Ahmet Altan'ın Son Oyun'u 2 saatte 100 bin sattı!

03.04.2013 - Bu Yazı 1219 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Ahmet Altan'ın Son Oyun'u 2 saatte 100 bin sattı!

 

Ahmet Altan’ın uzun bir aradan sonra yazdığı yeni romanı 'Son Oyun'un ilk baskısı 2 saatte tükendi.

Ahmet Altan'ın Everest Yayınları’ndan çıkan ve 100.000 adet basılan kitabı piyasaya çıktığı sabah tükendi. Kitap, okurlardan ve kitabevlerinden yüksek miktarlarda sipariş almaya devam ederken ikinci 100.000 adetlik baskının 3 Nisan Çarşamba günü piyasaya sürüleceği belirtildi.

Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği’nden kitabı dolayısıyla ayrılan Ahmet Altan, romanı üç ay gibi kısa bir sürede yazdı. 408 sayfadan oluşan kitabın kapak tasarımını Bülent Erkmenyaptı.

Ahmet Altan’ın kitabının birinci bölümü şöyle:

Kasaba uyuyordu.

Büyük şehirlerde daima uyanık birileri vardır ama kasabalarda herkes aynı zamanda uyur, bunu buraya geldikten sonra öğrendim.

Kasabanın tek büyük caddesinde görkemli bir heykel gibi duran okaliptüs ağacının altındaki banka oturdum, eski usul, üstünde çizikler, bıçakla kazınmış isimler hatta bir kalp resmi bulunan, aralıklı bir şekilde dizilmiş koyu kahverengi kalın tahtalardan yapılmış bir banktı.

Bu kasabaya geldiğimden beri buraya oturmayı hep istemiştim ama bunu bu geceye kadar hiçbir zaman yapamamıştım.

Sırtımı banka dayadım.

Başımı gökyüzüne doğru kaldırdım.

Herkes uyuyordu ve herkes aynı anda rüyalar görüyordu.

Gökyüzüne doğru bakarken bütün evlerden, pencerelerden, bacalardan, kapılardan rüyaların çıkarak yükseldiğini, bulutumsu bir beyazlığın içinde rengârenk
insanların konuştuğunu, güldüğünü, haykırdığını, seviştiğini, kadife perdeli tiyatro sahnelerinin, ahırların, karanlık sokakların, oturma odalarının, pazar yerlerinin, sahillerin içinde kıvrıla büküle birbirlerine dokunduklarını, bir atın kişnediğini, iki kadının öpüştüğünü, bir çocuğun ağlayarak koştuğunu, altın sikkeleriyle dolu bir hazineyi, bir bıçağın parladığını, değişik rüyalarda bazen aynı adama ya da kadına rastlandığını, insanların başkalarının rüyalarında çoğaldığını gördüm.

Kasabanın rüyalarını seyrettim. Sarhoş değildim ya da içkiden sarhoş değildim.

Biraz önce birini öldürmüştüm. Bunu bir  rüya gibi hatırlıyordum.

Hatırladığım çok fazla bir şey yoktu aslında, kolumu hatırlıyordum, vücudumdan ayrı bir parça gibiydi, elim kolumdan uzaklaşmıştı, bir tabanca tutuyordu, tetiği çektiğimi hatırlamıyorum, tabancanın sesini duydum yalnızca, sonra karşımdaki bir şey söylemek ister gibi ağzını açmış, yüzünü buruşturmuş, bir kolunu havaya kaldırmış, diğerini karnına bastırmıştı, dizlerinin üstüne yıkıldığını gördüm, hiç kan görmedim. Cinayet işleyenlerin ne hissettiğini bilmiyorum, ben o anda derin bir kasılmayla birlikte neredeyse vücudumun her yerinde korkuyu hissetmiştim, daha önce hiç böyle bir korku yaşamamıştım, vücudum, etim, damarlarım korkmuştu, sonra sanki bir uykuya daldım.

Evden çıkıp yürüdüm.

Galiba hiçbir şey düşünmedim.

Bu banka gelip oturdum.

Tanrı’nın kötü ve savruk bir romancı olduğunu düşünüyorum.

Yarattığı bütün insanlar arasındaki ilişkileri tesadüfler üstüne kuran, olayların sıkıştığı bölümleri tesadüflerle çözen bir romancıya iyi bir romancı demem ben.

Ama Tanrı’nın yarattığı vahşi bir mizahla süslenmiş bu hayatta tesadüflerden başka bir şey yok.

Tesadüfleri çıkardığınızda hayat bitiyor.

Buralı değilim ben.

Uzaklardan, büyük bir şehirden geldim.

Bir cinayet romanı yazmak için geldiğim kasabada ben bir cinayet işlediysem eğer, bunu Tanrı’nın tesadüflerindeki savruk insafsızlığa ve alaycılığa
bağlamamdan daha doğal ne var?

Bütün kasaba rüya görüyor.

Bir ben uyanığım ama uykuda gibiyim.

Bütün hikâyeyi anlatacağım.

Ben yazmadım bunu, Tanrı yazdı, onun için böylesine aldırmaz, böylesine inanılmaz ve böylesine vahşi.

Serapey Bahçe, Hobi ve Mini Seraları

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Abdülkadir Selvi: MİT Müsteşarı Hakan Fidan 2015'ten sonra Dışişleri Bakanı olacak
'IŞİD'in rehin aldığı başkonsolosu Dışişleri uyardı ama dinlemedi'...
  
Ahmet Taşgetiren: Hükümetin performansı
Davutoğlu hükümeti, bir Ak Parti hükümeti hiç kuşkusuz, ama üç dönemdir iktidarda bulunmanın yıpran...
  
Ahmet İnsel: AKP'yi doğru yerden eleştirmek
Bugün AKP hükümetinin hiç tavizsiz eleştirilmesi gereken konu Irak'a ve ister istemez...
  
Ahmet İnsel: Darbe dönemi kapandı ama 12 Eylül rejimi devam ediyor
Türkiye’de askerin uygun bulduğu zaman düdük çalıp toplumun hemen sessizce sıraya girdiği dönemin ka...
  
Ahmet Yurtman'dan yeni eğitim yılı öncesi çarpıcı açıklamalar
Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Yurtman, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı öncesi il genelinde mevcut...
  
Ahmet İnsel: Darbeler dönemi bitti, ihtilal sonrası tedhiş berdevam
Çarşı taraftar grubu üyesi oldukları iddia edilen bu kişilere sadece kamu malına zarar verme, topla...
  
Ahmet Taşgetiren: HSYK mücadelesi
7 Şubat 2012’de MİT Başkanı, özel bir polis-yargı operasyonuna maruz kaldığını düşünüyordu....
  
Ahmet Taşgetiren: Beyler, gidişiniz gidiş değil
Taşgetiren: Biz eski Mücadeleciler “Mücadele Birliği yaşasaydı” sohbetleri yaparız zaman zaman... Ac...
  
Gülay Göktürk, Bugün Gazetesi'nden ayrıldı: Yolun sonu
10 yıl boyunca Bugün'de yazan Gülay Göktürk gazete ile yollarını ayırdı......
  
Ahmet İnsel: IŞİD'in eski rehineleri konuşuyor
Fransız Libération gazetesindeki yazısında Jean-Pierre Perrin...
  
Mehmet Barlas: İktidardaki muhalefet rolü artık sona ermeli
Mademki ana muhalefet partisi CHP'nin kendini derleyip toparlaması, tutarlı bir siyasi çizgiye oturm...
  
Son 5 yılda 1754 inşaat işçisi öldü, 1940 işçi sakat kaldı
İnşaat sektöründe meydana gelen iş kazalarının yüzde 5'i ölümle sonuçlanıyor...
  
Mustafa Karaalioğlu: Haziran 2015 sonrasını bugünden başlatmaya engel var mı?
Birkaç günlük trafik gösteriyor ki yeni Başbakan işe beklenenden daha hızlı intibak ediyor. Adımlar...
  
Tamer Çetin: Türk tipi kapitalizmin sonucu olarak AK Parti
Türkiye’de ekonomi politiğin patolojisi, gittikçe kronikleşen, bize özgü çarpık bir ‘kapitalizm’ in...
  
Türkiye'de taşeron cehennemine son
DİSK’e bağlı Nakliyat-İş sendikası üyeleri, eski PTT binası önünde, açtığı mahkemeyi kazanmasına rağ...
  
Ahmet İnsel: 'Yeni Rusya', 'Yeni Türkiye' ve kadim medeniyet
Türk muhafazakar düşüncesinin Batı ile ilişkileri bir travma olarak tanımlayıp, ...


reklam
EN ÇOK OKUNANLAR
Serbay Interactive
Bu Dünya Hepimize Yeter
Nevzat CİNGİRT
T: 0380 512 19 16 - G:0507 241 37 24
duzceyerelhaber@hotmail.com

2010 - 2013 © Tüm hakları saklıdır.



Reklam - Künye - İletişim
DüzceyerelHaber Reklam Hizmetleri
Görkem Özdemir
0543 931 11 58
Serbay Interactive
İnteraktif Ajans

Mini Hobi Bahçe Seraları
Yandex.Metrica