Eser KARAKAŞ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Paradise papers meselesi nedir, ne değildir?


11.11.2017 - Bu Yazı 197 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Karşımızda ilginç bir mesele var.

Ancak, meselenin en az ilginç bölümü bence offshore bankacılık bölümü.

Söz konusu vergi cennetlerinde şirket kurmanın sorunlu olduğu ortada ama sorun hukuki bir sorun pek değil.

Hele Başbakan Binali Yıldırım’ın oğulları konusunda olduğu gibi uluslararası deniz taşımacılığı gibi bir alanda iştigal ediyorsanız belki hiç de değil.

Ne kadar etik olduğu meselesi de bence anlamlı bir tartışma değil, kıyı bankacılığı (offshore) yasal bir aktivite ise yasal bir aktivitenin etik boyutunu tartışmak bugün için anlamlı durmuyor. İş buraya gelecek ise, umarım bir gün tüm yasal korumacılık rantlarının, iktisadi, bölgesel teşviklerin, rekabetçi ol(a)mayan kamu ihalelerinin de, tümü şimdilik yasal görünüyor, meşruiyetini ve ahlaki boyutunu tartışmaya başlarız ve çok da iyi olur.

Offshore konusunun yasallık boyutunu tartışmanın anlamsızlığı Büyük Britanya Kraliçesinin de bu tür hesapları olmasından belli; Büyük Britanya yetkilileri küçük bir illegalite ihtimali dahi olsa böyle bir ihtimale, Kraliçe ve Krallık adına, asla olanak tanımazlar.

Ancak, meselenin başka boyutları da var ve bu başka boyutlar kanımca offshore hesaplardan çok daha belirleyici, çok daha önemli.

Aklıma ilk gelen üç meseleyi okurlarla paylaşmak isterim doğrusu.

1-Sayın Binali Yıldırım bugün Başbakan, dün de uzun soluklu Ulaştırma Bakanı idi. Mesele, Binali Yıldırım’ın oğullarının offshore hesaplarından çok bir Ulaştırma Bakanının oğullarının deniz taşımacılığı alanında iş tutmasıdır kanımca. Gerçekten Binali Yıldırım ve bu durumu olağan karşılayan herkes için çok sevimsiz bir durum. Doğrudur, bir ulaştırma bakanının oğullarının hangi alanlarda çalışamayacağına dair yasal bir düzenleme yoktur ama bu konuda bir yasal düzenlemenin olmaması meselenin ahlaki boyutunun önemsenmeyeceği anlamına gelmez ve gelmemeli. Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz bir Türkiye bürokrasisi anısı vardır; dönemin Milli Eğitim Bakanı rahmetli Hasan Ali Yücel iken, Bakanlık bursuna babasının bilgisi dışında başvuran ve kazanan oğlu Can Yücel’in bursunun babası tarafından iptal edildiği, “Ben burada Bakan iken benim oğlum Bakanlıktan, devletten burs alamaz” diye Hasan Ali Yücel’in yeri göğü inlettiği, Can Yücel’in yerine de bursu alan Gazi Yaşargil’in ileride dünyanın en büyük beyin cerrahı olduğu hepimizin malumudur ama bu ahlaki düzey sanki artık çok demode gibi durduğu için hatırlatan pek yok.
İddialar muhtelif ama basında Binali Yıldırım’ın oğullarının devletten ihale de aldığı konuşuluyor, bakalım Başbakan baba ne diyecek bu duruma?

2-Yukarıda değindim, kıyı bankacılığı, offshore şirketler hukuken çok sorunlu değil ama mesele bu kadar da basit değil. Hele sabah akşam ekranlarda, gazetelerde “yerli ve milli” çığlıkları atan kişilerin offshore şirketleri, hesapları gerçekten çok komik ya da trajikomik duruyor. Her melanetin iyi tarafı da var, zaten çok anlamsız olan bu “yerli ve milli” tiradının altının da tamamen boş, sıradan, offshore şirketeri ve hesapları ol(a)mayan kitlelere bir yalancı popülist söylem olduğu çok daha belirgin hale geliyor.
Yaşasın “yerli ve milli” politikalar ve yine yaşasın “yerli ve milli” offshore şirketleri, hesapları.

3-Türkiye’de çok çirkinleşen bir yandaş basın var, sorun taraflı olmaları değil ama bazı haberleri hiç görmek istememeleri, mesela Binali Bey’in oğullarının yerli ve milli offshore işleri, oysa bütün dünya bu konuyu konuşuyor. Ancak, offshore hesaplarını görmeyen sadece yandaş basın da değil, ülkenin amiral gemileri diye kendilerini tanıtan basın da bu konuyu atladı. Hürriyet gazetesi ilk Paradise Paper haberini Binali Yıldırım’ın konuya ilişkin savunması olarak verdi; bu da çok komik ya da çok trajikomik.

Fransa Le Monde’un, ABD Washington Post’un, New York Times’ın, Büyük Krallık Guardian’ın, bunlar dünyanın en iyi gazeteleri, günlerdir sürekli olarak birinci sahifeden büyük puntolarla verdikleri Paradise Paper haberlerini Türkiye basınının sözde Amiral Gemisi görmüyor ya da ilk olarak Başbakan’ın iddialara yanıtını verirken görüyor. Bir yerde çok büyük bir sorun var ama acaba nerede?

Sorun belki de Amiralde.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.11.2017
Atatürk, Atatürkçülük ve hukuk
11.11.2017
Paradise papers meselesi nedir, ne değildir?
7.11.2017
Yerli otomobil, teknolojik dışsallık, Şemdinli ve şeytanla mücadele
31.10.2017
AİHM ve totaliter rejimler
29.10.2017
İhale meselesinin en az konuşulan boyutu
24.10.2017
Kamu ihaleleri skandalları
22.10.2017
2017 Ekim Türkiye manzaraları
18.10.2017
Negatif sıfır, normal sıfır, pozitif sıfır
10.10.2017
Bu tutarlılığa ancak şapka çıkarılır
7.10.2017
Soydaş Türkmen ne demek?
3.10.2017
AB’ye ihtiyacımız her zamankinden fazla
1.10.2017
Diyanet ve modernistler skandalları
26.9.2017
Tarım meselemiz
23.9.2017
Üniversite kontenjanları neden boş kaldı ve kalacak?
19.9.2017
Kızınızı kimlere asla vermeyin
16.9.2017
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsünün ve Kılıçdaroğlu’nun Türkçesi
3.9.2017
Kan donduran haberler
29.8.2017
Nereden çıktığı belli Çin, Rusya aşkı
26.8.2017
Çok anlamsız bir tartışma daha: İki Türkiye, tek Türkiye
22.8.2017
Basında yandaş maaşlarına Sayıştay denetimi olabilir mi?
18.8.2017
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
15.8.2017
Çok anlamsız bir laf: “Dinin doğru yorumu”
12.8.2017
Türkiye ve AKP’liler
8.8.2017
Kamu alımları sistemi
1.8.2017
Şu “devletin valisi” lafı
29.7.2017
Nedir bu yardımcı doçentlik meselesi?
25.7.2017
Çalışma istatistikleri ve az konuşulan çok ciddi sorunlar
23.7.2017
Cihat matematikten önemli dersen işte böyle olursun
22.7.2017
Fransa’da yaşanan komutan krizi
18.7.2017
İçinde Türkiye’nin adı geçmeyen bir Türkiye yazısı
15.7.2017
Utanmasını bilenler için işte utanç belgesi
11.7.2017
Sayın Cumhurbaşkanı meseleyi çok güzel özetlemiş
8.7.2017
Kamu parası: laiklik, İmam-Hatipler, İlahiyat fakülteleri, Diyanet, TRT, AA
5.7.2017
Türkiye neden hukuk üretemiyor ve iki Türkiye
1.7.2017
Bir günde gözüme ilişen haberler ve ülkemiz
27.6.2017
Hukuk, siyaset, futbol
24.6.2017
Fi’yi izlediniz mi?
20.6.2017
Erdoğan’ın korumaları, ABD Anayasasının 1. eki ve Abdülhamit
17.6.2017
Dört akçeli konu dördü de fena halde siyasi
13.6.2017
Laiklik komedileri: Osman Baydemir fezlekesi
6.6.2017
Cumhuriyet’te Çiğdem Toker gazeteciliği
3.6.2017
Muhafazakarlığa değil ama bizim sözde muhafazakarlara kafayı çok taktım
30.5.2017
Bütçe açıkları-Hazine işlemleri
27.5.2017
Kontrollü darbe ve mantık
23.5.2017
Korkunçluklar ve komiklikler
21.5.2017
Sözde uluslararası ilişkiler(ciler), değerler sistemi, masa düzeni
16.5.2017
Dijital devrimin en büyük geçici siyasi meselesi
13.5.2017
İslamcılık, Kadir Topbaş’ın damadı ve Silopi faciası
9.5.2017
Yabancı parça ve devletin doğru bilgi tekeli
7.5.2017
Yeniden ve ısrarla kayıtsız şartsız AB üyeliği ve normları
3.5.2017
Milliyetçilik, muhafazakarlık ve dindarlık
30.4.2017
Şark kurnazlığı ile ne kadar mesafe alınır?
25.4.2017
Referandum sonrası
16.4.2017
Referandum sonrası ve basketbolda başarı
11.4.2017
Liberal demokratlar nerede?
8.4.2017
Yüksek yargıçların meşruiyeti
5.4.2017
16 Nisan 18 maddenin değil, vicdanların referandumu
2.4.2017
Bu ahlak meselesi aklımı çok karıştırıyor
28.3.2017
Güçlü iktidar- Gelir Vergisi Kanunu
26.3.2017
Anayasa, temel haklar ve başkanlık sistemi
21.3.2017
Danışmanlık ya da danışmanlar komedyası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı