Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!


12.4.2019 - Bu Yazı 388 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Trump, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Trump Tower’ı dikerken ortak olduğu Ulaştırma Bakanı Ziya Mammadov ve ailesinin Devrim Muhafızları’yla bağlantılı Azarpassillo ile alışverişi varmış. Yani Devrim Muhafızları bir nevi Trump’ın kulesine dükkân açmış! Trump’ın kızı İvanka projenin bütün detaylardan sorumluymuş. 

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın belini kırmaya yeminli ya, sonunda Devrim Muhafızları’nı ‘terör örgütü’ ilan etti. Eşi benzeri yok! Herhalde John Bolton, Mike Pompeo ve Brian Hook, “İran ekonomisini kontrol ediyor, kara listeye alırsak rejimi çökertiriz” diye akıl vermiş olmalı:
‘Şimdiye kadar hiçbir yaptırım sonuç getirmedi, tutacaksak işte büyük balık bu!’

Amerikalı yetkililer projeksiyonu balıkgözüyle veriyor: “Karar, Devrim Muhafızları ağıyla bağlantılı 11 milyon insanı hedef alacak.”

Sağ olsun Amerikan basını, o 11 milyona bir ilave daha yaptı: Donald Organisation.

Trump, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Trump Tower’ı dikerken ortak olduğu Ulaştırma Bakanı Ziya Mammadov ve ailesinin Devrim Muhafızları’yla bağlantılı Azarpassillo ile alışverişi varmış. Yani Devrim Muhafızları bir nevi Trump’ın kulesine dükkân açmış! Trump’ın kızı İvanka projenin bütün detaylardan sorumluymuş. Bu detayı atlamak işlerine gelmiş olmalı. Ancak bu bilgiler ABD Dışişleri’nin gizli yazışmalarına girmiş. Şimdi 1 numaralı zanlı Beyaz Saray’da!

Beyaz Saray ekibi ısrarla yasaların terör örgütlerine maddi destek sağlayanlara 20 yıl hapis cezasını öngördüğünün altını çiziyor. Bu destek her türlü hizmeti içeriyor. Beyaz Saray kararı nasıl sunmuş diye baktım, şu ifade dikkatimi çekti: “Devrim Muhafızları ile iş yapıyorsanız terörizmi finanse ediyor olacaksınız.”

Yani Tahran ya da İsfahan’da konakladığınız herhangi bir otel ya da alışveriş yaptığınız mağazadan ‘terör finansörü’ olarak çıkmış olabilirsiniz. Maazallah!

Devrim Muhafızları asker mevcudu 120 bini aşan hava, kara ve deniz kuvvetlerinin yanı sıra milis kolu Besic ve dış operasyonlar birimi Kudüs Gücü ile asimetrik müdahale imkanları olan etkin bir ordunun ötesinde. Çok önemli sektörlerde ‘ana ekonomik güç’ olarak milyonlarca insanı içine alan bir dev. İran İslam Devrimi’nin askeri, siyasi, ekonomik ve toplumsal alanlara yayılmış taşıyıcı kolonu. Yani terör örgütü diye hedef alınan sistemin ta kendisi. 2017’de Pompeo CIA’in şefiyken yapılan tahmin şuydu: İran Gayri Safi Milli Hasılası’nın yüzde 20’si Devrim Muhafızları’nın kontrolünde.

Trump’a akıl verenlerden Mark Dubowitz, “Cezalandırıcı önlemlerin İran’la iş yapanlar üzerinde caydırıcı etkisi olacağını” savunuyor. Özellikle Avrupalı ve Asyalılara, “Aman uzak durun” diyen bir gözdağı.

Amerikalılar ‘terör’ lafını ağızlarında gevelediklerinde benim aklıma Zbigniew Brzezinski’nin, “Amerikan istihbaratının jeostratejik silah olarak terör örgütlerine destek verdiğine” dair itirafları geliyor ya orası ayrı mesele.

***

Bu kararla Trump’ın ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışan Amerikalılar tartışadursun biz Şark’taki yansımalarına bakalım.

Skandallar yüzünden görevi bıraktığı an hapse girmesi muhtemel olan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Kudüs ve Golan kararlarından sonra Devrim Muhafızları’nı da terörist listesine sokturmanın gururuyla sandık başında sırıtıyordu. Bunu birçok kişi Netanyahu’yu ipten döndüren son öpücük olarak görüyor. İran’a karşı Arap NATO’su kurmak için debelenen Suudi Arabistan da ‘mebruuuuk’ (tebrikleeeer) deyivermiş.

Kararın muhatabı İran’da ise herkes ‘Muhafız’ kesildi. Birbirinin gırtlağına binmiş siyaset kenetlendi. Muhafazakar ve reformcu vekiller birlikte Muhafız üniformasıyla meclise geldi. Reformcu gazete İtimad, “Ben de Muhafız’ım” manşetiyle çıktı. Dahası Milli Güvenlik Konseyi, misilleme olarak ‘genişletilmiş’ Ortadoğu’dan sorumlu CENTCOM’u (Merkez Kuvvetler Komutanlığı) terörist ilan etti. Ne anlama geldiğini Keyhan gazetesi manşetine yansıttı: “Trump kendi ahmaklığıyla Amerikalıları öldürme yetkisi verdi.”

İran medyasında terminoloji de anında değişti. Kanallar Afganistan’da ölen askerlerle ilgili haberi, “Dört Amerikalı terörist öldürüldü” diye verdi.
Bu karara karşı çıkıp, “Bölgede çatışma riskini artırır, Amerikan çıkarlarını tehlikeye sokar” diyen Pentagon ve CIA yetkililerini korkutan nokta da buydu. İran’ı çevreleyen ülkelerin tamamında Amerikan üsleri var. Dünya petrol sevkiyatının beşte birinin geçiyor olması hasebiyle Amerikan donanmasının baykuş kesildiği Hürmüz Boğazı’ndan Devrim Muhafızları sorumlu. Özetle ABD kendini elinde 2 bin km’lik balistik füzeler bulunduran bir ‘terörist’ örgütün menziline soktu. Elbette kimse İran’dan bir saldırı beklemiyor. Yine de Irak, Suriye, Afganistan’da yolu kesişen unsurları ‘terörist’ kategorisine alınca ilişkinin boyutu değişti.

Bu kararı ahmakça bulanlar muhafazakârlardan çok reformcular. Rejimden kaçıp Batı’da sürgün yaşayan İranlı gazeteci ve aydınların mesajlarına bakıyorum, hepsi tepkili.

Mesela Gülnaz Esfandiyari, “Devrim Muhafızları pek çok muhalifin tutuklanması ve işkence görmesinden sorumlu… Muhafızlar çok da popüler değil. Fakat çoğu İranlı zorunlu olarak Devrim Muhafızları’nda askerlik yapıyor. Hepsini terörist mi sayacaksınız?” diye soruyor.

Fernaz Fasihi’nin tepkisi farklı değil, “Zulümde Muhafızların rolü tartışılmaz. Muhaliflerin tutuklanması, işkence edilmesi, sürülmesi ve öldürülmesinden sorumlu. Milletvekilleri, valiler, belediye başkanları ve yetkililerin çoğu Devrim Muhafızları üyesi. Milyonlarca sıradan insan Muhafızların inşa ettiği konutlarda yaşıyor. Onlar da mı terörist sayılacak? Tanımlanması ve uygulanması imkânsız bir çizgi. Bana ABD’nin Irak’ta felakete yol açan Baas’tan arındırma politikasını hatırlatıyor.”

Ali Vaiz de, “Trump İslam Cumhuriyeti’ni zayıflatmıyor. Elit bütünlüğü güçlendirirken orta sınıfı zayıflatıyor” diyor. Nigar Murtazavi yaptırım mekanizmasının neden ters sonuçlar verdiğine dair bir hakikati teslim ediyor: “Ekonomik yaptırımlar, devlet ile özel sektörün yaptırımları aşmak için şeffaf olmayan ticari ve mali ilişkilere girdiği karanlık bir mali ekosistem yarattı. Bu, yolsuzluğa zemin hazırlıyor; bundan en fazla yararlananlar Devrim Muhafızları ve işbirlikçileri.”

Ulusal İran-Amerikan Konseyi’nin kurucusu Trita Parsi, Trump’ın kendinden sonraki yönetimlerin de müzakere seçeneğine dönmesini zorlaştırdığını düşünüyor, “Ruhani hükümetinin başı, Devrim Muhafızları ile dertteydi ve Muhafızların toplum üzerindeki etkisini azaltmaya çalışıyordu. Şimdi Devrim Muhafızları’nı eleştirenler de onun etrafında kenetleniyor… Rejim içindeki bölünmüşlükler kenara itiliyor çünkü daha büyük bir dış tehdit var. Bundan en fazla kaybeden de Batı ile uzlaşma yollarını arayanlardır.”

Halkın Birleşik Partisi’nden Azar Mansuri de, “Amerikan yönetiminin eylemleri İran’da demokrasiye giden yolu daha da tıkayacak. Radikallerin nükleer anlaşma dahil uluslararası anlaşmalardan çekilmesi için Ruhani üzerinde daha fazla baskı kurmasına yarayacak” diyor.
İran cephesindeki durumu, 2009’da tutuklanan eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Ali Ebtahi’nin sözleriyle özetleyelim: “Şimdi herkes Muhafız, hatta Muhafızların politikalarından muzdarip olanlar bile.”

***

Bu karar İran’la ilgili süreçleri nasıl etkiler? En kolay söylenebilecek şey, Trump yönetiminin İran’ı kışkırtmaya çalıştığıdır. İran’ın bir misillemeye ya da askeri müdahaleye davetiye çıkartacak şekilde hata yapmasını dört gözle bekleyenler var. İkinci beklenti, Tahran’ın Amerikan yaptırımlarına direnen AB’yi açığa düşürecek şekilde nükleer anlaşmadan çekilmesi.

Bir başka hedef İran’ı düşmanlaştıran yolu geri dönüşsüz hale getirmek. İran’la müzakere ekibinde yer almış ‘eski yaptırımcı’ Richard Nephew kararın mevcut baskıya yeni bir şey eklemeyeceğini söylerken bunun altındaki gerçek niyeti, “Gelecekte İran’la müzakereleri imkânsız kılmak” diye okuyor.
Belki kararın mimarlarının kafasındaki başka bir motivasyon da, Trump’ın bölgeden asker çekme planlarını tamamen baltalamak. IŞİD, Amerikan askeri varlığı için kullanılan en önemli gerekçeydi. Yeni bahane Devrim Muhafızları.

Ruhani telefonda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a, “Devrim Muhafızları’nın fedakârlıkları olmasaydı en az iki ülke (Irak-Suriye) IŞİD’in kontrolü altındaydı” hatırlatmasında bulunmuş. Daha önce 11 Eylül sonrası Taliban’a karşı savaşta ABD’ye yardımları da hatırlatanlar olmuştu.

Bu kararın en fazla baskı altında tutacağı ülke Irak. Bir tarafta Suudiler Irak’ı yanlarına çekmeye çalışıyor. Diğer tarafta ABD, İran’ı hedef alan yeni stratejide Irak’a büyük rol biçiyor. Üzerine gelen fırtınanın farkında olan Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi, “Bu kararı durdurmak için çalıştık. Bütün taraflarla temas kurduk, Amerikalılar ve Suudilerle” dedi.

Dahası Iraklılar onlarca alanda İranlılarla iş yapıyor. Bu trafikte birinde olmasa diğerinde Devrim Muhafızları’yla bağlantı ortaya çıkıyor. Bundan sonra İran’dan da baskı artacak. Bağdat’ta etkili siyasi gruplar Amerikan askeri varlığının bitmesini istiyor. İran bu damardan çalışarak Amerikan planlarını zora sokabilir. Nitekim Ruhani’nin kritik Bağdat ziyaretinin ardından Tahran’a giden Abdülmehdi, dini lider Ali Hamaney’den şu telkini alarak döndü, “En kısa sürede Amerikan askerlerini göndermeniz gerekiyor. Fazla kaldıklarında onlardan kurtulmak sorun oluyor.”

Devrim Muhafızları Irak ve Suriye’de görünür değiller ama Orta Doğu’nun pek çok yerinde asimetrik savaş unsurları ve operasyonel kapasiteleriyle varlar. Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani hayalet gibi dolaşmaya devam edecek. Küstahlığın dili bu cenahta sökmedi, sökeceğe de benzemiyor. Bunu anlamak da işlerine gelmiyor. Çünkü Orta Doğu’da yaratılmış krizler Amerikan çıkarları için vazgeçilmez. Bu İngiliz ve Fransızlardan miras bir illet. Şimdi yarattıkları krizler ummadıkları şekilde İran’a alan açtı.

Amerikalılar, Bağdat’tan Musul ve Basra’ya ‘terörist’ ilan ettikleri unsurlarla dolaylı da olsa temas etmeden hareket edemezler. IŞİD’le mücadelede zaten adı konulmamış bir ortaklık vardı. ABD’nin havadan destek verdiği, karada Kasım Süleymani’nin koordine ettiği güçlerdi.

Bu karar ciddiye alındığında çıkacak sorun çok. Trump nezdinde ‘terörist’ örgütle bağlantıları olan İranlılar Washington ve New York’ta diplomat. Devrim Muhafızları’nda üniforma giymiş bir sürü İranlı ABD sınırları dahilinde bir şeylerle iştigal ediyor. Çık işin içinden çıkabilirsen!

Özetle İran’la uğraşan dış güçlerin en fazla kafaya taktığı Devrim Muhafızları, içeride rejimi değiştirmek ya da dönüştürmek için çabalayan muhaliflerin de korkulu heyulası. Ama birinin hareketi ötekinin umuduna çalışmıyor.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive