Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti


14.7.2018 - Bu Yazı 610 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Artık mesele bir noktadan sonra İran’ı Ortadoğu’da bloke etme hedefine kilitlendiği için Suriye ile İran dosyalarında adımlar ardışık gidiyor. Rusya’nın izleyeceği strateji önemli. Rusya, İsrail’e verdiği ‘güvence’ ile İran’la ortaklığı gözden çıkarmıyor. Zaten İsrail’e güvencenin güvencesi de o ortaklık. 

ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerini ‘pataklama’ turnesine çevirdiği Avrupa temaslarında bir şey daha yapıyor: İran’a karşı kasıma doğru estirmeyi düşlediği büyük fırtına için rüzgâr biriktiriyor.

AB üyeleri, İran’la iş yapan Total gibi firmalara yaptırımlardan muafiyet beklese de nafile. Trump’ın esneyeceği yok. Çünkü hırlama yeteneği Yaşlı Kıta’nın efendilerinden daha fazla. Asıl pazarlık, 16 Temmuz’da Helsinki’de Trump ile Rusya lideri Vladimir Putin’in kallavi dosyalarla baş başa oturacağı masada dönecek. Pazarlığın bir ayağında İran, diğer ayağında Suriye. Putin, İran’a yaptırımları fırsatlara çevireceğinden muhtemelen Trump’ın dayatmalarını umursamayacak. Haliyle sürprizlerin geleceği dosya Suriye.

Rus gazetesi Nezavisimaya, ABD-İsrail kampına kaydıkça İran’la ortaklığın Rusya için riskli hale geleceğini yazdı. İsabet oranı düşük bir tespit. Rusya gibi bir ayağı doğu diğer ayağı batıda olan bir aktör için ‘tartışmalı’ ya da ‘riskli’ ilişkiler kullanışlı birer kart sayılır. Bu çaptaki aktörler için çelişkili ilişkiler yeni manevra alanlarına çıkan dar geçitlerdir. Geçmesini bilene.

Zirve öncesi Rusya’nın nasıl bir oyun sergileyeceğine dair bazı emareler görüldü. 6 Temmuz’daki yazımda, Rusya’nın ABD-Ürdün-İsrail üçgeninde yürüttüğü pazarlıkların Suriye’ye yansımalarına değinmiştim. Suriye’nin güneyinde, İran bağlantılı unsurların sınırlardan uzak durmasına karşılık İsrail ve ABD, Suriye ordusunun operasyonlarını engelleme tehdidinden geri adım attı. En önemlisi, ABD’nin Amman Büyükelçisi’nin Amman Operasyon Odası’ndan destek alan silahlı örgütlere, “Bize bel bağlayarak hareket etmeyin” diye mesaj göndermesiydi. Yeni gelen bilgiler de İran’ın Suriye’deki unsurlarını çekmesi koşuluyla ABD’nin Rus çizgisine yaklaşabileceğine işaret ediyor.

***

Helsinki’nin önemi artınca diplomatik trafik de kızıştı. Rusya’nın tutumunu etkilemeye dönük hamlelerden biri İsrail diğeri İran’dan geldi. Bu yıl üçüncü kez Rusya’ya giden İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, 11 Temmuz’da Putin ile görüştükten sonra şunları söyledi:

“40 yıldır Esad rejimiyle bir sorunumuz yoktu. Golan Tepeleri’ne tek bir mermi atılmadı. Bizi rahatsız eden başlangıçta IŞİD, sonra İran ve Hizbullah’ın oraya getirilmesi. İran’ın sınırlarımızda ya da Suriye’nin diğer yerlerinde olmasını kabul etmeyeceğiz. Fakat iki şeyin üzerinde duruyoruz: Füzeler ile İran’ın vekil güçlerinin sınırdan uzaklaştırılması.”

Netanyahu’ya göre Rusya, İran’ı sınırdan 80 km uzaklaştırdı.

Suriye ordusunun Dera’dan sonra Kuneytra’ya yani işgal altındaki Golan Tepeleri’ne yönelmesi karşısında İsrail’in kendisini tutması bu sözler ışığında biraz daha anlaşılır hale geliyor. Yani Rusya, İran ilintili unsurların güney cephesinden uzak durmasını sağladı, İsrail de “Esad’la sorunumuz yok” noktasına geldi.

Haaretz gazetesi Netanyahu’nun Putin’e kabul ettirmeye çalıştığı dört noktayı şöyle sıraladı:

– Suriye’den İsrail’e yöneltilen füze sistemleri kaldırılmalı.
– İran güçleri çekilmeli.
– Suriye, Golan’da 1974’te varılan ateşkesi korumalı.
– İsrail’in desteklediği Golan’daki cihatçılara zarar verilmemeli.

Netanyahu’ya, “Esad yönetiminin Suriye’de kontrolü sağlamasına karşı olmadıkları” mesajını verdirten mutabakatın İsrail için neyi ne kadar garanti ettiğini bilmiyoruz. Fakat İsrail’in isteklerinin tamamen karşılık bulması mümkün değil. Bir kere Rusya, Golan’daki işgal sürdüğü müddetçe Suriye’nin İsrail’e dostluğunu garanti edemez. Sadece çatışmasızlık rejiminin devamı için ağırlığını koyabilir. İran’ın tamamen çekilmesi meselesi de Rusya’yı zorlar. Bu konuda en gerçekçi beklenti İran ve Suriye ile paslaşarak ortak bir yaklaşımın geliştirilmesi. Zaten Hizbullah ve diğer milis güçlerinin Dera’dan uzak durması bu yaklaşımın bir sonucu.

Washington Post ise daha iddialı bir haberle dikkat çekti. Trump ile Putin arasında bir anlaşma taslağından söz eden gazeteye göre Suriye’de şiddete son verilmesi, böylece mültecilerin dönüşü ve siyasi bir sürecin başlaması öncelikli hedef olarak benimsenecek. ABD, Fırat’ın doğusundaki 2 bin 200 askeri çekecek. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Esad yönetimi ve Rusya ile çalışmaya teşvik edilecek. Rusya da Ürdün ve İsrail sınırlarındaki İran varlığını sınırlandıracak. Habere göre Washington’da bu konuda bölünme var. Mesela Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, ABD’nin Tanaf’tan çekilmesinin İran’ın Suriye’den tamamen çekilmesi şartına bağlanmasını istiyor. Bolton, CBS’e demecinde de, “Stratejik mesele Esad değil İran” deyip İran’ın çekilmesine yardımcı olacak genişletilmiş müzakerelerden bahsetti. ABD’nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford ise İran tamamen çekilinceye kadar Tanaf’taki Amerikan askeri varlığının korunacağını öngörüyor. Helsinki’den gerçekten ne çıkacağını görmek için beklemekten başka şansımız yok.

***

Artık mesele bir noktadan sonra İran’ı Ortadoğu’da bloke etme hedefine kilitlendiği için Suriye ile İran dosyalarında adımlar ardışık gidiyor. Rusya’nın izleyeceği strateji önemli. Rusya, İsrail’e verdiği ‘güvence’ ile İran’la ortaklığı gözden çıkarmıyor. Zaten İsrail’e güvencenin güvencesi de o ortaklık. Tahran-Moskova ilişkilerinin son 40 yılına bakarak Putin’in Helsinki’de İran ve Suriye dosyalarını ayrı tutacağını söylemek mümkün. Zıtlıkları kendi stratejisinin önünü açmak için kullanıyor. İran’la İsrail’i, İsrail’le İran’ı birer adım geri attırırken ikisiyle de ilişkilerine halel getirmiyor. O yüzden, “Netanyahu, Putin’den ne kopardı” sorusu aynı günlerde Moskova’ya giden İran dini lideri Ayetullah Hamaney’in danışmanı Ali Ekber Velayeti’nin neyle döndüğü sorusuyla karşılık bulmalı. Putin’le görüşme sonrası Velayeti de iki önemli mesaj verdi:

– Rusya, Amerikan yaptırımlarını dinlemeyecek.

– Suriye’de işbirliği devam edecek.

Velayeti’ye göre Putin’le görüşme çok yapıcıydı; Rus lider, “Rusya, İran’daki 50 milyar dolar seviyesindeki petrol yatırımlarına devam edecek” dedi. Belki Velayeti’nin dediği gibi iki ülkeyi “stratejik ortak” olarak nitelemek abartılı olabilir ama bu diyalog, Moskova’nın İran’ı gözden çıkarmayacağının açık göstergesi. 4 milyar dolarlık yeni bir enerji anlaşmasından bahseden Velayeti ayrıca Rosneft ve Gazprom’la 10 milyar dolarlık anlaşmalar için görüşmelerin başladığı bilgisini verdi. Yani yaptırım tehdidiyle İran’dan vazgeçen batılı şirketlerin yerini Ruslar dolduracak. Rusya ile İran arasında ticaret bu yılın ilk dört ayında yüzde 36 artmış.

Suriye konusunda da Velayeti, “İran ve Rusya işbirliği yapmaya devam edecek. Putin Suriye’de İran ve Rusya arasında siyasi ve savunma işbirliğinin öneminin altını çizdi” dedi. Ve yakında İran, Türkiye ve Rusya liderlerinin Tahran’da buluşacağını hatırlattı.

***

Velhasıl İsrail ve ABD’nin Suriye’de Rusya’ya ihtiyacı var, Rusya’nın da İsrail ve ABD’yi belli bir çizgiye çekecek stratejiye. İsrail’in eski askeri istihbarat şefi Amos Yadlin’in, “Bugünlerde kimse Esad rejimini istikrarsızlaştıramaz. Bunu yapabilecek tek güç İsrail. Ve Ruslar bunu çok iyi biliyor” sözü bir yere kadar doğru. Doğrunun diğer yarısını İran’ın bölgedeki reddedilemez ve defedilemez rolü oluşturuyor. Tam bu dönemde Rusya’nın BM Büyükelçisi Vassily Nebenzia’nın çıkıp, “İran Suriye’de meşru bir güçtür” demesi bir gerçeğin teslimidir. İran’ın da Rusya ile uyumlu bir stratejiye ihtiyacı var. Hele yaptırımlar bir kasırga gibi gelmek üzereyken. 7 yılın sonunda “Esad gitmeli” diyen bütün dış aktörler Rusya ve İran’ın dediği noktaya geldi. Bu net bir sonuçtur. İran’ı Suriye’ye getiren motivasyon kendisiyle müttefik olan bir rejimin korunmasıydı. Süreç bu hedefi daha da reel kılacaksa İran, Rusya ile uyumlu bir pozisyona hayır demez. Yani İran’ın çekilmesi ABD’nin çekilmesini beraberinde getirecekse İran görünmezlik pelerinini sırtına geçirmekten yüksünmez. İran nüfuzunun bitirilmesi ayrı bir mesele.

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8