Hakan Albayrak

Karar gazetesi



Bookmark and Share

AK Parti’nin yeni misyonu


11.11.2017 - Bu Yazı 104 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti medyasında bir süredir “Atatürkçülük” manifestoları yayımlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü konuşması da bir “Atatürkçülük” manifestosuydu. Zoraki değil bu “Atatürkçülük”. Gönüllü. Dahası coşkulu. Hatta militan. Baksanıza; bazı AK Parti teşkilatları “Atatürkçülük”ün en önde gideni olduklarını göstermek için nasıl da çırpınıyor...

80 milyon nüfuslu Türkiye’de her görüşten insanların olması tabiidir. “Atatürkçüler” de elbette olacak ve biz bunu böylece kabul edeceğiz. İyi de, “Atatürkçülük”ün bayraktarlığı AK Parti’ye mi kaldı? Erdoğan öyle düşünüyor olmalı ki, “Atatürk”ü Marksist söylemli faşistlerin tekeline bırakmamaktan bahsediyor ve “CHP gibi amorf bir partinin Atatürk’ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz” diye konuşuyor.

İspanya İç Savaşı sırasında Salamanca Üniversitesi Rektörü Profesör Don Miguel de Unamuno, General Franco’nun adamlarına “Sizde kaba kuvvet var ama adalet yok. Yeneceksiniz ama ikna edemeyeceksiniz! (Vencereis pero no convencereis!)” diye seslenmişti. “Atatürkçüler” de vaktiyle rakiplerini yenmiş ama asla ikna edememişlerdi. İkna işini şimdi Erdoğan ve AK Parti hallediyor.

Ben şahsen hâlâ ikna olmadım, olmuyorum, olmayacağım!

ABDULLAH GÜL'ÜN 'SIKICI' KONUŞMASI

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 3 Kasım Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi 9. Diplomat Okulu’nun açılışında uzun bir konuşma yaptı. Vurdusuz kırdısız bir konuşma. Günümüz siyasi söylem ve hitabet standartlarına göre gayet sıkıcı. O standartlardan sıkılanlar için ise güzel bir değişiklik.

Dedi ki, mesela:

“Dış politikasının güçlü olabilmesi için bir ülkenin önce evinin içinin düzenli olması lazım. Evinin içi düzenli olmayan bir ülkenin çok güçlü bir dış politika güdebilmesi mümkün değildir. Onun için hep derler ‘Foreign Policy starts at home’, yani dış politika önce evinde başlar. Evin içi dediğimde sağlam bir siyasi yapı, kuvvetler ayrılığına bağlı demokratik bir sistem, hukukun evrensel şekilde eşit uygulandığı -güven veren, ayrım yapmayan, sadece haklı ve haksız ayrımı yapan- bir hukuk düzeni, temel hak ve özgürlüklerin evrensel anlamda garanti altına alındığı bir ülke kastediyorum. Şeffaflık, hesap verebilirlik, iyi yönetişim dediğimiz ilkelerin geçerli olduğu bir ülkenin dış politikası da muhakkak ki güçlü olur. Böyle bir ülkenin çizdiği porte bütün dünyada güçlü olur… O ülke önce çevresine sonra da dünyaya karşı hem model olur, hem ilham kaynağı olur. Ve nitekim uzun bir süredir Türkiye bu açıdan baktığımızda bütün çevremize gerçekten ilham kaynağı olmuştur.”

“AB - Türkiye ilişkileri Avrupa’ya bir taviz olarak görüldüğü andan itibaren AB’yle ilişkileri hemen kesmek gerekir. AB ile Türkiye ilişkileri, AB’ye katılım yönünde yapılan reformlar, kanun değişiklikleri, yönetmelik değişiklikleri, bunlar Türkiye’nin, Türk insanının faydasına mı değil mi buna bakmak gerekir. Bakarsanız, bütün bu süreç, Türkiye’nin en başarılı olduğu, ekonomisinin en güçlü olduğu, üniversitelerinin geleceğe yönelik büyük açılımlar yaptığı dönem bu çerçeve içerisinde olmuştur. Dolayısıyla bunu bir taviz olarak asla görmemek gerekir. Zaman zaman Avrupa’nın içerisinde çok yanlış, öngörüsüz liderler çıktı. Fransa Cumhurbaşkanı’nın olduğu gibi. Bunlar daima Türkiye’ye karşı önyargılı oldular ve Türkiye ile bu müzakere sürecini hep tıkadılar ve o zamanlar ben TBMM’de yaptığım konuşmalarda hep şunu söyledim, Avrupa’yı bırakın dedim, formül elimizde; ne yapılacağı, yol haritası önümüzde. Biz kendimiz bu fasılları fiili olarak açıp kapayabiliriz. Bu kuralları adapte ettiğimizde, demokratik, hukuki, ekonomik, mali kurallarımızın standartlarını yükselttiğimizde Türkiye tabii ki daha güçlü hale gelecek. Daha güçlü olan Türkiye ile herkes doğal olarak daha çok işbirliği yapmak isteyecek. Bugünlerde doğrusu bunun çok zayıfladığını görüyorum ve bunların tekrar yerli yerine konmasının Türkiye’nin çıkarına olduğuna inanıyorum.”

Bu bir aklıselim beyannamesidir. Aklıselimi dışlayan bir yerlilik ve millilik anlayışına sahip olanlar anlamasa da, yerimizin-yurdumuzun ve milletimizin ihyasına adanmıştır.   

“Abdullah Gül, ancak normal şartlar altında yapılabilecek olan şeylerden bahsediyor. İçeriden ve dışarıdan bunca taarruz altında beka savaşı verirken yapabileceğimiz şeyler değil bunlar. Polyannacılığın lüzumu yok” diyecek olursanız… Bosna-Hersek Müslümanlarının 1992-95 savaşındaki vaziyetinden daha mı kötü bir vaziyetteyiz? Nüfusumuzun onda biri katliamdan mı geçirildi? Şehirlerimiz bombardımanlarda yerle bir mi oldu? Aliya İzzetbegoviç, o vaziyette, o soykırım fırtınasının ve beka savaşının orta yerinde bile demokrasi ve hukuk devletinin üstüne titriyor, “bu meşakkatli zamanda demokrat olmaya çabalama”nın gereğini vurguluyordu.

İzzetbegoviç “bilge lider”se, Gül’ün yukarıdaki sözleri de bilgece.

EREN BÜLBÜL YETİMHANESİ

İHH İnsani Yardım Vakfı ve “Sabah Namazı Devrimi” hareketi, Trabzon Maçka’da terörist PKK’nın saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül adına Somali’de bir kız yetimhanesi inşa etmek için kampanya başlattı.

Yetimhanenin maliyeti 550 bin TL. Hayırseverler, cep telefonlarıyla, EREN BÜLBÜL yazıp 3072’ye kısa mesaj atarak 5 TL bağışta bulunabilirler. Ayrıca İHH’nın banka hesaplarına -“Eren Bülbül” diye belirterek- diledikleri miktarda para da yatırabilirler.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.11.2017
Merak etmeyin, Misak-ı Milli’ye Norveç dahil değil
17.11.2017
Okkupert
13.11.2017
Ey siviller, sivil kalın!
11.11.2017
AK Parti’nin yeni misyonu
9.11.2017
O arabayı Erbakan yapmadı
5.11.2017
Yeniden bismillah…
3.11.2017
Theresa May’i gururlandıran tablo
2.11.2017
Mustafa Armağan’ın mahkûmiyetine dair
31.10.2017
İhsan Şenocak’ın açığa alınmasına dair
27.10.2017
Casusluk tezviratının sonu
21.10.2017
AK Parti’nin sessizliği
20.10.2017
Evet, Barzani’yi tercih ediyorum
19.10.2017
Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?
16.10.2017
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
15.10.2017
Ama o kadın için hayat hiç değişmedi
13.10.2017
Sırbistan’la münasebetler
12.10.2017
Bu mudur yani?
9.10.2017
Sinan Oğan ve Aki Kaurismaki
7.10.2017
Sabah koşusu
6.10.2017
Cumhurbaşkanına suikast davası
30.9.2017
Nihayet bunu söyleyen bir siyasetçi çıktı
29.9.2017
Dil ve üsluba dikkat
26.9.2017
Referandumdan sonra..
23.9.2017
“Irak'ın toprak bütünlüğü”
22.9.2017
Alerjik tepkiler
21.9.2017
Barzani düşmanlığı
18.9.2017
Barzani Türkiye’yi gerçekten savaşla tehdit etti mi?
16.9.2017
Referandum ve Kerkük meselesi
15.9.2017
‘Ne yapacağız bu gençleri?’
14.9.2017
Cıvıl cıvıl bir hareket
12.9.2017
AK Parti çevrelerinde yükselen tepki
9.9.2017
Myanmar, özgür gazeteciliğin önünü açsın
8.9.2017
Katalonya
7.9.2017
İnfak cumhuriyeti
1.9.2017
ARAKAN 3072
31.8.2017
E yuh artık!
26.8.2017
Altınsu Raporu
25.8.2017
Irak Kürtlerinin bağımsızlık referandumu
24.8.2017
Yücel Çakmaklı’nın eniştesine verdiği söz
21.8.2017
Uğur Dursun Dosyası
19.8.2017
Büyükada’daki 'gizli toplantı' meselesi
18.8.2017
Selamun aleyküm hür adam
14.8.2017
Eren’in gül yüzü
11.8.2017
Tek tip elbise meselesi
10.8.2017
Altınsu köyünde ne oldu?
7.8.2017
Vurun Ayhan Oğan’a!... Ama niye ki?
5.8.2017
Altıncı Raşid Halife
3.8.2017
Durmak yok, harcamaya devam!
31.7.2017
Suriyelilere dayak videosu
29.7.2017
Mehmet Görmez Hoca giderken…
28.7.2017
Bir İstanbul Yahudisinin İsrail macerası
22.7.2017
Kızgınlık Cuması
21.7.2017
‘Bakan olduğumu televizyondan öğrendim’
15.7.2017
15 Temmuz afişleri
14.7.2017
Suriyeli bir Osmanlı tarihçisinin makalesi
13.7.2017
Akıl akıldan üstündür
10.7.2017
Srebrenitsa
8.7.2017
Emani ve Halef Er-Rahmun
7.7.2017
Irak Kürdistanı’ndan Türkiye’ye para transferi
6.7.2017
Muhacirlere düşmanlığın dayanılmaz hafifliği
1.7.2017
Kaçak Yolcu
30.6.2017
Necip Fazıl’a yerlilik ve millilik mi batmıştı?
29.6.2017
Afrika’da yükselen bir yıldız: Türkiye
23.6.2017
Bir hakkın teslimi
22.6.2017
Sen şimdi tam olarak ne diyorsun abicim?
19.6.2017
Mahkemeye baskı meselesi
16.6.2017
Karadavi ile omuz omuza
15.6.2017
Hayko Bağdat’ın Alman patrona isyanı
12.6.2017
Duruşum bundan ibarettir
10.6.2017
Karadavi niye hedefte?
9.6.2017
5 Haziran
8.6.2017
Katar: Bir şeref ve haysiyet virüsü
5.6.2017
Talat Aydemir’e hakaret
2.6.2017
Merkel
1.6.2017
Biz dünyanın vicdanıydık Yâ Hû!
29.5.2017
Gazze’de Onbaşı Hasan Camii
25.5.2017
Ölüm
13.5.2017
Cumhuriyet Şurası
12.5.2017
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti
11.5.2017
Haklı tepkiler ve ötesi
8.5.2017
Yerlilik ve ümmetçilik
7.5.2017
Gül’ün açıklaması
5.5.2017
Siyonizm aleyhtarlığı ve antisemitizm
4.5.2017
Hamas’ın ‘1967’ açılımı
1.5.2017
Somali’ye dönüş
29.4.2017
Kürt meselesinde rehavete kapılmamak lazım
28.4.2017
Diyarbakır’dan sesler
27.4.2017
Perinçek’e dikkat!
22.4.2017
Gül ve Davutoğlu
21.4.2017
Pelikancıların İslamcılarla savaşı
20.4.2017
Safları gönülden sıklaştırma zamanı
17.4.2017
Devrim
15.4.2017
Rabbi yessir…
14.4.2017
Kılıçdaroğlu’nun Suriyeli muhacirlere düşmanlığı
13.4.2017
Fitne
10.4.2017
Füze çeliği
8.4.2017
Bildiğin CHP işte…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.