Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra


4.07.2019 - Bu Yazı 26402 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra, Türkiye’de bir sorgulama başlamıştı: Acaba AK Parti’nin Türkiye’yi bir din devleti yapma gibi gizli bir gündemi var mıydı; yoksa bu parti, askeri vesayeti kaldırıp ülkeyi demokratik bir Avrupa Birliği ülkesi yapmak konusunda samimi miydi?

İki görüşü de savunan aydınlar oldu. Özelikle 1968 kuşağının sosyalistlikten liberal demokratlığa dönüşen solcu aydınları, bu partinin Türkiye’yi askeri vesayet altındaki yarı-demokrasiden, sivil tam demokrasiye dönüştüreceği, gizli bir gündemi olmadığı konusunda hemfikirdi ve bu nedenle iktidarı destekleyerek ona demokratik bir meşruiyet kazandırdılar.

AK Parti; iktidarının ilk döneminde, Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Patisi, Saadet Partisi olarak devam eden Erbakan siyasetine karşı bir duruş sergileyip, “Milli Görüş” doktrininden ayrıldığını “gömlek değiştirdik” diyerek ilân etti.

Siyasal İslam’ın lideri konumundaki Necmettin Erbakan’a karşı bayrak açtı ve AK Parti’yi kurdular. Parti, iktidara geldiği 2002 sonundan 2005’e kadar Avrupa Birliği değerlerini hedefleyen ve birliğe tam üye olmak isteyen bir politika izledi. Erbakan’ın anti Avrupa Birliği politikasını terk etti.

Birinci iktidar döneminde Kıbrıs davasının rotasını değiştirmek dahil ulusal politikaları terk ederek Avrupa Birliği hedefine kilitlendi ve 2005 yılında tam üyeliği müzakere eden ülke konumuna geldi.

Bu politikanın alt mesajı; Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne tam üye yaparak parti kapatılmasının ve askeri darbelerin önüne geçmekti.

AK Parti’nin birinci iktidar dönemi (2002-2007), kendini ulusal ve uluslararası topluma kabul ettirme gayreti ile geçti.

Hedef değişikliği

2007 yılı Türk siyasi hayatı bakımından bazı kırılmaların yaşandığı önemli bir yıldır.

AK Parti’nin ikinci iktidar döneminin başlangıç yılı olan 2007’nin Mart ayında ünlü “367 krizi” patlak verdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün TBMM’de Cumhurbaşkanı seçilmesinin önünün kapatılması için CHP,  oturumda 367 milletvekilinin hazır bulunması gerektiği savıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme bu yönde karar verdi ve Gül’ün seçilmesini önledi.

AK Parti iktidarının bu karara tepkisi 22 Temmuz 2007’de seçime gitmek oldu. Seçimi oylarını artırarak kazanan AK Parti, MHP’nin de desteğiyle 367 sorununu aştı ve Gül, Cumhurbaşkanı seçildi.

İkinci önemli olay ise Ergenekon operasyonun başlamasıdır.

12 Haziran 2007 tarihinde İstanbul Ümraniye’de bir gecekonduya yapılan baskında 27 el bombası bulunduğu açıklandı ve Ergenekon davası başlamış oldu.

Arka arkaya gözaltılar yapıldı. Soruşturma genişletildi.

Gözaltılar, Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Tuncer Kılınç gibi emekli komutanlarla sınırlı değildi. Hemen hemen toplumun her kesiminden önde gelen aydınlar ve gazeteciler de vardı. Kemal Gürüz, Mehmet Haberal gibi bilim insanları, İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan gibi tanınmış gazeteciler, Doğu Perinçek, Yalçın Küçük gibi siyaset, düşünce insanları da.

Bu süreçte dikkat çeken bir olay da Mayıs 2008’de AK Parti’ye kapatma davası açılmasıydı. AK Parti kapatılmaktan bir oy farkla kurtuldu.

Daha sonraki operasyonlarda Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt ve eşi de gözaltına alındı.

Balyoz davasıyla Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve birçok üst düzey komutan da tutuklandı.

Ergenekon ve Balyoz davaları torba davalara döndü.

2007 ve 2008’de yaşananlarla birlikte AK Parti iktidarının, AB üyeliği hedefinden yavaş yavaş uzaklaşmaya başladığı gözlenir.

AK Parti, iktidarının ikinci döneminde “eski Türkiye” diye tanımladığı anayasal kurumları etkisiz hale getirmeye başladı. Bunu yaparken o zaman “cemaat” sonradan terör örgütü olarak tanımlanan FETÖ kadrolarından özellikle bürokraside yararlandı. FETÖ’cü yargıçların ve savcıların yürüttüğü tutuklama kararları ve davaları destekledi. Aynı süreçte Genelkurmay Başkanı dahil üst düzey muvazzaf ve emekli komutanların tutuklanmasına da “yargı bağımsızdır” gerekçesiyle seyirci kaldı.

Ancak bu süreç, TSK’daki tasfiyeler ve FETÖ’cü subayların yerlerine atanmasından sonra 17-25 Aralık operasyonlarına ve 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar geldi.

Atatürk ilkelerine, Cumhuriyet değerlerine bağlı olan TSK’yı, yargıyı kullanarak tam aksi bir yapıya dönüştürüp Siyasi İslam devleti kurmayı hedefleyen FETÖ sivil-asker tüm gücüyle sahneye çıkmıştı.

Bugün hâlâ TSK’da, yargıda operasyonlar yapılıyor ve FETÖ bağı saptanan yüzlerce subay gözaltına alınıyor.

Bu durum Türkiye’nin karşılaştığı tehlikenin henüz geçmediğini gösteriyor.

Bu kadar araştırmaya, soruşturmaya ve operasyona karşın TSK, emniyet teşkilatı ve yargı içinde kendini saklamayı başarmış binlerce FETÖ’cünün varlığından söz ediliyorsa, başta iktidar olmak üzere siyaset kurumunun şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.11.2020
İktidarın itirafı
2.11.2020
Mesut Yılmaz'ın Türkiye hedefi
24.10.2020
Merkez sağ sorunu
19.10.2020
Maden işçisinin isyanı
16.10.2020
Anayasa'yı yok saymak
7.10.2020
Şüpheli
5.10.2020
HDP operasyonunun sonuçları
2.10.2020
Yeni rejim tahkim edilirken demokrasi sakatlanıyor
28.09.2020
İktidarda kalmanın yolu olarak muhalefeti ezmek
14.09.2020
12 Eylül'ün ağır faturası
9.09.2020
CHP'nin tarihi sorumluluğu
7.09.2020
Türkiye Cumhuriyeti'nin dibine yerleştirilen dinamit
2.09.2020
Keyfi yönetim, keyfi mücadele
26.08.2020
Cumhuriyet mi, Osmanlı mı?
24.08.2020
Eksen kayması
19.08.2020
AK parti neye isyan edecek?
7.08.2020
Millet İttifakı'nı dağıtma hamleleri
5.08.2020
İnce’nin cumhuriyetçi partisi ve CHP'nin işlevi
29.07.2020
Aşil’in topuğu
22.07.2020
Roma tipi kölelik mi isteniyor?
20.07.2020
Kadın dernekleri yalnız bırakılmamalı
13.07.2020
Ayasofya'nın örtemeyeceği gerçekler
10.07.2020
Çoklu baro yasasının tutarsızlıkları
8.07.2020
Suça değil suçluya bakan yargı
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive