Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari


14.11.2019 - Bu Yazı 115 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 1

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı şahsen ilgilendiren Halkbank dosyası yeniden masaya inmiş…

Türkiye’nin aleyhine iki tasarı Temsilciler Meclisi’nden ezici oyla geçmiş…

Türkiye’nin Suriye’de önlenmesi gerektiğine dair yazışmalar sızdırılmış…

TSK’nin yedeğine takılan Suriye Milli Ordusu’nun savaş suçu işlediğine dair yayınlar sıraya girmiş…

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Eliot Engel, Erdoğan ailesinin dostu Ilhan Omar’ı da yanına alarak toplam 15 vekille “Ziyareti iptal et” diye Başkan Donald Trump’a seslenmiş…

Erdoğan’ın dayakçı korumaları yeniden güdeme oturmuş…

Ve Trump’ın tehditkâr ve hakaretamiz mektupları sümen altında kalamamış…

Trump’dan gayri “Gel” diyen de yok. Ama aynı davet, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’ye de gitmiş. Erdoğan’ın IŞİD lideri Ebu Bekir Bağdadi’nin öldürülmesine atfen, “Türkiye de aynı hakka sahiptir, buna övgüler dizdikleri teröristler de dahildir” diyerek suikast vaat ettiği Kürt komutana…

Cephe genişlemiş, diplomasinin koridorları alev alev.

Yine de üç meşhur damat Berat Albayrak, Mehmet Ali Yalçındağ ve Jared Kushner kanal açmaları için seferber edilmiş. Vaziyet berkemal görünmüş olmalı ki kendisi de davete icabet ediyor.

Diplomasinin bekleme salonuna alındığı, daha doğrusu tepelendiği bir ‘diplomatik safari’ daha. Bugün, Türk-Amerikan ilişkilerinin sıvama günlerinden biri!

***

Türkiye’nin ABD ile NATO ortaklığıyla perçinlenmiş ilişkileri bir yana Erdoğan kendi bekası için de Washington’dan emin olmak ister. Ne de olsa iktidar yürüyüşüne başladığı yer Oval Ofis’teki ocak başıdır. Bu seferki ziyaret, itibar ve kredi devşirdiği önceki seyahatlere benzemiyor. Amerikan düzeninin temel kurumları açısından Erdoğan artık istenmeyen misafir. Model ortaklık ve BOP Eş Başkanlığı’ndan nereye!

Erdoğan için hâlâ bir iki tutunacak dal var: Türkiye’yi Rusya’dan uzaklaştırmak için havuç-sopa dengesini iyi ayarlamak gerektiğine inananlar, Erdoğan’ı köşeye sıkıştırırken Ankara’yı kaybetmeme hassasiyetiyle koridorları belli oranda açık tutuyor. Trump’ın ‘kafadar’ bulduğu Erdoğan’ı kayıran tutumları da ziyarete zemin sunuyor.

Yine de Erdoğan’ın her bir köşede yüzleşeceği manzara taviz verdirtmeye ve nedamet ettirmeye ayarlı. Kongre ve Beyaz Saray’dan gelen mesajlar, S-400’de geri adım atılmazsa ve Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili ateşkes şartlarına uyulmazsa Trump’ın da Erdoğan için fazla bir şey yapamayacağını fısıldıyor.

Trump “Sert adam olma. Aptal olma” dediği ilk mektubundan sonra geçen hafta Erdoğan’a ikinci bir mektup yazmış. İddiaya göre Trump, S-400’lerin çalıştırılmaması, bunun Amerikalı yetkililerce düzenli olarak denetlenmesi ve başka Rus sistemlerinin alınmaması koşuluyla Türkiye’nin F-35 programına yeniden kabul edileceğini belirtmiş. Aksi halde yaptırım dayatmak zorunda kalacağını vurgulamış.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien da pazar günü, “NATO’da S-400’ün yeri yok” deyip ekledi: “Bu, Erdoğan geldiğinde Trump’ın kendisine açık bir şekilde vereceği bir mesaj olacak.”

Trump’ın bir önceki tutumunu hatırlayalım; S-400 alımından dolayı Ankara’yı mazur görüp Amerikan öfkesini, Türkiye’den Patriot sistemini esirgeyen selefi Barack Obama’ya yönlendirmeye çalışmıştı. Trump, şimdi, “Benden iyilik bekliyorsan S-400 konusunda sen de bana bir iyilik yap” diyen bir tutum beliriyor.

Diğer elini Vladimir Putin’e kaptırmış olan Erdoğan’ın bu konuda esnemesi Rus cephesinde işleri bozabilir. Putin, stratejik projeleri sürdürse de en azından Suriye’de sunduğu ceplerde Erdoğan’ı bunaltabilir. Ya da Erdoğan, Trump’la pazarlığında mümkün olanı ve olmayanı iyice gördükten sonra bu kez Putin’e dönüp anlayış dileyebilir.

Net olan şey şu: Türkiye’nin Rus güvenlik kuşağına kayması Amerikan kurulu düzeninin kolayca sindirebileceği bir seçenek değil. Erdoğan ve ailesinin mal varlığını da mercek altına alan yaptırım tasarısı artık “Democles’in Kılıcı” gibi tepede sallanıyor. Senato’da Cumhuriyetçi çoğunluk lideri Mitch McConnell sayesinde tasarıyı askıya aldıran Trump’ın pazarlık masasından eli boş kalkması Kongre’deki fren mekanizmasını devreden çıkartabilir. Bu fren, Erdoğan’a ‘çark etme’ imkânı sunmak içindi. Ayrıca Kongre’de azil sürecinde Türkiye’nin ek dosyaya dönüşme ihtimali Trump’a fazla manevra alanı bırakmıyor.

***

Erdoğan’ın gündeminde tuttuğu en önemli mesele ABD’nin SDG ile ortaklığına son vermesi. Bu konuda da rüzgar ters yönde devinim kazanıyor. Kongre’nin öfkesi karşısında çekilme kararını gözden geçiren Trump, Erdoğan’ın kafasındaki 30×480 km’lik şeritte iki cebi Türkiye’nin insafına, geri kalan yerleri Türk-Rus müzakerelerine bıraksa da petrol rezervinin olduğu bölgede 700 kadar asker tutup SDG ile ortaklıkta yeni bir fasıl açtı. Amerikalı komutan Albay Myles Caggins, SDG ile görüşüp “Birlikte çalışmaya devam” mesajı verdi. Mazlum Abdi de “IŞİD’in yenilgisini temine dönük ortak operasyonlara yeniden başladık ve şimdi Amerikan güçleri ile birlikte petrol sahalarını koruyoruz” diye tweet attı.

Sahada Amerikan askeri varlığı, bölgenin yeniden dizaynına dönük Pentagon-Dışişleri-CIA üçgeninde şekillenmiş temel siyasetin devamlılığını teyit ediyor. Bu koşullarda Erdoğan, Trump’tan ekibini ortada bırakan yeni bir çekilme manevrası koparabilir mi? Eğer eldeki verilerle konuşursak süreç biraz soğumadan kolay değil.

SDG konusunda da uluslararası alanda empati artıyor. Bu, IŞİD lideri Ebu Bekir el Bağdadi’nin Kürtlerin yardımıyla öldürülmesinden beri daha da büyüdü. Erdoğan, Trump’la gündemini anlatırken “Ferhat Abdi Şahin’in nasıl bir katil olduğunu belgeleriyle ifade edeceğiz” dedi. Doğrusu Amerikan kanadının bu konudaki kanaatlerini oluşturan MİT’in raporları değil CIA ve Kürtlerle çalışan Amerikalı yetkililerdir. Ki ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Yardımcısı William V. Roebuck, Beyaz Saray, Dışişleri ve Pentagon’dan 50 yetkiliye gönderdiği değerlendirme yazısında SDG’yi ‘sağlam ve güvenilir bir ortak’ olarak niteliyor. Mazlum Kobani için “Optimist, güçlü bir şekilde Amerika ile ilişkilerin önemine inanan, pragmatizmiyle Amerikalı yetkilileri etkileyen ve Amerikalılarla çalışmayı isteyen biri” diyor. Ayrıca Barış Pınarı Harekâtı’na sert eleştiriler yöneltip, Türkiye’nin maaş ödediği silahlı İslamcı gruplar eliyle etnik temizlik yaptığına ve savaş suçu işlediğine işaret ediyor.

Yine Erdoğan 30×480 km’lik şeritten vazgeçmediğini “Ne Rusya ne Amerika terör örgütlerini temizleyebilmiş değil” diyerek ortaya koydu. Elindeki haritaya atfen “Irak sınırıyla Cerablus’a kadar olan bölge de güvenli bölge tablosu içerisinde” dedi. Çatlakları doldurma mantığına dayalı bu ısrar, Senato’da rafta tutulan yaptırım tasarılarının salona inmesini hızlandırabilir. Ancak bunu önleyecek olan seçenek belki “Türkiye, Fırat’ın doğusunda Amerikan hedef ve çıkarlarının bekçisi olacaktır” sözüdür. O zaman da Erdoğan’ın Astana ortaklığından çekilmesi, Rusya ile kapışması, İran’la bozuşması, SDG’nin Suriye ordusuyla ortak cephe oluşturmasını göze alması gerekir. Risk payı hayli yüksek bir yol.

Erdoğan, “Trump’la sorunların çözüme kavuşturulması noktasında hemfikiriz. Önceki yönetim bakiyesi kimi kesimlerin bürokratik ve siyasi sabotaj girişimlerine rağmen pek çok konuda ciddi mesafe aldık” diyerek Amerikan kurulu düzenine çomak sokmaya çalışıyor. Trump’ı da hizaya sokabilen Amerikan koridorlarında yön bulmalarını epey güçleştirecek bir yaklaşım.

***

Washington-Ankara hattında işler damattan damada özel ilişkilerin kurtaramayacağı kadar sarpa sarmış durumda. Liderler arasındaki ahbap-çavuş muhabbeti, bir mekanizma olarak ancak geçici umutlar ve sahte tablolar üretebilir. Hepsi bu kadar.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 1
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive