Ahmet Altan'ın Son Oyun'u 2 saatte 100 bin sattı!

03.04.2013 - Bu Yazı 1194 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Ahmet Altan'ın Son Oyun'u 2 saatte 100 bin sattı!

 

Ahmet Altan’ın uzun bir aradan sonra yazdığı yeni romanı 'Son Oyun'un ilk baskısı 2 saatte tükendi.

Ahmet Altan'ın Everest Yayınları’ndan çıkan ve 100.000 adet basılan kitabı piyasaya çıktığı sabah tükendi. Kitap, okurlardan ve kitabevlerinden yüksek miktarlarda sipariş almaya devam ederken ikinci 100.000 adetlik baskının 3 Nisan Çarşamba günü piyasaya sürüleceği belirtildi.

Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği’nden kitabı dolayısıyla ayrılan Ahmet Altan, romanı üç ay gibi kısa bir sürede yazdı. 408 sayfadan oluşan kitabın kapak tasarımını Bülent Erkmenyaptı.

Ahmet Altan’ın kitabının birinci bölümü şöyle:

Kasaba uyuyordu.

Büyük şehirlerde daima uyanık birileri vardır ama kasabalarda herkes aynı zamanda uyur, bunu buraya geldikten sonra öğrendim.

Kasabanın tek büyük caddesinde görkemli bir heykel gibi duran okaliptüs ağacının altındaki banka oturdum, eski usul, üstünde çizikler, bıçakla kazınmış isimler hatta bir kalp resmi bulunan, aralıklı bir şekilde dizilmiş koyu kahverengi kalın tahtalardan yapılmış bir banktı.

Bu kasabaya geldiğimden beri buraya oturmayı hep istemiştim ama bunu bu geceye kadar hiçbir zaman yapamamıştım.

Sırtımı banka dayadım.

Başımı gökyüzüne doğru kaldırdım.

Herkes uyuyordu ve herkes aynı anda rüyalar görüyordu.

Gökyüzüne doğru bakarken bütün evlerden, pencerelerden, bacalardan, kapılardan rüyaların çıkarak yükseldiğini, bulutumsu bir beyazlığın içinde rengârenk
insanların konuştuğunu, güldüğünü, haykırdığını, seviştiğini, kadife perdeli tiyatro sahnelerinin, ahırların, karanlık sokakların, oturma odalarının, pazar yerlerinin, sahillerin içinde kıvrıla büküle birbirlerine dokunduklarını, bir atın kişnediğini, iki kadının öpüştüğünü, bir çocuğun ağlayarak koştuğunu, altın sikkeleriyle dolu bir hazineyi, bir bıçağın parladığını, değişik rüyalarda bazen aynı adama ya da kadına rastlandığını, insanların başkalarının rüyalarında çoğaldığını gördüm.

Kasabanın rüyalarını seyrettim. Sarhoş değildim ya da içkiden sarhoş değildim.

Biraz önce birini öldürmüştüm. Bunu bir  rüya gibi hatırlıyordum.

Hatırladığım çok fazla bir şey yoktu aslında, kolumu hatırlıyordum, vücudumdan ayrı bir parça gibiydi, elim kolumdan uzaklaşmıştı, bir tabanca tutuyordu, tetiği çektiğimi hatırlamıyorum, tabancanın sesini duydum yalnızca, sonra karşımdaki bir şey söylemek ister gibi ağzını açmış, yüzünü buruşturmuş, bir kolunu havaya kaldırmış, diğerini karnına bastırmıştı, dizlerinin üstüne yıkıldığını gördüm, hiç kan görmedim. Cinayet işleyenlerin ne hissettiğini bilmiyorum, ben o anda derin bir kasılmayla birlikte neredeyse vücudumun her yerinde korkuyu hissetmiştim, daha önce hiç böyle bir korku yaşamamıştım, vücudum, etim, damarlarım korkmuştu, sonra sanki bir uykuya daldım.

Evden çıkıp yürüdüm.

Galiba hiçbir şey düşünmedim.

Bu banka gelip oturdum.

Tanrı’nın kötü ve savruk bir romancı olduğunu düşünüyorum.

Yarattığı bütün insanlar arasındaki ilişkileri tesadüfler üstüne kuran, olayların sıkıştığı bölümleri tesadüflerle çözen bir romancıya iyi bir romancı demem ben.

Ama Tanrı’nın yarattığı vahşi bir mizahla süslenmiş bu hayatta tesadüflerden başka bir şey yok.

Tesadüfleri çıkardığınızda hayat bitiyor.

Buralı değilim ben.

Uzaklardan, büyük bir şehirden geldim.

Bir cinayet romanı yazmak için geldiğim kasabada ben bir cinayet işlediysem eğer, bunu Tanrı’nın tesadüflerindeki savruk insafsızlığa ve alaycılığa
bağlamamdan daha doğal ne var?

Bütün kasaba rüya görüyor.

Bir ben uyanığım ama uykuda gibiyim.

Bütün hikâyeyi anlatacağım.

Ben yazmadım bunu, Tanrı yazdı, onun için böylesine aldırmaz, böylesine inanılmaz ve böylesine vahşi.

Serapey Bahçe, Hobi ve Mini Seraları

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Doğal Yaşam Derneği'nin kampı sona erdi
Akçakoca Çayağzı bölgesinde kamp kuran Ankara Doğal Yaşam Derneği Geleneksel olarak yurt dışı ve yur...
  
Kabineden sonra, AKP'de vitrin de değişti
Eski Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Hüseyin Çelik'in yerine AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti ...
  
Mehmet Kamış: Ahmet Davutoğlu'nun sınavı
Bugünler, tarihe nefret söyleminin zirve yapıp nefret suçuna dönüştüğü bir dönem olarak geçecek hiç...
  
Ahmet İnsel: Bir badire olarak muktedirin uzattığı el
Erdoğan'ın konuşması özellikle partisi ve yakın çevresi içinde bu iddiaları hatırlamaya devam edenl...
  
Yusuf Kaplan: Maskeli balonun sonu, Türkiye'nin küllerinden yeniden doğuşu
Tarihî günlerden geçiyoruz... Tarihin yeniden yapıldığı, yüzümüze güldüğü gündönümü vakitlerinden......
  
Erdoğan: Davutoğlu emanetçi değil; AK Parti aşkımı ve kavgamı önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum
AKP'ye veda eden Erdoğan, paralel yapıyla mücadeleye devam vurgusu yaptı...
  
ibrahim Karagül: Son büyük taarruz!
Türkiye'de geleneksel siyasi söylem tükenmiştir. Geçmişin alışkanlıklarıyla, öfke ve kişisel hesapl...
  
Ahmet Taşgetiren:Camia’nın savaş stratejisi
Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu. Ak Parti Erdoğan’ın çizgisinde şekilleniyor....
  
Önce çantayı aldı sonra taciz etti
Çay Mahallesi’nde meydana gelen olayda bir şahıs yolda yürüyen bayanı önce gasp etmeye çalıştı......
  
Ahmet İnsel: Köklü devlet geleneğinin restorasyonu
Davutoğlu'nun başbakanlığa ve parti genel başkanlığına Erdoğan tarafından atanması,...
  
Yıldıray Oğur: Köşk’ün duvarına asılan son tablo…
Başörtüsü yüzünden liseyi dışardan bitirmiş, 1980 yılında girdiği üniversite sınavında salondan başö...
  
Ahmet Taşgetiren: Erdoğan-Davutoğlu: Sinerjinin denklemi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’lı ve Başbakan Davutoğlu’lu günlere doğru yürüyoruz. ...
  
TEOG yerleştirme sonuçları açıklandı
Milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren TEOG yerleştirme sonuçları açıklandı. Okula yerleştirilen öğrenci...
  
Baskın Oran: Maddelerden sonra, işin felsefesine gelelim
Hiçbir şey ne sadece iyi ne sadece kötüdür. Birisi iyi yaptığı zaman över ve yararlanırsın, kötü ya...
  
Ahmet İnsel: Yetki suistimaliyle işe başlamak
Bugünkü muğlaklıktan çıkarılacak ilk ders, ileride benzer tartışmalar yaşanmaması ve cumhurbaşkanı ...
  
Gökhan Bacık: IŞİD'den sonra PKK silah bırakır mı?
PKK’nın kurduğu pusuda bir teğmen hayatını kaybetti. Gelişmeler şunu tekrar tekrar bizlere hatırlatı...


Serbay Interactive
Bu Dünya Hepimize Yeter
Nevzat CİNGİRT
T: 0380 512 19 16 - G:0507 241 37 24
duzceyerelhaber@hotmail.com

2010 - 2013 © Tüm hakları saklıdır.



Reklam - Künye - İletişim
DüzceyerelHaber Reklam Hizmetleri
Görkem Özdemir
0543 931 11 58
Serbay Interactive
İnteraktif Ajans

Mini Hobi Bahçe Seraları
Yandex.Metrica