Türkiye hukuk devleti olduğunda, yargı bağımsız olduğunda, kuvvetler ayrılığı ilkesi bu ülkede geçerli olduğunda siyasetçiler seçmen karşına “biz gidersek” korku siyaseti ile çıkamayacaklar. Nasıl bir Türkiye vaat ettiklerini anlatacaklar. 

24 Haziran seçimlerinde sandığa bu kez “muktedir” olarak giden ve seçmenin bu kez AK Parti’yi eski Türkiye ile mukayese ederek değil, AK Parti’nin “kendi dönem politikaları” ile mukayese ederek vereceği karar sınavında AK Parti’ye teveccüh ne olacak bakalım?

Evet, oldukça zorlu bir sınavın eşiğinde AK Parti...

Yıl 1988... Kahvehaneden Kıraathaneye

Eski TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek dün aradı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim vaadi olarak açıkladığı ve 24  Haziran seçimlerine damgasını vuran “Millet Kıraathaneleri” projesinin yeni bir proje olmadığını söyledi.

Ne yalan söyleyeyim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  “Millet Kıraathaneleri” projesine yeterince şaşırdığımı sanıyordum ki, Sayın Çiçek’in “kıraathane projesi yeni değil” deyince...

Büyük bir şaşkınlık içerisinde “Nasıl yani” deyiverdim.

Sayın Çiçek “Projede sorun yok, aslında güzel bir proje. Sonuçta, bizim gibi okuma oranları düşük bir ülke için iyi, gerekli ve faydalı bir proje. Sorun şu ki, 24 Haziran’da sandıklar genel seçimler için kurulacak, yerel yönetimler için değil”  dedi ve kıraathane projesinin 1988 yılında, kendisinin devlet bakanlığı döneminde, bir devlet projesi olarak uyguladıklarını ve bu proje ile kamuoyunun beğenisini ve desteğini aldıklarını söyledi.

Proje o kadar beğeni almış ki, dönemin Kahveciler Federasyonu Başkanı Ali Paşa Aksu çıkıp devlete teşekkür açıklaması yapmış. Ve 7 bin 15 kahvehanede kitap okuma köşeleri oluşturduklarına yönelik bir basın açıklaması yapmış.

Sayın Çiçek’in devlet bakanlığı döneminde bir devlet projesi olarak gerçekleştirdiği “Kahvehaneden Kıraathaneye” projesini, İbrahim İnal “Kitap Tiryakiliği” kitabında anlatıyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.11.2018
Sosyalist sendikanın ülkücü başkanıydı
14.11.2018
Gerçek hayatta da tıpkı filmlerdeki gibi sonunda kazanan ‘adalet’ olsa...
10.11.2018
“Trump’ın dedesi dahi bu ülkeye gelmek istemezdi”
24.6.2018
İnce: Hedefim gönülleri birleştirmek
22.6.2018
Sandığa 48 saat kala umumi manzara
20.6.2018
‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’
19.6.2018
Güçlünün hukuku mu, hukukun gücü mü?
15.6.2018
Sosyal medya Temel Karamollaoğlu’nun olmuş....
13.6.2018
“Taşımayla başka yerlerden getirilmedik, kendimiz isteyerek geldik”
10.6.2018
IMF’in borcunu kapatan hükümetten...
8.6.2018
Bakınız, kültür bakanımız ‘partizan bürokratla’ yakın çalışmıyormuş...
6.6.2018
Sakin olun arkadaşlar, bu sadece bir seçim...
5.6.2018
Bu durumda ‘milli iradeye’ saygısızlık olmuş olmuyor mu?
2.6.2018
Hani İbrahim Okur, FETÖ’nün kripto adamıydı!
31.5.2018
24 Haziran seçimleri Türkiye için bir milat olacak...
26.5.2018
Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?
23.5.2018
Mavi Marmara anlaşması neden iptal edilmiyor?
22.5.2018
Biz Amerika’nın Kudüs kararını bir kez daha reddederken...
18.5.2018
Devlet miting yapar mı?
16.5.2018
Ülkemiz hukuk devleti mi...
12.5.2018
18 Nisan 1999 seçimlerinde nasıl bir tablo çıkmıştı ortaya...
10.5.2018
AK Parti ilk kez sonucunun cebinde olmadığı bir seçime giriyor
9.5.2018
Erdoğan’la AK Parti nasıl ayrıştırıldı...
6.5.2018
Yetmez Devlet Bey, ‘Cumhur İttifakına’ oy vermeyen herkes FETÖ’cü kabul edilsin...
4.5.2018
AK Parti ve gençler arasındaki makas neden açılıyor?
2.5.2018
AK Parti’nin yüzde 60’larla sandıktan taçlanarak çıkması gerekmiyor mu?
26.4.2018
Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...
24.4.2018
Tek kelime ile bravo CHP...
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8