Eser KARAKAŞ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Çöken bir eğitim sistemi


7.2.2018 - Bu Yazı 651 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eğitim sistemimiz baştan aşağı çökmüş durumda.

Bu değerlendirmeyi tümüyle eğitim kriterlerine dayalı olarak yapıyorum, laikçi argümanlarla değil.

Bazı müdür bozuntularının yönettiği ya da yönettiklerini zannettikleri okullarda kız-erkek sınıflarının yasal düzenlemelere dayanmadan ayrıştırılması, sınıflarda kızların, erkeklerin ayrı ayrı oturmaları meselelerine girmeyeceğim bile, bu konuları öne çıkarırsam bazı dangalaklar eleştirileri başka yerlere çekebilirler, buna olanak vermek istemiyorum.

Önce eğitim meselesinin mali boyutuna bir bakalım, mali boyutundaki gelişmelerle sonuçlar arasında da bir bağ kurmaya çalışalım.

Son senelerde temel kamu hizmetlerinin fonksiyonel sınıflandırılmasına ulaşabiliyoruz bütçe gerekçelerinde, bu iyi bir şey.

Eğitime ilişkin fonksiyonel sınıflandırmada 2006 senesinde bütçenin yüzde 12.5’i olan genel eğitim harcamalarının 2017 senesinde ilgili senenin bütçesinin yüzde 17.5’ine çıktığını görüyoruz.

Aynı şekilde genel eğitim harcamalarının 2006 senesinde GSYH içindeki payı yüzde 2.8 iken bu oran 2017 senesinde yüzde 4’e yükselmiş.

AKP bu değişimi sürekli olarak vurguluyor ve ilk bakışta da haklı görünüyor.

2006 senesinde 175 milyar TL olan bütçeden eğitime 22 milyar lira ayrılırken 2017 senesinde 645 milyar TL olan bütçeden 113 milyar TL kaynak tahsis edilmiş; oranlar soyut kalabilir diye büyüklükleri TL olarak da sundum.

Her sene bütçeden, milli gelirden eğitime oransal ve mutlak büyüklük olarak daha fazla kaynak aktarılıyor, bu kendi içinde iyi bir şey, AKP de bununla övünüyor, eğitim harcamalarının savunma harcamalarının önüne geçtiğini ifade ediyor ve bu da doğru.

Ancak, mesele sadece eğitime ayrılan kaynaklar değil.

Eğitim meselelerine kafa yormuş olanlar eğitim çıktılarının ve daha az ölçüde de olsa eğitim girdilerinin ölçülmesindeki zorlukları da bilirler ve yorumlarını buna göre yaparlar ama bizim memlekette durum bu zorluklarla açıklanamayacak ölçüde bariz ve kötü.

Eğitime en azından 2006 senesinden beri sistematik olarak daha fazla kaynak ayırıyor ise devlet ve paralelinde özel kesim, bu kaynak artışının ölçülebilir ve hissedilebilir sonuçları olmalı; olmuyor, olamıyor ise eğitim meselesine başka açılardan da yaklaşmak gerekiyor demektir.

Meşhur uluslararası PISA eğitim test sonuçlarına göre Türkiye bilim, matematik ve okuma-anlama alanlarında çok kötü bir bir durumda ve durum da her geçen sene daha da kötüleşiyor.

PISA testi meselesini herkes biliyor, ilgilenen internetten girip detaylarını bulabilir.

2006’dan beri eğitime oransal ve mutlak olarak daha fazla kaynak aktarıyoruz ama PISA sonuçlarında dökülüyoruz; neden?

Türkiye’de en az konuşulan konuların başında üniversite giriş sınavlarının gerçek sonuçları gelir; kimse sınava giren öğrencilerin ortalama olarak matematikte, geometride, Türkçede, yabancı dillerde soru toplamı içinde kaç doğru yanıt ürettiklerini tartışmaz.

Konuşulan sadece kaç kişinin barajı geçtiği, kaç kişinin üniversitelere yerleştirildiği falandır ama kimse kaç geometri sorusuna ortalama olarak kaç doğru yanıt verildiğini konuşmaz çünkü eğer bu konu açılırsa, kamusal olarak tartışılırsa tüm matematik, geometri, İngilizce, felsefe, Türkçe hocalarını işten atmak, hatta Milli Eğitim Bakanlığını kapatmak dahi gerekebilir, zira işlevsizdirler.

Fransa’da bir lise öğrencisi ana dilini kaç kelime ile konuşuyor, Türkiye’de kaç kelime ile?

Bu sorunun yanıtı Türkiye lise öğrencisi için altı yüz kelime, Fransa’da bir lise öğrencisi için iki bin beş yüzdür.

Bu sorunun yanıtı çok ürkütücüdür, ürkütücü olduğu için de devletin eğitim egemenleri bu konuyu hiç gündeme getirmezler ama bilinmesi gereken temel mesele gençlerin düşünce sistematiklerinin, kavram kullanımlarının kullandıkları kelime miktarı ile doğrudan orantılı olduğudur.

Az kelime, az kavram ve bu sürecin sonucunda da sadece milliyetçilik ve siyasal islam yani özel çaba gerektirmeyen aidiyet takıntıları; gelinen nokta burasıdır ve daha başkasının olması da zaten mümkün değildir.

Yükseköğretim başlı başına bir faciadır.

Yükseköğretimin dört senelik lisans aşaması bir faciadır ama lisansüstü aşama, özellikle doktora aşamaları faciadan da beterdir, detaylara girmiyorum, eskilerde bu konuları çok yazdım.

İlköğretim öncesi de uluslararası mukayeselerde dökülmektedir, sayı olarak daha yüzde elliyi yeni bulduk galiba ama bizde her türlü sayısal mukayesede ortaya çıkan sorun burada da vardır, geldiğimiz kötü sayısal nokta bile gelinen kalite noktasının çok önündedir.

Meslek okulları sadece işsiz üretmektedir, imam hatip liselerinin durumunu muhafazakarlar bile galiba en sonunda anladılar, tüm ahlak dışı yönlendirmelere, zorlamalara rağmen insanlar çocuklarını buralara göndermiyorlar.

Ortada artan kaynak ama adeta baş aşağı giden bir eğitim sektörü çıktıları ve kalitesi mevcut.

Bu tuhaf durum nasıl açıklanacak, artan kaynakların bu kötü kullanımı nasıl izah edilecek?

Çok iyi biliyorum, eğitim sektöründe büyük kamu alımları var, çok muhtemeldir kaynakların azımsanmayacak bir bölümü bu ihalelerle birilerine peşkeş çekiliyor ama mesele kanımca sadece ihalelerle açıklanamayacak kadar da berbat ve karmaşık.

Karmaşık kelimesi ne kadar doğru bilmiyorum zira sorunun temelinin eğitime yaklaşımdaki entelektüel ve siyasi zavallılık olduğu ortada.

Çocuklara kitap okumayı sevdiremeyen bir eğitim sisteminden bahsediyoruz işin neticesinde.

Durum, komutanın imparatora savaşı neden kaybettiklerini anlatırken “önce barutumuz bitti” diye söze başlamasına ve imparatorun da “gerisini anlatmana gerek yok” demesine benziyor.

Lütfen herkes Erdoğan ya da bakanlar “milli eğitime daha fazla kaynak aktarıyoruz” hikayeleri anlatırken bu sistemin bir de sonuçlarını, artan kaynağın nasıl kötü kullanıldığını düşünsünler.

Okul öncesi eğitim başarısız (hala yüzde elli dolayında), ilköğretim başarısız (PISA sonuçları), lise başarısız (kırk geometri sorusunda ortalama beş-altı doğru), üniversite başarısız, doktora dökülüyor, adeta yok, hatta olmasa çok daha iyi olur, meslek okulları başarısız (işsizlik, beceri arz-talebi uyuşmuyor).

Peki bu artan kaynak ne oluyor? 

Son haber eğitimin ünlü Fatih projesinin de çöktüğü; peki bu alana harcanan paraların hesabını kim soracak?

Artan eğitim ödeneklerinin nerelere gittiği anlaşılıyor galiba.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.10.2018
Dünyanın en büyük ekonomileri geyiği
17.10.2018
Somut meseleler konuşmak ve AB
16.10.2018
AB için Trexit referandumu büyük bir şans olabilir
13.10.2018
Nobeller, üniversitelerimiz, liselerimiz
11.10.2018
2008 krizi bugünün dünyasını açıklıyor mu?
9.10.2018
İki yönetim faciası aynı haftaya sığdı
8.10.2018
Saçma sapan bir McKinsey tartışması
7.10.2018
Enflasyon devlet başarısızlığıdır
3.10.2018
Pakistan’a ATAK helikopterleri satışı ve Fransa’nın Karaşi dosyası
2.10.2018
Torunlar davası, AKP ve AKP’nin hukuktan kopuşu
26.9.2018
Başbakan Erdoğan’ın 2023 hedefleri ne aşamada?
26.9.2018
İmam-hatip okullarında sorun nerede?
24.9.2018
Yeni Ekonomi Programı (OVP) ölü doğdu ama nedeni var
19.9.2018
Türkiye’nin temel eğitim problemi nedir?
18.9.2018
ABD’de bir basın müzesi
16.9.2018
Varlık Fonu meselesine bir de Resmi Gazete'den bakalım
12.9.2018
Hazine’nin ekonomi sunumları ve öğrettikleri
11.9.2018
Beni üzen meselenin basitliği
10.9.2018
Çöken kurumlar ve üniversitelerde boş kontenjan
5.9.2018
Vergide kaynakta kesme tartışması
3.9.2018
Kurlarda yabancı parmağı ve Türk Telekom
1.9.2018
Ticaret Bakanımız böyle buyurdu: Zam yapanın ensesindeyiz, stokçular var
29.8.2018
Ekonomik ve siyaset/hukuk göstergeler seçimi
27.8.2018
Yerel seçimlerde temel mesele nerede?
25.8.2018
Dünyayı yanlış okumak
22.8.2018
Haberleri yan yana koyduğunuzda
20.8.2018
Kimse meselenin özünü tartışmak istemiyor
18.8.2018
Üretimi arttırma efsanesi
15.8.2018
Ne zaman uyanmalı idik?
13.8.2018
Sutton yasası ne demek?
8.8.2018
Böyle başa böyle traş
6.8.2018
Erdoğan’ın yepyeni müttefikleri
4.8.2018
Kötü yönetim ne demek şekilde görebilirsiniz
1.8.2018
Sandık demokrasisi, hukuk devleti yokluğu, cari açık
31.7.2018
Tarikatlar tartışması ve yanlış bir devlet anlayışı
28.7.2018
Siyasi iktidara naçiz bir hatırlatma
25.7.2018
Son bir haftanın Türkiye konuları: Çok korkutucu bir durum
23.7.2018
Karadağ (Montenegro) olamadık. (Montenegro’da hakimler var)
22.7.2018
ABD’nin açtığı ticaret savaşları hem ABD’yi hem dünyayı fena vuracak
18.7.2018
Akılsızlığın bir sonu var mı gerçekten?
16.7.2018
Kamu borçlarında bir sorun var mı?
14.7.2018
Yüzde altı büyüme, düşük faiz, güçlü TL
11.7.2018
Yangınların, trafik, tren kazalarının, maden göçüklerinin, iş kazalarının ekonomi politiği
9.7.2018
Aynı kap ve KHK’lar
7.7.2018
Yeni Anayasa ve unutturulan en temel konular
4.7.2018
Erdoğan ve AKP kimlerin heykelini dikmeli?
2.7.2018
Baskıcı rejimler ve kurumların çöküşü
30.6.2018
Hukuk, demokrasi ve seçimlere katılım oranı
27.6.2018
Siyaset-hukuk-futbol
26.6.2018
Seçmenler ve dolaysız vergi mükellefiyeti
24.6.2018
Erdoğan ve Cumhur İttifakı kazanırsa ne olur?
20.6.2018
Erdoğangiller, dünya ve Türkiye
18.6.2018
Eğer haber doğru ise Sayıştay açıklama yapmalı
16.6.2018
Oyumu nasıl kullanacağım? (tercih sapması)
13.6.2018
Ekonomik gelişmeler ve Erdoğan’ın klasik tepkisi
11.6.2018
Dökülen Türkiye kurumları ve liselere geçiş sınavları (LGS)
9.6.2018
Dökülen Türkiye ve bedelli askerlik
6.6.2018
Paçalardan akan ilkesizlikler
4.6.2018
Yerli araba komedyası ve yolsuzluk ihtimali
3.6.2018
Seçimlere giderken neleri konuşmuyoruz?
30.5.2018
Vesayet kurumları aşığı AKP
28.5.2018
Cemevleri ve alevi meselesi
26.5.2018
Fransız Rabiası
23.5.2018
Bu sefer de devlet bankacılığı skandallarına değinelim
21.5.2018
TRT, CHP, muhalefet
19.5.2018
Her Cumhurbaşkanının bilmesi gereken ilk şey
16.5.2018
İmar affı, Boğaziçi öngörünüm, DOKUZ MAHALLE ve milliyetçi muhafazakarlık
14.5.2018
Altı aday arasından Erdoğan çıkarsa
12.5.2018
Eski Türkiye’nin kralına geldik
10.5.2018
Bizim sağ partiler neden böyle?
7.5.2018
Erdoğan’ın gerçek rakibi vicdanlar
2.5.2018
Özel okulculuk, vakıf üniversiteleri
30.4.2018
Davaya ihanet, mesleğine ihanet
25.4.2018
Sevsinler bu nitelikli liseleri
23.4.2018
İki söyleşi, Cumhurbaşkanları, gazeteciler
19.4.2018
Neden çok erken, hatta baskın seçim?
16.4.2018
Kürt meselesi (74266) ne oldu?
8.4.2018
Bekir Coşkun
4.4.2018
Fransa’da zorunlu eğitim 3 yaşında başlayacak ama…
2.4.2018
Milletin değerleri
28.3.2018
Üniversitenin olumsuz sürekliliği
26.3.2018
Edep ve hukuk
21.3.2018
O trafik polisini İstanbul Milli Eğitim Müdürü yapsalar keşke
19.3.2018
Yatırım ortamı ne demek?
15.3.2018
Derecelendirme kuruluşları ne iş yaparlar?
13.3.2018
Yargılanmalılar
28.2.2018
Eğitim sistemi bütünüyle çarpık
26.2.2018
Erke dönergeçten kamu vicdanı ölçümetresine
21.2.2018
Eğitime önce sayısal bir bakış
19.2.2018
Amerikancılık mı, avrasyacılık mı?
14.2.2018
Rektörlere bak, yükseköğretimi anla
12.2.2018
Dünya eskiye dönüyor
7.2.2018
Çöken bir eğitim sistemi
5.2.2018
Korkunç bir haftayı daha geride bıraktık
3.2.2018
Futbolde hedef koymak
31.1.2018
İmam Hatip okulları meselesi
29.1.2018
21-b, hukuk devleti, basına sansür ve işin özü
27.1.2018
Futbolda kurumsallaşamama problemi
24.1.2018
Eğitimin saçma sabiteleri
22.1.2018
Fabrika ayarları ve milli gelir
20.1.2018
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
17.1.2018
Üniversiteler badem bıyık hücumuna uğrayacak
8.1.2018
Bacak kırarak uyuşturucu ile mücadele
6.1.2018
Memur maaşları skandalı
26.12.2017
İki yeni KHK ve 29 Temmuz 1931 tarihli Resmi Gazete
24.12.2017
Çöken kurumlar, Galatasaray ve Fatih Terim
16.12.2017
Bu kurumsal yapı en büyük derdimiz
12.12.2017
Kavram kargaşası
10.12.2017
Yolsuzluklar, rüşvetler ve Kudüs’ün kudsiyeti
5.12.2017
Maliye Bakanımız çok mu zengin?
21.11.2017
90’lara çoktan döndük bile
18.11.2017
Atatürk, Atatürkçülük ve hukuk
11.11.2017
Paradise papers meselesi nedir, ne değildir?
7.11.2017
Yerli otomobil, teknolojik dışsallık, Şemdinli ve şeytanla mücadele
31.10.2017
AİHM ve totaliter rejimler
29.10.2017
İhale meselesinin en az konuşulan boyutu
24.10.2017
Kamu ihaleleri skandalları
22.10.2017
2017 Ekim Türkiye manzaraları
18.10.2017
Negatif sıfır, normal sıfır, pozitif sıfır
10.10.2017
Bu tutarlılığa ancak şapka çıkarılır
7.10.2017
Soydaş Türkmen ne demek?
3.10.2017
AB’ye ihtiyacımız her zamankinden fazla
1.10.2017
Diyanet ve modernistler skandalları
26.9.2017
Tarım meselemiz
23.9.2017
Üniversite kontenjanları neden boş kaldı ve kalacak?
19.9.2017
Kızınızı kimlere asla vermeyin
16.9.2017
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsünün ve Kılıçdaroğlu’nun Türkçesi
3.9.2017
Kan donduran haberler
29.8.2017
Nereden çıktığı belli Çin, Rusya aşkı
26.8.2017
Çok anlamsız bir tartışma daha: İki Türkiye, tek Türkiye
22.8.2017
Basında yandaş maaşlarına Sayıştay denetimi olabilir mi?
18.8.2017
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
15.8.2017
Çok anlamsız bir laf: “Dinin doğru yorumu”
12.8.2017
Türkiye ve AKP’liler
8.8.2017
Kamu alımları sistemi
1.8.2017
Şu “devletin valisi” lafı
29.7.2017
Nedir bu yardımcı doçentlik meselesi?
25.7.2017
Çalışma istatistikleri ve az konuşulan çok ciddi sorunlar
23.7.2017
Cihat matematikten önemli dersen işte böyle olursun
22.7.2017
Fransa’da yaşanan komutan krizi
18.7.2017
İçinde Türkiye’nin adı geçmeyen bir Türkiye yazısı
15.7.2017
Utanmasını bilenler için işte utanç belgesi
11.7.2017
Sayın Cumhurbaşkanı meseleyi çok güzel özetlemiş
8.7.2017
Kamu parası: laiklik, İmam-Hatipler, İlahiyat fakülteleri, Diyanet, TRT, AA
5.7.2017
Türkiye neden hukuk üretemiyor ve iki Türkiye
1.7.2017
Bir günde gözüme ilişen haberler ve ülkemiz
27.6.2017
Hukuk, siyaset, futbol
24.6.2017
Fi’yi izlediniz mi?
20.6.2017
Erdoğan’ın korumaları, ABD Anayasasının 1. eki ve Abdülhamit
17.6.2017
Dört akçeli konu dördü de fena halde siyasi
13.6.2017
Laiklik komedileri: Osman Baydemir fezlekesi
6.6.2017
Cumhuriyet’te Çiğdem Toker gazeteciliği
3.6.2017
Muhafazakarlığa değil ama bizim sözde muhafazakarlara kafayı çok taktım
30.5.2017
Bütçe açıkları-Hazine işlemleri
27.5.2017
Kontrollü darbe ve mantık
23.5.2017
Korkunçluklar ve komiklikler
21.5.2017
Sözde uluslararası ilişkiler(ciler), değerler sistemi, masa düzeni
16.5.2017
Dijital devrimin en büyük geçici siyasi meselesi
13.5.2017
İslamcılık, Kadir Topbaş’ın damadı ve Silopi faciası
9.5.2017
Yabancı parça ve devletin doğru bilgi tekeli
7.5.2017
Yeniden ve ısrarla kayıtsız şartsız AB üyeliği ve normları
3.5.2017
Milliyetçilik, muhafazakarlık ve dindarlık
30.4.2017
Şark kurnazlığı ile ne kadar mesafe alınır?
25.4.2017
Referandum sonrası
16.4.2017
Referandum sonrası ve basketbolda başarı
11.4.2017
Liberal demokratlar nerede?
8.4.2017
Yüksek yargıçların meşruiyeti
5.4.2017
16 Nisan 18 maddenin değil, vicdanların referandumu
2.4.2017
Bu ahlak meselesi aklımı çok karıştırıyor
28.3.2017
Güçlü iktidar- Gelir Vergisi Kanunu
26.3.2017
Anayasa, temel haklar ve başkanlık sistemi
21.3.2017
Danışmanlık ya da danışmanlar komedyası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8