Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

Kadın hareketinin gösterdiği yol


14.03.2020 - Bu Yazı 97 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye, ekonomik, siyasi kriz ve bölgesel gelişmeler nedeniyle siyasi gerilimlerin ve çatışmaların arttığı uzun bir süreç yaşayacağa benziyor. İktidar uzun bir süredir sorun çözme yetisini kaybetmiş durumda. Kendisi için tek kurtuluş yolu olarak gördüğü çatışmayı, savaşı, gerilimi ve toplumsal kutuplaştırmayı artırma siyasetinin son perdesi Moskova zirvesiyle açıldı. Açılan perde, içerde ve dışarda politik sıkışmışlık nedeniyle uzun süre açık kalacağa benziyor. Bu dönem boyunca miladını doldurmuş iktidar bloğunun derin ve toplumu sarsıcı sosyal, siyasal ve ekonomik tahribatının önüne geçmek için muhalefet tarafından çareler aranmakta.

2018 seçimleri sürecinde iktidar bloğunda beliren çözülmenin yerini nasıl bir siyasal iradeye bırakacağının belirsizliği güçlü bir biçimde devam ediyor. Türk muhalifler cephesinde ittifak, işbirliği, dayanışma biçimindeki arayışlara ve yeni parti kurma çalışmalarına ilişkin net olan tek şey söylenebilir: Türk siyaseti çoğulculaşmaktadır.   

Kürt siyasetinde ise ittifak, işbirliği gibi formlar gelişmekte ve Kürdileşme eğilimi güçlenmektedir. Yani bugünün zor koşullarında Kürt siyasetinde yeni bir parti veya oluşuma dair bir belirti yok. Aksine ana akım Kürt siyaseti, çeşitli sert eleştirine ve tepkilerine rağmen HDP etrafında toparlanmaya çalışıyor. Bu biraz da devletin HDP’ye yönelik sert, güvenlikçi ve tasfiyeci politikalarına tepki olarak, koruma ve dayanışma güdüsüyle gelişiyor. 

Muhalefet cephesinde yerel seçim sonuçları sonrasında CHP’deki kimi belirli, kimi belirsiz yenilenme hamleleri fazlasıyla ilgiye mazhar oluyor. AKP’den ayrılanların kurduğu Gelecek Partisi ile Demokrasi ve Atılım Partisi-DEVA’nın ise muhafazakâr seçmende ne derece karşılık bulacağı büyük merak konusu. 

Kürt seçmenin eğilimi 

Burada iki akademisyen tarafından hazırlanan özel bir çalışmadan söz etmek istiyorum. Diyarbakır merkezinde birebir görüşmelerle hazırlanan raporda, Kürt seçmende görülen belli başlığı eğilimler tespit edilmiş. Yakında kamuoyunun bilgisine sunulacak olan rapor, bütün Kürt illerinin veya Batıdaki büyük illerde yaşayan Kürt seçmenin eğilimini birebir yansıtmayabilir. Ancak genel bir fikir vermektedir.

Rapora göre, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi Kürt seçmende ciddi bir heyecan yaratmadı. Ali Babacan’ın DEVA partisi ise daha uzun vadeli bir hesap ve strateji ile hareket etmeye çalışıyor. Bu nedenle DEVA hakkında şimdiden net bir görüş ifade etmek zor. Ancak muhafazakâr Kürt seçmenin ya da şimdiye kadar AKP’ye oy vermiş Kürt seçmenin, Gelecek Partisi’nden çok DEVA partisine daha büyük bir ilgi duyduğunu söylemek mümkün. 

Bu durum bir anlamda, muhafazakâr Kürt seçmenin DEVA partisinden daha fazla beklenti içinde olduğu anlamına gelmektedir. Hatta DEVA’ya AKP’den Kürt illerinde, Batı illerinden daha büyük oranda oy kayacağı tahmin ediliyor. Kürt muhafazakarları “devlet” partisine dönüşmüş, MHP ile işbirliği/ittifakıyla Kürt karşıtı konuma sürüklenmiş olarak gördükleri AKP ile neredeyse bütünüyle yollarını ayırmış ve umudunu kesmiş durumda. AKP’ye hala oy verenlerin ise iş, güç ve PKK husumetiyle hareket ettikleri söylenmekte. 

Söz konusu raporda, Kürt seçmeninde CHP’ye karşı da belirgin bir yaklaşım değişikliğinden söz edilmekte. HDP seçmeninin, CHP’ye karşı geçmişe göre daha toleranslı olduğu iddia edilmekte. Bunu, iktidar bloğunun içerde ve dışarda izlediği Kürt karşıtı politikalara duyulan öfkenin bir sonucu olarak değerlendirmek mümkün.  

Özetlediğimiz bu tabloyu veri olarak aldığımızda, Türkiye’nin, çatışmalı yeni döneminin gidişatını belirleyecek önemli gelişmelerden birisi, yaşanmakta olan siyasal çoğulculaşmanın ne yöne doğru, ne kadar etkili ve sonuç alıcı bir yol, yöntem ve politik çerçevede geliştiği olacak.   

Tematik işbirliği

Her ne kadar önümüzdeki ilk seçimlere kadar yaşanacak gelişmeler belirleyici olacak ise de kurulan yeni partilerin, AKP’de ayrışmaya, çözülmeye ve çöküşe yol açacağına ilişkin güçlü bir belirti yok. Hatta DEVA’nın AKP’ye meydan okuyan görüntü vermekten uzak durma çabaları, aslında bugünün ihtiyacına yanıt vermek gayesi ile değil, uzun dönemi gözeten bir vizyon ile hareket edildiğini gösteriyor.  

Önümüzdeki dönemde partiler arası işbirliğinin ve ittifakların niteliği ve gücü, ilk seçim sonuçlarını ve Türkiye’nin orta vadedeki geleceğini belirleyecek. Türk milliyetçisi iktidar bloğu karşısında, muhalefetin geniş bir siyasal yelpazeye (Türk milliyetçisi, statükocu, cumhuriyetçi, Kemalist, demokratik Kürt siyaseti, sosyalist, sol, liberal muhafazakâr, ümmetçi muhafazakâr gibi) dağılmış olması, sonuç alıcı ittifak ve işbirliklerini zorlaştırıyor. Ya da sorun çözücü nitelik taşımaktan uzak işbirliklerinin gerçekleşmesine yol açıyor. Daha açıkçası son iki seçimde uygulanmak istenen kapsayıcı (iktidar karşıtlığı temelindeki) ittifak/işbirliği yaklaşımının sonuç alıcı olmasının imkansız olduğu görülmek durumunda. 

Bunun yerine net, açık, sınırlı sayıda anayasa, demokratik parlamenter sistem, yarı başkanlık sistemi veya denge denetim ve güçler ayrılığını esas alan başkanlık sistemi gibi tematik konularda işbirliği/seçim ittifakları, sonuç alıcı ve toplumsal dönüşüme yol açıcı bir model olabilir.

Feministlerin öğreticiliği 

Bu açıdan Türkiye muhalif güçlerinin, Türkiye feministlerinden öğreneceği çok şey var. Son 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde sokaklarda büyük direniş sergileyen Türkiye kadın hareketinin gösterdiği yolda yürünmeli. Son yılların bütün başarılı siyasal mücadelelerinin içinde kadınların başat konumda olmaları tesadüf olarak görülmemeli. 

Farklılıklarla bir arada mücadele etme becerilerinden, hareketin ihtiyaçlarını önceleyen düşünsel yetkinliklerinden, tek tipleşmeye karşı çoğulculuğu hayata geçirme çabalarından çıkarılacak dersler var. Bunlar muhalefet hareketi için öğretici ve dönüştürücü nitelik ve kapsamda. Türkiye yakın tarihinin en yaygın ve en kitlesel direniş hareketi olan Gezi’nin ruhunun yaşadığı tek toplumsal hareketin kadın hareketi olması tesadüf değil. Biz erkekler, kadın hareketi bunu nasıl başarıyor sorusunu, cesaretle ve yüksek sesle sormalıyız. Birlikte mücadele ettiğimiz kadın arkadaşlarımızı belki de defalarca dinlemeliyiz.

Kadına yönelik şiddetin görünür olması, kadın cinayetlerinin artması, İstanbul sözleşmesi ve nafaka gibi kazanılmış hakları gasp etme çabaları karşısında yükselme trendini yitirmeyen kadın hareketi kanaatimce tematik temelde muhalefet hareketini geliştirmeye iyi bir örnek oluşturuyor. Keza kadın hareketinin genç kadınların etrafında gelişmesi, taleplerini dile getirmede kullandıkları dil, yöntem ve araçlar da demokratik muhalefet için eğitici niteliktedir. Atılan sloganlar, taşınan pankartlar, dövizler hareketin karakterini sergiliyor. 

Biz erkeklerin egemenliği altında kıvranan toplumsal muhalefet hareketi, kendi içinde olup biteni bütünlüklü kavramadığı sürece iktidar bloğu ile baş etmeninin yolunu bulamaz. Son mülteci sorununda ya da İdlib savaşında olduğu gibi hepimiz utanç içinde kıvrılmaya devam ederiz.

Hakan Tahmaz

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.03.2020
Kadın hareketinin gösterdiği yol
9.03.2020
Suriyeli mülteci utancı
5.03.2020
Suriyeli mülteci utancı
12.02.2020
Başarısız yerel yönetimler ve AKP
3.02.2020
Muhalefet, siyasetsizlikle malul
25.12.2019
Şimdi de Libya
28.10.2019
Savaşa karşı, barış hakkı
9.10.2019
Suriye’de güvenli bölge çıkmazı
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
16.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
3.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive