Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?


26.04.2020 - Bu Yazı 222 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Bilgi kıtlığından kestirme sonuçlara gitmeye meyyaliz.

Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in, Suriye lideri Beşşar el Esad’a “İdlib’de sıkı dur, Türkiye’ye azı dişini göster, al sana 3 milyar dolar” mesajını verdiği iddiası katidir, şüphe duyulmaz!
Sıra Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Askeri İstihbaratı (GRU) Başkanı İgor Kostyukov’un Şam seferine gelince Esad’ın kulağı çekilmiştir, “Sakın haa ateşkese uymazlık etme ki Moskova Mutabakatı’na halel gelmesin.”
Esad’ın Rusya’yı kızdıran inatçılığı da kesindir: Cenevre’deki anayasa yazım sürecine ayak diremektedir; içeride güvenlik şemsiyesinin yeniden organize edilmesi beklentisi havada kalmıştır; yolsuzlukla mücadele hayaldir. Rusya lideri Vladimir Putin’in Esad’ın bu işin üstesinden geleceğine dair inancı dağılmıştır, fişini çekmeye ramak kalmıştır. Vesaire…
Bu sonuçlar üzerinde sörf yaparken İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, korona falan dinlemeyip soluğu Şam’da almıştır. Rivayet o ki Esad’a “Arkanızdayız, seni bırakmayız” demiştir…

Rusya Dış İstihbarat (SVR) Başkanı Sergey Narışkin de bir süre önce Suudi Arabistan ve BAE’deydi. Acaba o ne demiştir? Üfürenler tayfasından sufle yok. Belki artık Suriye’de farklı bir oyun telkin edilmiştir. Ne malum?
Enformatik çoraklıkta ‘veresiye yorum’ çok. Ne kadarı doğru, ne kadarı üfürme kestirmek de zor.

Fakat Suriye’de bütün taraflar için zorlayıcı faktörler hakikattir. Kriz en zor dönemecinde. Final sahnesi taraflara istemedikleri tercihleri dayatıyor. Buna şimdi bir de korona salgını, zora düşen ekonomiler, yerin dibine batan petrol fiyatları eklendi.

Bölgedeki yorumcular, Rus medyasında Esad’ın yönetme kapasitesini sorgulayan tespitlerden hareketle Moskova’nın yeni bir arayış içinde olduğu sonucuna varıyor. İddiaya göre Rusya ile Batı arasında bir yol haritası şekillendi bile. Esad’ın kenara çekilmesi, koltuğa Ulusal Güvenlik Dairesi Başkanı Ali Memluk’un geçirilmesi, böylece düzende devamlılığın sağlanması, buna karşın Suriye’ye karşı diplomatik tecrit ve yaptırımların kaldırılması, yeniden inşa sürecinin başlaması öngörülüyor. Muhalif isimlerden Dr. Kemal Lebvani de Memluk’un üzerinde uzlaşılan isim olarak kendi kulaklarına çalındığını söylüyor. Hatta tarih veriyor: “Esad’ın fişi haziranda çekilecek.”
Bu senaryoda İran’ın Suriye’den uzaklaştırılması hedefi de gizli. İşte o yüzden İran, Esad’a “Rusya vazgeçse bile Tahran seni terk etmeyecek” diye araya girdi!
Suriye’de rejim değişikliği hayal olunca ‘tutum değişikliği’ yeni koşul olarak dayatılıyor. Memluk’la kıyaslanırsa Esad rejimin yüzüdür, tamamen özü değil. Asker kökenli babasından farklı olarak Londra’da tıpla meşgulken Şam’a getirilip sisteme sokulmuştur. Memluk ise sistemin ta kendisidir. Yabancılarla en kritik pazarlıkları yürüten kişidir. Ayrıca Suriye’nin en fazla problem edinilen ‘direniş çizgisi’ Memluk’un şahsında daha belirgin. Rusya kadar İran’a yakınlığı ile de bilinir. Her nedense Lebvani, Memluk’a Suriye’yi İran’dan uzaklaştıracak misyon biçildiğini söylüyor. İlginç tabii. Memluk dışında Esad’a alternatif diye Genel Güvenlik Müdürü Muhammed Dib Zeytun’ın adı da geçiyor. İsrail’den araştırmacı Edy Cohen de 2011 sonrası Fransızlar ve İsraillilerle işbirliği halinde Esad’a karşı kampanya yürüten Şamlı işadamı Fahd el Masri’nin adını tedavüle soktu. Bu da senaryonun su kaçırdığı nokta! Konu Esad’ın biletini kesmeye gelince bahisler hızla açılıyor.

***

Memluk senaryosu Kremlin’in kulağına bir sufle midir yoksa değerlendirmeye alınan bir seçenek midir, kimsenin emin olabildiği bir durum değil.
Elbette Moskova’nın ABD, Avrupa, İsrail ve Körfez’deki aktörlere geçiş süreci ve İran’ın geriletilmesi konusunda ayartıcı bazı sözler söylemesi muhtemeldir. Rusya, Suriye’de başarısızlığa uğrattığı Körfez-Batı blokunun kimi aktörleriyle şaşırtıcı bağlar geliştiriyor. Artık bu cenahtakiler İran’ı geriletmek için Rusya’nın oyun kuruculuğuna göz kırpıyor. Yine de Rusya’nın İran’a, İran’ın da Rusya’ya ihtiyacı bitmiş değil.

Bir dizi gerçeklik var ki Rusya’yı esnek ya da uzlaşmacı arayışlara itebilir:

– Türkiye’nin, 6 binin üzerinde askeri araç ve 20 bin askerle İdlib’de aldığı pozisyon, Şam’ın Suriye’nin tamamını kontrol altına alma hedefini zorlaştırıyor. Yani Ankara mevcut pozisyonuyla ‘bölünmenin garantörü’. Yine Türkiye, İdlib’in yanı sıra Afrin, Cerablus, Azez, El Bab, Ras’ul Ayn ve Tel Ebyad’daki saha kontrolünü kendi koşullarını dayatmak için kullanıyor. Bu, Amerikan hesaplarıyla tamamen uyumlu bir baskı mekanizmasıdır.

– Amerikalılar da İran’ı geriletmek ve Şam’da eksen değişikliğine yol açmak için ne Fırat’ın doğusundaki petrol bölgelerinden ne de Ürdün-Irak-Suriye sınırlarının kesiştiği Tanaf üssünden çekilmek niyetinde. İdlib’in açık cephe olarak kalmasını isterken Türk askeri varlığını çok önemsiyorlar.

– Trump yönetimi Suriye’nin ekonomik olarak da belini kırmaya kararlı. Kapsamlı yaptırımlar eşliğinde bu ülkeyle işbirliği yapan üçüncü tarafları cezalandırmak üzere Sezar Yasası’nı çıkardılar. ABD müttefiklerinin Şam’la ilişkileri normalleştirmesini de önlüyor.

– Rusya bu savaşı yürütürken vekil örgütlerle ya da doğrudan kendi gücüyle sahada olan aktörlerle çatışma seçeneğini hep dışarıda tuttu. Şimdi de Türkiye ve ABD ile gerilimi kontrol edilebilir seviyede tutup yol almak istiyor. Fakat o yolu sadece askeri stratejiyle açamayacağını da görüyor. Bunun için Suriye’nin eski Suriye olmayacağını göstermesi lazım. Mesela Cenevre sürecinde hızlı ilerleme Rusya’nın elini rahatlatabilir.

– Suriye ağır bir savaşta fakat kendisine destek veren ortaklarının işini kolaylaştıracak reform ya da yeniden organizasyon konusunda gerekli adımları atamıyor. Eskilerin direnci sürüyor. Askeri zafer kazanılan yerlerde bile barışı inşa edecek adımlar atılmadığı için çatışma koşulları yeniden oluşuyor. Mesela Dera’da üst düzey yetkililere ardı ardına suikastlar düzenleniyor. Yani zafer istikrarı temin etmiyor.

– Şam yönetimi Kürtlerle de çözüme odaklı müzakereleri geciktiriyor. Suriye Demokratik Güçleri’ni uzlaşmayla kazanmadan ABD’nin çekilme koşullarını yaratmak da zor.

– Mevcut kuşatma-yaptırım bariyeri çözülmeden Suriye’nin yeniden inşası da kolay olmayacak.

– İnsanların evlerine dönüşü yeniden inşanın yanı sıra hukuksal ve siyasal güvencelere bağlı.

– 2021’de devlet başkanlığı seçimine kadar anayasa taslağının hazırlanması, halka sunulması ve Esad’ın aday olmadığı bir seçim için sandıkların kurulması Türkiye’nin de başını çektiği karşı cephenin temel beklentisi. Esad ise yeni anayasayı beklemeden seçime gitme eğiliminde. Şimdi Rusya tabir caizse çuvalın ağzını büzüp Suriye’de nihai hedefe varmak için yol ayrımına geliyor.

***

Bu tablodan hareketle Moskova’nın, “Esad’sız seçim” beklentisine direnemeyebileceği öngörülüyor. Son zamanlarda Kremlin’in gölgesindeki mecralarda şaşırtıcı analizler görüyoruz. Rusya’nın eski Şam Büyükelçisi Aleksandr Aksenenok, Valday Kulübü’nün sitesinde bir yazı kaleme aldı. Aksenenok “Şam müttefiklerinin desteği ve Ortadoğu’da Sovyet-ABD kapışmasının olduğu günlerdeki gibi koşulsuz mali ve ekonomik yardımlarla askeri bir çözüm aramaya devam ederek ileri görüşlü ve esnek bir yaklaşım sergilemekle ilgilenmiyor” eleştirisini yapıyor. Aksenenok’a göre Şam terörle mücadele ve muhaliflere yönelik şiddeti birbirinden ayıramıyor. Bunun neticesinde kurtarılmış bölgelerde tansiyon yeniden yükseliyor. “Son birkaç yıl içinde Rusya hava kuvvetlerinin desteğiyle erişilen taktik başarılara rağmen İdlib operasyonu mümkün olanın sınırlarını gösterdi. Suriye ordusu savaş yılları boyunca büyük kayıplar verdi… Türk ve Amerikan güçleri çekilmezse güç kullanılacağına dair üst düzey açıklamalar gerçeklikten kopulduğunu gösteriyor” diye devam ediyor. Ve hükmü şöyle koyuyor:
“Bu sefer askeri ve gizli servisler arasındaki geçici anlaşmalar güvenli bir istikrar için yeterli olmayacak. Rusya ve Türkiye açısından Suriye’nin siyasi geleceği için ortak vizyona dayalı anlamlı tavizlere bakma zamanı gelmiştir.”

Suriyeliler de kulak kabartmış durumda. Ben de uluslararası alanda çalışan Suriyeli bir kaynağa sordum, kendi değerlendirmesi ve öngörüsünü şöyle aktardı:

“Moskova, 2021 cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar Esad’ı iktidarda tutmaya kararlıydı. Onun reform ve yeniden yapılanma gündemiyle (savaşı) kazanmasını istediler. Seçimlerden sonra anayasa komitesinin ciddi şekilde işe koyulmasını öngördüler. Bununla birlikte son birkaç ay içinde ekonominin kötüye gitmesi, yaygın yolsuzluk ve aile içi düşmanlıklar nedeniyle üst düzey Ruslar, Beşşar’ın Haziran 2021’e kadar ayakta kalamayacağından endişe etmeye başladı. ABD’nin Sezar Yasası’yla birlikte Rusya, Suriye’deki yatırımlarını asla telafi edemeyeceği ve belki de kayıpları azaltma vaktinin geldiği kanaatine vardı. Ben Moskova ve Tahran’ın Beşşar’ı bırakacağına asla inanmadım fakat düşen petrol fiyatlarıyla birlikte onların Suriye yatırımı da giderek beyhude haline geliyor. İlaveten Türkiye’nin iddialı rolü, İdlib’de Türk insansız uçaklarıyla Suriye askerleri ve İranlı milislerin uğradığı ağır kayıplar Esad’ı savunma fikrine karşı değerlendirmeyi daha inandırıcı kılıyor. Onu tamamen terk ettiler mi? Hayır değil. Önlerinde hâlâ verilecek kavgalar var. Ancak İran; İsrail, ABD hatta Türkiye’ye ciddi şekilde karşı koymak için çok zayıf. Benim sezgim Esad için oyun bitti. Ne zaman ve nasıl olacağını tanrı bilir.”

***

Suriye siyasi geçiş planlarına dair senaryo çöplüğüne döndüğü için meseleye temkinli yaklaşmak gerekiyor. Bir senaryonun peşine takılmak için yanıt bekleyen sorular var:

– Öngördükleri gibi Esad’dan sonra herhangi bir isim sistemin temel unsurlarını bir arada tutabilir mi?
– Rusya kritik kavşakta ama 2015’ten bu yana Suriye’deki kazanımları alt üst edecek bir belirsizliği göze alabilir mi?
– Memluk ya da bir başkası sistemin devamlılığı için tercih nedeni olabilir ama bunlar toplum nezdinde Esad’ın boşluğunu doldurabilir mi?

Rusya bu savaşı Esad’ın şahsı için vermedi. Akdeniz’de 1950’lerde demir attığı ortağını kaybetmemek, Ortadoğu’daki yerini büyütmek, Libya senaryosunun Suriye’de tekrarlanmasını önlemek, Rusya’nın Sovyetlerin çöküşü sonrası arenaya dönüşünü göstermek, yeni silahlarını deneyip sergilemek, güç dengesini etkilemek ve Kafkasya, Ukrayna ve Kırım’daki gerilimleri unutturmak için girdi. Bu hesapları alt üst edecekse Esad’ı gözden çıkaramaz. Esad’sız güvenli bir geçiş mümkünse o yolu da deneyebilir. Rusların Esad’dan vazgeçilebileceği yönündeki sinyaller yeni manevra alanları açma ya da Şam’da meselelerin ciddiye alınmasını sağlama amacı da güdebilir. Bir süreden beri verilen mesaj zaten net: Reformlar olmadan, kurumlar düzene sokulmadan, yolsuzlukla mücadele edilmeden, anayasa hazırlığı ilerlemeden sadece askeri operasyonlarla Suriye düze çıkamaz.
Ve tanıdığımız Rusya kolayca pes etmeyecektir. Bir de öyle bir denklem oluştu ki Rusya’nın “Benden bu kadar, ne haliniz varsa görün” deyip çekilmesi hiçbir tarafın işini kolaylaştırmıyor. Rusya’nın kaybı Türkiye ve ABD’nin zaferi anlamına gelmiyor.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive