Hakan Aksay

T24



Bookmark and Share

Erdoğan - Putin #10YearChallenge: Bir ‘like’ yapıp geçse miydim?


25.1.2019 - Bu Yazı 837 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği, dönemin trendlerine uygun bir “güzellik” yapmış. Facebook sayfasında gördüm. Malum #10YearChallenge kalıbını Rus ve Türk liderlerine uygulamış.

İki fotoğrafın birinde (2009’dan) Putin ve Erdoğan’ın 10 yıl önceki bir görüşmelerinden neşeli bir fotoğraf görüyoruz.
İkincisinde ise iki lider önceki günkü son buluşmalarında. Bu ikinci fotoğraf da neşeli gibi...
Elçilik altına not da koymuş:
“Dostluğumuz barış getiriyor”
Vladimir Putin ile Recep Tayyip Erdogan #10YearChallenge 
1. Soçi, 16 Mayıs 2009
2. Moskova, 23 Ocak 2019

Güzel, değil mi?..

 

***

Bu tablonun lezzetini bozmak istemem ama...
10 yıl öncesinin ve bugünün Erdoğan’ı ve Putin’i farklı. Aralarındaki ilişki de farklı. Fotoğraflara yansıyan “neşelilik hali” bile aynı değil.
Birazcık Rusça’dan çeviri kokan “Dostluğumuz barış getiriyor” cümlesi oradaki en hoş mesaj! Evet, dostluk ve barış istemek en doğal ihtiyacımız. 10 yıl önce de, (o tarihten) 10 yıl sonra da...
Ama daha iyi dost olduk mu?
Barış özlemimizi kısmen de olsa giderebildik mi?
Ne gezer!
Daha açık söyleyeyim:
Bence 10 yıl önce Ruslarla daha iyi dosttuk.
Daha iyi ticaret yapardık (bütün ticari ilişki tarihinin rekoru olan yıllık 38 milyar dolarlık hacim 2008 sonunda yakalanmıştı. Onun gazıyla “100 milyar hedefi” koydular ama şimdi 30 bile zor!)
10 yıl önce Putin ve Erdoğan daha iyi dosttu. İktidara gelmesinden kısa süre sonra Rusya’nın dış politikası ile enerji hatları arasında güçlü paraleller oluşturan Putin, yakın çevresindeki bazı etkili isimlerin “Erdoğan’a güvenmeyin, sonuçta İslamcı bir politikacı!” uyarılarına karşın, özellikle 2004 sonundaki ilk Türkiye ziyaretinin ardından Türk liderle iyi bir bağ kurdu. 
O zaman iki devlet arasındaki ana sorunlarından biri yine “güven meselesi” idi. Ancak iki lider çok dinamik ve kararlı bir çizgi izleyerek ülkelerini birbirine yaklaştırdı.

Bu katkılarını unutmamak gerek.
 

***


Türkiye’nin hem iç hem de dış politikadaki değişme eğilimlerine, özellikle de “Arap Baharı” ve “Esad’ın kısa sürede devrileceği” gibi yanlış okumalara bağlı olarak, 2011’den itibaren iki devlet arasında ara sıra sıkıntı yaşanır oldu. Ama yine de ikili ilişkilerin yapıcı  temposu korunuyor, çelişkiler hoşgörüyle gideriliyor ya da gizleniyordu.
30 Eylül 2015’te Rusya’nın Suriye savaşına bizzat katılması ile Türkiye’nin Ortadoğu hayalleri suya düştü. Ve 24 Kasım 2015’te bir Rus savaş uçağı düşürüldü.

İki devlet savaşın eşiğine geldi. Erdoğan’ın ve özellikle Putin’in o aylardaki söylemini buradan hatırlatmak bile gelmiyor içimden. 
Moskova ağır yaptırımlarla Ankara’yı sarstı. Sonunda 2016 yazında Türkiye’nin “yumuşatılmış” özür metni ve sonrasında liderler arasındaki “buz gibi” bir görüşmeyle ilişkiler onarılmaya başlandı.
“Yıkmak kolaydır, bir günde, hatta bir anda yıkabilirsin; ama yıkılanı asla kısa sürede yapamazsın!” 
Bu cümleyi Rus dostlarımdan çok duydum, Rus gazetelerinde çok okudum.
 

***

Sonuç?
Bence yıkılan hâlâ onarılamadı.
Artık eskisi gibi Türkiye-Rusya ilişkileri yok; neredeyse tümüyle Erdoğan-Putin ilişkileri var bugün. 
Her konu onlarda, başka türlü yürümüyor. Onun için de bu ikilinin durmadan görüşmesi “dostluğun pekiştiğini” değil, durumun zor idare edildiğini gösteriyor.
Ve en önemlisi: Her şey Suriye’ye bağlı artık!
Taraflar birbirini idare ediyor, Suriye’de kendi çıkarlarına göre karşısındakinden yararlanmak istiyor.

Ama güçleri farklı tabii: Rusya hem daha kuvvetli, hem de oturmuş bir diplomasisi var. Türkiye hem daha zayıf, hem de son yıllarda durmadan gelgitler ve savrulmalar yaşıyor.
Evet, ikinci fotoğrafın da gösterdiği gibi liderler iyi geçinmeye çalışıyor. Kimse artık yeni bir 24 Kasım istemiyor. 
Ancak Suriye savaşının gidişine göre her şey yine farklılaşabilir diye herkesin yüreği ağzında: Siyasetçilerin, iş çevrelerinin, aydınların, halkın, Türk-Rus ailelerin...
 

***

10 yıl...
#10YearChallenge
“Dostluğumuz barış getiriyor”
Ama maalesef durum pek iyi değil.
Keşke her şey böyle toz pembe olsaydı da ben de oraya bir “like” yapıp geçseydim...
Öyle değil işte! 
İki devlet arasındaki güven eskiden zayıftı... 
Şimdiyse neredeyse hiç yok!..

.

Facebook Yorumları

Kod8
25.1.2019
Erdoğan - Putin #10YearChallenge: Bir ‘like’ yapıp geçse miydim?
18.1.2019
Kapasitesi sınırlı ve narin hafızalarımızda bu kadına özel bir yer ayıralım lütfen!
11.1.2019
Rusya: Suriye'de ‘aslan' ama ya ‘dünkü kardeşleri' ile?
6.1.2019
Sonu zaferle bitmeyen mücadeleler her zaman kayıp hanesine mi yazılır?
30.12.2018
Eksik bir yılbaşı gecesi: Bir mucize olsa da 2019'da hayat normale dönse...
23.12.2018
Tek bir söz hayat verir, tek bir söz için hayat verilir
16.12.2018
Hayatımızın kıyısından geçip giden insanlarla beraber neler kaybediyoruz?
9.12.2018
Seks iyi hoş da, erkekler pek zavallı...
26.11.2018
Gazetecilik, yazarlık ve parasızlık üzerine
19.11.2018
Tanya'ya mektup: Bugün senin ölümünün dokuzuncu günü...
11.11.2018
Çocukları çok mu seviyorsunuz, milliyetçi bayım? Hangilerini?..
4.11.2018
'Sıla'yı savunmak' veya 'çarpıcı' bir Türk erkeğinin ikiyüzlü öfkesi
28.10.2018
Cesaret üzerine sorular
25.10.2018
Bekir Ağırdır: ‘Gün Olur' yeni MC iktidarı kurulur...
21.10.2018
Güzel ve talihsiz bir ülke ve ona benzeyen bir kadın...
14.10.2018
Kabasınız, kaygısızsınız, saygısızsınız, densizsiniz, özensizsiniz; hayat size güzel...
7.10.2018
‘Çok cahilsin, keşke ölsen! Ama madem çok güçlüsün, o halde ben de...'
30.9.2018
7 soruda Rusya'nın Suriye'deki üç yılı
23.9.2018
Ruhumun acelesi var, an'ı yaşamak istiyorum...
16.9.2018
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?..
3.9.2018
Seçim bugün olsa sandığa gitmem. Ne yani, Kemal Bey, sizce ben AKP'li miyim?
27.8.2018
Yazacak bir şey yok artık, okuyacak da, konuşacak da... Sadece fotoğraflara bakın!..
19.8.2018
Ermenistan'ın hızlı değişimi: Darbe? Devrim? Karşı devrim?..
12.8.2018
‘Dolara molara' karşı Allah'a, imana yaslanan bir iktidar düşürülebilir mi? Asla!
5.8.2018
Rus komünistleri ve bizim CHP: Bıkkınlık ile tiksinti arasında
29.7.2018
Solculuğunuz, sağcılığınız, milliyetçiliğiniz falan sizin olsun; insanlıktan haber verin siz!
22.7.2018
Bizde böyle bir cumhurbaşkanı mı? Ne diyorsunuz! Ya devlet ciddiyeti?
15.7.2018
İktidar kalitesi, muhalefet kalitesi, hayat kalitesi...
8.7.2018
Muharrem Bey'e açık (sözlü) mektup
1.7.2018
‘Her şeyin bittiği yer'de (?) kötümserlik ve iyimserlik üzerine
24.6.2018
Kelebekler, hayat, ölüm ve ‘kelebek etkisi'
17.6.2018
Seçim sonucu tahminleri ve 25 Haziran'da Erdoğan, Bahçeli, İnce, Akşener...
10.6.2018
İyi başlayan İnce iyi bitirebilir mi? Cumhurbaşkanı seçilemezse CHP lideri olur mu?
3.6.2018
Adaletsiz şartlarda mücadele ve her şeye rağmen giderek büyüyen ‘sürpriz' ihtimali
27.5.2018
‘İkinci sınıf aday' İnce, CNN Türk'te ‘cici gasteciler'in tadını kaçırdı
20.5.2018
Seçim süreci Kürt düşmanlığı virüsünden kurtulmak için bir fırsattır
13.5.2018
Tabii kazanırsınız da... Diyelim ki olmadı... Erdoğan'dan sonra ne yapacaksınız beyler?
6.5.2018
Bu sefer Erdoğan yenilgiye uğratılabilir
29.4.2018
Sayın Gül, aynı anda hem cesaret hem de ürkeklik sergilemeyi başardınız
22.4.2018
Seçim sürecinin tembelleri, karamsarları, mızmızları ve ürkekleri üzerine
15.4.2018
Trump'ın tuhaf saldırısı, Esad'ın mutluluğu ve Erdoğan'ın riskleri
9.4.2018
Ünlü bir sanatçının ölümü
1.4.2018
‘Komünistler Moskova'ya!' sloganından bu yana değişenler ve değişmeyenler
25.3.2018
Hedef 20 milyon tirajlı Hürriyet olmalı!
19.3.2018
İstiklal Marşı'nın bestesi için önerim, Orhan Gencebay'ın Batsın Bu Dünya şarkısıdır
11.3.2018
İnternetten boşuna gelen mesajlar ve bir türlü gelmeyen mektuplar
4.3.2018
Putin ABD'yi tehdit etti, 120 dakikada 60 alkış aldı, seçimleri kazandı
25.2.2018
Asansördü, yorgandı, damacanaydı derken: Allah erkeklere yardımcı olsun
18.2.2018
Ya soyağacınızın dallarına sevmediğiniz uluslar tünemişse?
11.2.2018
Biz seninle böyle anlaşmamıştık, Nabi Bey!..
4.2.2018
Memleket isterim...
28.1.2018
Erkekler için aşk, oyun ve iktidar
21.1.2018
Rusya, Türkiye'nin askerî harekâtından gerçekten rahatsız
14.1.2018
Diktatörün 'sağ kolu' olmak
7.1.2018
Rusya medyasında Türkiye’ye yönelik önemli iddialar
24.12.2017
Kemal Bey 2019’da yüzde 60’la Yunanlıları yenecek
17.12.2017
Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin
10.12.2017
ABD: Bırakın kavga etmeyi, siz kardeşsiniz!..
4.12.2017
Ne de olsa aynı gemide miyiz? Sizinle mi? Daha neler!..
26.11.2017
Erdoğan ile Putin’in ‘dostluğu’ bozulursa ne olur?
19.11.2017
Depremlerde Kürtlerden başka kimlerin gebermesini isterdiniz?
12.11.2017
Atatürkçülük meselesi ve yalan makinesi
22.10.2017
Şarkı dinlemek tehlikelidir bazen
8.10.2017
Tek bir cümle için…
1.10.2017
Erdoğan-Putin zirvesi: ‘Eski dostum Esad’ ile barışmaya doğru
24.9.2017
Sıkıysa vazgeçin iktidardan, siyasi güçten, paradan puldan da görelim!
11.9.2017
Enseste karşı adalet mitingine var mısınız, Kemal Bey?
3.9.2017
Macron’un kabalığı, Erdoğan’ın kibarlığı, Fransız ve Türk raconları..
27.8.2017
Kefenleri giymeye hazır mıyız?
20.8.2017
Kaçınız katilsiniz? Kaçınız sapık? Kaçınız hırsızsınız? Kaçınız âşık?
6.8.2017
‘Made in USA’ hazır devlet başkanı, ihtiyacı olan buyursun!
10.7.2017
Adalet Yürüyüşü iktidarın 2019 hesaplarını bozdu
26.6.2017
Dindar mı, yoksa sapık mı?
11.6.2017
Eyvah, TKP bölünmüş; ne yapacağız biz şimdi?..
4.6.2017
Kusura bakma Nâzım, sana gelemedim, ama mazeretim vardı!
28.5.2017
Ermenistan izlenimleri: Ağrı Dağı kimin? Ya Sarı Gelin?
21.5.2017
Türkiye-Rusya: Barıştık, ilişkiler düzeldi, demekle her şey hallolur mu?
7.5.2017
Susun artık, Sayın Baykal, bırakın lütfen, gidin!
11.4.2017
Ya Putin de referandumda hayır oyu kullanırsa?
9.4.2017
ABD’nin Suriye saldırısının Ankara’da bu kadar coşku uyandırması ürkütücü
26.3.2017
Referandum hesapları uğruna Rusya da feda edilebilir mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8