Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir


15.07.2019 - Bu Yazı 156 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin üzerinden üç yıl geçti.

Bugün, bu FETÖ’cü kanlı darbe girişiminin tüm boyutlarıyla aydınlatıldığı söylenemez. Hâlâ Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK), yargıda ve bazı diğer devlet kuruluşlarında FETÖ operasyonlarının devam ediyor olması da bunu gösteriyor. Üç yıldır devam eden operasyonlar FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kılcal damarlarına kadar yerleştiği gibi çok kaygı verici bir tabloya işaret ediyor. Bu da henüz FETÖ’nün devlet sisteminden tam olarak temizlenmediğini, tehlikenin de devam ettiği gerçeğini gözler önüne seriyor.

FETÖ’nun örgüt ağı tümüyle ortaya çıkarılmamış ve siyasi ayağına hiç dokunulmamış olsa da, 15 Temmuz darbe girişiminin niteliği ve amacının ne olduğu anlaşılmış durumdadır.

Karşı devrimin son hamlesi

15 Temmuz darbe girişimi, ABD’nin FETÖ üzerinden organize ettiği bir karşı devrimin sonuçlandırılması hamlesidir. Bu hamle Atatürk’ü ve kurduğu laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni tarihe gömmek, yerine bir din devleti kurmak üzere başlatılan karşı devrim sürecinin bir askeri darbe ile taçlandırılması hareketidir.

ABD’nin, Türkiye’yi kendi tanımlarına göre bir “Ilımlı İslam” ülkesine dönüştürmek ve Atatürk’le, demokratik, laik cumhuriyetle vedalaşmasına yönelik projenin izlerine, 1990’larda Samuel Hundington’un “Medeniyetler Çatışması”nda ve CIA yöneticisi,  Fethullah Gülen’in yeşil kart referansı Graham Fuller’in “Yeni Türkiye” tezlerinde bulmak mümkündür.

Hundington’a göre Atatürk, Türkiye’yi modernleştirmek, Batılılaştırmak için İslami geçmişini reddetmiş ve parçalanmış bir ülke haline getirmiştir. Hundington’a göre “ithal medeniyet olmaz, Türkiye, Atatürk’le vedalaşıp onu tarihe bırakmalı ve İslam’la barışmalıdır.

Bu çerçeve içinde Türkiye’de de CIA istasyon şefi olarak yıllarca görev yapan Graham Fuller de, New York’taki İkiz Kuleleri yıkan El-Kaide saldırılarından sonra, radikal İslam’a karşı önlem olarak “Ilımlı İslam”ı önermiştir. Bu yönde Türkiye’de AK Parti ve Fethullah Gülen hareketlerini “yeni Türkiye” oluşumunun örnekleri olarak desteklemiştir.

Aynı yıllarda ABD Başkanı George W. Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı ve sonra Dışişleri Bakanı olan Condaliezza Rice, Orta Doğu’da 22 ülkenin sınırlarının değişeceğini ilân etmiştir. Süreç Arap Baharı ve yol açtığı tahribatla sonuçlanmıştır.

ABD, bu süreçte Türkiye’de FETÖ’yü bir aparat olarak kullanmış ve TSK’ya, emniyete ve yargıya yerleştirilen elamanlarıyla 15 Temmuz’da askeri darbeyle Türkiye’de yönetime el koyup, karşı devrimi noktalamak istemiştir.

Karşı-devrim süreci

ABD destekli FETÖ hareketinin, Türkiye’de asker-sivil bürokrasi ile yargıyı ele geçirmek üzere işe eğitimden başladığı herkesin malûmudur. Aslında siyasal İslamcı amaca sahip olmasına karşın, bunu gizleyerek; sadece dini bütün bir çerçevede, çağdaş, modern görünümlü bir fotoğraf vererek, önce dershaneleriyle sonra iktidarların da yardımıyla Milli Eğitim Bakanlığı okullarını ele geçirerek, yüksek bürokrasiye kadrolarını yerleştirmiştir. İktidarların yardımıyla asker ve sivil bürokraside bu kadrolar yükselmeye başlamıştır.

Bu yükselme, bürokratik kadrosu ve deneyimi olmayan AK Parti iktidarı döneminde çok daha hızlı ve etkili olmuştur. AK Parti’nin sorunlu olduğu güvenlik ve yargı kurumlarını kontrol altına almak ve dönüştürmek amacıyla bu kadrolarla çalıştığı da bir sır değildir. Bu ittifak, Türkiye’de laik-bilimsel eğitimi, laiklik karşıtı, din temelli bir eğitim sistemine dönüştürerek, Atatürk devrimlerini fiilen ortadan kaldıran bir karşı devrim sürecine dönüştürmüştür.

Atatürk’ün ve izlerinin silinmesine yönelik uygulamalar bu süreçte yaygınlaşmıştır. Gülen’e bağlı asker-sivil bürokratların en üst makamlara getirilmesi de yine bu ittifak sürecinde gerçekleşmiştir.

Bu ittifak, FETÖ’nün 17-25 Aralık operasyonlarıyla Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ve hükümeti hedef almasına kadar sürmüştür. Ancak bu girişimle gerçeği gören Başbakan Erdoğan, hatasını kabul etmiş, Allah’tan ve milletten af dileyerek, FETÖ’cü yapılanmayla mücadeleye yönelmiştir.

İttifak süreci, AK Parti için, TSK, emniyet ve yargıyı kontrolü altına alması açısından belki siyasal hedefine uygun sonuçlar doğurmuştur ama aynı zamanda kendisini ve iktidarını da alaşağı edecek bir askeri darbe girişimini de doğurmuştur.

Erdoğan,  FETÖ’nün iktidarın koruması altında gücünü artırırken, bu gücün bir gün kendisine de döneceğini görememiştir. Tehlikenin farkına çok geç varmıştır.

15 Temmuz’un siyasal sonucu

Türkiye, 15 Temmuz da büyük bir badire atlatmıştır.

Bu darbe girişiminin en önemli sonucu Türkiye’nin sistem değiştirmesidir. Türkiye bu girişimden bir yıl sonra cumhurbaşkanlığı-hükümet sistemine geçerek, parlamenter sistemi terk etmiştir. Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan, yürütme yetkilerini elinde toplamış ve kuvvetler ayrılığı fiilen ortadan kalkmıştır.

Bu sistemin bir yıllık uygulaması sonucunda yapılan yerel seçimler iktidarın halk desteğinin önemli ölçüde eridiğini ortaya çıkarmıştır. Muhalefet parlamenter sisteme dönüş talebini gündeme taşımıştır.

Parlamenter sisteme dönüş, kuvvetler ayrılığına dayalı gerçek bir demokratik yapının kurulması elbette büyük bir ihtiyaçtır.

Demokratik parlamenter sistem ve ondan daha da önemli olan ihtiyaç, Atatürk’ün kurduğu demokratik-laik Türkiye’ye karşı sürdürülen karşı devrimin durdurulması, geriletilmesi ve ülkenin çağdaş devlet niteliklerinin güçlendirilmesidir.

Bunun yolu ise sadece muhalefetin değil iktidarın da, Cumhuriyet değerleriyle barışması ve bu değerlerle çatışma halinde siyasetten vazgeçmesidir.

Bütün siyaset kurumunun insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, kadın-erkek eşitliğine, bilimsel eğitime dayalı demokratik-laik sistemi en büyük ortak payda ve amaç olarak görmesi gerekir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive