Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Unutulmuş ve Çarpıtılmış Tarih: Şeyh Said İsyanı


29.6.2015 - Bu Yazı 6418 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1.Dünya Savaşı’nda Ortadoğu coğrafyası emperyalistler tarafından işgale uğramış ve bölgeyi elinde tutan Osmanlı devleti yıkılmıştır. Herkesin başının çaresine baktığı, mahşeri andıran ortamda Kemalistler (İttihatçılar) Kürtleri yanlarına çekmek için Kürdistan’a otonomi vermeyi vaat ettiler fakat daha sonra savaş sırasında verilen sözler tutulmadı ve Kürtlere ihanet ettiler. Savaş sonrası emperyalistler Ortadoğu’yu çıkarlarına göre yeniden şekillendirirken Kürtlerin Kürdistan’daki egemenlik hakkını yok saydı ve Kürdistan’ı dört devlet arasında (Irak, İran, Suriye ve Türkiye) paylaştırdı.

Kuzey Kürdistan’ın ilhak edildiği Türkiye, Türklerin dışında başka milletleri yok sayacak şekilde çok güçlü bir merkezi yönetime sahip ve din düşmanı (özelde de İslam düşmanı) bir ulus devlet olarak kuruldu. Yeni kurulan devlet Kürtlere hayat hakkı tanımadığı için Kürtler de kendi kurtuluşları adına doğal olarak arayış içine girdi. Bu arayışın sonucu olarak, Şeyh Said Efendi önderliğinde Azadi Örgütü'nün organize ettiği bir isyan gerçekleştirilmiştir. (Burada Azadi Örgütü'nden kısaca bahsetmek lazım, örgüt 1920'li yılların başında Cibranlı Halit Bey, Yusuf Ziya Bey ve Kemal Fevzi Bey tarafından Erzurum'da kurulmuştur. Detaylı bilgi için: http://www.kovarabir.com/m-emin-sever-kurt-tarihinden-bir-kesitazadi-orgutu-ve-cibranli-halit-bey/)

 İsyan Kürdistan’ın çok geniş bir alanında etkili olmuş ve hiçbir askeri eğitimi olmayan halk tarafından büyük teveccüh görmüştür ancak hazırlıkların yetersiz olması, ihanetler, lider kadroların yakalanması ve İngiltere, Fransa ve Rusya'nın Türkiye'yi desteklemesi sebebiyle isyan başarısız olmuş, ardından bölgede tam manası ile soykırım gerçekleştirilmiştir. Devlet güçleri girdikleri her yerleşim birimini yok etmiştir. Öyle ki Xoybun örgütünün verdiği bilgilere göre isyan sırasında ve sonrasında tam iki yüz bin Kürt katledilmiştir. (http://www.ozgur-gundem.com/haber/26056/200-bin-kurt-olduruldu)  Tabi Xoybun’un verdiği bilgiler bölgede yaşanan tüm vahşetin sadece bir kısmıdır. Gerçek sayı bahsedilenden çok daha fazladır.

Kâbus gibi Kürdistan’a çöken şiddet yüzünden Kürtlerde ciddi bir içe kapanma oldu. Halk bir daha aynı acıları yaşamamak adına bilinçli bir şekilde geçmişi unutma yoluna gitti. Burada bilinçli bir şekilde unutulmak istenen şey Kürdistan ve Kürt olmaktır. (Bilinçli unutma vakıası Dersim Soykırımı’ndan kurtulan Kürtlerde de vardır.) Bu bilinçli unutma sebebiyle Kürtlerde toplumsal hafıza ve ulusal bilinç ciddi zarar gördü. Yetişen yeni kuşaklar bilinçli unutma sebebiyle kendi geçmişlerini yanlış kişilerden yanlış bir şekilde öğrendi.

Kürtlerin Şeyh Sait İsyanı'da dair yanlış bir algıya sahip olmasında bilinçli unutmanın yanında devletin Kürtler de ulusal bilinç oluşmasın diye uyguladığı politikaların da etkisi var. Öyle ki yıllarca Kürtlere isyanın Kürdistan özgürlüğü ile  alakasının olmadığı söylendi... Bugün Şeyh Said İsyanı, kimi Kürtlerde sadece ‘İslam için’ Kemalistlere karşı yapılmış bir isyan gibi algılanıyor. Bu yanlış düşüncenin yerleşmesinde devletin kontrolündeki Türk İslamcıları’nın katkısı büyüktür. Türk İslamcıları en başından beri Şeyh Said İsyanı’nı kendi ideolojik argümanları ile çarpıtarak Kürtleri ulusal bilinçten mahrum bırakmak ve verdikleri iktidar mücadelesinde Kürtleri kullanmak amacıyla yanlış yorumladılar. Bugün namlı hangi Türk İslamcısı’na baksanız bahsi geçen isyanı Kemalist devlete karşı yapılmış, hiçbir ulusal yani Kürdistani yönü olmayan ‘İslami’ bir ayaklanma olarak lanse eder. Sanırsınız ki Şeyh Said Efendi bir İslamcı'dır ve Türk siyasetinde Kemalistler ile Muhafazakârlar arasında yaşanan iktidar mücadelesinde Muhafazakârlar kazansın diye isyan etmiştir...

Tabi Türk İslamcıları’nın rahle-i tedrisatından geçmiş Kürtler de aynı nakaratı tekrarlıyor doğal olarak, onlar da sanki isyanın hiçbir Kürdistani yönü yokmuş gibi olayı cihat romantizmi çerçevesinde saptırıyorlar. Şunu açıkça ifade etmek gerek, Şey Said Efendi bir Müslüman'dır ama bir İslamcı değildir… Bu noktadan hareketle Şeyh Said İsyanı, İslamcılık ideolojisi ile değerlendirilemez. İslamcılık, devlete muhalif bir siyasi akım gibi gözükse de özünde amaçladığı şey devletin iktidarını ele geçirmektir. Yani muhalefeti mevcut devlete değil, o devleti yöneten iktidara yöneliktir. Bu sebeple amacı bağımsız İslami bir Kürdistan kurmak olan isyanı, Türkiye’nin iktidarını ele geçirmek isteyen bir ideoloji ile değerlendirmek yanlıştır ve art niyetlidir.

Kürtlerde Şeyh Said İsyanı’na dair olan yanlış algı, isyanın özünün halka daha iyi anlatılması ve Kürtlerin, Türk İslamcıları’ndan ideolojik olarak kopuşu ile mümkündür. Bu kıymetli insanın ve arkadaşlarının mirası ancak bu şekilde tam anlaşılır.

.

Facebook Yorumları

reklam
29.6.2015
Unutulmuş ve Çarpıtılmış Tarih: Şeyh Said İsyanı
18.6.2015
Kürtler, Arnavutlar ve İrlandalılar
21.10.2014
Çözüm Süreci'nin Turnusolu Kobane
16.03.2014
Kürdistan ve Berkin…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı