12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!


25.5.2018 - Bu Yazı 309 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD agresifleştikçe Rusya kriz sahalarından diplomatik pas alıyor. Bu sadece İran ve Suriye ile sınırlı değil. Trump İran’a sallarken sarsılmaz diye düşünülen Trans-Atlantik İttifakı’nı toslayınca Putin’e Avrupa yakasında da fırsatlar doğdu.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 21 Mayıs’ta 12 maddeyle İran’dan istediklerini sıralayıp ‘eşi benzeri görülmemiş yaptırımlar’ vaat etti.

“Nükleer programını durdur”, “Balistik füze programını bitir”, “Ortadoğu’da Hizbullah, Hamas ve İslami Cihad gibi terör örgütlerine desteğini kes”, “Taliban ve El Kaide’ye desteğe son ver”, “Suriye’de emrindeki güçleri tamamen çek”, “Kudüs Gücü’nün teröristlere desteğine son ver”, “Komşular ve İsrail’i tehdit etmeyi bırak” diye buyurdu. Emir kipiyle. Pek kovboyvari! Ve cahilane!

ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesinin ardından tehditlerin dozundaki artış birçok nedene bağlanabilir. Evvela Ortadoğu’daki müdahalelerin bir türlü istenilen sonucu vermemesinin biriktirdiği öfkeye. Avrupa’daki ortakların nükleer anlaşmayı çöpe atma konusunda Washington’ı yalnız bırakmasının yol açtığı hayal kırıklığına. Gerilin üreteceği hasılata…

Bu tehditlerin sonuç vermeyeceğini Amerikalılar da 1979’dan beri tecrübeyle biliyor olmalı. Çıtayı bu kadar yükseltmekte amaç belki İran’ı esneyebileceği yerlerde esnetmek. En fazla odaklanacakları konu da İran’ın Suriye’yi bırakması. İran da müttefik bir iktidar devam ettiği sürece Suriye’de esnek hareket edebilir.

Bu esnekliğin temininde kolaylaştırıcı rol Rusya’ya düşüyor. Haliyle Rusya’nın ABD(İsrail)-İran-Suriye üçgeninde izleyeceği strateji önem kazanıyor.

***

ABD’nin İran’ı hedef alan keskin politikası ve İsrail’in korsan saldırıları Rusya’nın önünü açıyor.

Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in 9 Mayıs’ta İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu, 14 Mayıs’ta İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’i ve 17 Mayıs’ta Suriye Devlet Başkanı Beşşar el Esad’ı ağırlaması Rus rolünün ne denli büyüdüğünün göstergesi.

Yani ABD agresifleştikçe Rusya kriz sahalarından diplomatik pas alıyor. Bu sadece İran ve Suriye ile sınırlı değil. Trump İran’a sallarken sarsılmaz diye düşünülen Trans-Atlantik İttifakı’nı toslayınca Putin’e Avrupa yakasında da fırsatlar doğdu. Çıkarlarının hiçe sayıldığını düşünen Avrupalı ortaklar, Ukrayna krizi yüzünden Rusya’ya karşı koydukları rezervleri unutma eğilimine girdiler. 21 Mayıs’ta Putin’in Almanya Şansölyesi Angela Merkel’i Soçi’de çiçeklerle karşılaması, Alman liderin de ABD’nin şiddetle karşı çıktığı Kuzey Akım II Projesi’ne destek vermesi Washington’da epey kaşıntıya yol açmış olmalı. Rusya, İran’a yaptırımları da lehine çevirebilir. AB, İran’da yatırım yapan şirketleri ABD’nin hışmından koruyacak bir düzenleme üzerinde çalışırken Avrupalılara nazaran daha az ayak bağı olan Rus şirketleri istiflerini bozmadan yollarına devam ediyor. Gazprom Neft, Tatneft, Rosneft, Lukoil ve Zarubezhneft geçen yıldan beri İran’la temasta. Bunlardan Zarubezhneft Aban ve Batı Paydar petrol sahası için İranlılarla el sıkıştı. Ruslar petrol ve doğalgaz dışında tarım, ulaşım ve enerji sektöründe de yatırım yapıyor.

***

Suriye’ye dönersek; Amerikan-İsrail tehditleri sayesinde iki boyutlu rol Rusya’nın ayaklarının dibine yuvarlanıverdi: Birincisi İsrail ile İran arasında ‘temas noktası’ olmak. Bir nevi çarpışmak üzere olan iki güç arasında ‘hava yastığı’ olma hali. İkincisi İran’ın siyasi nüfuzuna ve askeri mevcudiyetine alternatif olmak. İsrail’in ‘kötünün iyisi’ olarak tercih ettiği, Rusya’nın da işine gelen bir rol.

Kuşkusuz manevra alanları olduğu gibi kıvrılmayı gerektiren dar geçitler de var.

Evvela İsrail bütün hırçınlığına ve sarsılmaz Amerikan taahhüdüne rağmen Rusya’ya teveccüh etmek zorunda kaldı. Netanyahu’nun 9 Mayıs Zafer Günü’ne denk getirilen ziyaretinden önce de “Rus arabuluculuğu mu” sorusunu sordurtan bir görüşme gerçekleşti. 25-26 Nisan’da Soçi’deki uluslararası güvenlik konferansında Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev önce İranlı muadili Ali Şamhani ile bir araya geldi. Ertesi gün İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Eitan Ben-David ile görüştü.

Rusya tadını çıkardığı bu role karşın İran’ı da gözden çıkaramaz. Astana sürecinin başarısı için Türkiye ile birlikte İran’ın da denklemde kalması gerekiyor. Ruslar Astana’da çizdikleri rotada sapma olmaması için İsrail-İran gerilimini düşürmeye ve ABD’nin estirdiği sert rüzgarları kesmeye çalışıyor. Tarafların anlayışla karşıladığı ikili bir oyun oynuyor: Bir taraftan Suriye’ye S-300 füze kalkanı satma kozunu kullanarak İsrail’i bir çizgide tutmaya çalışıyor. Diğer taraftan olası kazaları önlemek için Hmeymim Hava Üssü ile Tel Aviv’deki Kirya Komuta Merkezi arasında kırmızı hattı açık tutuyor.

 

Aynı dar boğazlar İran için de geçerli. Nükleer anlaşma sayesinde AB ile yakaladığı yapıcı başlangıcı sürdürebilmek için İsrail’in salvoları karşısında ‘kendini tutma’ siyaseti güdüyor. Bu tarz-ı siyaset, Rusya’nın uluslararası alandaki kayırıcı desteğini tekrar görebilmesi için de elzem. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin içeride gürültü kopartan ‘uzlaşmacı’ duruşu, Rusya ve Çin’in yanlarında durmasını kolaylaştırıyor. Mahmud Ahmedinejad döneminde olduğu gibi aşırı restleşme olduğunda Rusya ve Çin’in BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto kartları masadan kalkabilir. Yani bu iki gücü İran’a arka çıkamayacak duruma sokmamak, nükleer anlaşmaya sadık kalan AB’yi de Amerikan seçeneğine itmemek. İhtiyat siyasetindeki temel motivasyon bu. Bu nedenle İran, Suriye’de meydan okuyucu beyanatlarına rağmen profilini düşürebilir diyorum.

Bir başka açıdan İsrail’in korsan saldırıları ve ABD’nin tehditleri Putin’in sahadaki ortaklarını yoğurmasını da kolaylaştırıyor. Mesela 17 Mayıs’taki Soçi buluşmasında Esad’ın yeni anayasayı yazacak komitenin kurulması konusundaki direncinin kırıldığı görüldü. Rusya şimdi değil ama zamanı geldiğinde Amerikan sopasını İran’a karşı da kullanabilir. Sonuçta şu an İran’a ihtiyacı olsa da eski nüfuz alanını farklı ajandaları sahip bir ülkeyle paylaşmak istemez. Putin bunun ilk işaretini Soçi’de Esad’la görüşmesinde zaten verdi. Terörle mücadelede elde edilen başarılara ve siyasi sürecin hızlanmasına bağlı olarak yabancı güçlerin çekilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ve ABD’nin derhal çekilmesini isteyen Suriyeliler “İran buna dahil değil” diye şerh düştü. İzlediği stratejinin seyir defterine bakınca Putin’in üç ülkeyi de kast ettiğini söylemek mümkün.

Şam cephesinden bakılınca; ABD, Fırat’ın doğusunda varlığını sürdürdükçe, alternatif ordu kurmaya çalıştıkça ve sahaya sürmek için bir Arap koalisyonunu oluşturma planı peşinde koştukça İran’ın devreden çıkması iyi bir fikir değil. Savaşın tekrar Şam’a karşı kurgulanması korkusu var. Fakat İran varlığı sürdükçe ABD’nin Suriye’den çekilmesinin kolay olmayacağını düşünenler de var. Kanaatimce Rusya’nın değerlendirmesi de bu minvalde. Esasen Suriyeliler de kendi yarınları için Rus sigortasını daha güvenli ve daha az sorunlu buluyor. İran-Suriye ortaklığı 1979’dan beri sarsılmasa da içinde her zaman bir ‘ama’ barındırmıştır.

Özetle savaşta asimetrik güçlere olan ihtiyaç azaldığında ve nizami ordu geri kalan sorunun üstesinden gelebilecek noktaya ulaştığında İran’ın askeri varlığı sorunlu hale gelebilir. Sovyetler zamanından beri ikili ortak savunma anlaşmalarıyla Suriye’de üssü bulunan Rusya’dan farklı olarak İran’ın varlığı içeride ve dışarıda birçok aktör için ‘kışkırtıcı’ bir faktör. Bunun ters etkisini Irak’ta İran ve Amerikan nüfuz savaşına arşı çıkan Sadr hareketinin seçim zaferinde gördük.

.

Facebook Yorumları

Kod8
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8