Enver SEZGİN

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

İki çekilme arasındaki fark


16.05.2013 - Bu Yazı 4233 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Pek çok kişi tarihsel bir süreçten geçmekte olduğumuzu söyledi, söylüyor. “Tarihsel süreç”ten söz etmemize sebep, sadece PKK güçlerinin savaş alanını terk etmesi değildir. Aynı zamanda silahların sonsuza dek bırakılması ve Türkiye’nin kendi Kürt meselesini bütünüyle siyasetin konusu hâline getirmesidir.

Murat Karayılan’ın PKK’nin silahlı güçlerinin sınır dışına çıkmaya başlayacağını söylemesinden sonra yeni bir aşamaya geçtiğimiz açıktır. Çekilmenin ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Bu bir teknik konudur ve bu sürecin ne kadar bir zaman alacağını en iyi geri çekilenler bilmektedirler. Ancak Reyhanlı’da elli kişinin ölümüne sebep olan bombalı saldırılar bize bu işin mümkün olan en kısa sürede sona ermesi gerektiğini söylüyor.

Asıl konu şudur: Geri çekilme ne kadar sürerse sürsün herhangi bir saldırı ile karşılaşılmamalıdır. Aksi durum işi zora sokar. Nitekim Murat Karayılan 8 Mayıs’tan sonra yaptığı ilk açıklamada şunu söyledi: “Devlet güçleri müdahale edip 99’daki gibi operasyon yaparsa, bizim gücümüz de geri çekilme hareketini durdurup kendi savunmasını yapacaktır.” Bugüne kadar tek bir insanın burnunun kanamaması bu işin başarılı bir biçimde yürütüldüğünü göstermektedir. İşler yolunda gittikçe halkın belli bir kesiminde güçlü bir biçimde var olan kaygılar azalacak, giderek yerini rahatlamaya bırakacaktır. “Ne verdiniz” sorusu anlamını yitirecek, sürecin zafer ve yenilgi kavramlarıyla tanımlanamayacağı gerçeği daha iyi anlaşılacaktır.

Ortaya çıkan bir başka gerçek ise geri çekilme için bir yasa çıkarmaya gerek olmadığıdır. Bunda ısrar edenler meşruiyetin müthiş gücünü hesaba katmadılar. Halkın barışa verdiği desteğin artması bu meşruiyeti daha da güçlendirmiştir.

Haddizatında şu birkaç aydır halkta var olan barışa ve çözüme dair umut bu yeni aşama ile birlikte daha da artmış görünüyor. Elbette sürece ilişkin kaygılar ve endişeler devam ediyor. Öte yandan, olup biteni 99 çekilmesine benzetip aynı akıbete uğrayabileceğimizi söyleyenler de var. Evet, böyle bir tehlike yok değil, ancak yaşadığımız süreç pek çok bakımdan 99 çekilmesinden farklıdır. Hatırlayalım, o yıllarda Öcalan’ın talimatı ile PKK silahlı güçleri sınır ötesine çekilmiş ki çekilme sırasında güvenlik güçlerinin saldırısına uğramıştı ancak 2004 yılında silahlı eylemler yeniden başlamıştı.

Ne yazık ki o dönemde her iki taraf da barışa hazır değildi. Dönemin siyasi iktidarının ve diğer karar vericilerin çözüme dair bir politikaları olmadığı gibi, böyle bir niyetleri de yoktu. Sadece çekilmeyi öngören ve daha çok hile amacı taşıyan bir yaklaşım vardı.

1999 ağustosunda PKK güçleri de pek hazır değildi. Öcalan’ın ani talimatı karşısında şaşkındı. Sonuçta bu talimata uyulmuştu, ancak o geri çekilme pek çok soru işareti eşliğinde gerçekleşmişti. PKK meclis üyesi bir kadın şöyle söylüyor: “O zaman silahlı güçlerimizde çok güçlü bir belirsizlik vardı.”

Geçmişten dersler çıkarıldığını görüyoruz. Bizzat devlet tarafından Öcalan ile Kandil arasında bir mektup trafiği kuruldu. Bu trafiğin bir ucu Avrupa’ya uzandı. Böylelikle PKK saflarındaki tereddütler bizzat Öcalan tarafından en az seviyeye indirildi. Siyasi iktidarın silahların susması ve geri çekilmenin gerçekleşmesi yönünde bir irade göstermesi dönemin önemli özelliklerinden biri oldu. Ancak yeni sürecin en önemli özelliği halkın büyük desteğidir.

Nereden bakarsak bakalım, yepyeni bir süreç yaşıyoruz. Atılacak küçük adımlar büyük kapıları aralayabilir. Hep birlikte, ilk kez yepyeni bir süreç yaşıyoruz. Her şeyi mükemmel yapmak mümkün olmayabilir. Kuşkusuz, “süreç”i baltalamak isteyenler ellerinden geleni yapacaklardır. Ancak pek çok şey barış isteyenlerin ellerindedir. Her şeyden önce, üslup giderek daha fazla önem kazanıyor.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Koç Üniversitesi’nde yaptığı konuşmanın bir bölümünde şöyle diyor: “Cehennemin dibine gitsinler.” Gidiyorlarsa, bizim buna sevinmemiz gerekmez mi? Oysa konuşmanın bütününe baktığımızda, Bülent Arınç’ın barış ve çözümü ne kadar istediği görülmektedir. Ancak söz bir kere ağızdan çıkmıştır. Bu sözlere verilen tepkilerden anlaşılıyor ki hassas bir dönemden geçiyoruz ve ne söylediğimize daha çok dikkat etmemiz gerekmektedir.

Elbette çekilmelere sevinmemiz gerekiyor. Ancak uzun ve zorlu bir sürecin bizleri beklediğini akıldan çıkarmamalıyız. Şu anda sınırların ötesine çıkmakta olan insanlar hakkında “nereye giderlerse gitsinler” demek yerine, onların evlerine dönmeleri ve yaşamlarını güven içinde sürdürmeleri için ne yapmamız gerektiğini yüksek sesle düşünmek daha iyi olmaz mı?


enversezgin54@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
18.8.2015
Süreç neden çöktü
4.8.2015
Çatışmanın ortasında cenaze töreni
30.7.2015
Şerif Bayram
14.7.2015
Midyat’ta Süryani olmak (2)
7.7.2015
HDP ve yeni Meclis
23.6.2015
Demirel’i nasıl bilirdik
16.6.2015
Fırat’ın ötesi (2)
9.6.2015
Fırat’ın ötesi
27.5.2015
Ezidiler Meclis’e
19.5.2015
Babam ve Kenan Evren
12.5.2015
Batman ve yaklaşan seçimler
5.5.2015
Sason’un son Ermenileri
14.4.2015
Barış sürecini büyütmek
7.4.2015
Eylül yalnızlığı (6)
31.03.2015
Nurettin Yılmaz
24.03.2015
Yeni bir süreç
10.03.2015
Barışa bir adım daha
03.03.2015
Yeni bir fırsat
17.02.2015
Çingene olmak
10.02.2015
HDP barajı aşarsa
27.01.2015
Cizre’den sonra
20.01.2015
Hapishaneler öldürüyor
13.01.2015
Viranşehir katliamı
30.12.2014
Roboski için adalet
23.12.2014
Süreçte yeni dönem
09.12.2014
Çözüm süreci ve güvenlik
25.11.2014
Çözüm ve üslup
18.11.2014
Partiya Azadiya Kurdistanê
11.11.2014
Çözüm ya da çatışma
28.10.2014
Kamplardan notlar
21.10.2014
İmralı
14.10.2014
Diyalog ve sağduyu
07.10.2014
Kobani ve Suruç
23.09.2014
Kürtçe eğitim
16.09.2014
Önce inanacaksınız
09.09.2014
Eylül yalnızlığı (5)
02.09.2014
Selahattin Demirtaş’a vurmak
26.08.2014
Hangi aşamadayız
19.08.2014
Ezidilere dostluk eli
12.08.2014
Selahattin Demirtaş
29.07.2014
Devletleşen Kürdistan
22.07.2014
Ekmel Bey ve anadil
08.07.2014
Yasal zemin
02.07.2014
Çoban Orhan
24.06.2014
Hepsi bu değil
17.06.2014
Umuda dair
10.06.2014
Geç olmadan
03.06.2014
Diyarbakır’dan bakmak (2)
27.05.2014
Sınırda cinayet
20.05.2014
Diyarbakır’dan bakmak
06.05.2014
Tanıklığımdır
29.04.2014
Cezaevinden mektup var
22.04.2014
Çatı partisi
08.04.2014
Yerel seçim sonuçları ve Kürtler
02.04.2014
Seçim sonuçları, Kürtler ve BDP
25.03.2014
Eylül yalnızlığı (4)
21.03.2014
Newroz
11.03.2014
Hasta mahpuslar (2)
04.03.2014
Urla’da ne oldu
25.02.2014
Eylül yalnızlığı (3)
18.02.2014
Suçsuz yere mahkûmiyet
04.02.2014
Cezaevi gerçeği
28.01.2014
Eylül yalnızlığı (2)
21.01.2014
Çocuk mahpuslar
14.01.2014
Adaletin peşinde
07.01.2014
Yüksekova’da ne oldu
31.12.2013
Eylül yalnızlığı
17.12.2013
Midyat’ta Süryani olmak
10.12.2013
Çözüm süreci ve yerel seçimler
03.12.2013
İsmail Ağaya nerede
26.11.2013
Şivan Perwer
19.11.2013
Kaybedilen yıllar
12.11.2013
Savaş sürsün istediler
05.11.2013
Yüz yıllık suskunluğun sonu
29.10.2013
Hasta mahpuslar
22.10.2013
Duvarlar neyi çözer
15.10.2013
Şaredariya Misirce
08.10.2013
Aile boyu mahkûmiyet
01.10.2013
Olumlu ama eksik
24.09.2013
Ozan Toprak ölmesin
10.09.2013
Kırk dokuz yıl sonra çalan zil
03.09.2013
Devletin dili
28.08.2013
Sanma ki kanamıyor: Faili meçhul cinayetler
20.08.2013
Kürdistan adı
13.08.2013
Sason’da Ermeni olmak
06.08.2013
Kürtlerle beraber
30.07.2013
Suriye üzerinden çözüm sürecini vurmak
23.07.2013
Ünal Şengül çözüm süreci hakkında ne düşünüyor
16.07.2013
Dönüş yolundaki Ezidiler
09.07.2013
Güven ve güvenlik
02.07.2013
Zorlukları aşmak
25.06.2013
Batman izlenimleri (3): Barış Kürt anne için çocuğunun eve dönmesidir
18.06.2013
Batman izlenimleri (2)
11.06.2013
Batman izlenimleri (1)
04.06.2013
Çoğunlukçu demokrasinin çıkmazı
28.05.2013
Cumhurbaşkanı partili olursa...
26.05.2013
Eşit olmaya hazır mıyız
16.05.2013
İki çekilme arasındaki fark
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive