Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

“Yargı dünyasının ‘karanlık’ dönemi”


15.3.2019 - Bu Yazı 336 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ürktünüz değil mi? Adaletin tecellisini sağlayan yargı kurumunda, adalet kavramıyla ters olarak karanlık işlerin, yani alaverelerin, dalaverelerin döndüğü, kumpasların, kirli operasyonların yapıldığı dönemi olur mu,  diyorsunuz.

Evet, oldu... Ve maalesef yargıya güvenin yerlerde sürünmesinin ve bugün hala yargının güvenirliğini sağlayamamasının sebebi, yargının işte “o karanlık” dönemi.

Yargı dünyasının karanlık dönemi olduğu tespitini yapan isim HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz. Urfa’da “Stratejik Plan Çalıştayı’nda hakimlere ve savcılara “Yüreklerinde Allah korkusunu gördüğüm meslektaşlarım. Sizden rica ediyorum yargının tarafsızlığını hakim kılalım” hitabıyla seslenen Sayın Yılmaz şöyle söylüyor:

“93 yıllık Cumhuriyette, yargının sopa gibi kullanıldığı, belli amaçlara alet edildiği bir başka dönem yok. 2007 ile 2013 yılları arasında yargı dünyası ilk defa böylesi bir utanç dönemi yaşadı. 2007’den beri yaşadığımız süreç bizi nereye getirdi hepimiz görüyoruz. Güvenirlilik açısından yüzde 70’lerin altında düşmeyen Türk yargısı bugün yüzde 30’lar seviyesinde. Bu manzaranın asıl sebebi bizleriz. Bu kara dönemin izlerini silmek bizim neslimize nasip olacak.”

Hakimler ve savcılardan sorumlu kurumun başında olan Sayın Yılmaz bu sözleri, yaklaşık üç  yıl önce, yani 22 Nisan 2016 tarihinde söyledi.

Yıl 2019. Ve değişen bir şey yok. Ülkemizde hukuk kurumlarına güvenmeyenlerin oranı hala yüzde 30’ların altında.

Gelelim, Sayın Yılmaz’ın ifadesi ile yargı dünyasında, 2007-2013 yılları arasında yaşanan karanlık döneme.

Ergenekon, Balyoz, Zirve, Erzincan Ergenekon, KCK ve Casusluk davaları başta olmak üzere onlarca davanın görüldüğü yıllar... 

***

12 Haziran 2007 tarihinde bir ihbar telefonuyla, her şey ne de güzel başlamıştı değil mi? Hepimizde “demek ki olabiliyormuş”, “demek ki darbecilere dokunulabiliyormuş”  duygusu yaratmıştı.  Dalga dalga operasyonlar, peş peşe yapılan tutuklamalar...

Nihayet, ülkemizde 1960’tan bu yana devam eden askeri vesayet düzenine karşı mücadele imkanı çıkmıştı...

Genelkurmay’ın içinde Ergenekon isimli gizli bir örgüt kurulmuştu. Türkiye’yi kana bulayacak planlar yapılmıştı. Hatta ülkemizde yaşanan pek çok karanlık eylemin sorumlusu Ergenekon isimli örgüttü ve yapılacak soruşturma, bu örgütün tüm karanlık faaliyetlerini açığa çıkaracaktı.

Bir yandan toplumsal destek için algı operasyonları yapıldı bir yandan da Ergenekon davasının temel dayanaklarından birisi olan “Gizli Tanıklık” için Meclis’ten yasanın geçirilmesi sağlandı.

Bu karanlık örgütün, medya ayağından sosyal ayağına kadar örgütün bütün çalışmalarını bilen tanıklar vardı, ancak hayati tehlikeleri söz konusuydu!

Nitekim önce Meclis’te gizli tanıklık yasası kabul edildi. 17 gün sonra da Ergenekon operasyonu başladı. Devamında Balyoz, İzmir Casusluk, KCK gibi operasyonlar...

Gizli tanıkların bir kısmı “Deniz”, “Vatan”, “Mart”, “Huzur”, “Ağrı Dağı”, “Osmanım”, “İsmet”, “Kıskaç”, “Emek”, “Tükenmez Kalem” gibi kod isimler alırken kimisi rakamlarla kodlandı.

Sadece Ergenekon davasındaki gizli tanık sayısı 44 toplamda ise bu sayı 100’ün üzerindeydi.

AİHM’de de CMK’da da hukuken sınırları ve çerçevesi, “kimler gizli tanık sayılabilir”, “gizli tanıkların ifadelerinin tek başına delil teşkil etmez” gibi hiçbir tartışmaya sebep vermeyecek şekilde belirlendiği halde, Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi davaların tek delili, gizli tanıklar oldu. Hukuken birleşmeyecek olan davalar sadece gizli tanık ifadeleriyle birleştirildi.

Uzun uzun anlatmaya lüzum yok. 2008 yılında “Asrın Davaları” diye alkışlanan bu davalarla ilgili toplamda 600’ün üzerinde duruşma yapıldı, darbe suçuyla yargılananlar yüzlerce yılı bulan cezalara çarptırıldı. Toplum tarafından lanetlendi.

İktidarın başlarda “savcısı benim” dediği davaların kumpas olduğu ortaya çıktı.

Dün yüzlerce yıl cezalar veren mahkemeler “askere kumpas kuruldu” açıklamasının ardından bu kez “örgüt yok” deyip tahliye ve beraat kararları verdiler.

Bu davalarda “gizli tanıklık” yapanların çoğuna bu kez “yalan beyan” vermek suçuyla dava açıldı. Gizli tanık koltuğuna oturanlar bu kez de sanık sandalyesine oturdular.

Ben hala adı Ergenekon olmuş Balyoz olmuş fark etmez, darbe planlarının gerçek olduğuna ve Fethullahçı hakimlerin ve savcıların bu davaları çığırından çıkarttıklarını düşünüyorum.

Özetle, bugün yargıya güven duygusunun zedelenmesinin sebeplerinden birisi bu davalarda yapılan hukuksuzluklardı. Bu hukuksuzlukların başında da “gizli tanık” terörü geliyordu.

***

Bu yazıyı neden yazdım?

İki sebeple:

Birincisi Fethullahçı yargıdan miras kalan “gizli tanıklık” hala geçer akçe olarak devam ediyor.

Bakınız, ülkemizin hukuk algısına ciddi zararlar veren Büyükada Davası  Rahip Brunson Davası “gizli tanık” ifadelerine dayandırılarak “ajan, terörist” suçlamasıyla açıldı. Sonrası malum...

İkincisi.... Ergenekon Davası’nın en ünlü gizli tanığı kimdi diye sorsam, çoğunuz “Efe” kod adlı bir savcı cevabını verirsiniz...

Hatırlayacaksınız, dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner, “Efe” kod adlı savcı Bayram Bozkurt’un beyanlarıyla, hukuka aykırı bir şekilde makam odası basılarak gözaltına alınmıştı.

15 Temmuz darbesinden sonra FETÖ’cu olduğu ortaya çıkan ve gözaltına alınan Bayram Bozkurt  “gerçekleri anlatacağım” diyerek İzmir Başsavcılığı’na 40 sayfalık bir ifade vermiş. Akıl alır gibi değil. Bozkurt’un ifadesine göre “Fethullah Gülen, başlarına bir iş gelir diyerek Türkiye’deki bütün cemaatlere adamlarını yerleştirmiş. Bugün devlet kurumlarından FETÖ’cü olarak tasfiye edilenlerin yerlerine farklı cemaatlerin referanslarıyla gelenlerin tamamı aslında FETÖ’cüymüş.”

Bozkurt’un ifade tutanağında yüzlerce isim hakkında akıl almaz ifadeler yer alıyor.

Tuhaf olan, dün “kullanıldığını, yalan beyan verdiğini” söyleyen birisinin ifade tutanağının ciddiye alınarak dava dosyalarına konulması.

Bir “gizli tanık” garabeti de eski HSYK başkanı olan İbrahim Okur’un davasında yaşanıyor mesela... Nasıl mı? Şöyle, Okur’un davasının soruşturma aşamasında bir gizli tanık, iki ayrı kod ismiyle, sanki iki ayrı tanık varmış gibi dinleniyor, bu durum yargılama esnasında ortaya çıkınca, bu kez mahkeme “gizli tanığın” dinlenmesinden “vazgeçtim” diyebiliyor.

Yani görünen o ki, geçmişten ders alınmıyor.

Peki, geçmişten ders alınmadan bugünü düzeltmek mümkün mü?

MHP Lideri Devlet Bahçeli “Gizli tanık, Türk Ceza Kanunu’na giren fitne tohumudur” demişti.

Haksız mı?

Bugünlerde yargı reformu deniliyor, öncelikle bu “gizli tanıklık” denilen karanlığın üzerine gidilmeli ve son derece sıkı kurallara bağlanmalıdır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
17.05.2019
Bu kez adaylar yarışacak mı?
16.05.2019
“Çok basit” mi “çünkü oylar çalındı” mı?
14.05.2019
Soma’da göçük altında sadece 301 canımız kalmadı...
10.05.2019
YSK kararı için Haşim Kılıç ne diyor?
8.05.2019
Zarftaki dört oydan sadece biri murdar kararı
1.05.2019
Adaylar yarışsaydı Binali Yıldırım kazanabilir miydi?
30.04.2019
‘Analar ağlamasın’ sürecinden ‘anaları tartaklıyoruz’ sürecine...
26.4.2019
Kararı AK Parti verecek: Hangi AK Parti?
25.4.2019
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
23.4.2019
İstediğimiz böyle bir Türkiye mi?
20.4.2019
Başka aday gösterseydi CHP yine de kazanır mıydı?
17.4.2019
Belediyelerde ‘tartışa tartışa uzlaşma’ dönemi
16.4.2019
Sandıkların tamamı sayılsa sonuç değişir miydi?
13.4.2019
“Seçmen söyleyeceğini söyledi... Artık söz YSK’nındır”
3.4.2019
“Milletimizin takdiri her şeyin üstündedir”
2.4.2019
Demokrasi kazandı
30.3.2019
Binali Yıldırım çok haklı...
27.3.2019
Türkiye İslam dünyası için yine umut olabilirdi
22.3.2019
Binlerce kez teşekkürler Jacinda Ardern...
15.3.2019
“Yargı dünyasının ‘karanlık’ dönemi”
13.3.2019
Adaletin ‘etik’ sorunu
9.3.2019
Türkiye hakkında hukuk raporlar
6.3.2019
Anket şirketlerini ne yapalım?
1.3.2019
Bu yüzyılın en dikkat çekici diplomatı
27.2.2019
Beka sorunu var mı yok mu?
23.2.2019
Bize ne oldu böyle?
20.2.2019
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın kıyamet kopartan sözleri
15.2.2019
‘Onca kalabalığa rağmen, bu nasıl bir yalnızlık’
14.2.2019
Kaçan tarihi fırsat
13.2.2019
Mülakat sınavıyla liyakat tespit edilir mi
8.2.2019
Adalet için aydın sorumluluğu
6.2.2019
Geliyorum diyen küresel krize hazır mıyız?
5.2.2019
G-20’nin seçkin insanlar grubu ve herkese açık küresel finans sistemi
30.1.2019
Ülkücüler ne yapsalar Savcı Nurettin Soyer sevinirdi
29.1.2019
İnsanları hem dinden hem de siyasetten soğutuyorsunuz
25.1.2019
Siyasal yozlaşmadan toplumsal yozlaşmaya
22.1.2019
Korku siyaseti el mi değiştiriyor
19.1.2019
Uygur kampları çok güzel sen de gelsene!
18.1.2019
Adını tarihe ‘o bir insan hakları savunucusuydu’ diye de yazdırabilirdi
15.1.2019
‘Nullum crimen, nulla poena sine lege...’
13.1.2019
Bu vatanın kalifiye insanları neden gidiyorlar?
9.1.2019
İslam dünyasının duymadığı, görmediği gerçekler
8.1.2019
Jefferson’ın Kuran’ı Kerim’i...
4.1.2019
Endişeye mahal yok: Dindarlaşmıyoruz!
26.12.2018
Kumpasa karşı kumpas değil- kumpasa karşı adalet
23.12.2018
Şiddete başvurma, silahlı eylem yapma ihtimalleri ‘olabilir’ örgütü: Hizb’ut Tahrir
18.12.2018
Dünden bugüne ideolojik yargı tarihimiz
12.12.2018
‘Adaletin bekası mı, bekanın adaleti mi?’
6.12.2018
Yargıya güven
4.12.2018
28 Şubat mağdurları için de 28 Şubat bitsin
28.11.2018
Suudi mahkemelerinde adalet tecelli eder mi?
22.11.2018
Uzay profesörü olmuş ama…
16.11.2018
Sosyalist sendikanın ülkücü başkanıydı
14.11.2018
Gerçek hayatta da tıpkı filmlerdeki gibi sonunda kazanan ‘adalet’ olsa...
10.11.2018
“Trump’ın dedesi dahi bu ülkeye gelmek istemezdi”
24.6.2018
İnce: Hedefim gönülleri birleştirmek
22.6.2018
Sandığa 48 saat kala umumi manzara
20.6.2018
‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’
19.6.2018
Güçlünün hukuku mu, hukukun gücü mü?
15.6.2018
Sosyal medya Temel Karamollaoğlu’nun olmuş....
13.6.2018
“Taşımayla başka yerlerden getirilmedik, kendimiz isteyerek geldik”
10.6.2018
IMF’in borcunu kapatan hükümetten...
8.6.2018
Bakınız, kültür bakanımız ‘partizan bürokratla’ yakın çalışmıyormuş...
6.6.2018
Sakin olun arkadaşlar, bu sadece bir seçim...
5.6.2018
Bu durumda ‘milli iradeye’ saygısızlık olmuş olmuyor mu?
2.6.2018
Hani İbrahim Okur, FETÖ’nün kripto adamıydı!
31.5.2018
24 Haziran seçimleri Türkiye için bir milat olacak...
26.5.2018
Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?
23.5.2018
Mavi Marmara anlaşması neden iptal edilmiyor?
22.5.2018
Biz Amerika’nın Kudüs kararını bir kez daha reddederken...
18.5.2018
Devlet miting yapar mı?
16.5.2018
Ülkemiz hukuk devleti mi...
12.5.2018
18 Nisan 1999 seçimlerinde nasıl bir tablo çıkmıştı ortaya...
10.5.2018
AK Parti ilk kez sonucunun cebinde olmadığı bir seçime giriyor
9.5.2018
Erdoğan’la AK Parti nasıl ayrıştırıldı...
6.5.2018
Yetmez Devlet Bey, ‘Cumhur İttifakına’ oy vermeyen herkes FETÖ’cü kabul edilsin...
4.5.2018
AK Parti ve gençler arasındaki makas neden açılıyor?
2.5.2018
AK Parti’nin yüzde 60’larla sandıktan taçlanarak çıkması gerekmiyor mu?
26.4.2018
Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...
24.4.2018
Tek kelime ile bravo CHP...
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8.Net