Güldalı COŞKUN



Bookmark and Share

Filistin bir insanlık davasıdır


17.12.2017 - Bu Yazı 689 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 1

 Haftaya damgasını vuran, İstanbul’da toplanan İslâm İşbirliği Teşkilatı’nın aldığı karardı.

 
Kararda; Doğu Kudüs, Filistin’in başkenti olarak ilan ediliyor ve bu kararın tanınması için tüm dünyaya çağrıda bulunuluyordu.
 
Ayrıca bunun lafta kalmayacağı da şu şekilde belirtilmiştir:“İİT üyesi ülkelerin bu ağır ihlali BM Genel Kurulu’nun 377 A sayılı ‘Barış İçin Birleşme Kararı’ çerçevesinde BM Genel Kurulu’na götürmeye hazır olduğu teyit edilmiştir.”
 
Geçmişte bir oldu-bittiyle nasıl İsrail’i kurdularsa, şimdi de 1967 sonrası işgalden veyayılmacı politikasından hiç vazgeçmeyen İsrail’e adeta ödül verildi. Muhtemelen, Trump’ın Siyonist lobilerle kendi koltuğunu koruma karşılığında yaptığı bir pazarlıktı.
 
Öncelikle, bazı kafa karışıklıklarını giderelim. Yahudilik, ilk tek tanrılı dindir ve ırk olarak, tıpkı Araplar gibi Sami ırkındandırlar.  Aynı dedenin torunları olduğu biliniyor. Dolayısıyla,  amca çocuklarıdır. Biri, diğerinden daha önce yaşamamıştır o coğrafyada. Hristiyanlık sonrasında İslam geldiğinde de birlikte o coğrafyada yaşamışlar, yer yer sorunlar olduysa da başta Hz. Muhammed sayesinde uzlaşma noktaları bularak yaşamayı başarmışlardır.
 
Ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı coğrafya, en parlak dönemlerini yaşarken, Hıristiyanpapalar hegemonyasındaki batıda, sefalet ve bulaşıcı hastalıktan kırılan halka zulüm ediliyor, soylulara cennet tapu karşılığı satılıyor, bilim adamları öldürülüyor, basit nedenlerle kadınlar cadı diye yakılıyordu.
 
Hıristiyanlar, bu arada bereketli topraklara ve “kutsal merkez” dedikleri Kudüs’e gözlerini dikmişlerdi. Çok sayıda Haçlı Seferi düzenlediler ve orayı ele geçirip Kudüs krallığını ilan ettiler. Maalesef birçok Müslüman ve Yahudi’yi kılıçtan geçirdiler.
 
Batıdaki zulmü oraya da taşıdılar. Yahudilerin çoğu o dönemde kaçarak dünyanın çeşitli bölgelerine dağıldılar. Zira; zaten inançlarına göre onların sınırlı bir devleti olması yerine dünya vatandaşı olmaları gerekiyordu. Hala bu inancı taşıyan bazıYahudiler, İsrail devletine karşıdır ve günah işlediklerini söyleyerek zaman zaman çağrıda bulunurlar. Ancak, Siyonistler kadar etkili olmadıklarından sesleri az duyulur.
 
Haçlı zulmünden oradaki halkı kurtaran Selahattin Eyyübi’dir. Kudüs’te 3 dine mensup olan halk, yeniden kardeşçe yaşamaya başlar. Haçlı Seferi, Yahudilere karşı değil, Batılı Hristiyanlara karşı yapılmıştır.Müslümanların liderliği döneminde, gerek Hristiyanlar, gerekse Yahudiler dışlanmamış ve daima onlara karşı adil olunmuştur.
 
Batı’da ise Sami ırkına karşı nefret, daha Haçlı seferi dönemlerinde bile mevcuttu. Hitler’den bin yıl önce başta Almanya olmak üzere, her yerde Samilere karşı düşmanlık vardı. Oysa1600’lü yıllarda, İspanya’dan kovulan Yahudilere sahip çıkan yine Osmanlıydı.
 
Batı’nın Yahudilere olan nefreti o kadar tırmanmıştı ki,  kadınlar başlarını açmaya, kimliklerini saklayarak yaşamaya başladılar. 1894 yılında Fransa’da yaşanan Dreyfus Davası ile Yahudi düşmanlığı devlet politikası olur. Aynı günlerde  Budapeşteli  Yahudi TheodorHerzl adındaki hukukçu–yazar, bir Yahudi devleti olması gerektiğini düşünür ve ilk resmi siyonizm derneğini kurar. Ancak, bunu önce Yahudilere kabul ettirmek için, bazı hahamların yardımıyla,  “vaad edilmiş topraklar” zehrini yayar.  Zehirdir; çünkü bu tahrif edilmiş bir bilgidir ve tahrif edilmiş İncil’de de yer almaktadır.
 
Bu düşünce, başta İngiltere olmak üzere Fransa’nın da işine gelir ve Padişah Abdülhamit’e bir teklif sunulur. Hem Osmanlı’nın tüm borçları ödenecek, hem de Abdülhamit muazzam bir servete boğulacaktır. Sultan bunu, “Siyonist devlete izin vermem” diyerek reddeder.
 
Osmanlı’nın yıkılmasıyla, Filistin’i mandasına geçiren İngiltere, bu planı uygulamaya koydu. Filistin’de nüfusun yüzde 10’u bile olmayan Yahudilerle, Müslümanlar arasında bir sorun yoktur. Komşudurlar ve ilişkileri iyidir. İngiltere,1920’lerde para karşılığında batıdaki Yahudileri buraya toplayıp  silahlandırdı. Aynı sokağı-şehri paylaştıkları komşularını katledip, evlerine el koyan da Yahudilerdi. Artık savaş başlamıştı. Çünkü“oradan uzun bacaklı bir İngiliz geçiyordu”!
 
1948’de BM tarafından tanınan İsrail, Siyonist bir terördevletidir. Asla barışçıl niyeti olmadığı gibi, sınırlarını uydurdukları dine göre çizerler.Kendilerinin “seçilmiş kul” olduklarına inanan İsrailli Yahudilerin ilk Başbakanı Ben Gurion, gençlere hedeflerinin Arz-ı Mev’ud olmasını öğütlemiştir.
 
Filistinli Arapların onlara topraklarını sattığı, koca bir yalandır. İnsanları göçe zorlayıp, topraklarına el koydular. İngiliz aklı, Siyonistleri İslam coğrafyasına bir virüs gibi yerleştirdiğinden beri kansız tek gün yaşanmadı.Zamanla FKÖ tarafından tanınıp iki devletli çözümün başlatılmasına rağmen İsrail, BM’nin hiçbir karar ve yaptırımına uymadı; işgale devam edip Filistinlileri ablukaya aldı. Batı da bunu sorun edip, bırakın savaşı ambargo bile uygulamadı.
 
Filistin’de İsrail’e karşı savaşan Hristiyan Arapda vardır. Üç din için de kutsaldeğerinin olmasından çok asıl bu işgalci devlete karşı gelmemizin nedeni, buranın hileyle gasp edilmiş bir çete devleti olmasıdır. Üstelik de, dini kılıf yapıp, Batının Yahudi düşmanlığının bedelini, Filistin halkına ödeterek yapılmış planlı bir işgaldir. Batı içinse Samilere olan nefreti yüzünden bir taşla iki kuşun vurulmasıdır.
 
Filistin, bir insanlık davasıdır…
.

Facebook Yorumları

reklam
15.4.2018
'İtiraf ediyorum, yanıldım'
9.4.2018
Temel engel, tahammülsüzlük
2.4.2018
Darbelerin klasiği
11.3.2018
Aile ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Bakanımızın dikkatine!
4.3.2018
Evrensel olan nedir?
25.2.2018
Linç kültürü
18.2.2018
Neden inandırıcılığınız yok?
11.2.2018
Hani ‘yandaş’ım ya!
4.2.2018
'Bu roketleri kim atıyor?'
28.1.2018
Koş Sevim koş!
22.1.2018
Özgür olmayan ülkeler!
7.1.2018
İran protestoları
17.12.2017
Filistin bir insanlık davasıdır
10.12.2017
Muhalif olmak
3.12.2017
Hedef, bağımsız Türkiye
27.11.2017
NATO skandalı
13.11.2017
Ülkeyi gerçekten “Tek Adam” yönetiyor
30.10.2017
Adalet Bakanlığı'nın dikkatine!
16.10.2017
‘Hükümet değil mi, tabii ki yapacak(!)’
21.9.2017
Eğitimde seferberlik şart
28.8.2017
Tam yazacağım, bi’gülme tutuyor!
14.8.2017
AYDIN ROTASI -2-
17.7.2017
15 TEMMUZ KADINLARI
19.6.2017
Adaletinizi sevsinler!
12.6.2017
Katar bahane, düzen şahane!
5.6.2017
Aydın Rotası
28.5.2017
Darbe ve terörü hafife almak
22.5.2017
Acıtsa da gerçek iyidir
15.5.2017
Tarihten ders çıkarmak
7.5.2017
Buldumcuk mu olacaktınız!
30.4.2017
SİYASİ DENETİM
23.4.2017
Referandum mesajı
3.4.2017
Teorik aydınlar
26.3.2017
‘Başınızı örtecekler!’
19.3.2017
‘ŞALVAR’ DAVASI
13.3.2017
Akademik bakışlar
23.8.2015
Hüznün şehri Diyarbekir
20.7.2015
KİM DEMİŞ YÜRÜMEZ DİYE...
13.7.2015
Medyaya karşı medya
5.7.2015
AKIL, NEFRETİ YENER
23.6.2015
Evrensel ahlâk
20.6.2015
Mısır'ın Menderes'i
5.6.2015
Milletçe Şaşırıyoruz!
26.5.2015
HOŞÇA KAL DEDİ....
27.4.2015
ORTAK ACI - ÂDİL HAFIZA
12.4.2015
TSK demokrasi mi dedi?
18.02.2015
Fabrika Ayarları
07.02.2015
‘Sevgi’nin Bizce Dili
13.12.2014
‘Sevgi’nin Bizce Dili
22.10.2014
Selam ve Huzur
14.07.2014
Filistin…
28.06.2014
İtibarımız yok(muş)!
14.06.2014
Ders almayan Ortadoğulu
22.05.2014
Çerkeslerin kara günü
30.04.2014
İşte o dev!
01.04.2014
Seçimden Seçmeler!
17.03.2014
Bir Miting Hikâyesi
09.03.2014
Kadınlar Günü
03.03.2014
Be hey Ahlaksızlar!
04.01.2014
TSK demokrasi mi dedi?
16.12.2013
Sevgiler maktül
30.11.2013
Bi durun ya bi durun!
21.11.2013
Asli azınlık çocukları!
22.10.2013
Anlaşılamayan adam
06.09.2013
Bir Ülkücü ile Solcu Kardeşine!
11.06.2013
Romantik milletiz vesselam!
26.05.2013
Fikrime Ceza
09.04.2013
AKIL TUTULMASI
03.03.2013
KİM KORKAR OLMASI GEREKENDEN!
27.02.2013
ALEVİLER DEĞİL BEN BİLİRİM !
11.02.2013
Bir barış düşünün ki...
19.01.2013
BİR BARIŞ Kİ...
19.01.2013
ASLÎ AZINLIK ÇOCUKLARI!
15.12.2012
Avrupa Birliği’nden caymak...
03.12.2012
AH AYRILIK!
22.11.2012
Asli azınlık çocukları!
11.11.2012
Çemberin çeperi
06.11.2012
YORULDUM
03.11.2012
EDİ BESE/ YETER ARTIK
31.10.2012
Şekle yenik düşmek
17.10.2012
SAYIN USTAMA
03.10.2012
Bir Erdoğan geçiyor hayatımızdan
30.09.2012
SAYIN AHMET ALTAN'A MEKTUP...
0 1
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı