Firuz TÜRKER

firuzturker@gmail.com



Bookmark and Share

GELDİK YOLUN SONUNA


9.2.2018 - Bu Yazı 271 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bizdeki meslek örgütleri sivil toplum kuruluşları değildir. Devlet tarafından CHP derin yapıları olarak oluşturulmuş 'yari resmi' kuruluşlardır. Bu kurumlar CHP nin taraf olduğu her iktidar çatışmasında CHP yanında saf tutmuş, onun tezlerini savunmuştur. Aynı zamanda CHP nin, toplum nabzını kontrol altında tutma mekanizmaları olarak işlev görmüşlerdir. CHP Dışı, 'sol' fraksiyonların yönetimlerini oluşturduğu zamanlarda bile asla CHP tutumuna muhalefet etmediler. 1950 Den itibaren CHP nin görünüşte müzmin muhalefet, gerçekte iktidar olmasını sağlayan kurumlardan oldular.

Bu yarı resmi (yani görünüşte sivil gerçekte resmi) kurumların kitleselliği 'mecburiyetle' sağlanır. Kanunla üyelik mecburiyeti olanları olduğu gibi, mesleğinizi icra edebilmeniz için üye olmak zorunda olduklarınız da vardır. Pek çok devlet kurumu, buralara üyelik belgeniz olmadan size iş vermez. Aidat ödemediğiniz takdirde o belgeleri temin edemezsiniz.

Ben bunların meslek çalışmalarından daha fazla siyasi çalışmalara ağırlık vermiş olmalarına kısa değineceğim. Çünkü böyle işlevlendirilmişlerdir. Bu nedenle çeşitli siyasi partiler tarafından hep, 'ele geçirilmek' istenmiş bunun için çalışılmıştır. Bu nedenle de içinde çeşitli isimler altında siyasi partilerin grupları oluşmuştur. Bu durum da, siyasi mücadelenin platformlarından olmalarına yol açmıştır.
Üyeleri tarafından değil de devlet tarafından işlevlendirildikleri için çoğunun adında 'Türk' ya da 'Türkiye' ibareleri yer almaktadır. Bu sıfatlar ancak resmi izinle kullanılabilmektedir.

Göründüğü gibi aslında demokratik yapılar değildirler. Ama topluma öyleymiş gibi sunulmuşlardır. Ya da zamanında toplumsal bilinç bu düzeyde olmadığı için boşta kalmasınlar şu aydın tayfasını bir arada toplayalım, kontrol altında bulunsunlar mantığı ile oluşturulmuş görüntüsündedirler. Bu durum, 'sivil örgütler iktidarın karşısında olmalıdır' gibi nereden çıktığı belli olmayan bir ön kabule sarılmıştır. Aslında CHP hep muhalefette kaldığı için ona destek verilmesi amacının izahı olarak kullanılmıştır bu 'ön kabul'.

'Türk Tabipler Birliği'nin Afrin operasyonu ile ilgili çıkışı üzerine gözler şimdi bunlara çevrildi. Sadece iktidarın hışmını çekmekle kalmadılar toplumun önemli bir kesiminde de tepki yarattılar. Bu durum, 'demokratik süreçlerin kesintiye uğratılmış olduğu' bir zamanda toplumu sarsıcı bir çıkış olarak izah edilemez. Gerçekle örtüşmüyor. Neden; çünkü samimi bir barış çıkışı olarak değil de, PKK-PYD (KCK) yapılanmasına destek olarak algılandı. Yıllardır coğrafyamızda emperyalizm tarafından Arap Baharının piç edilmesiyle yakılmış savaş ateşlerine karşı suskunlardı.

Sonuç olarak; bir gün bu yapılara neşter vurulması kaçınılmazdı. O gün, bu günmüş. Şimdi kuruluş yasalarında önemli değişiklikler yapılması gündeme geldi. Benim beklentim, yıllardır savunduğum ilkeler -ki bunlar gerçek demokratik temellerde yapılandırılmalarını içeriyor- çerçevesinde yapılandırılmalarında, gizli muhalefet partileri olmaktan çıkmaları yönündedir. Çünkü artık siyasetin her türlüsünün, bazı görüşler için zorlukları olsa da legal olarak yapılabilme şartları var.

Hatta fesih edilseler de üyeleri ya da mensuplarınca yeniden ve kendileri tarafından oluşturulsalar hem daha radikal bir çözüm, hem de daha demokratik yapılar olacaklar. Böylece ancak devlet desteği ile ayakta durabildikleri görüntüsünden de kurtulurlar. Zaten duramıyorlarsa da olmasınlar daha iyi.
Fakat bu durumda içinde bulunduğumuz algı operasyonu ortamına önemli bir malzeme verileceği ve bunun 'demokratik kitle örgütlerinin kapatıldığı otoritarizm uygulaması' olarak sunulmaya çalışılacağı zorlu bir sürece yol açacağı için reforme edilmeleri ve daha demokratik ve sivil kuruluşlar haline dönüştürülmeleri daha doğrudur. Bu reform sonucunda sivil görünüme uyum sağlayamayanlar zaten yaşamda karşılık bulamayacaktır.

Böylece şimdi bu konu, mevcut iktidar tarafında gündeme getirildiğinden, zamanında bu yazı çerçevesinde düşüncelere sahip olmuş olup da şimdi bu tutumu anti-demokratiklik, 'otoriterlik' olarak niteleyecek olanların samimiyeti de sınanmış olacak.

.

Facebook Yorumları

reklam
15.2.2018
SENE 1962
13.2.2018
CHP OLAYLARA ŞAŞI BAKIYOR
9.2.2018
GELDİK YOLUN SONUNA
5.8.2015
GÖRÜNÜM
24.6.2015
TARİHSEL FIRSATIN HEBA EDİLMESİ
16.6.2015
AKP NİN TASFİYE SÜRECİ
27.5.2015
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
14.5.2015
%92 OY
8.5.2015
AKVARYUMDA BALIK
28.4.2015
Devletin demokratikleştirilmesi mümkün mü
12.4.2015
AKP Yİ DURDURMA POLİTİKASI
02.04.2015
Toplum mühendisliği nedir
17.03.2015
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI
15.03.2015
KOZMİK ODADA NE OLDU
09.03.2015
YENİ CUMHURİYET
02.03.2015
TAŞRADAN VAROŞLARA
27.02.2015
Komplo teorisi
21.02.2015
İÇ GÜVENLİK YASA TASARISI
18.02.2015
KAR YAĞIYORDU
17.02.2015
İSLAM NEDEN TARTIŞMA KONUSU
14.02.2015
BAKİYE BERİA ONGER...
13.02.2015
DİN SAVAŞLARI
03.02.2015
SEVMEYİZ BİZ GREKLERİ
30.01.2015
NEREDEN NEREYE
27.01.2015
SRYZA GELMESE ALTIN ŞAFAK GELİR
25.01.2015
SRYZA MI GELİYOR
21.01.2015
ANADOLU HALKLARININ DOSTLUĞU
15.01.2015
İfade özgürlüğünün sulandırılmış hali
13.01.2015
PEGİDA DEDİĞİN
10.01.2015
İSLAMIN SINAVI
09.01.2015
Avrupa’da Faşizmin ayak sesleri
07.01.2015
Baştan yenilgi
31.12.2014
Bu savcılar neyin nesi kimin fesi
30.12.2014
AT İZİ İT İZİ
28.12.2014
Çözümün neresindeyiz
25.12.2014
AK Parti’nin zor sınavı
24.12.2014
İNSAN HAYVAN MIDIR
22.12.2014
Toplumsal gelişmenin dinamiği
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı