Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?


19.12.2018 - Bu Yazı 60 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sisi’nin Erdoğan’dan önce Şam’a varması Türkiye’yi bu hesaplaşmada ‘şah mat’ pozisyonuna sokabilir. Ayrıca Fırat hattında tehdit edilen Kürtler de "Türkiye’yi durdurmak için Suriye yönetimiyle anlaşmaya hazır oldukları" mesajını veriyor. Velhasılı Şam uçağı yolcu almaya başladı!

Beşir’in hem Erdoğan’ı hem de Kral Selman’ı memnun eden manevraları “acaba Şam’a hangi tarafın mesajını götürdü” sorusuna yol açıyor.

Ekonomik çöküş, enflasyon, işsizlik, savurganlık, hesapsızlık; yolsuzluk, hukuksuzluk, hile, yalan-dolan; iş kazaları, tren faciaları; her alanda aymazlık, pişkinlik, beceriksizlik, çapsızlık; zorbalık, tehdit, şantaj, taşan cezaevleri, intiharlar, infazlar; kayyımlar, gasplar; işten çıkarma, işten attırma, aç bırakma, süründürme, her türlü haktan mahrum etme… Seçime giden bir iktidarın böylesi yıkıcı bir gündemden sıyrılması lazım.

Fırat’ta yakılacak ateş işe yarar. “Fırat’ın doğusuna girdik giriyoruz”, varsın medya kameraları dayasın sınıra, kesintisiz heyecanı zerk etsin damarlara. Bir tarafta köpürtülen hamaset ve kahramanlık, diğer tarafta dilsel şiddet ve linç iklimi. Yeter ki ‘sessizlik’ garantilensin. Dehşet bir murat! Bir gece ansızın değil gece gündüz alenen, biline biline, salına salına değil kararlılıkla zifiri karanlığa gömülen bir ülke.

Fakat Suriye’de aranan maceralar sadece iç gündemle mi ilgili? Değil elbette.

Suriye’deki her türlü bilanço kendi hesapsız-kitapsız maceralarının eseri. “Oldubittiye izin vermeyiz” efelenmesi kontrolden çıkan durumun karşısındaki acziyetten ibaret.

Bu eser öylesi politik bir anormallik doğurdu ki bölgesel kamplaşmaları ve hesaplaşmaları büyüdükçe büyüyor. Ve her şey giderek birbirine dolanıyor. Entegre bir sorun bu; devleşiyor, Leviathan gibi kollarını yayıyor, biri Suriye’de diğeri Irak’ta, ötekisi Körfez’de, Kızıldeniz’de, Bab el Mendeb’de, Aden’de, Akdeniz’de…

ŞAM’A ÇIKAN YOLLAR

ABD yeni Suriye politikasında öyle bir denklem koydu ki, Şam’a giden yolu başka türlü döşeme rekabetini körüklüyor. Yıktılar yıkacakları kadar, azılı örgütse ürettiler üretilecek kadar; rejim yıkılmadı, olmadı, o halde rejimi yoğurma zamanı. Yoğurmak bir elde hançer diğer elde zeytin dalı ile olur. Diyemedikleri ama yapmakta oldukları bu.

Yeni siyasetin kodlarını Beyaz Saray Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, 17 Aralık’ta, Atlantik Konseyi’ndeki konuşmasında güzelce verdi:

– Temel olarak farklı bir rejim görmek istiyoruz. Bu rejim değişikliği değil, Esad’dan kurtulmaya çalışmıyoruz.

– Suriye’nin yeniden inşası için 300-400 milyar dolar fona ihtiyaç var. Rejimin uzlaşmaya yanaşmaması halinde Batılı ülkeler bu felaket (yeniden inşa) için fon sağlamayacak. Amerikalıların kabul edeceği bir rejim olmak zorunda değil.

– Suriye Demokratik Güçleri (SDG) için nihai hedef değişmiş olan Suriye toplumunun bir parçası olmasıdır.

Amerikan yönetiminin taslağı buysa bölgesel ortaklarının da buna göre hizalanması beklenir! Fakat YPG-PYD’yi ulusal güvenlik tehdidi sayan Türkiye kritik ortak olarak başka yerde. Bu algı ve çıkmazlar yüzünden Türkiye 2017’den bu yana Astana sürecinde İran ve Rusya’nın çözüm stratejisine kaydı ve kaymaya devam ediyor.

ABD’nin öngördüğü yol haritası Şam’a çıkar ama farklı bir yerden. Bu denkler bir yanıyla Türkiye’yi de İran-Rusya hattından ‘Kardeşim Esad-2’ faslına itiyor.

Jeffrey’in ‘Esad uzlaşmaya yanaşırsa’ şartı ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 16 Aralık’ta Doha Forumu’nda “Esad demokratik bir seçimi kazanırsa, onunla çalışmayı değerlendiririz” sözü aynı kapıya çıkıyor.

O kapıyı kim, nasıl açar?

Bir süredir dikkat çekici denemeler ve girişimler oluyor.

Fırat’ın doğusundaki projeyle ABD’nin iteklemesiyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve gönülsüzce Ürdün’ün ilgilendiğini biliyoruz.

Suudiler en az bir yıldır Rakka, Deyr el Zor ve Haseke’deki Arap aşiretleriyle yakın temastalar. Körfez İşleri Bakanı Semir el Sabhan’ın 17 Ekim 2017’deki Rakka ziyaretini başka adımlar izledi. 30 Mayıs 2018’de Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün’den bir askeri heyet, Harap Işk’de Senadid Güçleri, Nukhba Güçleri, Rakka Devrimcileri ve SDG ile görüştü. Körfez’den bir grup asker kasımda Deyr el Zor’a gitti. Yine geçtiğimiz kasımda Sebhan’ın başkanlığında bir Suud-BAE heyeti Haseke’yi ziyaret etti. ABD, Körfez’deki ortaklarından Fırat’ın doğusu için 350 milyon dolar topladı.

Suriye’nin enerji deposu ve tahıl ambarı olan Fırat’ın doğusu, Şam’ı arzulanan tavize zorlayacak bir ‘entite’ olarak kurgulanıyor. Bu tampon öncü diplomasi olmadan sonuç getirmez. Tam bu noktada BAE’nin Şam’da hem kendi adına hem Suudiler adına yürüttüğü perde arkası temaslara bakmak lazım. BAE, Şam’daki büyükelçiliğini açmaya hazırlanıyor. Bu gerçekleştiği takdirde Arap Birliği’nden başkaları da bu kervana katılacaktır. Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid bin Ahmed’in eylülde BM Genel Kurulu sırasında Suriye Dışişleri Bakanı Velid el Muallim’le halleşmesi bu kampın Şam’a bir selamıydı. Ardından Kuveyt’ten bir heyet Esad’la görüştü. Heyete başkanlık eden Sabah Muhammed, Esad için “Cesur Arap lideri” dedi. Bu arada Ürdün-Suriye sınır kapısı açıldı.

SUDAN’IN ŞAM SÜRPRİZİ; KİM İÇİN?

Ya karşı kampın Şam’a ulaşma çabaları?

Geçen yıl Körfez’deki komşularının ablukası karşısında İran’a yaklaşan Katar’ın Tahran üzerinden Şam’a dönme çabasından söz ediliyor. Henüz hiçbir karşılık bulabilmiş değil.

Fakat Araplara kaşlarını kaldırtan önemli bir ziyaret var: Sudan lideri Ömer el Beşir, 16 Aralık’ta Şam’ı ziyaret etti. Konuğunu havaalanında karşılayan Esad, pan-Arabizme bağlılıklarını yineledi.

Beşir’in bu ziyaretini sadece kendi iradesiyle sınırlandırmak yanıltıcı olabilir. Çünkü Beşir hem Türkiye-Katar eksenine hem de Suud-BAE eksenine göz kırpıyor. Haliyle ziyareti Riyad ve Ankara bağlantılarından uzak düşünmek zor.

Geçmişte Usame bin Ladin gibi El Kaide liderlerine kucak açmış olan Sudan bugün de Türkiye ve Katar’la aynı İslamcı grupları destekleyerek çakışıyor. Hamas ve Müslüman Kardeşler’i el üstünde tutmaları bir yana bu üçlü, Libya’da da aynı adamlara yatırım yaptı. Suud-BAE-Mısır üçlüsü ise rakip cepheyi destekliyor. Erdoğan’ın Beşir’le yıldızları da barışıyor. Beşir’in Darfur’da soykırım ve savaş suçlarından Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde mahkum edilmesi bu kardeşliğe gölge düşürmedi. Son olarak Erdoğan’ın Aralık 2017’de Beşir’den Sevakin Adası’nı imar sözünü alması, Mısır ve Kızıldeniz’in diğer yakasındakileri fena halde kuşkulandırdı. Fakat burada bir paranteze ihtiyaç var: Beşir uluslararası tecridin delinmesinde Erdoğan’a müteşekkir olsa da Batı’da ‘lanetli adam’ kategorisinden çıkmak için birkaç yıldır Suud potasına girmeye, hatta İsrail’e göz kırpmaya başladı. Sudan’ın Katar-Türkiye-İran’dan uzaklaşması da Riyad’ın işine geliyor. Körfez medyası artık Türkiye ve Katar’ı ‘önlenmesi gereken düşman’ diye resmettikleri İran’la aynı kefeye koyuyor. Bu kamplaşmayla ilgili Riyad’ın son girişimi pek gündem olmadı ama mühimdi. Suudi Arabistan 12 Aralık’ta Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki Arap ve Afrika ülkelerinin dışişleri bakanlarını Riyad’da bir araya getirdi. El Arab gazetesi bu girişimi “İran ve Erdoğan Türkiye’sinin yayılmacılığına karşı bölge devletlerinin bariyer oluşturma gayretleri” olarak yorumladı. “Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde birliği ve koordinasyonu sağlamaya yönelik çabalar, İran ve Erdoğan rejimlerinin bölgesel güvenlik ve istikrar için son derece önemli yerleri ele geçirerek etki alanlarını genişletme planlarını engellemek amacıyla daha kapsamlı plan ve projeler içeren stratejik bir boyut kazanmış oldu” ifadeleri kullanıldı. Sudan da katıldı.

Tekrar çelme stratejilerinin Suriye’ye düşen tarafına dönersek; Beşir, Erdoğan gibi Esad’a “Çek git” demiş, hatta 2014’te “Ayrılmayacak, öldürülecek” ifadelerini kullanmış, 2016’da rejimin işini bitirmek için Suriye’ye asker gönderme tehdidi savurmuş, yetmemiş Yemen ve Suriye yüzünden İran’la ilişkilerini kesmiş biriyken Şam’a ilk dönen Arap lideri oldu. Birçok insan olaya “Bir savaş suçlusu diğer bir savaş suçlusunu kucaklamış, ne var bunda” diye bakıyor ama bu kadar basit değil. Açıkçası bu, Arap boykotunun sonu demektir.

Beşir’in hem Erdoğan’ı hem de Kral Selman’ı memnun eden manevraları “acaba Şam’a hangi tarafın mesajını götürdü” sorusuna yol açıyor.

Acaba Beşir, Esad’ı Arap Birliği’nin marttaki Tunus zirvesine davet mi etti? Suriye’nin Arap Birliği’ndeki koltuğu 2013 Doha Zirvesi’nde muhalefete verilmişti. BAE Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş’ın “Suriye’nin Arap Birliği’nden uzaklaştırılması kararı bir hataydı” sözünü burada hatırlatalım. Araplar arasında “Bir Arap ülkesinin kaderini Türkiye, İran, Rusya ve ABD’ye bırakamayız” görüşü yaygınlık kazanıyor. (ABD’yi dizine eklemeleri boş laf.) Bir bakıma tespih taneleri düştüğü yerde yeniden diziliyor.

Şu soru da gayet meşru: Acaba Beşir çift taraflı bir elçi mi? Beşir 2017’den beri Rusya ile de yakınlaşıyor. Haliyle Beşir’in çok boyutlu bir misyonla Şam’a gitmiş olma ihtimali dışlanamaz.

Söylentilere göre Kuveyt Emiri Şeyh Sabah’ın Şam’a uçması da yakındır. Eğer ardından Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi de giderse işin rengi hepten değişir.

Sisi’nin Erdoğan’dan önce Şam’a varması Türkiye’yi bu hesaplaşmada ‘şah mat’ pozisyonuna sokabilir. Ayrıca Fırat hattında tehdit edilen Kürtler de “Türkiye’yi durdurmak için Suriye yönetimiyle anlaşmaya hazır oldukları” mesajını veriyor.

Velhasılı Şam uçağı yolcu almaya başladı!

Bakalım Amerikan-Körfez ekseninin yeni Suriye stratejisi Türkiye’yi nereye çekecek; başka bir eksen için Şam’la barışa mı, Fırat hattında daha büyük restleşmeye mi?

Belki “hayal olmuş cuma” için Emeviye Camii hâlâ açıktır. Gün doğmadan neyin doğacağını kim bilebilir!

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8