Ahmet Altan'ın Son Oyun'u 2 saatte 100 bin sattı!

03.04.2013 - Bu Yazı 1246 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Ahmet Altan'ın Son Oyun'u 2 saatte 100 bin sattı!

 

Ahmet Altan’ın uzun bir aradan sonra yazdığı yeni romanı 'Son Oyun'un ilk baskısı 2 saatte tükendi.

Ahmet Altan'ın Everest Yayınları’ndan çıkan ve 100.000 adet basılan kitabı piyasaya çıktığı sabah tükendi. Kitap, okurlardan ve kitabevlerinden yüksek miktarlarda sipariş almaya devam ederken ikinci 100.000 adetlik baskının 3 Nisan Çarşamba günü piyasaya sürüleceği belirtildi.

Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği’nden kitabı dolayısıyla ayrılan Ahmet Altan, romanı üç ay gibi kısa bir sürede yazdı. 408 sayfadan oluşan kitabın kapak tasarımını Bülent Erkmenyaptı.

Ahmet Altan’ın kitabının birinci bölümü şöyle:

Kasaba uyuyordu.

Büyük şehirlerde daima uyanık birileri vardır ama kasabalarda herkes aynı zamanda uyur, bunu buraya geldikten sonra öğrendim.

Kasabanın tek büyük caddesinde görkemli bir heykel gibi duran okaliptüs ağacının altındaki banka oturdum, eski usul, üstünde çizikler, bıçakla kazınmış isimler hatta bir kalp resmi bulunan, aralıklı bir şekilde dizilmiş koyu kahverengi kalın tahtalardan yapılmış bir banktı.

Bu kasabaya geldiğimden beri buraya oturmayı hep istemiştim ama bunu bu geceye kadar hiçbir zaman yapamamıştım.

Sırtımı banka dayadım.

Başımı gökyüzüne doğru kaldırdım.

Herkes uyuyordu ve herkes aynı anda rüyalar görüyordu.

Gökyüzüne doğru bakarken bütün evlerden, pencerelerden, bacalardan, kapılardan rüyaların çıkarak yükseldiğini, bulutumsu bir beyazlığın içinde rengârenk
insanların konuştuğunu, güldüğünü, haykırdığını, seviştiğini, kadife perdeli tiyatro sahnelerinin, ahırların, karanlık sokakların, oturma odalarının, pazar yerlerinin, sahillerin içinde kıvrıla büküle birbirlerine dokunduklarını, bir atın kişnediğini, iki kadının öpüştüğünü, bir çocuğun ağlayarak koştuğunu, altın sikkeleriyle dolu bir hazineyi, bir bıçağın parladığını, değişik rüyalarda bazen aynı adama ya da kadına rastlandığını, insanların başkalarının rüyalarında çoğaldığını gördüm.

Kasabanın rüyalarını seyrettim. Sarhoş değildim ya da içkiden sarhoş değildim.

Biraz önce birini öldürmüştüm. Bunu bir  rüya gibi hatırlıyordum.

Hatırladığım çok fazla bir şey yoktu aslında, kolumu hatırlıyordum, vücudumdan ayrı bir parça gibiydi, elim kolumdan uzaklaşmıştı, bir tabanca tutuyordu, tetiği çektiğimi hatırlamıyorum, tabancanın sesini duydum yalnızca, sonra karşımdaki bir şey söylemek ister gibi ağzını açmış, yüzünü buruşturmuş, bir kolunu havaya kaldırmış, diğerini karnına bastırmıştı, dizlerinin üstüne yıkıldığını gördüm, hiç kan görmedim. Cinayet işleyenlerin ne hissettiğini bilmiyorum, ben o anda derin bir kasılmayla birlikte neredeyse vücudumun her yerinde korkuyu hissetmiştim, daha önce hiç böyle bir korku yaşamamıştım, vücudum, etim, damarlarım korkmuştu, sonra sanki bir uykuya daldım.

Evden çıkıp yürüdüm.

Galiba hiçbir şey düşünmedim.

Bu banka gelip oturdum.

Tanrı’nın kötü ve savruk bir romancı olduğunu düşünüyorum.

Yarattığı bütün insanlar arasındaki ilişkileri tesadüfler üstüne kuran, olayların sıkıştığı bölümleri tesadüflerle çözen bir romancıya iyi bir romancı demem ben.

Ama Tanrı’nın yarattığı vahşi bir mizahla süslenmiş bu hayatta tesadüflerden başka bir şey yok.

Tesadüfleri çıkardığınızda hayat bitiyor.

Buralı değilim ben.

Uzaklardan, büyük bir şehirden geldim.

Bir cinayet romanı yazmak için geldiğim kasabada ben bir cinayet işlediysem eğer, bunu Tanrı’nın tesadüflerindeki savruk insafsızlığa ve alaycılığa
bağlamamdan daha doğal ne var?

Bütün kasaba rüya görüyor.

Bir ben uyanığım ama uykuda gibiyim.

Bütün hikâyeyi anlatacağım.

Ben yazmadım bunu, Tanrı yazdı, onun için böylesine aldırmaz, böylesine inanılmaz ve böylesine vahşi.

Serbay Interactive | Reklam Ajansı

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Ahmet Taşgetiren: Camia büyük bir dram yaşıyor
Star yazarı Ahmet Taşgetiren, Gülen cemaatinin bundan sonra sessiz, sedasız hizmet yürütün bir harek...
  
Çocukların kurtarma çabası sonuçsuz kaldı
Düzce’de dere yatağında ölmek üzere olan bir atı kurtarmak isteyen çocuklar, atı ayağa kaldırmak içi...
  
Bayık: Çözüm için son şans, bundan ötesi olamaz, hangi sorun çözüldü ki silah bırakalım...
Cemil Bayık, çözüm sürecinde gelinen noktayı değerlendirdi......
  
Okay Gönensin: Cemaatin sonuna doğru
14 Aralık operasyonunu bir kesim bir basın meselesi olarak takdim etmek için büyük çaba gösterdi. ...
  
Tutuklanan Hidayet Karaca'nın son konuşması internete sızdı
Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın mahkemedeki son konuşması internete sızdırıldı. ...
  
Zaman'dan: Bizim günahımız Ahmet Şık ve Nedim Şener’in yanında duramamış olmamız, özür diliyoruz
'14 Aralık' sonrası cemaat cenahından gelen Ahmet Şık açıklamaları devam ediyor...
  
Mülakat tamamlandı, son söz Davutoğlu'nun
4 Ocak 2015 tarihinde yapılacak AK Parti Düzce il kongresi için başkanlık yarışı devam ediyor......
  
Ahmet Şık: AKP hırsız, cemaat çete
Ahmet Şık: 'Eğer AKP yaptığı hukuksuzluklar yüzünden hesap verecekse, MİT tırları 17 Aralık'tan daha...
  
Kılıçdaroğlu: Önce parayı çaldılar, sonra özgürlüğü ve adaleti yok ettiler
Kılıçdaroğlu: Nerede yolsuzluğa bulaşmış hükümet varsa önce paraları çaldılar sonra demokrasiyi...
  
Ahmet Türk: Süryani, Ermeni ve Ezidilerden özür diliyorum
İsveç’in Sigtuna Belediyesi’nin davetlisi olarak İsveç’te bulunan Mardin Büyükşehir Eşbaşkanı Ahmet ...
  
Ahmet İnsel: Erdoğanizm, cemaat ve otoriter maskeli vodvil
Geçmişte suç ortağı olduğu devlet terörünün şimdi mağduru olanların haklarını korumak demokrat olma...
  
Leyla Zana'nın siyaset yasağı sona erdi
Kapatılan Demokratik Toplum Partisi'ne üye olduğu gerekçesiyle 5 yıl siyaset yasağı getirilen Leyla ...
  
Son anda polis kurtardı
Sabah saatlerinde bir banka şubesine giden bayan, kendisini arayan ve savcı olarak tanıtan bir kişiy...
  
Tarhan Erdem: Her sonuç iktidara bağlı!
Egemenliği ele geçirme amacının suç sayıldığı bir ülkede ifade özgürlüğü ve demokrasi yoktur....
  
Zaman Temsilcisi: Teşekkürler Ahmet Şık, biz senin özgürlüğüne böyle sahip çıkamamıştık!
Zaman gazetesinden Ahmet Şık'ın tweeti sonrası bir özeleştiri geldi...
  
Ahmet Şık: Cemaatin bugün yaşadığının adı da faşizmdir
Ahmet Şık, cemaate yekın medya kuruluşlarına yönelik olarak başlatılan operasyona ilişkin 'faşizm' y...


EN ÇOK OKUNANLAR
Serbay Interactive
Bu Dünya Hepimize Yeter
Nevzat CİNGİRT
T: 0380 512 19 16 - G:0507 241 37 24
duzceyerelhaber@hotmail.com

2010 - 2013 © Tüm hakları saklıdır.



Reklam - Künye - İletişim
DüzceyerelHaber Reklam Hizmetleri
Görkem Özdemir
0543 931 11 58

Hobi sera ve Bahçe Seraları

Serbay Interactive
İnteraktif Ajans

Mini Hobi Bahçe Seraları
Yandex.Metrica