Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Yıldırım-İmamoğlu tartışması seçimleri etkiler mi?


18.06.2019 - Bu Yazı 179 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Pazar akşamı gerçekleşen Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu ortak yayını için Cumhurbaşkanı Erdoğan program öncesinde şöyle demişti:

“Tüm Türkiye inşallah tartışmayı izler. İstanbul gibi dünyanın örnek bir şehrini en ideal hangi yönetici yönetebilir, bunu bizzat o akşam ki müzakereden sonra çok daha net bir şekilde değerlendirme fırsatını halkımız bulacak diye inanıyorum ve bunun gerçekten son kırılma noktası olan Pazar günü, bir haftaya da çok ciddi bir ışık verecektir diye inanıyorum.  Adayların yapacağı ortak yayının sonuca ciddi etkileri olabilir.” (14 Haziran)

MHP lideri Devlet Bahçeli hariç milyonların nefeslerini tutarak Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlutartışmasına kilitlendiği ve izlediği muhakkak.

Nasıl nefesler tutularak izlenmesin ki?

Sonuçta yirmi beş yıl aradan sonra ilk kez İstanbul seçimlerinde yani yerel seçimler bazında adayların karşı karşıya geldiği bir program gerçekleşti. Bir kez daha hatırlamakta fayda var; ülkemizde siyasi partilerinbelediye başkan adayları en son 1994 yerel seçimlerinde, siyasi parti liderleri ise en son 2002 genel seçimlerinde birlikte televizyon programına çıktılar. İkisinde de jübileyi Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekleştirerek, yayın perdelerini indirdi ve o gün bugündür ne yerel seçimlerde ne de genel seçimlerde siyasetçiler karşı karşıya gelmiyorlardı.

Dolayısıyla Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu ortak yayınına dair beklentiler de programa yüklenen anlam da büyük oldu.

Gelelim Sayın Erdoğan’ın yayın hakkındaki “sonuca ciddi etkileri olabilir, seçmen üzerinde bir kırılma oluşturacaktır” sözüne...

Bu bağlamda gerçekleşen Yıldırım – İmamoğlu yayını Cumhur İttifakı’nın beklentilerini karşılar mı?

Kararsız seçmeni kararlı hale getirir, küskün seçmeni sandığa götürür ya da seçmen kullandığı oyu değiştirir mi?

Gerçekleşen bu tartışma programı ile kararsız seçmeni etkileme, küskün seçmenle barışma ve rakip partiden oy çalma imkanı ve ihtimali vardı elbette. 

Bu yayının bunu sağladığını söylemek pek mümkün olmasa da Binali Yıldırım’ın söylediği gibi:

“Yayının ne getirdiği ne götürdüğü konusu İstanbullunun takdiridir. Milletimiz karar verecek ve son sözü söyleyecek.” (17 Haziran)

Meslektaşımız İsmail Küçükkaya’nın hakkını da teslim edelim. Evet, daha iyi bir program gerçekleştirmek mümkündü. Ancak Türkiye’nin bu kadar kutuplaştığı bir ortamda büyük bir risk alarak yaptığı program bundan daha iyi yapılamazdı. O yayın ancak o kadar iyi yapılabilirdi. Çünkü içinde bulunduğumuz ülke koşulları daha ötesini mümkün kılacak gibi değildi.

Bu programa en çok ihtiyacı olan Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım, programı izleyen seçmen kitlesinin üzerinde nasıl bir etki oluşturmuştur mesela? Sayın Yıldırım’dan geriye ne kaldı? O programa dair nasıl ve hangi sözleriyle hatırlanacak?

Benim yayına dair gözlemlerim ve bende bıraktığı hissiyat şöyle oldu:

* 23 Haziran seçimlerinde seçmen tercihlerini etkileyecek en önemli unsur “Biz bu seçime neden gidiyoruz?” sorusu. İstanbul seçimlerinin yenilenmesi Cumhur İttifakı için dezavantaj iken Millet İttifakı için, mağduriyet görüntüsüyle avantaj oluşturan bir durum. Dolayısıyla Sayın Yıldırım’ın özellikle bu soruya iyi hazırlanması gerekiyordu. Yıldırım, bugüne kadar ortaya koydukları söylemin ötesine geçemedi.

* Ekrem İmamoğlu avantajlı oldukları “seçim iptali” konusuna iyi çalışmış olarak gelmişti yayına. Sık sık “demokrasi”, “hukuk”, “adalet” vurguları yaptı.

n AK Parti iktidarının, yatırımcısından vatandaşına birebir dokunan bütün kalkınma projelerinde imzası olan Binali Yıldırım konuşurken “görev adamı”hissiyatıyla konuştu. Yıldırım’ın verilen görevi yapan, atandığı bütün alanlarda başarı sağlayan sağlayacak bir imajı var. Belediye başkanlığı seçimi ise kendi çapında bir siyasi aktör olmayı gerektiriyor. Yani inisiyatif alabilmeyi, birey olarak davranabilmeyi, özgüvenli olmayı elzem kılan özellikler. Yıldırım bu daha çok teknokrat havası verdi ve partiler üstü davranabileceğini gösteremedi. Ben varım, ben yaparım güveni veremeyen bir görüntü sergiledi.

* İstanbul gibi bir marka şehrin adayının partiler üstü davranabilmesi gerekir. Görevden alınan Kadir Topbaş tam da böyle bir isimdi ve AK Parti için bu büyük avantajı sağlıyordu.

* Sayın Yıldırım programa gergin Sayın İmamoğlu ise heyecanlı başladı. Program ilerlediğinde Yıldırım’ın gergin görüntüsünün yerini tedirginlik aldı.

* İmamoğlu her ne kadar arada espriler yapsa ve program boyunca mütebessim davransa da aşırı temkinli görünüyordu. Aşırı temkinli halini bırakmış olsaydı programda programı kendi lehinedaha da avantajlı hale getirebilirdi. Örneğin rakibine sorduğu “gönül belediyeciliği afişini neden astınız o saatlerde” sorusuna Yıldırım’ın verdiği “çünkü 25 belediyeyi kazandık” cevabına “Sizin resminiz ne geziyordu?” cevabı verebilirdi. 

* Her iki adaya da “FETÖ” bağlantılarının var olup olmadığı soruldu. Ekrem İmamoğlu da Binali Yıldırım da bu soruya daha sahici cevaplar verebilirlerdi. Sonuçta  Ekrem İmamoğlu “Ben FETÖ’yü görmedim bilmedim tanımadım” dediğinde AK Partili taraftarlar sosyal medyada “Samanyolu televizyonlu İmamoğlu” görüntülerini dolaşıma soktular. Binalı Yıldırım’ın “yok yok” cevabının akabinde bu kez saniyeler içerisinde CHP taraftarları sosyal medyada “FETÖ organizasyonlarındaki Yıldırım” görüntülerini dolaşıma soktular.

Oysa...

Bunun yerine her iki tarafta daha makul, sahici cevaplar vermeleri mümkündü. Ne İmamoğlu’nun geçmiş dönemde program yaptığı dönemler kusurlu ve o programları yapmak, konuk olmak İmamoğlu’nu FETÖ’yle iltisaklı yapar ne de FETÖ’nün cemaat olarak bilindiği dönemlerde ki organizasyonlarına katılmak, cenaze namazlarına gitmek Yıldırım’ı FETÖ’cü yapar... Yıldırım da İmamoğlu da buna makul cevap veremediler. Çünkü böylesi bir ortamda sanırım makul cevap vermek mümkün de değil.

* Sayın Yıldırım “Vakıflara 308 milyon lira verildiğini açıklayan Sayıştay Raporu” konusuna hazırlıklı gitmeliydi. Bu kadar önemli bir konu da milyonların önünde “Sayıştay Raporunu” okumadığını söyledi. (Sayıştayın 2017 tarihli raporu)

* Mesela İzmir belediye seçimlerinde AK Parti’nin bugüne kadar İzmir’de aldığı en büyük oyu aldığını söyledi. Sosyal medyada anında tepki verilen konulardan biri de buydu. Oysa ki  2014 yerel seçimlerinde Yıldırım yüzde 35.92 oy alırken 31 Mart seçimlerinde Nihat Zeybekçi’nin oy oranı yüzde 38.66. En azından AK Parti’nin tek başına girdiği seçim şerhi düşebilirdi.

* Doğruya doğru Ekrem İmamoğlu özgüvenli bir profil çizerken Binali Yıldırım kaygılı, endişeli ve özgüvensiz bir profil ortaya koydu.

Oysa ki Binali Yıldırım çıkıp özgüvenli bir şekilde “Bu şehri ben yöneteceğim” demiş olsaydı, “25 yıldır biz yönettik evet şu şu sorunlarda bizim dönemimizde oluştu ancak ben bunları çözeceğim. Partizanlık yapmayacağım, şeffaf bir yönetim oluşturacağım” deseydi... Buna benzer birkaç söz...

Ve Anadolu Ajansı’nın yaptığını kesin söylem ile kınamış olsaydı... Avantaj sağlayabilirdi.

Bu programın kendi lehlerine bir artı sağlamayacağı ortada... Ancak bunun ötesinde bir kazanım oldu. Uzun yıllardan beridir tek bir kanaldan haber alan, muhalif birisini izlediği televizyon kanalında göremeyenler ilk defa bu programla birlikte muhalif partinin siyasetçisini ekranlarında gördüler, dinlediler... Düne kadar “teröristlikle, hainlikle” suçlanan “CHP’nin adayı” diyerek ismi yok sayılan Ekrem İmamoğlu’nu dinleme ve ne dediğini duyma fırsatı oldu. Aynı şey Binali Yıldırım için de geçerli.

Sadece bu bile yeterli...

Orman ve Su İşleri eski Bakanı AK Parti milletvekili Veysel Eroğlu da yayını izlediyse Ekrem İmamoğlu’nun ismini öğrenmiş olabilir mesela... Sonuçta rakip partiyi sandıkta yenmek istiyorsan önce iyi tanımak gerekiyor değil mi? Haksız mıyım?

Şunu da takdirle belirtmek lazım: İki aday da, alıştığımız öfkeli siyaset tazının dışında, medeni, saygılı bir tartışma örneği ortaya koydular; tebrik etmek ve devamını dilemek lazım.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
13.07.2019
AK Parti’yi kuranlar ve AK Parti’ye sonra katılanlar!
11.07.2019
Tuhaf şeyler oluyor!
10.07.2019
Başkanlık sistemini niye destekledim
5.07.2019
‘FETÖ sopası’ iktidara selam çakmak için kullanılırsa…
3.07.2019
Hapishanedeki çocuklar
28.06.2019
CHP’nin 1989 travması
26.06.2019
Sandıktan çıkan mesaj AK Parti’ye ne diyor?
19.06.2019
Neden eski AK Parti özleniyor?
18.06.2019
Yıldırım-İmamoğlu tartışması seçimleri etkiler mi?
15.06.2019
Seçmen kandırıldığını düşünüyor mudur acaba!
12.06.2019
Siyaset böyle güzel’
11.06.2019
''Devletin'' valisi ''iktidarın'' valisi
4.06.2019
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
1.06.2019
Bir sonraki ‘yargı reformu strateji belgesinde’ görüşünceye kadar kalın sağlıcakla...
29.05.2019
Siyasetçiler İstanbul’un “yoksul” sofralarında
26.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı: Hiçbir şey olmasa da kesinlikle bir şeyler olmuş!
22.05.2019
“Dinleri var işlerimiz gibi, işleri var dinimiz gibi”
17.05.2019
Bu kez adaylar yarışacak mı?
16.05.2019
“Çok basit” mi “çünkü oylar çalındı” mı?
14.05.2019
Soma’da göçük altında sadece 301 canımız kalmadı...
10.05.2019
YSK kararı için Haşim Kılıç ne diyor?
8.05.2019
Zarftaki dört oydan sadece biri murdar kararı
1.05.2019
Adaylar yarışsaydı Binali Yıldırım kazanabilir miydi?
30.04.2019
‘Analar ağlamasın’ sürecinden ‘anaları tartaklıyoruz’ sürecine...
26.4.2019
Kararı AK Parti verecek: Hangi AK Parti?
25.4.2019
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
23.4.2019
İstediğimiz böyle bir Türkiye mi?
20.4.2019
Başka aday gösterseydi CHP yine de kazanır mıydı?
17.4.2019
Belediyelerde ‘tartışa tartışa uzlaşma’ dönemi
16.4.2019
Sandıkların tamamı sayılsa sonuç değişir miydi?
13.4.2019
“Seçmen söyleyeceğini söyledi... Artık söz YSK’nındır”
3.4.2019
“Milletimizin takdiri her şeyin üstündedir”
2.4.2019
Demokrasi kazandı
30.3.2019
Binali Yıldırım çok haklı...
27.3.2019
Türkiye İslam dünyası için yine umut olabilirdi
22.3.2019
Binlerce kez teşekkürler Jacinda Ardern...
15.3.2019
“Yargı dünyasının ‘karanlık’ dönemi”
13.3.2019
Adaletin ‘etik’ sorunu
9.3.2019
Türkiye hakkında hukuk raporlar
6.3.2019
Anket şirketlerini ne yapalım?
1.3.2019
Bu yüzyılın en dikkat çekici diplomatı
27.2.2019
Beka sorunu var mı yok mu?
23.2.2019
Bize ne oldu böyle?
20.2.2019
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın kıyamet kopartan sözleri
15.2.2019
‘Onca kalabalığa rağmen, bu nasıl bir yalnızlık’
14.2.2019
Kaçan tarihi fırsat
13.2.2019
Mülakat sınavıyla liyakat tespit edilir mi
8.2.2019
Adalet için aydın sorumluluğu
6.2.2019
Geliyorum diyen küresel krize hazır mıyız?
5.2.2019
G-20’nin seçkin insanlar grubu ve herkese açık küresel finans sistemi
30.1.2019
Ülkücüler ne yapsalar Savcı Nurettin Soyer sevinirdi
29.1.2019
İnsanları hem dinden hem de siyasetten soğutuyorsunuz
25.1.2019
Siyasal yozlaşmadan toplumsal yozlaşmaya
22.1.2019
Korku siyaseti el mi değiştiriyor
19.1.2019
Uygur kampları çok güzel sen de gelsene!
18.1.2019
Adını tarihe ‘o bir insan hakları savunucusuydu’ diye de yazdırabilirdi
15.1.2019
‘Nullum crimen, nulla poena sine lege...’
13.1.2019
Bu vatanın kalifiye insanları neden gidiyorlar?
9.1.2019
İslam dünyasının duymadığı, görmediği gerçekler
8.1.2019
Jefferson’ın Kuran’ı Kerim’i...
4.1.2019
Endişeye mahal yok: Dindarlaşmıyoruz!
26.12.2018
Kumpasa karşı kumpas değil- kumpasa karşı adalet
23.12.2018
Şiddete başvurma, silahlı eylem yapma ihtimalleri ‘olabilir’ örgütü: Hizb’ut Tahrir
18.12.2018
Dünden bugüne ideolojik yargı tarihimiz
12.12.2018
‘Adaletin bekası mı, bekanın adaleti mi?’
6.12.2018
Yargıya güven
4.12.2018
28 Şubat mağdurları için de 28 Şubat bitsin
28.11.2018
Suudi mahkemelerinde adalet tecelli eder mi?
22.11.2018
Uzay profesörü olmuş ama…
16.11.2018
Sosyalist sendikanın ülkücü başkanıydı
14.11.2018
Gerçek hayatta da tıpkı filmlerdeki gibi sonunda kazanan ‘adalet’ olsa...
10.11.2018
“Trump’ın dedesi dahi bu ülkeye gelmek istemezdi”
24.6.2018
İnce: Hedefim gönülleri birleştirmek
22.6.2018
Sandığa 48 saat kala umumi manzara
20.6.2018
‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’
19.6.2018
Güçlünün hukuku mu, hukukun gücü mü?
15.6.2018
Sosyal medya Temel Karamollaoğlu’nun olmuş....
13.6.2018
“Taşımayla başka yerlerden getirilmedik, kendimiz isteyerek geldik”
10.6.2018
IMF’in borcunu kapatan hükümetten...
8.6.2018
Bakınız, kültür bakanımız ‘partizan bürokratla’ yakın çalışmıyormuş...
6.6.2018
Sakin olun arkadaşlar, bu sadece bir seçim...
5.6.2018
Bu durumda ‘milli iradeye’ saygısızlık olmuş olmuyor mu?
2.6.2018
Hani İbrahim Okur, FETÖ’nün kripto adamıydı!
31.5.2018
24 Haziran seçimleri Türkiye için bir milat olacak...
26.5.2018
Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?
23.5.2018
Mavi Marmara anlaşması neden iptal edilmiyor?
22.5.2018
Biz Amerika’nın Kudüs kararını bir kez daha reddederken...
18.5.2018
Devlet miting yapar mı?
16.5.2018
Ülkemiz hukuk devleti mi...
12.5.2018
18 Nisan 1999 seçimlerinde nasıl bir tablo çıkmıştı ortaya...
10.5.2018
AK Parti ilk kez sonucunun cebinde olmadığı bir seçime giriyor
9.5.2018
Erdoğan’la AK Parti nasıl ayrıştırıldı...
6.5.2018
Yetmez Devlet Bey, ‘Cumhur İttifakına’ oy vermeyen herkes FETÖ’cü kabul edilsin...
4.5.2018
AK Parti ve gençler arasındaki makas neden açılıyor?
2.5.2018
AK Parti’nin yüzde 60’larla sandıktan taçlanarak çıkması gerekmiyor mu?
26.4.2018
Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...
24.4.2018
Tek kelime ile bravo CHP...
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive