Eser KARAKAŞ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

TRT, CHP, muhalefet


21.5.2018 - Bu Yazı 370 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Herkes çok haklı, hatta her iki taraf açısından da yaşamsal nedenlerle seçim sonuçları tüm ülkenin, benim de gündemimizde; ancak, bendeniz, hala eski takıntılarla kurumsal meselelerle daha ziyade ilgilenmeyi tercih edebiliyorum, çünkü, kanaatim, bu kurumsal meseleler çözülmediği müddetçe seçimleri kimin kazandığının önemi azalabiliyor.

5 Mayıs tarihinde “Diken” internet haber sitesinde bir haber gördüm ve bu haberi indirip sakladım; haberi özetlemiyorum, ana bölümünü aynen aktarıyorum.

“Erdek ilçesinde meydanda kurulan miting alanında, vatandaşlara seslenen İnce şöyle konuştu: “Bugün Yalova’da miting yaptık. Ben Yalova’da 40 yıldır böyle kalabalık görmedim. Ama TRT de mitingi görmemiş. Bu son uyarım, bir daha uyarmayacağım. TRT babanızın çiftliği değildir. TRT 80 milyonundur. Hepimizin TRT fonundan paralarımız kesilir. O zaman CHP’lilerin, bizlerin elektrik faturalarından pay kesmeyin. Bugün daha haram etmiyorum. Baştan söylüyorum. Eğer bugün ki görüntüleri de görmezse hafta içi 130 milletvekili ile TRT’ye geliyorum haberiniz olsun kaçmayın sonra.””

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Sayın Muharrem İnce’nin bu açıklamasını çok anlamsız bulduğumu ifade etmek istiyorum; bu görüşümü de daha önceleri de başka fırsatlarla ifade etmiş idim.

Doğrudur, TRT iktidar partisinin babasının çiftliği değildir, olamaz da zira finansmanını kısmen TRT için tüketicilerden kesilen fonlarla, kısmen de, hatta ağırlıklı olarak doğrudan vergilerle yapıyor, anayasal bir kuruluş.

Sayın Muharrem İnce’nin bu açıklamasının mantığı kamu yayıncılığı denen, çağımızda artık tümü ile anlamsızlaşan, ortaya çıktığı İngiltere’de o yıllar için bile çok da anlamlı olmayan bir kavramsallaştırmaya dayanıyor.

Kamu yayıncılığı artık olamayacak bir kavram; kavrama ilişkin Selçuk Üniversitesinin dijital arşivinden aldığım bir alıntıyı, tanımı aynen aktarıyorum: “Kamu Hizmeti Yayıncılığı, "Halk için yapılan, halk tarafından finanse edilen ve halk tarafından kontrol edilen, bilgilendirmeyi, eğitmeyi ve eğlendirmeyi amaçlayan, ülkenin coğrafi olarak tümünü kapsamak ve ülkenin tüm kesimlerine yayın hizmeti götürme sorumluluğuna sahip yayıncılıktır?. Kamu hizmeti yayıncılığı kavramının geçmişi İngiliz Yayın Kurumu BBC'nin (British Brodcasting Corparation) kuruluş yıllarına dayanır. Bu kavramı BBC'nin ilk Genel Müdürü John Reith ortaya atmıştır. Diğer Avrupa ülkeleri de kendi öznel koşullarına göre değişiklikler yaparak kamu yayın kurumlarını kurmuşlardır.”

Bu alıntıyı biraz dikkatli okursanız tanımın ve kavrama yüklenen işlevlerin ne kadar anlamsız, hatta bugün için ne kadar saçma olduğunu daha iyi göreceksiniz.

Enformasyon teknolojisinin geldiği bugünkü aşamada devletin bir yayıncılık kuruluşuna sahip olmasının mantığı yok artık.

Halk için ne demek?

Bunun kararını kim verecek?

Halkın hangi habere, nasıl bir içerikle ihtiyaç duyduğunu tasarlamak ve bunu vergilerle, en genelinde kamu kaynaklarıyla yapmak ancak faşist bir mantığın ürünü olabilir.

Halk tarafından kontrol ne demek?

TRT türü yayıncılık kuruluşlarının sakat varoluş mantıklarını düzeltmek mümkün değildir, yapılması gereken ilk iş bu kuruluşları kapatmak ya da tüm alt yapısı ile birlikte çok yüksek bir fiyata satmaktır.

İktidara kim gelirse gelsin, bugün AKP, umarım hemen yarın başkaları, bu sorun tüm sıkıntılarıyla devam edecektir çünkü genel müdürü hükümetler ya da cumhurbaşkanları tarafından atanan bir kamusal birimin tarafsızlığı, bizim özelimizde seksen milyonun vergileriyle finanse edilmesi ve kontrolü (TBMM?) kuramsal olarak imkansızdır.

TRT’nin kurumsal olarak içerdiği tüm sakatlıklar aynen mesela Anadolu Ajansı için de geçerlidir, siyasal iktidarların yani genel müdürleri atayan gücün bu kurumları kendi siyasal hedef ve çıkarları doğrultusunda yönlendirmelerinin, kontrol etmek istemelerinin önüne geçmek sadece pratikte değil kuramsal olarak da anlamsızdır.

TRT büyük kaynaklar da kullanan bur kuruluştur ve siyasal iktidarların, mesela AKP’nin bu kaynakları gerçekten babasının çiftliği gibi kullandıkları çok ortadadır ama yarın da bu görüntü çok değişmeyecektir.

Cep telefonu, akıllı telefon kullanımının bu ölçüde yaygınlaştığı günümüzde artık zaten devlet kontrollü haber kanallarının anlamsızlığı ortadadır; TRT haberlerini zaten güvenerek izleyen kaç kişidir bilemem ama TRT kanallarında yandaşlara grup olarak büyük paralara yaptırılan programlar bir rezalet, bir yolsuzluk olarak ortadadır.

TRT yönetimi bugün ya da son beş senede mesela kimlere program yaptırdığını bir açıklarsa durum apaçık ortaya çıkar.

Yarın başkası, mesela Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olursa, bugün Sayın İnce’nin TRT’ye ilişkin şikayet ettiği konuları yarının yeni muhalefeti aynen ve haklı olarak dile getirmeye devam edecektir.

Dikkat ederseniz yeni muhalefet ifadesini kullanırken AKP diyemiyorum zira iktidardan giden bir AKP’den bir iz bile kalmayacağını düşünüyorum; MHP için aynı şeyi söyleyemem mesela.

En doğru yayıncılık ilkesi devletin bu işlerden tümüyle çekilmesi ama rekabet koşullarını iyi denetlemesidir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.9.2018
Yeni Ekonomi Programı (OVP) ölü doğdu ama nedeni var
19.9.2018
Türkiye’nin temel eğitim problemi nedir?
18.9.2018
ABD’de bir basın müzesi
16.9.2018
Varlık Fonu meselesine bir de Resmi Gazete'den bakalım
12.9.2018
Hazine’nin ekonomi sunumları ve öğrettikleri
11.9.2018
Beni üzen meselenin basitliği
10.9.2018
Çöken kurumlar ve üniversitelerde boş kontenjan
5.9.2018
Vergide kaynakta kesme tartışması
3.9.2018
Kurlarda yabancı parmağı ve Türk Telekom
1.9.2018
Ticaret Bakanımız böyle buyurdu: Zam yapanın ensesindeyiz, stokçular var
29.8.2018
Ekonomik ve siyaset/hukuk göstergeler seçimi
27.8.2018
Yerel seçimlerde temel mesele nerede?
25.8.2018
Dünyayı yanlış okumak
22.8.2018
Haberleri yan yana koyduğunuzda
20.8.2018
Kimse meselenin özünü tartışmak istemiyor
18.8.2018
Üretimi arttırma efsanesi
15.8.2018
Ne zaman uyanmalı idik?
13.8.2018
Sutton yasası ne demek?
8.8.2018
Böyle başa böyle traş
6.8.2018
Erdoğan’ın yepyeni müttefikleri
4.8.2018
Kötü yönetim ne demek şekilde görebilirsiniz
1.8.2018
Sandık demokrasisi, hukuk devleti yokluğu, cari açık
31.7.2018
Tarikatlar tartışması ve yanlış bir devlet anlayışı
28.7.2018
Siyasi iktidara naçiz bir hatırlatma
25.7.2018
Son bir haftanın Türkiye konuları: Çok korkutucu bir durum
23.7.2018
Karadağ (Montenegro) olamadık. (Montenegro’da hakimler var)
22.7.2018
ABD’nin açtığı ticaret savaşları hem ABD’yi hem dünyayı fena vuracak
18.7.2018
Akılsızlığın bir sonu var mı gerçekten?
16.7.2018
Kamu borçlarında bir sorun var mı?
14.7.2018
Yüzde altı büyüme, düşük faiz, güçlü TL
11.7.2018
Yangınların, trafik, tren kazalarının, maden göçüklerinin, iş kazalarının ekonomi politiği
9.7.2018
Aynı kap ve KHK’lar
7.7.2018
Yeni Anayasa ve unutturulan en temel konular
4.7.2018
Erdoğan ve AKP kimlerin heykelini dikmeli?
2.7.2018
Baskıcı rejimler ve kurumların çöküşü
30.6.2018
Hukuk, demokrasi ve seçimlere katılım oranı
27.6.2018
Siyaset-hukuk-futbol
26.6.2018
Seçmenler ve dolaysız vergi mükellefiyeti
24.6.2018
Erdoğan ve Cumhur İttifakı kazanırsa ne olur?
20.6.2018
Erdoğangiller, dünya ve Türkiye
18.6.2018
Eğer haber doğru ise Sayıştay açıklama yapmalı
16.6.2018
Oyumu nasıl kullanacağım? (tercih sapması)
13.6.2018
Ekonomik gelişmeler ve Erdoğan’ın klasik tepkisi
11.6.2018
Dökülen Türkiye kurumları ve liselere geçiş sınavları (LGS)
9.6.2018
Dökülen Türkiye ve bedelli askerlik
6.6.2018
Paçalardan akan ilkesizlikler
4.6.2018
Yerli araba komedyası ve yolsuzluk ihtimali
3.6.2018
Seçimlere giderken neleri konuşmuyoruz?
30.5.2018
Vesayet kurumları aşığı AKP
28.5.2018
Cemevleri ve alevi meselesi
26.5.2018
Fransız Rabiası
23.5.2018
Bu sefer de devlet bankacılığı skandallarına değinelim
21.5.2018
TRT, CHP, muhalefet
19.5.2018
Her Cumhurbaşkanının bilmesi gereken ilk şey
16.5.2018
İmar affı, Boğaziçi öngörünüm, DOKUZ MAHALLE ve milliyetçi muhafazakarlık
14.5.2018
Altı aday arasından Erdoğan çıkarsa
12.5.2018
Eski Türkiye’nin kralına geldik
10.5.2018
Bizim sağ partiler neden böyle?
7.5.2018
Erdoğan’ın gerçek rakibi vicdanlar
2.5.2018
Özel okulculuk, vakıf üniversiteleri
30.4.2018
Davaya ihanet, mesleğine ihanet
25.4.2018
Sevsinler bu nitelikli liseleri
23.4.2018
İki söyleşi, Cumhurbaşkanları, gazeteciler
19.4.2018
Neden çok erken, hatta baskın seçim?
16.4.2018
Kürt meselesi (74266) ne oldu?
8.4.2018
Bekir Coşkun
4.4.2018
Fransa’da zorunlu eğitim 3 yaşında başlayacak ama…
2.4.2018
Milletin değerleri
28.3.2018
Üniversitenin olumsuz sürekliliği
26.3.2018
Edep ve hukuk
21.3.2018
O trafik polisini İstanbul Milli Eğitim Müdürü yapsalar keşke
19.3.2018
Yatırım ortamı ne demek?
15.3.2018
Derecelendirme kuruluşları ne iş yaparlar?
13.3.2018
Yargılanmalılar
28.2.2018
Eğitim sistemi bütünüyle çarpık
26.2.2018
Erke dönergeçten kamu vicdanı ölçümetresine
21.2.2018
Eğitime önce sayısal bir bakış
19.2.2018
Amerikancılık mı, avrasyacılık mı?
14.2.2018
Rektörlere bak, yükseköğretimi anla
12.2.2018
Dünya eskiye dönüyor
7.2.2018
Çöken bir eğitim sistemi
5.2.2018
Korkunç bir haftayı daha geride bıraktık
3.2.2018
Futbolde hedef koymak
31.1.2018
İmam Hatip okulları meselesi
29.1.2018
21-b, hukuk devleti, basına sansür ve işin özü
27.1.2018
Futbolda kurumsallaşamama problemi
24.1.2018
Eğitimin saçma sabiteleri
22.1.2018
Fabrika ayarları ve milli gelir
20.1.2018
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
17.1.2018
Üniversiteler badem bıyık hücumuna uğrayacak
8.1.2018
Bacak kırarak uyuşturucu ile mücadele
6.1.2018
Memur maaşları skandalı
26.12.2017
İki yeni KHK ve 29 Temmuz 1931 tarihli Resmi Gazete
24.12.2017
Çöken kurumlar, Galatasaray ve Fatih Terim
16.12.2017
Bu kurumsal yapı en büyük derdimiz
12.12.2017
Kavram kargaşası
10.12.2017
Yolsuzluklar, rüşvetler ve Kudüs’ün kudsiyeti
5.12.2017
Maliye Bakanımız çok mu zengin?
21.11.2017
90’lara çoktan döndük bile
18.11.2017
Atatürk, Atatürkçülük ve hukuk
11.11.2017
Paradise papers meselesi nedir, ne değildir?
7.11.2017
Yerli otomobil, teknolojik dışsallık, Şemdinli ve şeytanla mücadele
31.10.2017
AİHM ve totaliter rejimler
29.10.2017
İhale meselesinin en az konuşulan boyutu
24.10.2017
Kamu ihaleleri skandalları
22.10.2017
2017 Ekim Türkiye manzaraları
18.10.2017
Negatif sıfır, normal sıfır, pozitif sıfır
10.10.2017
Bu tutarlılığa ancak şapka çıkarılır
7.10.2017
Soydaş Türkmen ne demek?
3.10.2017
AB’ye ihtiyacımız her zamankinden fazla
1.10.2017
Diyanet ve modernistler skandalları
26.9.2017
Tarım meselemiz
23.9.2017
Üniversite kontenjanları neden boş kaldı ve kalacak?
19.9.2017
Kızınızı kimlere asla vermeyin
16.9.2017
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsünün ve Kılıçdaroğlu’nun Türkçesi
3.9.2017
Kan donduran haberler
29.8.2017
Nereden çıktığı belli Çin, Rusya aşkı
26.8.2017
Çok anlamsız bir tartışma daha: İki Türkiye, tek Türkiye
22.8.2017
Basında yandaş maaşlarına Sayıştay denetimi olabilir mi?
18.8.2017
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
15.8.2017
Çok anlamsız bir laf: “Dinin doğru yorumu”
12.8.2017
Türkiye ve AKP’liler
8.8.2017
Kamu alımları sistemi
1.8.2017
Şu “devletin valisi” lafı
29.7.2017
Nedir bu yardımcı doçentlik meselesi?
25.7.2017
Çalışma istatistikleri ve az konuşulan çok ciddi sorunlar
23.7.2017
Cihat matematikten önemli dersen işte böyle olursun
22.7.2017
Fransa’da yaşanan komutan krizi
18.7.2017
İçinde Türkiye’nin adı geçmeyen bir Türkiye yazısı
15.7.2017
Utanmasını bilenler için işte utanç belgesi
11.7.2017
Sayın Cumhurbaşkanı meseleyi çok güzel özetlemiş
8.7.2017
Kamu parası: laiklik, İmam-Hatipler, İlahiyat fakülteleri, Diyanet, TRT, AA
5.7.2017
Türkiye neden hukuk üretemiyor ve iki Türkiye
1.7.2017
Bir günde gözüme ilişen haberler ve ülkemiz
27.6.2017
Hukuk, siyaset, futbol
24.6.2017
Fi’yi izlediniz mi?
20.6.2017
Erdoğan’ın korumaları, ABD Anayasasının 1. eki ve Abdülhamit
17.6.2017
Dört akçeli konu dördü de fena halde siyasi
13.6.2017
Laiklik komedileri: Osman Baydemir fezlekesi
6.6.2017
Cumhuriyet’te Çiğdem Toker gazeteciliği
3.6.2017
Muhafazakarlığa değil ama bizim sözde muhafazakarlara kafayı çok taktım
30.5.2017
Bütçe açıkları-Hazine işlemleri
27.5.2017
Kontrollü darbe ve mantık
23.5.2017
Korkunçluklar ve komiklikler
21.5.2017
Sözde uluslararası ilişkiler(ciler), değerler sistemi, masa düzeni
16.5.2017
Dijital devrimin en büyük geçici siyasi meselesi
13.5.2017
İslamcılık, Kadir Topbaş’ın damadı ve Silopi faciası
9.5.2017
Yabancı parça ve devletin doğru bilgi tekeli
7.5.2017
Yeniden ve ısrarla kayıtsız şartsız AB üyeliği ve normları
3.5.2017
Milliyetçilik, muhafazakarlık ve dindarlık
30.4.2017
Şark kurnazlığı ile ne kadar mesafe alınır?
25.4.2017
Referandum sonrası
16.4.2017
Referandum sonrası ve basketbolda başarı
11.4.2017
Liberal demokratlar nerede?
8.4.2017
Yüksek yargıçların meşruiyeti
5.4.2017
16 Nisan 18 maddenin değil, vicdanların referandumu
2.4.2017
Bu ahlak meselesi aklımı çok karıştırıyor
28.3.2017
Güçlü iktidar- Gelir Vergisi Kanunu
26.3.2017
Anayasa, temel haklar ve başkanlık sistemi
21.3.2017
Danışmanlık ya da danışmanlar komedyası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8