Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek


16.10.2018 - Bu Yazı 234 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi “Allah’ın büyük bir lütfu” sözleri alenen tekrarlanmasa da 2 Ekim’den bu yana elde edilen bulgularla ilgili resmi hiçbir şey söylenmemesi meselenin nasıl ele alınmak istendiğine dair fikir veriyor: Bulgular kamuoyuna değil özel odalarda Suudilere gösterilecek. Sonra bu işin birlikte nasıl atlatılacağının koşulları konuşulacak. Allah’ın lütfu da işte burada tecelli ediyor olacak.

Allah’ın lütfu ve Tanrı’nın inayeti!

Amerikalı Papaz Andrew Brunson gitti, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı da…

Biri Beyaz Saray molalı, Oval Ofis şovlu bir yolculuğun sonunda evine, diğeri ‘kaçırıldı mı öldürüldü mü’ bilmecesiyle meçhule.

‘Ak Saray’ ile Beyaz Saray’ın mukimi iki şahsiyet arasındaki benzerlikler müthiş. İnsana bakışları, iş tutuşları, adam kazanma ve silme tarzları, biriktirme ve imha hırsları; ve her musibeti Allah’ın lütfuna, Tanrı’nın inayetine çevirme becerileri…

Biri, bir duygudaşını kendi müttefikinin elinde ‘siyasi rehine’ durumundan kurtardı. Şantaj ve yaptırımlarla!

Diğeri bir duygudaşını ve meşreptaşını, hürmetkâr olduğu dostunun kanlı ellerine kaptırdı.

Peki, bundan sonra ne olacak?

“Olan oldu, hadi işimize bakalım. Bu işi nasıl hasarsız atlatırız…”

Hasarsızlık karşılıksız olmaz tabii.

***

2016’daki seçim sürecinde Rusya ile netameli ilişkiler, seks skandalları, vergi kaçırma ve diğer bir sürü hileli durum yüzünden ateş üzerinde ‘cızbız’ edilen Trump, Kasım’daki ara seçimlerde S, M, L, XL, XXL fark etmez tüm ölçülerde jestlere ve öpücüklere muhtaç. “Türk’ün hapishanesinden kurtarılmış Brunson” o öpücüklerden biri. Dokunulmadığında kendi ‘mütevazı’ çemberinde oyalanıp gidecek sıradan bir papaz şimdi Amerikalı dindar seçmenlerin huzurunda Tanrı’nın inayeti! Ara seçimde Kongre’de Trump karşıtlarının sayısını artıracak bir sonucu önlemesine azcık yardımı olursa mübarektir!

Bu alışverişin ‘al’ı papaz, ya ‘ver’i? Doğrusu Erdoğan geçen Temmuz’da öne sürülen Halk Bankası eski yöneticisi Hakan Atilla’ın iadesi ile bankaya yönelik olası cezanın müzakere edilmesini de içeren takas anlaşmasından payına düşeni alabilecek mi bilmiyoruz. Trump “Fidye ödemeyeceğimizi söyledik… Ortada olan tek anlaşma psikolojik” diyerek takas beklentisini suya düşürse de yaptırımları gözden geçirme sinyali verdi. Kürtlere dediği gibi Türklere de “Harika insanlar” dedi! Gönlü geniş, yüce bir insan! Bu olayın kur depremiyle gelen mali yükünü saymazsak rehine cambazlığında ‘z raporu’ bu haliyle Ankara’nın yüzünü gülümsetecek gibi durmuyor. “Papaza karşılık Suriye’de uzlaşma sağlandı” gibi desteksiz atışlara hiç girmiyorum.

***

Kaşıkçı olayında ise Trump da Erdoğan da felaketi avantaja çevirme eğilimi sergiliyor. Yandaş medyaya “İşkence ve cinayetin ses ve görüntü kaydı var” diye sufle verenler nedense aradan geçen iki haftaya rağmen bunu resmi açıklamaya dönüştürmüyor. Tek nedeni olabilir: Suudileri pazarlığa çekmek ve eldeki malzemeyi koza dönüştürmek. Riyad’dan olayı araştırmak üzere bir heyetin gelmesi soruşturmanın selameti için değil her halde. Muhtemelen bu pazarlığa girişte ilk adımı. Suudiler kamera kayıtlarını paylaşmadan ve olay mahallini kriminal incelemeye açmadan heyet gönderip sürece ortak oluyorsa bu iş bir ‘al-ver’ sürecine çoktan evrilmiş demektir. Suudiler ‘yola gelmezse’ işte o zaman kamuoyu hakikate dair bir şeyler öğrenme şansına sahip olabilir.

Kaşıkçı’nın Washington’dan İstanbul Başkonsolosluğu’na yönlendirilip burada ‘kafeslenmesi’ bir yanıyla Türkiye’yi hedef alan bir tasarlama. Biraz Ankara’ya “Müslüman Kardeşler’le iştigalini bitir, Katar’la fazla ileri gitme” mesajı. Nasıl olsa Türkiye ekonomik olarak zor durumda, ümitsizce Körfez’in sıcak parasına muhtaç, haliyle olayı fazla gürültü koparmadan sindirmek durumunda. Haşmet-meâb hazretleri böyle düşünmüş olmalı. Hesaba alınmayan ise ikinci perde: Suç mahalli Türkiye’de. Ev sahibini zora soktular, bu doğru, ama aynı zamanda bir koz bıraktılar.

15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi “Allah’ın büyük bir lütfu” sözleri alenen tekrarlanmasa da 2 Ekim’den bu yana elde edilen bulgularla ilgili resmi hiçbir şey söylenmemesi meselenin nasıl ele alınmak istendiğine dair fikir veriyor: Bulgular kamuoyuna değil özel odalarda Suudilere gösterilecek. Sonra bu işin birlikte nasıl atlatılacağının koşulları konuşulacak. Allah’ın lütfu da işte burada tecelli ediyor olacak.

Erdoğan, Mısır’da Müslüman Kardeşler’e darbeyi finanse etmeleri, 2017’de Katar’ı ablukaya almaları ve son zamanlarda Fırat’ın doğusundaki özerklik oluşumuna destek vermeleri nedeniyle ters düştüğü Körfez ikilisi Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) karşı Kaşıkçı olayını sonuna kadar kullanabilir.

Türkiye-Katar ekseniyle hesaplaşmayı kişisel mesele yapan Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in cesaret aldığı yerin Trump yönetimi olması nedeniyle bu kozun bir yüzü Washington’a bakıyor.

***

Kaşıkçı’yı hedef alanlar sonuç itibariyle Washington Post’tan bir yazarı ortadan kaldırmış olmanın Amerikan cephesinde yaratacağı depremi gözden kaçırmış olamazlar. Sanırım orada da, 11 Eylül saldırılarından sonra ikili ilişkileri kurtarabildiysek İstanbul operasyonunu da haydi haydi atlatırız diye düşünmüş olabilirler. 19 hava korsanından 15’i Suudi, ikisi BAE vatandaşıydı. Saldırganlarla Suudi Hanedanı arasındaki ilişkiler de tespit edilmişti. Suudi yönetimini küstürmektense Afganistan’ı yerle bir etmeyi tercih ettiler. Amerikan piyasalarındaki Suudi sermayesi, savunma devlerini şenlendiren anlaşmalar ve istikrarlı petrol arzı cinayet silahının ucundaki gerçek susturucudur.

Ayrıca Trump ve saraydaki damat Jared Kushner onlar için büyük avantaj. Cesaretlenmeleri için nedenleri var: Muhammed bin Selman 200 kadar prens ve üst düzey yetkiliyi otel odasına tıktığında, Lübnan Başbakanı Refik el Hariri’yi Riyad’da alıkoyup istifaya zorladığında ve reform isteyen Suudileri hapse attığında Trump hiç mi hiç sesini çıkarmadı. Aksine bunlar olurken fonda Muhammed bin Selman’ı “büyük reformcu” diye öven gazete sayfaları uçuşuyor, ekranlar onunla dönüyor, billboardlar onunla ışıldıyordu. İnsan hakları ihlallerine dikkat çektiği için Kanada Büyükelçisi’ni kovan ve ticari ilişkileri donduran Riyad’a laf eden de olmadı. Halbuki dış politika konularında ABD’nin Kanada’ya minnet borcu dağlarla. Yemen’deki katliamlar Amerikan, İngiliz ve Fransız silahlarıyla yapıldığından zaten sorun yoktu.

Ne var ki Trump BM kürsüsünden Suudi Arabistan’ı örnek ülke diye anarken kefil olduğu dostu ‘cinayet silahıyla’ yakalandı. Bu olayda Trump karakterinde biri için öncelikli beklenti, Kaşıkçı’nın başına ne geldiğine dair soruşturmadan ABD’nin Suudileri cezalandırmak zorunda kalacağı bir sonucun çıkmamasıdır. Trump ilk etapta pozisyonunu ilişkileri sarsmayacak yönde ayarladı. Silah satışının durdurulması çağrılarını “Böyle bir adım bizi yaralar” diyerek tersledi. Senatörlerin artan çağrıları üzerine bu kez Beyaz Saray, “Bu kabul edilemez. Askeri teçhizata ve diğer şeylere 110 milyar dolar harcıyorlar ki bu da iş sahası yaratıyor” yanıtını verdi.

Trump sorumluluktan kaçmak için iki şeye vurgu yapıyor: Biri “Olay Türkiye’de gerçekleşti”, diğeri “Kaşıkçı Amerikan vatandaşı değil.” Yani Trump’a göre yasal olarak ABD’yi ilgilendiren bir şey yok. Amma velakin ortada bir de Amerikan pratiği var. ABD geçen Mart’ta Rus casusu Sergei Skripal ve kızı Yulya’nın Salisbury’de zehirlenmesinde parmağı olduğu suçlamasıyla Rusya’ya cezalandırma yoluna gidip 60 Rus diplomatını sınır dışı edebildi. Olay mahalli Britanya. Skripal da Amerikan vatandaşı değil.

İzlenen taktikler Trump’ın toplam 450 milyar dolarlık silah satışı dahil yağlı ballı anlaşmalar ve Jared Kushner’in Muhammed bin Selman ile pişirdiği Ortadoğu planlarının bozulmasını kesinlikle istemediğini gösteriyor.

***

Kongre ve Amerikan kamuoyunda artan tepkiler her geçen gün Trump’ın ‘aymazlık’ alanını daraltıyor. Cumhuriyetçi ve Demokrat 22 senatör, Küresel Magnitsky Yasası’na dayanarak Trump’tan federal soruşturma istedi. Yabancı yetkilileri insan hakları ihlalleri gerekçesiyle kıskaca almak için çıkartılmış olan bu yasaya göre Trump’ın 120 içinde soruşturmayı tamamlayıp gereken yaptırımları ortaya koyması gerekiyor. Trump bundan ne kadar kaçabilir bilmiyoruz.

Kaşıkçı’nın öldürüldüğüne dair deliller sunulur da Kongre baskısı ayyuka çıkarsa Trump bu kez ölçülü yaptırımlarla tepkileri dindirme yoluna gidebilir. Fakat bunu yaparken cinayeti Suudilerden daha fazlasını koparmak için de kullanabilir.

“Kralı severim, Kral Selman’ı, fakat ona dedim ki ‘Kral sizi biz koruyoruz. Biz olmasak orada (iktidarda) iki hafta bile duramazsın. Ordun için ödeme yapmalısın, ödeme” sözleri Selman ve Muhammed’in kulaklarında bu kez daha sarsıcı şekilde çınlayabilir. Biraz baskı, azcık şantaj, daha fazla ödeme! Trumpgiller için en güzel kral sağılacak kraldır! Ve sağılmayan inek kesilir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8